Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde et ve lokum sektörlerindeki "..." ibareli markaların iltibası, tanınmışlık ve hükümsüzlük iddialarını inceleyen TÜRKPATENT kararının iptali davası.
Özet: Davacı, kendi "..." ibareli markasının et ve et ürünleri sektöründeki uzun süreli ve yoğun kullanımı sonucu tanınmış hale geldiğini iddia ederek, davalının "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair Kurum kararının iptalini talep etmektedir; zira davacıya göre markaların asli unsurları ve mal/hizmetleri benzer olup tüketicide iltibas yaratacak, tanınmış marka hakkını ihlal edecek ve kötü niyetli bir başvuruyu teşkil edecektir; davalı ise markaların bütünsel algı itibarıyla farklı olduğunu, faaliyet gösterdikleri sektörlerin ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin ayrıştığını, bu nedenle karıştırılma ihtimali bulunmadığını ve davacının tanınmışlık iddiasını somut delillerle desteklemediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/86 Esas - 2026/140

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/86
KARAR NO : 2026/140
DAVA : Marka ... kararı iptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 01/04/2026 Yazım Tarihi: 15/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'nin 1973 yılından bu yana et ve et ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, "..." ibareli markaların uzun yıllardır kesintisiz ve yoğun şekilde kullanıldığı, bu kullanım sonucu markanın ayırt edici hale geldiğini ve sektör içinde tanınmışlık kazandığını, davacı adına ve davacı ile bağlantılı şirket adına ... nezdinde "..." ibaresinin davacı ile özdeşleştiğini, davalı ... Ltd. Şti. Tarafından ... başvuru numarası ile "..." ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuruya karşı süresinde itiraz edildiğini, ancak itirazın ... 'nun ... sayılı kararı ile reddedildiğini, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğunu, zira başvuruda yer alan "..." ibaresinin davacı markaları ile aynı/asli unsur olduğunu, markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı veya benzer nitelikte bulunduğunu, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde işletmesel bağlantı ve iltibas ihmalinin doğacağını, "..." ibareli markaların daha önceki yargılamalarda tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre asli unsur benzerliği ve mal/ hizmet örtüşmesi halinde karıştırılma ihtimalinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunun davacı markalarının itibarı ve ayırt ediciliği üzerinde olumsuz etki yaratacağını ve davalının kötün niyetli başvuruda bulunduğunu, bu çerçevede ...'nun ... sayılı kararının iptalini, yargılama sırasıda davalı markası tescil edilirse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesi, ayrıca dava süresince markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir uygulanmasını gerektiğini ön sürülerek ... ...'nın ... sayılı kararının iptaline, yargılama sürecinde ilgili marka bakımından tescil kararı verilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: davacının açtığı davanın haksız ve mesnetsiz olduğu ve kötü niyetli açıldığı, ... başvuru numaralı "..." ibareli markaya karşı yapılan itirazın ... ... ve devamında ... tarafından ... sayılı kararla oybirliği ile reddedildiği, ... kararında markaların bütünsel algı itibariyle farklı ticari kaynaklardan geldiği ve karıştırılma ihtimali bulunmadığının açıkça ortaya konulduğunun belirtildiği, davacı markaları ile davalı markasının yalnızca "..." kelimesi ortaklığı dışında benzerliği bulunmadığı, markaların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda "..." ibaresinin davacı markalarından açıkça farklı olduğu, davacının markaların içinden yalnızca "..." kelimesini ayırarak benzerlik iddiasında bulunmasının marka hukukuna uygun olmadığı, ayrıca tarafların faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğu, davacı markalarının et ve et ürünleri sektöründe , davalı markasının ise lokum ve tatlı ürünleri sektöründe kullanıldığı; farklı sektör ve tüketici kitlesine hitap eden bu markaların ortalama tüketici tarafından karıştırılmasının mümkün olmadığı, davacının tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak da, ... kriterlerine göre tanınmış markaya sağlanan korumadan yararlanabilmek için SMK m. 6/5'te öngörülen koşulların (haksız yarar sağlanması, itibarın zedelenmesi, ayırt ediciliğin zarar görmesi) somut olarak ortaya konulması gerektiği, davacının bu yönde delil sunmadığı, davalı şirketin 1989 yılından beri lokum sektöründe faaliyet gösteren, geniş ihracat ağı ve marka bilinirliği olan köklü bir firma olduğu, yalnızca lokum alanında tanındığı, davacıyla sektörel ve ticari bir bağlantısının bulunmadığı, tüm bu nedenlerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali ve SMK6/5 anlamında bir tescil engeli bulunmadığı, ... ... kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın ... ibareli tescilli markalarına bağlı SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre unvan, isim ve diğer fikri hak iddialarına dayalı itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 02/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/02/2026 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "Öncelikle 6769 s. SMK'nın 6/6 maddesinde dayalı itirazın ... nezdinde yapılan yayına itiraz aşamasında ileri sürülmeyip ilk kez Kurul nezdinde yapılan karara itiraz aşamasında ileri sürüldüğü, bu durumun itiraz kapsamının genişletilmesi sonucunu doğurduğu tespit edildiğinden belirtilen maddeye dayalı itiraz kabul edilmemiştir.
Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun ihtiva ettiği tüm unsurlarla birlikte bütünüyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan itiraz gerekçesi markaların tanınmışlığı iddiasına ilişkin yeterli kanaat oluşturacak bilgi veya belgenin sunulmadığı görüldüğünden tanınmışlık gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir.
Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...
... ... ... (...)
ve diğerleri
09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "SMK md. 6/1 kapsamında dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29. Sınıfa konu; “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri.” Emtialarının, davacının itiraza mesnet ..., ...,.... sayılı tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29. Sınıfa konu; “Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” Emtialarının, davacının itiraza mesnet ..., .... sayılı tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29. Sınıfa konu; “Yenilebilir bitkisel yağlar.” Emtialarının, davacının itiraza mesnet .... sayılı tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamında birebir aynen yer aldığı, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 30. Sınıfa konu; “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, pide, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, kahvaltılık hububat ürünleri, pirinç. Pekmez” Emtialarının, davacının itiraza mesnet ..., .... sayılı tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamındaki “Sucuk, salam, pastırma, kavurma, sosis.” Emtiaları, ... sayılı ve ... sayılı tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamındaki “Et mamülleri, et hülasaları, kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünleri...” Emtiaları, .... sayılı tescilli markalarının 29. Sınıfı kapsamındaki kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünleri...” Emtiaları, davalının dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29. Sınıf “her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları ile aynı tür/benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 30. Sınıfa konu; “Pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, keşkül.” emtiaları, davacının itiraza mesnet ... sayılı davacı markasının 30. Sınıfında yer alan “Baklavalar, şöbiyet, tulumba tatlıları, bülbül yuvaları... sup, muhallebiler, aşureler…” emtiaları ile aynı tür/benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu, Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 29. Sınıfa konu; “Kuru bakliyat” emtiaları, 30. Sınıf kapsamına alınmak istenilen “yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar” emtiaları, davacının itiraza mesnet ... sayılı davacı markasının 30. Sınıfında yer alan “bulgur, keşkek, 24 yarmalarmısır gevrekleri, yulaf ezmeleri” emtiaları ile aynı tür/benzer/ilişkili mal niteliğinde olduğu, Davacının itiraza mesnet “...” esas unsurlu markaları ile davalının ... sayılı “...” başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, Bu nedenle taraf markalar arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, SMK md. 6/5 kapsamında; davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 20.06.2023 itibarıyla Davacının ... markalarının “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğu/tanınmışlık düzeyinin korunduğu”nun ispatlanamadığı, SMK’nun m. 6/6’nin koşullarının bulunmadığı, ..., ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının "... (...)
" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Her iki taraf markasının asli unsuru olarak ... ve ... şeklinde öne çıktığı;
Davacının diğer markaları açısından ise benzerlik oluşmadığı;
Diğer yönden bilirkişi heyeti raporunda sayfa 5-8 deki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 29. Sınıftaki "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." malları ile davacının (...) sayılı "..." ibareli markasının kapsamındaki mallarla aynı emtialar olduğundan kısmen emtia benzerliği de gerçekleştiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi (...) sayılı "..." ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Bunun dışında kalan emtialarda ve markalarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;
Diğer yönden ise ;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Ancak bu durum yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından dava kısmen kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 29. Sınıftaki "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri." emtiaları yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ...'ya müzekkere yazılmasına,
3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 265,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.880,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 7.940,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 01/04/2026
Katip .... Hakim ....
E imzalıdır E imzalıdır