Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği beraatini tanık dinleme usulü ve ankesörlü telefon irtibatı eksik araştırma gerekçesiyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasıyla ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bölge adliye mahkemesince istinafen onanmasının ardından, yüksek mahkeme, tanıkların usulüne uygun dinlenmemesi ve özellikle örgütün gizlilik prensipleri uyarınca asker şahıslarla irtibatı sağladığı iddia edilen ankesörlü/sabit hat görüşmelerinin somut olgu ve teknik verilerle desteklenerek kapsamlı şekilde araştırılması, UYAP kayıtlarının incelenmesi, ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesi ve HTS/baz kayıtlarının getirtilip bilirkişi incelemesi yaptırılması gibi eksiklikler nedeniyle maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılamadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozarak dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/22935 E.  ,  2026/2739 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/204 E., 2024/225 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/112 E., 2024/26 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Talimat ile dinlenen tanıklar ..... ve ....'nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulması gerektiği gözetilmeden, adı geçen tanıkların ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; sanığın örgütle organik bağ kurarak hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlerde bulunup bulunmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasını teminen, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde temin edilmesi, sabit/ankesörlü hat inceleme raporununda sanıkla birlikte arandığı tespit edilen ve kovuşturma aşamasında dinlenmeyen şahıslarla birlikte usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, HTS ve baz kayıtlarının getirtilerek sanık ile konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesinin yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.