Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında iletişim sistemi ve yeni delillerin usulüne uygun incelenmemesi sebebiyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay, sanığın ByLock kullanımına dair savunmasının ayrıntılı teknik verilerle ve ByLock irtibatlı kişilerin tanık olarak dinlenmesi suretiyle eksiksiz araştırılmaması, temyiz aşamasında dosyaya giren başka şüpheli beyanları ve örgütün mahrem yapılanmasına ilişkin raporun sanık ve müdafiine usulünce tebliğ edilip beyan sahiplerinin dinlenmemesi, ayrıca UYAP sisteminden sanık hakkında başkaca tanık veya itirafçı beyanının olup olmadığının tespit edilerek yargılamaya dahil edilmemesi gibi eksik soruşturma ve usul hataları nedeniyle yerel mahkeme hükmünü bozarak dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine karar vermiştir.

İNCELENEN KARARIN;MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2019/1670 E., 2021/1262 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/73 E., 2019/328 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından ilgili yerlerden ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmesi, temin edilmesi halinde ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden gerçek ismi tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı;2. Temyiz kanun yolu aşamasında,a. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 12.04.2022 tarih ve 2021/6713 Sor. sayılı yazısı ekinde alınan, başka dosya şüphelisi ... S.nin, sanıkla ilgili anlatımları muhtevi beyanlarının;b. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 28.10.2024 tarih ve 2021/102291 Sor. sayılı yazısıyla, .../PDY Avukat Mahrem Hizmetler yapılanması içerisinde faaliyet göstermiş Avukat Mahrem imamlar ve bu mahrem imamların kullandıkları operasyonel hatların tespitinin yapıldığı, söz konusu hatların irtibatlı olduğu GSM kullanıcılarına yönelik detay çalışmasının yapıldığı, operasyonel hatlarla iletişim kuranlardan arandığı dönemde Hakim/Savcı -Avukat - Hukuk fakültesi mezunu şahısların deşifre edildiği bildirilerek, bu kapsamda; dosya konusu şahıs yönünden hazırlanan araştırma tutanağının ilgi yazı ekinde sunulduğu görülmekle,Söz konusu evrakın 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ve beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla duruşmada dinlenilmesi lüzumu;3. Ayrıca, UYAP veri havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca herhangi bir tanık veya itirafçı beyanının olup olmadığının tespit edilmesi, bulunması hâlinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi hâlinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması; tüm bu delillerin 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmesi lüzumu;Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.