İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonrası sigorta rücu alacağının tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali (ticari satım kaynaklı) davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, trafik kazasında pert olan sigortalı aracına ödediği 194.000 TL hasar tazminatının, hurda satışı ve trafik sigortası tahsilatı sonrası kalan 46.500 TLlik kısmını, kazada %100 kusurlu olduğunu iddia ettiği diğer aracın sürücüsü ve malikinden tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davacı, eksper raporları ve Tramer kaydına dayanarak davalıların haksız fiilden sorumlu olduğunu belirtirken, davalı taraf sigortalı aracın aşırı hız ve kontrolsüz kavşağa giriş nedeniyle kazayı kendi kusurlarıyla meydana getirdiğini, kendi araçlarında kusur bulunmadığını ve istenen hasar bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/163 Esas
KARAR NO : 2025/1115
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2021
KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizden verilen 02/06/2022 tarih v...sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 29/01/2025 tarih ve... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdind... numaralı ... Kasko Sigorta Poliçesi ile 31.12.2018/2019 dönemini kapsar şekilde sigortalı olduğunu, 18.07.2019 tarihinde 17.00 sularında sigortalı aracın, sürücü... sevk ve idaresinde iken İzmir ili Torbalı ilçesinde davalı sürücü...idaresindeki... plakalı araç ile çarpıştığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, tramer dosyasında davalı araç sürücüsüne %100 kusur tayin edildiğini, meydana gelen kazada tam ve asli kusurlu olan tarafın davalı araç sürücüsü olduğunu, kaza meydana geldikten sonra sigortasının hasar ihbarı üzerine hasar dosyası açıldığını ve dosyaya atanan eksper tarafından düzenlenen raporda 68,319.48 TL hasar bedeli belirlendiğini, aracın onarımı ekonomik olmadığı için sigortalı ile de mutabık kalınarak araca pert total işlemi uygulandığını, pert total işlemi sonucunda 194.000,00 TL'nin (aracın hasarsız emsalinin rayiç değeri) araç maliki... LTD. ŞTİ. tarafından vekaletname ile yetkilendirilen... hesabına 08.08.2019 tarihinde gönderilerek hasar ödemesinin müvekkil şirketçe yapıldığını, ayrıca hurdasının da da 23.08.2021 tarihinde 108.500,00 TL bedel ile satıldığını, ayrıca müvekkili sigorta şirketi tarafından karşı tarafa ait aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında trafik sigortasından 02.05.2020 tarihinde 39.000,00TL tahsilat yapıldığını, sonuç olarak 189.116,00 TL( hasar toplamı)-108.500,00 TL (Sovtaj Bedeli)-39.000,00= 46.616,00 TL'nin sigortalıya ödenen hasar tazminatı miktarı olduğunu, davalı araç maliki..... Şti'nin Karayolları Trafik Kanunu 85. maddesi gereği işleten sıfatıyla ve sürücünün kusuru oranında meydana gelen kaza ve hasarlardan sorumlu olduğunu, davalı sürücü ...'ın TBK m.49 gereğince haksız fiiliyle sebep olduğu zarardan sorumlu olduğunu, tramer kaydında ve ekspertiz raporunda sigortalı araç sürücüsüne ve davalıya verilen kusur oranları göz önüne alınarak müvekkili şirketçe yapılan 46.500 TL tutarındaki sigorta tazminatı ödemesinin davalıdan tahsili amacıyla İzmir... İcra Dairesi'nin...E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalıların takibe yaptığı haksız itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takibe yapmış oldukları itirazın iptali ile hukuka uygun olan takibin devamına ve asıl alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faiz işletilmesine, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müteselsilen davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 27/03/2020 düzenleme tarihli ihtarname ile meydana gelen hasar nedeniyle sigortalanan araçta 80.616,00 TL hasar tazminatı meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete ait aracın %100 kusurlu bulunduğu bu nedenle zararın müvekkil şirketten talep edildiğini belirttiğini, söz konusu ihtarnameye yanıt verilerek 18/07/2019 da meydana gelen kazada kazanın meydana geldiği noktada davacı tarafça sigortalanan aracın kavşağa yaklaşırken aşırı hızlı olduğundan özenle araç kullanma kuralı ihlal edildiğini ve kavşak noktalarına yaklaşırken uyulması gereken kurallara uyulmayıp kontrolsüz şekilde yola çıkıp müvekkili şirketin aracına çarpması neticesinde bu kazanın meydana geldiğini ve kazada asli kusurlunun...laka sayılı araca ait olduğunu bu nedenle de söz konusu zararın muhatabının müvekkili şirket olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin kep adresinin aktif olduğunu, söz konusu dava dosyası ile alakalı herhangi bir tebligat yapılmadığını, müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkili şirkete ait araçta kusur olmadığını ayrıca davacı tarafça iddia edilen hasar tutarının da taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen hasardan da..., araç sahibi Sanem Plastik ve davacı sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek gerçek hasar miktarını yansıtmayan ve kusur durumunun yargılamaya muhtaç olduğu dosyada icra dosyasına yapılan itirazlar yenilenerek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...cevap dilekçesi sunmamıştır.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen sigorta tazminatın davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... Sigorta Şirketi olduğu, borçlularının... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve...olduğu, davacı vekilinin davalılar aleyhine 46.500,00-TL asıl alacak ve 9.030,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.530,62-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Sigortacının rücu hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde ; ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda, 22/03/1944 tarih ve 1944/37 Esas 1944/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında aynen; "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." rücu davaları açısından görevli mahkemenin belirlenmesinde esas alınması gereken kıstaslara dikkat çekilmiştir.
