Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası kaynaklı cismani zarar tazminatında maluliyet oranı ve hesaplama yöntemlerine ilişkin Yargıtay içtihatları ile mevzuat doğrultusunda istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin davanın istinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı sigorta şirketi, davacının maluliyet oranına dair çelişkili raporlar, tazminat hesaplama yöntemindeki eksiklikler ve müterafik kusur araştırmasının yapılmaması gibi nedenlerle itiraz etmiştir; istinaf mahkemesi ise, Yargıtay içtihatları doğrultusunda maluliyet oranlarının kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından alınacak uzman raporlarıyla belirlenmesi gerektiğini, bu hususun davanın esası açısından kritik olduğunu belirtmiştir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3081
KARAR NO : 2026/2241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2024
NUMARASI : 2020/526 Esas, 2024/850 Karar
DAVACI : ...'a T.C.:... velayeten
1-... T.C.:...
2-... T.C.:... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2026
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.09.2024 tarih ve 2020/526 Esas, 2024/850 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/01/2019 meydana gelen kazada ...'ın yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurlu olduğu, kazada ...'ın ağır şekilde yaralandığı, kazaya karışan ... plakalı aracın dava sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, bu nedenle öncelikle davanın kabulü ile 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan kusur raporunun alınmasının gerektiği, davacının maluliyetinin tespiti için dosyanı ... Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin gerektiği, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz bilirkişilerce yapılmasının gerektiği, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı hususi minibüs sürücüsünün yoldaki gizli buzlanma nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek savrulması ve karşı istikametten gelen trafik şeridine girmesi sonucu ... plaka sayılı ticari minibüs/ öğrenci servisiyle çarpışması neticesinde ... plakalı araçta bulunan davacının yaralandığını, dava dosyasında bulunan ... ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporuna göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre davacının sürekli engel oranının %20 olduğunu, ... ATK tarafından düzenlenen 30.01.2023 tarihli raporla göre eksik evrak nedeniyle maluliyet hususunda görüş bildirilmediğini, eksik evraklar tamamlanmadan yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğunu, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 05.03.2024 tarihli raporunda davacının engel oranının %15 olduğuna kanaat getirildiğini, alınan raporlarda açıkça çelişki bulunduğundan dosyada yeniden maluliyet raporu alınması gerekirken çelişkiler giderilmeden dosyanın aktüerya hesaplama yapılmak üzere gönderilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında aktüer hesap raporu alındığını ve raporda TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle progresif rant yöntemiyle hesaplama yapıldığını, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılırken ve arabuluculuk aşamasında gerekli belgelerin sunulmasını talep etmelerine rağmen yine yeterli belgeler sunulmadığından ve müvekkili şirkete iletilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, tazminat hesabı yapılacak ise TRH 2010 yaşam tablosu üzerinden 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının kaza anında emniyet kemeri takıp takmadığı, sürücünün ehliyetsiz olup olmadığı gibi müterafik kusur incelemesi yaptırılarak tazminattan indirim yapılması veya tazminata hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan sürekli iş göremezlik talebine yöneliktir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 07.01.2019 olup mahkemesince ... 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30.01.2023 tarihli raporu ile davacının son durumunu gösterir yeterli tıbbi belge bulunmadığından kişinin özürlülük oranı hususunda görüş bildirilmediği şeklinde rapor düzenlendiği, üç kez eksiklik nedeniyle dosyanın bu şekilde geri çevrildiği, bunun üzerine davacının ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına başvurarak rapor düzenlenmesinin istenildiği, 05.03.2024 tarihli raporu ile davacının özür oranının %15 oranında ve sürekli olduğu, bir başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu sürenin 1 ay olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihi olan 07.01.2019 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı; bu raporda ... Üniversitesinden alınan (%20 maluliyet bulunduğuna ilişkin) raporun da irdelendiği, raporu düzenleyen kurumun maluliyet raporu düzenlemeye yetkili olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik yapılan incelemede:
Davacının dava açmadan önce 18.12.2019 tarihinde sigorta şirketine başvurduğu, dosyanın içinde kazaya ilişkin evraklar, hastane evrakları, vekaletnamenin bulunduğu, davacının ara buluculuğa başvurmuş olup 19.08.2020 tarihili ara buluculuk anlaşamama ile sonuçlandığı gözetildiğinde, ödeme için hesap yapıldığı fakat davalının ödeme yapmadığı, halen dahi ödeme yapılmamış olması da gözetildiğinde başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü ile anılan maddede düzenlenen başvuruya ilişkin dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması yerinde olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K. sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Müterafik kusura yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dosya kapsamından, davacı ...'ın yaralanmasının çene kırığından kaynaklı olduğu, emniyet kemerinin takılı olmadığı kanaatiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerekse de, bilirkişice belirlenen 1.744.533,23 TL zarardan % 20 müterafik kusur indirimi yapılsa dahi zararın teminat limitinin çok üstünde kaldığından mahkemece 360.000 TL limit kadar kabul kararı verilmekle sonuç değişmeyeceğinden bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine göre, davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 24.591,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.147,90 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 18.443,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.15/09/2026
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.