Sosyal Güvenlik Kurumu denetim tutanağındaki hatalı tarih tespiti sonrası, işveren tarafından 10.04.2019 için zorunlu verilen prim belgelerinin iptali ve ödenen primlerin iadesi davası.
Özet: Dava, denetim elemanı tarafından hatalı bir şekilde düzenlenen tutanak nedeniyle işyeri bildirgesi ve çalışan sigorta beyanlarının geç verildiği gerekçesiyle uygulanan idari para cezası ile, davalı kurumun zorlamasıyla fiilen çalışmayan kişiler adına yapılan aylık prim ve hizmet bildirgelerinin iptali ve ödenen primlerin iadesi talebine ilişkindir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, hatalı denetim tarihi tespit ederek, haksız düzenlenen bildirgelerin iptaline ve prim iadesine hükmetmiş, davalı kurum ise hak düşürücü süre, ispat yetersizliği ve lehlerine vekalet ücreti kararı verilmemesi gerekçeleriyle temyize başvurmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/12152 E.  ,  2026/5135 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/751 E., 2025/2787 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/258 E., 2024/361 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun 11.04.2014 tarihli 5609361 sayılı görev emri ile davacının .. .. Mah. .. .. Sok. No:../.. ../ .. adresinde kurulu olan işyerinde .. sıra numaralı denetim tutanağı ile tutanak tarihinin denetim elemanı tarafından hatalı bir şekilde 10.04.2019 saat:21.10 olarak yazıldığı, aynı anda ekip olarak işyerine gelen İl Emniyet yetkililerince düzenlenen 11.04.2019 tarihli saat 22:10 itibariyle düzenlenen tutanakta işyeri işletmecisinin ... olduğunun, işyerinde çalışan personelin ve sorumlu işletmecisinin kimlik bildiriminde bulunmaması nedeniyle davacıya 816 TL idari para cezası tahakkuk edildiği, ... denetmeni tarafından hatalı bir şekilde düzenlenen tutanak nedeniyle işyeri bildirgesini ve çalışan sigortalılarını yasal süresinde Kuruma vermediği gerekçesiyle 20.465,00 TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, tahakkuk ettirilen idari para cezasına karşı itiraz komisyonuna itirazda bulunduğu, 23.10.2019 tarihli 217 sayılı komisyon kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesine göre itirazın reddedildiği, davalı Kurum tarafından 17.09.2019 tarihli yazı ile sigortalı ... ve ...'nın (Konyalı) 10.04.2019 tarihinde çalışmaya başladığından bahisle 85,28 TL prime esas kazanç üzerinden aylık prim ve hizmet bildirgesinin verilmesini talep edildiği, davacı tarafından 10.04.2019 günü çalışan sigortalı olmadığı, bu sebeple de bildirgenin verilemeyeceği, davalı Kurumun 11.10.2019 tarihli yazısı ile tekrar talep edildiği ve aksi halde resen düzenleneceğini belirttiği, davacının yararlandığı prim teşviklerinin tehlikeye girmemesi için zorunlu olarak anılan iptal/ek bildirgeler düzenleyerek Kuruma verdiği, 10.04.2019 tarihide herhangi bir çalışması bulunmayan bu kişiler için günlük 85,28 TL prim ödediği iddiasıyla davalı Kurumun zorlaması ile ... ve ...'nın adına 10.04.2019 günü için düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinin iptali ile Kuruma ödenen prim, işsizlik sigorta primi ve damga vergisi tutarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava açmadan önce 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda Kuruma başvuru yapması gerektiği, davacının başvuru yapıp yapmadığı, yapmadıysa öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettikleri, davaya ilişkin hak düşürücü zamanaşımı itirazında bulundukları, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı gerçek kişiler davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile Kurum denetmelerince düzenlenen tutanağın 11.04.2019 tarihinde düzenlendiğinin tespiti ile ... ve ... adına 10.04.2019 tarihi için düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin iptali ile işveren tarafından Kurum hesabına ödenen prim, işsizlik sigorta primi ve damga vergisi ödemelerinin davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle usulden reddi gerekirken esasa girilmesinin hatalı olduğu, esasa yönelik olarak ise davacı tarafın iddialarını somut ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı, dosya kapsamında yer alan tanık beyanlarının birbiriyle çelişkili, muğlak ve yetersiz olduğu, bu beyanları destekleyen hiçbir yazılı bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, Kurumun tamamen yasal mevzuat çerçevesinde hareket ettiği, hizmet tespiti davalarında Kurumun yasal hasım sıfatıyla yer alması nedeniyle aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerleşik içtihatlara aykırı olduğu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme hüküm kurulduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, düzenlenen bildirge ve bordroların iptali ile fark ödemelerin iadesine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.