Mahkememizce 02/06/2022 tarihinde "davacı sigorta şirketi tarafından yukarıda tafsilatı verilen trafik kazası nedeniyle dava dışı sigortalısına sigorta tazminatı ödendiği, söz konusu trafik kazasının oluşumuna davalı sürücü...'ın tam ve asli kusurunun neden olduğu, bu hususun gerek kaza esnasında düzenlenen tespit tutanağı, gerek dosyada mevcut bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, dava dışı sigortalıya davacı sigorta şirketi tarafından ödenen sigorta tazminatının piyasa koşulları, teknik gereklilikler ve dosya kapsamı ile uygun olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu tespitin mahkememizce kadri maruf bulunduğu, sigortalısına tazminat ödemesi yaparak onun halefi haline gelen davacı sigorta şirketinin ödediği tazminatı rücu ve halefiyet ilkeleri kapsamında davalılardan talep etmesinin hukuka uygun olduğu hususlarında mahkememizde vicdani kanı oluşmuştur. Davacı sigorta şirketinin bu alacağının tahsili için davalılara karşı ilamsız takip başlattığı ve davalılarca yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, yukarıda değinilen kabuller kapsamında ise davalıların bu itirazlarının haksız olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkememizce, davalıların takibe vaki itirazlarının iptaline karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Davacı taraf icra inkar tazminatı talebinde de bulunmuş ancak mahkememizce bu talep kabul edilmemiştir. Zira takibe konu alacak likit değildir ve ancak bir yargılama faaliyeti sonucunda kusur durumları, zarar miktarı, zarardan sorumluluk gibi hususların açıklığa kavuşturulması neticesinde bilinebilir bir nitelik arzedecektir. Bu itibarla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı... İnşaat Malz. San ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi tarafınan yapılan yargılama neticesinde ilgili Hukuk Dairesinin 29/01/2025 tarihli... Karar sayılı ilamında;
"2-Mahkemece, kusur ve hasara ilişkin olarak bilirkişi raporu alınarak bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu kabul doğru olmamıştır. Şöyle ki; olaya dair kaza tespit tutanağının taraflar arasında düzenlenmiş olup kusur tayini bakımından uzman incelemesi yapılması gerektiği açık olup, alınan raporda her ne kadar bilirkişi tarafından dosyadaki tramer kayıtlarında %100 kusurun davalı tarafa verildiğinden bahisle bu kabul üzerinden davalının %100 kusurlu olduğu sonucuna varılmış ise de, rapora kusur bakımından davalı işleten şirket vekilince gerekçeli ve ayrıntılı olarak yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, mahkemece bu itirazları karşılayacak şekilde yeniden rapor alınmadığı görülmekle, eksik inceleme ile kusur durumuna dair ihtilaf giderilmeksizin karar verilemez.
3-Karar öncelikle kusur yönünden kaldırılmış olmakla birlikte, davalı işleten şirket vekilinin hasar hesabına dair istinaf itirazının da kabulü gerekli görülmüştür. Zira; alınan raporda bilirkişilerce kasko ekspertizindeki kabullerin aynen aktarılıp benimsenmek suretiyle rapor tanzim edildiği, piyasa araştırmasına dair herhangi bir veri ve dayanak belge incelemesi yapılmadığı gibi, raporda davacıya sigortalı aracın onarımının bu kabulde dahi KDV dahil 80.616,99-TL olup, araç rayicinin 194.000-TL olarak değerlendirilmesinden sonra, onarımın rayiç değerinin %50'sini aştığından bahisle pert total uygulaması yapılarak gerçek zararın 85.500-TL olduğu sonucuna varılmışsa da, belirtilen bu miktarlara göre yapılan hesaplamalara göre aracın onarımının, rayiç değerinin %50'sini aşmamakta olduğu da açıktır. Yapılması gereken iş; öncelikle davalı şirket itirazları da gözetilerek, ATK, İTÜ veya Karayollları Fen heyetinden alınacak raporla kusur durumunun ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, akabinde farklı bir hasar bilirkişi ya da heyetten sigortalı aracın öncelikle onarım tutarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi, ardından kaza tarihindeki hasarsız rayicinin piyasa araştırması yapılarak ve dayanak belgeleri de eklenerek belirlenmesi, aracın sovtaj bedelinin belirlenmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususu ayrıntılı ve itirazları karşılayacak şekilde tespit edildikten sonra sonucuna göre -istinafa gelmeyen taraflar ve usuli müktesep hak teşkil eden hususlar da gözetilerek- bir karar verilmesinden ibarettir.
4-Kabule göre de, davalı şirket vekilinin faize dair istinaf itirazı da yerindedir. Davacı tarafça dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesi istenerek icra takibindeki talebin genişletilmeye çalışılması, eldeki itirazın iptali davasının niteliği de gözetildiğinde yerinde olmamış olmakla birlikte, mahkemece kurulan hükümde takipteki kayıt ve şartlarla takibin devamına karar verilmiş olduğu, takipte asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin istenildiği, bu yön itibariyle kararda takipteki talebin esas alınmasında bir isabetsizlik yok ise de, davacı tarafça icra takibinde talep edilmiş olan işlemiş faiz tutarının aynen kabul edilmiş olması yönüyle karar hatalı olmuştur. Bilirkişi raporunda yasal faiz oranı, ödeme ve takip tarihine göre hesaplamalar yapıldığı halde, mahkemece gerekçesiz şekilde ve "mahkemece hesap edildiği" şeklinde denetime elverişsiz bir cümle ile işlemiş faize dair incelemenin eksik bırakılması ve hatalı sonuca varılması yerinde olmamıştır." ifadelerine yer verilerek kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce 24/02/2025 tarihli tensip ara kararı uyarınca dosya trafik alanında uzman bir bilirkişi ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 30/06/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Trafik Kuralları İhlali Yönünden sürücü...sevk ve idaresindeki... plakalı...rka araç açısından yapılan değerlendirmede sürücünün meydana gelen kazada, bir kontrolsüz kavşaktan geçmesi nedeniyle sağından gelen araca ilk geçiş hakkını tanıması gerektiği halde diğer araca ilk geçiş hakkını tanımaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h maddesindeki sürücü Kural ihlallerinden; “h)Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,” kural ihlalini işlediği ve kazanın meydana gelmesine sebep olduğu, sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı... marka araç açısından yapılan değerlendirmede sürücünün yukarıda açıklaması yapıldığı şekilde ilk geçiş hakkı kendisinde olsa dahi aracının hasar aldığı kısımlardan ve tarafların mutabık kalarak çizdikleri krokiden anlaşıldığı üzere kavşaktan geçiş yapmakta olan araca çarptığı, bu nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamaya ilişkin 52'nci maddesinin “a” fıkrasındaki “Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b)Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, Zorundadırlar.” kuralına uymayarak kazanın meydana gelmesinde etken olduğu; Hasar Onarım Bedeli Yönünden ... plaka sayılı...1.6 TDI CR 120 DSG STYLE 2018 model otomobilde 18.07.2019 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen gerçek zararın KDV dahil 84.533,93 TL olarak hesaplandığı ve ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 165.000,00 TL mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik olmadığı, Yargıtay içtihatları uyarınca pert total uygulaması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, davaya konu aracın sovtaj değerinin belirlenmesi için yapılan araştırmaların bir bütün olarak irdelendiği ve 108.500,00 TL olarak gerçekleşen sovtaj değerine iştirak edildiği ve ... plaka sayılı...1.6 TDI CR 120 DSG STYLE 2018 model otomobilde meydana gelen gerçek zararın (165.000,00TL - 108.500,00TL)= 56.500,00-TL olarak hesaplandığı hususlarında görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen sigorta tazminatın davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle yapılan değerlendirmede tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sürücünün %75, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı dava dışı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araçta meydana gelen gerçek zararın 56.500,00-TL olduğu, yukarıda açıklanan gerekçeler dahilinde dahilinde davalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve İzmir...cra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 42.375,00-TL asıl alacak ve 5.757,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.132,20-TL alacak üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin ispalanamadığından reddine, alacak miktarının belirlenmesi teknik incelemeye muhtaç olduğu ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE;
1-İzmir 12 . İcra Müdürlüğünün 2021/3368 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile 42.375,00-TL asıl alacak ve 5.757,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 48.132,20-TL alacak üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına,
Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.287,91-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 670,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.617,23-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, (TAHSİLDE MÜKERRER KAYIT OLMAMAK KAYDIYLA)
4-Davacı tarafından yapılan 37,00-TL elektronik tebligat, 418,00-TL tebligat ve posta masrafı ve 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.475,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 8.212,63-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 120,00-TL yargılama giderinin davanın ret oranı dikkate alınarak toplam 15,99-TL'sinin davacıdan alınarak davalı... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı... İnşaat Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan 670,68-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 729,98-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 7.398,42-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
9-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 181,19-TL'sinin davacıdan tahsili, 1.178,81-TL'sinin davalılardan müştekeren ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, (TAHSİLDE MÜKERRER KAYIT OLMAMAK KAYDIYLA)
10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza