Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, "scoop" markasının dondurmalar ve yenilebilir buzlar emtialarındaki ayırt edicilik ve iltibas potansiyeliyle ilgili bir kararın iptali davası görüldü.
Özet: Davacı bir otel zinciri, "SCOOP" ibaresi içeren markasındaki dondurmalar ve yenilebilir buzlar emtiasının davalı kurumun kararıyla çıkarılmasının iptalini talep etmektedir. Davacı, "SCOOP" kelimesinin İngilizcedeki yaygın anlamı ve dondurma sektöründeki yoğun kullanımı nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, kendi markası ile davalı markası arasındaki görsel ve ek unsurlarla farklılaşmayı vurgulayarak kararın hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Davalılar ise, her iki markanın asli unsuru olan "SCOOP" ibaresinin benzerliğini, mal ve hizmetlerin aynı/benzer olduğunu ve tüketici dikkat düzeyinin düşüklüğünü göz önünde bulundurarak iltibas riskinin yüksek olduğunu savunmakta ve kararın hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemektedirler.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/377 Esas - 2025/153

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/377
Karar No : 2025/153
....
Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali
Dava Tarihi : 05/09/2024
Karar Tarihi : 16/04/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 16/04/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin, ..... adı altında, tamamı Antalya’da faaliyet gösteren 7 otelden oluşan oteller zinciri olduğunu, ilk olarak 1992 yılında..... hizmete başladığını, Davalı kurum nezdinde çok sayıda markası bulunduğunu, ... kararında mal/hizmetler benzer şeklinde karar kurulsa da, davalı markasında 30.sınıfın yer almadığını, müvekkiline ait 30. sınıfta bulunan “dondurmalar, yenilebilir buzlar” emtialarının çıkartılmasının, hakkın genişletilmesi niteliğinde olup haksız ve hukuka aykırı bir karar olduğunu, taraf markalarının içerdikleri şekil, renk ve ek unsurla birlikte görsel olarak benzer olmadığını, kavramsal olarak incelendiğinde ortak .....” ibaresinin İngilizce bir kelime olup esasen halk nezdinde ve ticaret alanında yoğun olarak dondurma kaşığı için kullanılan bir sözcük olduğunu,“.....” ibareli görsel arama neticesinde işbu ibareyi taşıyan pek çok dondurma firması olduğunun görüldüğünü, özellikle dondurma satışı hizmetlerinde “scoop” ibaresinin çok yoğun bir kullanımının mevcut olduğunu, satılan dondurma kaşıklarının da yine “ice scoop” vb. şekilde hatta yanında dondurma görselleri ile birlikte satışa sunulduğunu, dolayısıyla Türkiye’de de halk nezdinde anlamı bilenen bir kelime olduğunu, hal böyle olunca 30. Sınıfta yer alan “dondurmalar, yenilebilir buzlar” malları bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, zayıf bir ibare olarak değerlendirilmesi gerektiğini, her halükârda çekişme konusu “scoop” ibaresinin Türkçe karşılığı “kepçe” olduğunu, dolayısıyla bir mutfak ürünü olması sebebiyle yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri de dahil olmak üzere tüm gıda ürünleri yönünden yüksek ayırt ediciliği bulunmadığını, düşük seviyede ayırt ediciliği olan unsurların aynı olmasının kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, davalının markasında kalın punto ile dikkat çekici şekilde konumlandırılmış ve markada baskın unsur olarak yer alan “...” ön eki ile taraf markalarının oluşturulmasında kullanılan diğer görsel tasarımlar markaları birbirinden yeterince farklılaştırdığını, .... ibaresi özellikle gıda sektöründe sıkça kullanılan, kişi ve firmaların ticari faaliyetlerinde ayırt edici bir ek unsurla birlikte marka ismi olarak tercih ettiği bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılamayacağını ifade ederek, ... ...'nın 10/07/2024 tarih ve .