İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati hacze itirazda bonodaki yetki kaydının geçerliliği ve tamamlayan merasimin eksikliği iddialarının reddi üzerine yapılan istinaf başvurusunu incelemiştir.
Özet: Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebine ilişkin uyuşmazlıkta, borçlu vekili ihtiyati haciz kararına itiraz ederken bonodaki yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve ihtiyati haczin infazı sonrası tamamlayıcı merasimlerin süresinde yapılmadığını ileri sürmüş, ancak alacaklı taraf yetki sözleşmesinin tacirler arasında geçerliliğini ve icra takibinin süresi içinde başlatıldığını savunarak itirazın reddini talep etmiş olup, dosya yerel mahkemenin itirazın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine incelenmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/726 KARAR NO : 2026/1730T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN EK KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 13/08/2025NUMARASI : 2025/152 D.İş Esas 2025/153 D. İş Karar DAVA : İHTİYATİ HACİZKARAR TARİHİ : 09/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak yapılan değişik iş yargılamasında borçlular tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati hacze itiraz edenlerden .... Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 13/08/2025 tarihli değişik iş sayılı ek kararda; ''...İhtiyati hacze itiraz eden vekili, itiraz dilekçesinde; İİK'nun 258(1) ve 50(1).maddeleri uyarınca yetki hususunda HMK'nun yetki hükümlerine göre karar verileceğini, ihtiyati haciz talebine konu edilen bonoda, taraflar arasında bonodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İzmir Mahkemelerinin yetkili olacağına dair bir kayıt yer almakla birlikte, bu tür bir yetki sözleşmesinin geçerli kabul edilemeyeceğini, zira HMK'nun 17.maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması ve her iki tarafça da imzalanması gerektiğini, oysa ciro edilmemiş bonolarda yalnızca borçlunun imzası bulunduğundan, bu belgelerde yer alan yetki kayıtlarının kural olarak geçerli sayılmayacağını, bonoda yalnız borçlunun imzası mevcut olup, lehdarın imzası bulunmadığından, taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi yapıldığından söz edilemeyeceğini, başvurunun İzmir Mahkemelerine yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin yerleşim yerinin Eskişehir olması ve İzmir Mahkemelerinin yetkisiz olması nedeniyle İİK'nun 258 ve 50.maddeleri ile HMK'nun 6.maddesi gereği talebin yetkisiz mahkemede yapılmış olması nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, ihtiyati haciz kararının İzmir 8.İcra Müdürlüğü'nün 2025/5297 sayılı dosyasından 24.06.2025 tarihinde infaz edildiğini, İİK'nun 264(1).maddesi uyarınca alacaklının kararının infaz edildiği 24.06.2025 tarihinden itibaren 7 gün içerisinde müvekilleri aleyhine alacak talepli bir dava açmadığı gibi, İzmir 8.icra Müdürlüğü'nün 2025/5297 sayılı dosyasında bir takip talebinde bulunmadığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararını tamamlayan merasim tamamlanmadığından ihtiyati haciz kararının hukuken hükümsüz kaldığını bildirmiş, öncelikle yetki, akabinde tamamlayan merasimin yapılmaması nedeni ile ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMA:İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde; taraflar arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisi nedeniyle karara konu senedin müvekkiline teslim edildiğini, ödenmemesi üzerine ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, borçlu tarafından yapılan tüm itirazların hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, bono üzerinde yetki kaydının yer aldığını, İİK'nun 258.maddesindeki düzenlemede HMK hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının belirtildiğini, bonoda İzmir Mahkemelerinin yetkili kılındığını, tarafların tacir olmaları ve yetki alanının belirli olması nedeniyle HMK'nun 18.maddesi uyarınca yetki kaydının geçerli olduğunu, itiraz eden borçluların, her iki tarafça imzalanmaması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bononun niteliği ve Türk Hukukunda hukuk görünüş teorisi ile birlikte kabul gören akit teorisi kapsamında senedin karşı tarafa teslimi ile birlikte sözleşmenin doğduğunu, buna bağlı olarak bonodaki yetki şartının lehtar tarafından benimsendiğini, öte yandan yetki sözleşmesinin geçerliliği için aranan adi yazılı şekil şartının sağlanması bakımından sözleşmenin her iki tarafça imzalanmasının da şart olmadığını, İİK'nun 265.maddesinde itiraz sebeplerinin sınırlı sayıda sayılmış olup, itiraz edenin iddialarının kanuna aykırı olduğunu, bu sebeplerin dışında bir sebep ileri sürülerek ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki 24.06.2025 tarihinde İzmir 8. İcra Dairesinin 2025/5297 sayılı dosyası ile borçlu hakkında örnek10 'kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, süresinde takip talebinde bulunulduğunu bildirmiş, itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Mahkememizin itiraza konu 20.06.2025 tarihli ihtiyati haciz kararı ile davacı tarafın talebi üzerine itiraz eden borçlunun mal varlığı, hak ve alacaklarının, İİK'nun 257 (1) maddesindeki yasal koşulların oluştuğu gerekçesi ile ihtiyaten haczine karar verilmiştir. İİK'nun 265(1) maddesinde borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuru ile yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği düzenlenmiştir.İtiraz, İİK'nun 265(1).maddesi uyarınca yasal süre içinde yapılmıştır. İİK'nun 265. maddesinde itiraz nedenleri sayılmıştır. Borçlular vekili yetkisizlik itirazı yanında İİK'nun 264.maddesindeki merasime uygun süre içinde dava açılmadığı ve takip yapılmadığı iddiası ile ihtiyati haczin kaldırılması talebinde bulunmuştur. İtiraz dilekçesinde; borçluların yerleşim yerinin Eskişehir olduğu, bonodaki yetki sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle İzmir Mahkemelerinin yetkisiz olduğu iddia edilmiştir. Alacağın dayanağı bono olmakla İİK'nun 50. maddesi uyarınca birden çok yerde icra takibinin yapılması mümkündür. Borçlunun yerleşim yeri mahkemesi, tarafların tacir olması halinde bonoda yetkili kılınan yer mahkemesi, bonoda gösterilen ödeme yeri mahkemesi, ödeme yeri gösterilmemişse bononun düzenlendiği yer mahkemesi, ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenilmesi halinde cirantanın yerleşim yeri veya bonoda yetkisi kabul edilen yer mahkemesi, hakkında ihtiyati haciz istenen keşideci, lehtar, ciranta ve avalistlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.İtiraz edenlerin, tacir oldukları belirli olmakla, bono üzerinde kararlaştırılan yer için yetki sözleşmesi geçerlidir. Bonoda İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu yazılıdır. Taraflar arasındaki yetki sözleşmesine uygun olarak ihtiyati haciz kararı için İzmir Mahkemelerinin yetkili bulunması nedeniyle itiraz eden borçluların yetkisizlik itirazında haklılık görülmemiştir. İtiraz edenler vekilinin ikinci itiraz nedeni alacaklı tarafın İİK'nun 264.maddesinde düzenlenen sürelere uygun olarak takip yapmaması ve dava açmaması nedeniyle kararın hükümsüz kaldığına ilişkindir. İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2025/5297 sayılı dosyasında 24.06.2025 tarihinde alacaklı tarafça, borçlular hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi yapıldığı bellidir. Buna göre alacaklı tarafça İİK'nun 264.maddesinde düzenlenen sürelere uygun ihtiyati haczi tamamlayan merasimin yerine getirildiği açık ve anlaşılır olmakla, itiraz edenler vekilinin bu yöndeki iddiasında da haklılık görülmemiştir. İtiraz eden borçlular vekilinin her iki itirazında da haklılık bulunmadığı..." gerekçesi ile İtirazın Reddine, ek karar verilmiş, verilen bu ek karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenlerden ..... Şti. vekili tarafından harçları yatırılarak istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati hacze itiraz edenlerden ..... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, derdest dosyada ihtiyati hacizde yetki kuralının dikkate alınmadığını, ihtiyati haciz talep edilen müvekkillerinin yerleşim yerlerinin Eskişehir olduğunu, bonodaki yetki kaydının HMK'nun 17-18. Maddeleri kapsamında geçerli bir yetki sözleşmesi oluşturmadığını, İİK'nun 264. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının tatbikinden itibaren 7 gün içerisinde müvekkilleri aleyhine alacak davasının açılmadığını ve icra müdürlüğünde geçerli icra takibi başlatılmadığını, bu yönde icra dosyası tamamen getirtilerek inceleme yapılması gerekirken sadece “icra takibi yapılmıştır” ifadesine dayanılmasının açıkça eksik inceleme ve yetersiz gerekçe niteliğinde olduğunu, ilk derece mahkemesinin, somut ve açık itirazlarını tek tek tartışmadan, yalnızca kanun maddelerini tekrar eden, şablon nitelikte kısa bir gerekçe ile ihtiyati hacze itirazlarını reddetmesinin HMK m.27’de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına ve HMK m.297’de öngörülen gerekçeli karar yazma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, ihtiyati haczin kaldırılması kararı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme ek kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İhtiyati hacze itiraz edenlerden .... ile ilgili olarak İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.03.2026 tarih ve 2025/152 D.İş Esas 2026/153 D.İş Karar sayılı istinaf başvurusuyla ilgili değerlendirme kararı ile ...'un istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati hacze itirazın reddi istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İİK’nın 257. ve devamındaki maddelerde geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati haciz müessesesi düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilecektir. Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek mecburiyetindedir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yine aynı Yasa' nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkemenin yetkili olmasına, ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmiş olmasına, alacağın rehinle temin edilmemiş olmasına, bu itibarla yerel mahkemece borçluların ihtiyati hacize itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ek kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden .... . Şti. vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/152 D.İş Esas ve 2025/153 D.İş Karar sayılı değişik iş dosyasında ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen 13/08/2025 tarihli EK KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati hacze itiraz eden ... Şti. vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 615,40.TL harcın tenzili ile bakiye 116,60.TL harcın ihtiyati hacze itiraz eden ...Şti.'nden alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati hacze itiraz eden....Şti. tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz isteyen yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.