Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında tanık ve ankesörlü HTS kayıtları eksik incelemesi nedeniyle yeniden soruşturma emretti.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, yargılama sürecinde tespit edilen eksiklikler nedeniyle kararın esasını ertelemiştir; buna göre, dinlenemeyen tanıkların araştırılarak ifadelerinin alınması, sanığın eşiyle ilgili iletişimdeki kimliği belirsiz kullanıcının tespit edilip dinlenilmesi ve bu kişiye ait bilgi ve belgelerin dosyaya getirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca, sanığın örgütle bağlantısını gösterebilecek ankesörlü/sabit hat görüşmelerinin bilimsel ve teknik verilerle detaylı olarak incelenmesi, sanığın ardışık veya tekil arama kayıtlarının uzman bilirkişi tarafından analiz edilmesi, arama sıklığı, süreleri, saatleri ve arayan kişilerin kimlikleri gibi hususlarda rapor düzenlenmesi ve HTS kayıtlarının geriye dönük incelenerek savunmaların denetlenmesi gerektiği belirtilerek, terör örgütü üyeliği davalarında delillerin eksiksiz toplanması ve değerlendirilmesinin önemi vurgulanmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/10884 E.  ,  2026/2523 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/772 E., 2022/155 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/190 E., 2021/84 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 3 ve 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanıklar ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Dinlenemeyen tanık ... U. hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadığının, ifadesinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra, şayet yakalanmış ise aşamalardaki ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilerek tanık olarak bizzat veya SEGBİS yoluyla dinlenilmesinin sağlanması,
2- 07.10.2019 tarihli araştırma tutanağının ekinde yer alan tanık ... G.'nin kullandığı ... ID no ile ... ID nolu ... kullanıcısının yaptıkları yazışma içeriklerinde sanığın eşinin adının geçtiği ve bilgilerin sanığın eşi ile uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; öncelikle ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak; ... ID kullanıcısının kimliğinin tespit edilip edilmediğinin, yakalanıp yakalanmadığının, ifadesinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra, şayet yakalanmış ise soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine alınması ve sözü edilen şahsın gerekirse doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci maddeleri gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenilmesinin sağlanarak ... yazışma içeriklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması,
3- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS ve baz kayıtlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması,
4- UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya etkin pişmanlık beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Kabul ve uygulamaya göre;
Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.