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, taraf markalarının asli unsuru “scoop” ibaresi olduğunu, İngilizce “kepçe” anlamına gelmekte olup davacı tarafça ileri sürülen “scoop” ibaresinin “dondurma kaşığı” anlamı ile ülkemizde başvuruya konu edilen “Dondurmalar, yenilebilir buzlar. /Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dondurmalar, yenilebilir buzlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”mal ve hizmetlerinin tüketicisi olan kitle tarafından yaygın olarak bilindiği iddiası somut gerçeklikten uzak olduğunu, ek olarak söz konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkat düzeyi görece düşük, satın alma kararını hızlı veren bir kitle olduğu da dikkate alındığında asli unsurları aynı kelimeyi ihtiva eden markalar arasında iltibas doğma ihtimalinin yüksek olduğunu, taraf markalarının emtia listelerinin benzer olduğunu, bu nedenle kararın hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; müvekkili şirketin .... bünyesinde faaliyet göstermekte olup kurulduğu 2013 yılından bu yana verdiği yoğun emek ve çalışmalar neticesinde turizm-otelcilik sektöründe saygın bir konuma ulaştığını, müvekkili markası kapsamında el yapımı dondurma, cupcake gibi ürünlerin satışını kendine özgü konsepti ile gerçekleştirdiğini,halihazırda..... bu marka altında ticari faaliyetlerinin sürdüğünü, müvekkili markasının 35. Sınıfının 06 alt grubunda yer alan "dondurmalar, yenilebilir buzlar" emtiaları davacının başvuru markasının 30. sınıfında yer alan emtialar ile benzer olduğunu, müvekkili markası kapsamındaki 35. sınıf içeriği ile davacının başvuru markasının kapsamındaki 35. Sınıf içeriği zaten birebir aynı olduğunu, müvekkili markasının esas unsurunun Scoop ibaresi olduğunun açık olduğunu, .... ibaresinin günlük dilde yaygın olarak kullanılan ve anlamı bilinen bir ibare olmadığını, ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, davacı tarafından üçüncü kişilere ait olan ve ileri sürülen marka tescilleri de incelendiğinde, ... ibaresinin önüne veya arkasına birçok dikkate değer unsur eklendiği, çeşitli görsellerle desteklendiği ve genel izlenimleri açısından önemli farklılıklar yaratılarak ancak tescil edilmelerinin sağlandığının açık olduğunu, markaların işitsel ve kavramsal yönlerden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, Cips, çikolata, dondurma vb. gündelik hayatta sıkça tüketilen, satın alma sürecinde uzun bir düşünme ve tercih gerektirmeyen ve düşük fiyatlı ürünler söz konusu olduğunda ortalama tüketicinin dikkat düzeyi daha düşük olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve davalı kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .... sayılı "...." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davaya konu ...." ibareli marka için davacı tarafından 05/12/2022 tarihinde 30.ve 35.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, davalının.... sayılı ve Scoop ibareli markalarını mesnet göstererek itirazda bulunduğu, itirazın kabulüne karar verildiği, davacının bu karara karşı itirazda bulunduğu, ... ...’nın 10/07/2024 tarih ve.... sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
DAVA KONUSU MARKA; 30 Dondurmalar, yenilebilir buzlar. 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dondurmalar, yenilebilir buzlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)
DAVALI MARKASI (ilgili kısımlar listelenmiştir.): 35 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için …. Dondurmalar, yenilebilir buzlar…. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.). 43 Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Yukarıda benzer bulunan mal ve hizmetler bakımından mal ve o malın satışı arasındaki ayrılmaz bağ nedeniyle bir benzerlik kurulmuştur. Her ne kadar mallar ile bu malların bir araya getirilmesi hizmetleri doğası, amacı, kullanım şekli faktörleri bakımından benzer olmasalar da dağıtım kanalı, ilgili tüketici kesimi ve tamamlayıcılık faktörleri açısından benzer özelliklere sahiptirler. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda mallar ve o malların perakendeciliği hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir.
Nitekim.... sayılı “Dontoro” kararında belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. Yine aynı yönde, bir takım emtiaların toptan/perakende satış hizmetlerine konu olması durumunda bu hizmetlerin aynı emtialar ile bağlantılı ve/veya benzer emtia sayılması gerektiği, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir; “Praktiker” kararında da belirtildiği üzere, “somut bir malı satmak için verilen bu hizmet tabiatıyla bu mal olmadan bir mana ifade etmeyecektir.”…aynı marka, mal ve hizmet markası olarak farklı kişilere ait olduğunda, mağaza adında ürün markasını gören kimseler, o mağazada satılan malların, mal markasının sahibi olan işletmeden geldiğini düşüneceklerdir. Bu da karıştırma ihtimaline neden olacağından, mallar için tescilli bir markanın, sonradan o mallarla ilgili mağazacılık hizmeti için üçüncü bir kişiye verilmemesi gerekir denilmektedir.
Ek olarak, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri temel olarak restoran, lokanta, kafeve bu bağlamda yiyecek ve içeçeklerin sunulması hizmetini kapsamaktadır. Gıda malları ile bu malların tüketiciye sunulması arasında direk olarak bir benzerlik kurulması doğru olmayacaktır. Ancak bazı durumlarda, yiyecek veya içecek ile “yiyecek içecek hizmetinin sağlanması” arasında tamamlayıcılık söz konusu olabilir. Bilindiği üzere, malların (veya hizmetlerin) birinin diğerinin kullanımı için zorunlu ya da önemli olması nedeniyle birbirleriyle yakın bağlantı içinde olmaları ve bu yakın bağlantı nedeniyle tüketicilerin de bu malların üretiminin ya da hizmetlerin sağlanmasının aynı işletmenin sorumluluğunda olduğunu düşünebilecek olması durumlarında tamamlayıcı mallar (veya hizmetler) olarak kabul edilir. Bu kapsamda, gıda ürünleri ile yiyecek içecek hizmetleri arasında tamamlayıcılık ilişkisi kurulabiliyorsa bu durum genellikle düşük de olsa benzerliğe sebep olacaktır. Ayrıca, ilgili sektörde yiyecek içecek sağlanması hizmetlerini sunan işletmelerin aynı zamanda yaygın olarak yiyecek veya içecek ürünlerinin üretimini de gerçekleştirdiği durumlarda da benzerlik bulunduğu sonucuna varılabilecektir.
Bu açıklamalar kapsamında çaylar ve kahveler açısından değerlendirme yapılacak olursa, çaylar ve kahveler ile kafe hizmetleri birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olan mallar ve hizmetlerdir. Söz konusu malların ve hizmetlerin dağıtım kanalları da aynı olabilir, örneğin bir kafede kahvenin veya çayın kendisi paket halinde müşterilere satılabilir. Dolayısıyla, belirtilen mallar ve hizmetler arasında düşük düzeyde benzerlik bulunduğu sonucuna varılabilir.
Nitekim .... sayılı kararında şu tespitlerde bulunmuştur: “başvuru kapsamında yer alan ve çekişmeli bulunan 43. Sınıftaki “yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinin” ise davacıya ait itiraza ve hükümsüzlüğe dayanan markalar kapsamında tescilli bulunmadığı; bununla birlikte 43. Sınıftaki “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” ile itiraza/hükümsüzlüğe dayanak markaların kapsamında bulunan 29 ve 30. Sınıflardaki çaylar, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, kahve, kahve ve kakao esaslı içecekler gibi özellikle restoran, hastane, cafe, cafeterya gibi yiyecek içecek hizmetlerinin sağlandığı işletmelerde tüketiciye sunulan ürünler olmaları itibarıyla ürünlerin tüketiciye sunuluş yerleri itibarıyla belirli bir benzerlik bulunduğu kabul edilmelidir.”
Benzer şekilde, 30’uncu sınıfa dahil “fırıncılık ve pastacılık mamullerinini tatlıların” hazır sunuma konu olabilecek türde emtialar olması nedeniyle bu emtialar ile “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” arasında tamamlayıcı bir ilişkinin bulunduğu, bu mamulleri üreten işletmelerin aynı zamanda yiyecek içecek sağlama hizmeti sunması hususu da göz önüne alındığında 30’uncu sınıfa dâhil fırıncılık ve pastacılık mamulleri ile yiyecek içecek sağlanması hizmetleri arasında benzerlik bulunduğu kabul edilir. Bu nedenle de, davalının “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” ile davacı markasında yer alan “Dondurmalar, yenilebilir buzlar.” Malları arasında benzerlik olduğu kanaatine varılmıştır. Buna örnek olarak günümüzde tanınmış dondurma markası olan ... verilebilir. ... markasının hem sunuma hazır perakende veya toptan satılan dondurmaları bulunurken aynı zamanda da bu ürünleri servise sundukları, diğer bir ifade ile “yiyecek içecek sağlanması hizmetleri” verdikleri kafeleri bulunmaktadır.
Neticede, dava konusu markada yer alan tüm emtialar bakımından SMK 6/1 maddesinde aranılan emtia benzerlik koşulunun sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu markaya bakıldığında, el yazısı fontu ile sarı renkte betimlenmiş bir kelime markası olduğu, davalı markasının ise, bir yuvarlak içerisinde ... .... ibaresinden oluşan kelime+şekil markası olduğu, şekil unsurunun ayırt edici olarak değerlendirilemeyeceği, ... ibaresinin bir kısaltma olarak yer aldığı anlaşılmıştır.
İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır.
Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir.
Taraf markalarında ortak olan husumet konusu .....İbaresi İngilizce bir ibare olup, "Kepçe” anlamına geldiği anlaşılmıştır. Davacının dilekçesinde özellikle belirttiği şekilde goggle görsellerde scoop yazıldığında “dondurma kaşığı/kepçesi” olarak da kullanıldığı anlaşılmıştır. Ancak davacı beyanlarının aksine, bu İngilizce ibarenin dilimize giren, günlük hayatta sıklıkla kullanılan baby, money, car, bank gibi ibarelerden olmadığı değerlendirilmiştir. Bir ibarenin ayırt edici olup olmadığı, o ülkede konuşulan dil ve ilgili tüketici tarafından bilinip bilinmeyeceği ile yakından ilgilidir. Davacının dilekçesinde sunmuş olduğu bütün görseller yurtdışındaki kullanımlara ilişkin olup, ana dili İngilizce olanlar tarafından direk olarak dondurma ile ilişkilendirilebileceği, bu nedenle zayıf bir ibare olduğu söylenebilecekse de, ülkemiz için bu durumun geçerli olmayacağı ortadadır. Bu noktada Türk tüketici nazarında ilgili ibare ayırt ediciliği bulunan yabancı bir kelime olarak algılanacak, anlamı bilinmese dahi aynı esas unsurları paylaştıkları için kavramsal bir yakınlık kurabilecektir.
İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markalarının İngilizce ibarelerden oluştuğu, ilgili kelimenin doğru telaffuzunda “ ....” şeklinde telaffuz edileceği, davalı markasında yer alan ... ibaresinin çoğu hallerde göz ardı bırakılacağı, zira marka başlarında yer alan kısaltmaların tüketiciler tarafından telaffuz edilmeyeceği, bu noktada fonetik açıdan ayniyet içerdiği değerlendirilmiştir.
Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır.
Davacı markası kelime markası iken, davalı markası kelime+şekil markasıdır. Ancak davalı markasında yer alan şekil unsurunun tasarımsal açıdan markayı farklışatıracak kadar baskın bir etkisinin olmadığı, her ne kadar kelimelerdeki font kullanımının değerlendirme bakımından bir etkisinin olmadığı belirtilmişse de, taraf markalarının el yazısı fontu ile çok benzer bir şekilde betimlendiği, esas unsuru itibariyle markaların ayniyet taşıdığı, bu noktada da görsel olarak düşük de olsa bir benzerlik içerdiği kanaatine varılmıştır.
Markalar arasında karıştırılma ihtimali değerlendirilirken ilgili tüketici kitleside önem taşımaktadır. Huzurdaki davada çekişme konusu olan 30. Sınıftaki mallar (Dondurmalar, yenilebilir buzlar) günlük hayatta her kesimden ve yaştan kişilerin tüketimine konu olan, beslenme ihtiyacını karşılayan, hızlı karar verme sürecine konu olabilecek, günlük alışverişlerin gerçekleştirildiği marketler/büfe/kafe gibi alanlarda satışa konu olabilen gıda ürünlerinden oluşmaktadır. Bu emtiaların tüketicileri, içinde çocukların da yer aldığı, çok geniş bir kesimdir. Eğitim, kültür, sosyo ekonomik durum farkı olmaksızın pek çok yetişkin ve hatta çocuk bu malların kulanıcısı/tüketicisi durumunda olduğundan; bu ürünlerin gerek fiyatı, gerekse de satın alınma sıklığı uyarınca ilgili tüketicilerin gösterdiği özen ve dikkat düzeyinin yüksek olması beklenmez. Dolayısıyla bu mallar bakımından düşük seviyedeki tüketicilerin algısının ve iltibas eşiğinin dikkate alınması gerekmektedir.
Neticede, markaların bütünsel açıdan değerlendirilmesinde; Scoop ibaresinin zayıf bir ibare olarak değerlendirilemeyeceği, zira dilimizde günlük, sıklıkla kullanılan İngilizce ibarelerden olmadığı, bu bağlamda ayırt ediciliğinin bulunduğu, ibarenin her iki markada da esaslı unsur konumunda olduğu ve ayniyet taşıdığı, kavramsal ve fonetik açıdan yüksek benzerliğinin, “söz görünümden yüksek konuşur” prensibi gereğince görsel farklılıkları bertaraf edeceği, ilgili ibarenin anlamı bilinmese dahi tüketicinin aynı yabancı kelime ile karşı karşıya olduğunu direk olarak algılabileceği, benzer bulunan mal/hizmetler bakımından tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin düşük olduğu, zira pahada ucuz, ani alım kararına konu olan ürünlerden olduğu, bu noktada markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Bütünsel açıdan değerlendirme sonucunda taraf markaları arasında benzerlik olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, taraf emtia listelerinin ayniyet/ benzerlik içerdiği, ... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır