Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, marka başvurusundan 09. sınıf emtiaların çıkarılmasına yönelik YİDK kararının iptalini konu alan gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının, kendi "...pay" markasının 09. sınıf emtialarının davalı tarafın önceki tarihli "..." ibareli markasına dayanarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından tescil kapsamından çıkarılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle açtığı davayı anlatmakta olup, davacı, markaların benzer olmadığını, kendi markasının dünya çapında tanındığını, markaların farklı şekil ve kelime unsurları taşıdığını, davalının markalarını piyasada kullanmadığını ve farklı hedef kitlelere yönelik olduklarını iddia ederek YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/418 Esas - 2025/234

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/418
KARAR NO : 2025/234
....
DAVA : Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 30/09/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin .... sayılı marka başvuruşuna karşı davalı tarafça itirazda bulunulduğunu, itirazların kabul edildiğini ve müvekkili markasından 09. Sınıf emtiaların çıkarıldığını, taraf markalarının esasen benzer dahi olmadıklarını, müvekkili markasının dünya çapında tanınmış olduğunu, markaların farklı şekil ve kelime unsurları taşıdıklarını, davalı markalarının piyasada hiç kullanılmadığını, davalı markalarının ... dışında ayırt ediciliği yüksek ve markanın tamamına hakim olan farklı unsurlar içerdiğini, davalı yanın “...” kelimesinden oluşan markasında şekil unsurunun ön planda olduğunu, müvekkili markasının 09, 35, 36, 42, ve 45. sınıfa ait mal ve hizmetleri taşıdığını, davalı markasının ise sadece 09. Sınıf emtiaları taşıdığını, taraf markalarının kapsamlarının örtüşmediğini, sınıfsal ayniyet olsa da tamamen farklı amaçlara, farklı dağıtım kanallarına, farklı ihtiyaçlara yönelik olduklarını, 09. Sınıf mal ve hizmetlerin ilgili tüketicisinin eğitimli, bilinçli ve seçici olduğunun değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının dünya çapındaki bilinirliğinin onu ayırt edici hale de getirdiğini, beyan ederek.... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı başvuru sahibi bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,.... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu ... PAY ibaresinin 09, 35, 36, 42, ve 45. sınıfa ait mal ve hizmet sınıflarında tescili amacıyla 12.05.2022 tarih ve .... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.11.2022 tarih ve 408 sayılı ... yayımlanmasına karar verildiği, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli “...” ibaresi içerir markalarına dayalı olarak itirazda bulunduğu,....nın 20.07.2023 tarihli kararı neticesinde bu itirazları başvuru kapsamındaki 09. Sınıf “Bir uygulama programlama arayüzü olarak kullanılmak için indirilebilir bilgisayar yazılımları; mal ve hizmet siparişi vermek ve satın almak için yazılım; Bir küresel bilgisayar ve iletişim ağı vasıtasıyla kullanıcıların elektronik ticari işlemler gerçekleştirmesine olanak sağlaması için indirilebilir e-ticaret bilgisayar yazılımları; uygulama ve veri tabanı entegrasyonu için indirilebilir yazılımlar; blockchain (blok zinciri) teknolojisini kullanarak kripto para birimi işlemlerini yönetmek ve doğrulamak için indirilebilir yazılımlar; Kripto para birimi cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus indirilebilir bilgisayar yazılımları; Veritabanlarına erişim izni vermek için indirilebilir yazılımlar; verileri ve bilgileri toplamak, editlemek, organize etmek, modifiye etmek, sık kullanılanlara eklemek, iletmek, depolamak/saklamak ve paylaşmak için indirilebilir yazılımlar; müşterilerin finansal hesap bilgilerine erişmesine imkan sağlayan indirilebilir yazılımlar; Blokchain (blok zinciri) tabanlı akıllı sözleşmeler kullanarak kripto para birimi işlemlerini yönetmek ve doğrulamak için indirilebilir bilgisayar yazılımları; Bilgisayar sistemi ve uygulama geliştirme, yerleştirme ve yönetme için indirilebilir bilgisayar yazılımları; Verilerin elektronik olarak depolanmasında kullanılmaya mahsus indirilebilir yazılımlar; Şifreleme için indirilebilir yazılımlar; bilgisayar donanımları; Blockchain (blok zinciri) için bilgisayar yazılımı.Dijital para birimi ile kullanılmaya mahsus yazılımlar; Kripto para birimi ile kullanılmaya mahsus yazılımlar; Sanal para birimi ile kullanılmaya mahsus yazılımlar; Kripto para birimi cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus indirilebilir bilgisayar yazılımları; Kripto para birimi donanım cüzdanları; yazılım geliştirme araçları; bir uygulama programlama arayüzü (....) olarak kullanım için yazılım; Yazılım uygulamaları oluşturulmasında kullanılmaya mahsus uygulama programlama arayüzleri (....); veri ve bilgilerin toplanması, yönetilmesi, düzenlenmesi, organize edilmesi, modifiye edilmesi, iletilmesi, paylaşılması ve depolanması için yazılım; Dijital para birimi ödemeleri ve takas işlemleri için yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) portföylerinin yönetilmesinde kullanılmaya mahsus yazılımlar; Dağıtık defter (distributed ledger) platformu yazılımları; Kullanıcıların dijital para birimlerini, sanal para birimlerini, kripto para birimlerini, dijital varlıkları ve blok zinciri varlıklarını, dijitalleştirilmiş varlıkları, dijital jetonları (token), kripto jetonları (token) ve hizmet jetonlarını (...) görüntüleme, analiz etme, kaydetme, depolama, izleme, yönetme, bunların ticaretini yapma ve bunları takas etme yetilerini kolaylaştıran yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) gönderilmesi, alınması, kabul edilmesi, satın alınması, satılması, depolanması, iletilmesi, bunların ticaretinin yapılması ve takas edilmesi için yazılımlar; Finansal işlemlerin uygulanması ve kaydedilmesi için yazılımlar; Hesaplar yaratmaya ve finansal işlemler hakkındaki bilgilerin dağıtık defterler ve denklerarası ödeme ağları üzerinde korunmasına ve yönetilmesine mahsus yazılımlar; Finansal ticarette kullanılmaya mahsus yazılımlar; Finansal takasta kullanılmaya mahsus yazılımlar; Finansal bilgilere, pazar verilerine ve trendlere erişilmesi için yazılımlar; Finansal işlemlerin yerine getirilmesi için yazılımlar; Bir finansal işlemin taraflarının doğrulanmasının sağlanması için yazılımlar; Finansal işlemlere yönelik ana defterlerin tutulması için yazılımlar; Bilgisayar ağları boyunca elektronik iletimlerin kriptografik güvenliğinin yönetilmesi için yazılımlar; Dijital bilgilerin şifrelenmesi ve bunların internet üzerinden güvenli bir şekilde iletimine olanak sağlanması için yazılımlar; Kullanıcıların finansal işlemler ile ilgili parametreleri hesaplamasına olanak sağlanması için yazılımlar; Finansal işlemlerin işlenmesinde kullanılmaya mahsus dağıtık defter yazılımları; Elektronik fon transferi için yazılımlar; Para birimlerinin dönüştürülmesi için yazılımlar; Verilerin toplanması ve dağıtılması için yazılımlar; Ödeme işlemleri için yazılımlar; Bilgisayarların yerel veritabanlarına ve küresel bilgisayar ağlarına bağlanması için yazılımlar; araştırılabilir bilgi ve veri veritabanlarının oluşturması için yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların, blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) işlemlerinin yönetilmesi ve doğrulanması için yazılımlar; Akıllı kontratların yaratılması ve yönetilmesi için yazılımlar; Ödemelerin ve takas işlemlerinin yönetilmesi için yazılımlar; Bir dijital para birimi cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus yazılım ve donanımlar; Bir sanal para birimi cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus yazılım ve donanımlar; Bir dijital varlık cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus yazılım ve donanımlar; Bir dijital jeton (token) cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus yazılım ve donanımlar; Bir kripto jeton (token) cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus yazılım ve donanımlar; Bir hizmet jetonu (utility token) cüzdanı olarak kullanılmaya mahsus yazılım ve donanımlar; Blok zinciri temelli işlemlerde kullanılmak üzere merkezi olmayan ve açık kaynaklı bir dijital para biriminin yaratılması için yazılımlar; Blok zinciri temelli işlemlerde kullanılmak üzere merkezi olmayan ve açık kaynaklı bir sanal para biriminin yaratılması için yazılımlar; Blok zinciri temelli işlemlerde kullanılmak üzere merkezi olmayan ve açık kaynaklı bir kripto para biriminin yaratılması için yazılımlar; Blok zinciri temelli işlemlerde kullanılmak üzere merkezi olmayan ve açık kaynaklı bir dijitalleştirilmiş varlıkların yaratılması için yazılımlar; Blok zinciri temelli işlemlerde kullanılmak üzere merkezi olmayan ve açık kaynaklı bir dijital jetonun (token) yaratılması için yazılımlar; Kullanıcıların dijital para birimleri, sanal para birimleri, kripto para birimleri, dijital varlıkları ve blok zinciri varlıklarını, dijitalleştirilmiş varlıkları, dijital jetonları (token), kripto jetonları (token) ve hizmet jetonlarını (utility token) kullanarak ürünleri satın alınması ve satması için yazılımlar; kullanıcıların üçüncü kişilerden ürünler ve hizmetler satın alması ve üçüncü kişilere ürünler ve hizmetler satmasına imkan veren, dijital para, sanal para, kripto para, dijital varlıklar ve blok zinciri varlıkları, dijitalleştirilmiş varlıklar, dijital jetonlar (token), kripto jetonlar (token) ve hizmet jetonları (.....) kullanılan ticari işlemlere ve ödemelere olanak sağlamaya mahsus yazılım platformları; Blok zinciri temelli platformlar için bilgisayar uygulama yazılımları, yani, sanal nesnelerin dijital takası için yazılımlar; Blok zinciri temelli jetonların (token) veya appcoinlerin (uygulama para birimlerinin) yaratılması, satılması ve bunların yönetilmesi için yazılımlar; Bir elektronik finansal platformda kullanılmaya mahsus yazılımlar; Elektronik ödemelerin işlenmesinde ve başkalarına ve başkalarından para transfer edilmesinde kullanılmaya mahsus yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) taraflar arasında transfer edilmesi için yazılımlar; Blok zinciri platformu yazılımları; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) işlemlerinin yönetilmesinde ve uygulanmasında kullanılmaya mahsus yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (....) hesaplarının yönetilmesinde kullanılmaya yönelik bir blok zinciri platformunun yaratılması ve yönetilmesi için yazılımlar; Kripto para birimi ve dijital para birimi hesaplarının yönetilmesi için yazılımlar; Dijital para birimleri, sanal para birimleri, kripto para birimleri, dijital varlıkları ve blok zinciri varlıkları, dijitalleştirilmiş varlıklar, dijital jetonlar (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonları (utility token) kullanılarak yapılan ödemelerde, satın alımlarda, ve yatırımlarda kullanılmaya mahsus yazılımlar; başkalarına ve başkalarından elektronik olarak para transfer edilmesini sağlamada kullanılmaya mahsus yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) sağlam/nakit paraya dönüştürülmesinin yönetilmesinde kullanılmaya mahsus yazılımlar; Dijital para birimleri, sanal para birimleri, kripto para birimleri, dijital varlıklar ve blok zinciri varlıkları, dijitalleştirilmiş varlıklar, dijital jetonlar (token), kripto jetonlar (token) ve hizmet jetonları (utility token) hesapları için yazılım uygulamalarının geliştirilmesi, yerleştirilmesi ve yönetilmesi ve yazılım uygulamalarının entegre edilmesi için yazılımlar; Finansal işlemlerin, yani, dijital para birimi, sanal para birimi, kripto para birimi, dijital varlıklar ve blok zinciri varlıkları, dijitalleştirilmiş varlıklar, dijital jeton (token), kripto jeton (token) ve hizmet jetonları (utility token) kullanılarak yapılan finansal ticaretin gerçekleştirilmesi ve kaydedilmesi için bir blok zincirinin veya dağıtık elektronik defterin kullanımına olanak sağlamada kullanılan yazılımlar; Para birimlerinin elektronik olarak dijital para birimleri, sanal para birimleri, kripto para birimleri, dijital varlıklar ve blok zinciri varlıkları, dijitalleştirilmiş varlıklar, dijital jetonlar (token), kripto jetonlar (token) ve hizmet jetonları (utility token) ile takas edilmesinde kullanılmaya mahsus yazılımlar ve donanımlar; Blok zinciri yazılım uygulamalarının geliştirilmesi, test edilmesi ve entegrasyonu için bir uygulama programlama arayüzü (.... olarak kullanılmaya mahsus yazılımlar; Dijital para birimi, sanal para birimi, kripto para birimi, dijital varlık ve blok zinciri varlığı ve dijitalleştirilmiş varlık madenciliğinde kullanılmaya mahsus bilgisayar donanımları; şifre üreteci (akıllı anahtar) donanımları; Elektronik para birimi dönüştürücüleri;yazılımlar, yani, entegre bir mobil telefondaki, PDA?daki (kişisel dijital asistan), ve web tabanlı çevredeki çoklu ödeme ve işlem türüne uyum sağlayan elektronik finansal platformlar; Ürünler ve hizmetlere karşılık ödeme yapılması için kullanılan ve nakit para değeri karşılığında ticareti veya takası yapılabilen jetonlar yaratılması için yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) sağlam/nakit paraya dönüştürülmesinin güvenli bir şekilde yönetilmesinde kullanılmaya mahsus yazılımlar;Dijital para birimleri, sanal para birimleri, kripto para birimleri, dijital varlıklar ve blok zinciri varlıkları, dijitalleştirilmiş varlıklar, dijital jetonlar (token), kripto jetonlar (token) ve hizmet jetonları (utility token) ödemelerinin, para transferlerinin ve emtia transferlerinin yönetilmesi için yazılımlar;Taraflar arasında para transferlerine, elektronik fon transferine, emtia transferine, fatura ödemelerinin havalesine ve fon transferine olanak sağlayan yazılımlar; Bilgisayar donanım cihazı tespitinde/tanımlanmasında kullanılmaya yönelik bir uygulama programı arayüzü ....) yazılımı olarak kullanılmaya mahsus yazılımlar; Bilgisayarlara ve bilgisayar ağlarına kullanıcı erişiminin doğrulanmasında kullanılmaya mahsus yazılımlar; Güvenli işlemlerin kolaylaştırılmasında kullanılmaya mahsus yazılımlar; Blok zinciri teknolojisine erişimde, bunun okunmasında, izlenmesinde ve kullanılmasında kullanılmaya mahsus yazılımlar; Kimlik bilgilerinin, bilgi kaynaklarına ve uygulamalara erişim haklarının ve doğrulama işlevselliğinin yönetilmesinde kullanılmaya mahsus yazılımlar ve donanımlar; Güvenlik amacı ile ağ tanımlama onaylanması, doğrulanması ve yönetimi hizmetleri için yazılımlar; Bilgisayarlar ve bilgisayar ağlarına erişimin ve bunlar ile iletişimin kontrol edilmesi için doğrulama yazılımları; Manyetik olarak kodlanmış kredi kartları, debit kartları ve ödeme kartları; Şifreleme cihazları; şifrematikler (akıllı anahtar); Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) basımında kullanılan yazılımlar; Dijital para birimlerinin, sanal para birimlerinin, kripto para birimlerinin, dijital varlıkların ve blok zinciri varlıklarının, dijitalleştirilmiş varlıkların, dijital jetonların (token), kripto jetonların (token) ve hizmet jetonlarının (utility token) denetlenmesinde kullanılan yazılımlar.” Emtiaları yönünden kısmen kabul ettiği, söz konusu kısmi ret kararına karşı bu defa hem davacı tarafça itiraz edilerek 09. Sınıf mallar yönünden verilen kısmi ret kararının kaldırılması talebinde bulunulduğu hem de davalı itiraz sahibinin başvurunun tümden reddini talep ettiği, itirazları inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 26.07.2024 tarih ve ..... sayılı kararı neticesinde özetle; “..... başvuru numaralı "... pay" ibareli başvurunun .... sayılı "...", "... dehumanize", "... ...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ...... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz ile başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ..... sayılı "... purging of binary", "...", "... dehumanize" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz: 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi markaların görsel ve işitsel yönden bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Şöyle ki, tüketiciler daha önce gördükleri bir markayı aynen değil akıllarında kalan şekilde hatırlamakta ve çoğu zaman farklı işletmelere ait olan iki markayı eş zamanlı karşılaştırma imkanına sahip olmamaktadır. Eksik resme göre değerlendirme yapabilen tüketiciler bakımından kelimelerin sıralanış biçiminin değiştirilmesi veya bazı unsurların çıkarılması veya eklenmesi markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmamaktadır....) Ayrıca, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında yer alan mallar ile kısmi redde konu mal ve hizmetler arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu görüşüne varılmış ve ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bağlantı bulunduğu yönünde izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçelerine yer verilerek başvuru sahibinin kısmi ret kararı yönünden itirazlarının reddine karar verildiği, aynı zamanda davalı itiraz sahibinin de sair mal ve hizmetler bakımından ileri sürdüğü itirazların nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ;
6/1 maddesine göre, bir marka başvurusunun tescili için önceki marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği incelenir. Eğer halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa, itiraz üzerine başvuru reddedilir. Bu bağlamda markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesi için ilk koşul; markaların aynı sınıfta veya benzer sınıflarda yer almasıdır. İkinci şart ise markaların kendilerinin benzerliğidir. Çifte benzerlik şartı gerçekleştiğinde, genel izlenime göre karıştırılma ihtimaline karar verilir.
Zira öğreti, kanun ile gösterilen kapsamı da gözeterek, hukuki anlamda karıştırılma ihtimalini markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal yerine bir başka mal alma satın almak durumunda bırakması veya alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı işletmeye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında örgütsel ya da ekonomik bir bağlantının bulunduğu düşüncesine kapılmaları tehlikesi” şeklinde tanımlamaktadır.
EMTİALARIN BENZERLİĞİ
Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir.
Önemli olan husus, işaretlerin, kapsamındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketicilerde karışıklık yaratma olasılığı taşıyıp taşımadığıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıfları ile alt gruplarında benzerlik araştırması yapılırken, piyasanın algısı, hedeflenen alıcı kitlesine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, mal veya hizmetlerin birbirinin yerine kullanılabilirliği ve rekabet koşullarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama potansiyeli bulunup bulunmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortaklığı, aynı veya bitişik raflarda satışa sunulup sunulmadığı, kullanım yöntemleri ve hedeflenen müşteri kitlesinin benzer olup olmadığı gibi unsurların incelenmesi gerekmektedir.
Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir.
Nitekim.... nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir.
Dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen emtialar sınıflandırma tebliğindeki standart mal listesinden farklı olarak spesifik olarak tanımlanmış ve davacı tarafın da iddia ettiği üzere kripto para işlemleri, dijital cüzdan yazılımları, blokzincir tabanlı ödeme platformları, ....sistemleri ve finansal işlemler için yazılımlar gibi teknik ve finans sektörü odaklı yazılımlar iken davalı yanın markaları kapsamındaki emtialar ise yine aynı şekilde spesifik olarak kapsamı sınırlandırılmış nitelikteki bilgisayar ve oyun konsolu yazılımları, sanal gerçeklik oyun yazılımları, bilgisayar oyunları gibi eğlence sektörü odaklı yazılımlardır.
Bu bağlamda fiili ihtiyaç açısından sağladıkları fayda, kullanım alanları, işlevleri ve hedef tüketici kitleleri bakımından nispeten bir farklılık mevcut ise de her iki grup da teknik olarak bir tür yazılım olup tarafların benzer sektörde faaliyet gösterdiklerinin kabulü gerekir. Söz gelimi dava konusu marka kapsamındaki sanal paraların en çok kullanımının bulunduğu mecralardan biri de oyun sektörü olup yeni nesil bir çok oyun, kullanıcıların dijital kimliklerini ve oyun içi varlıklarını yönetmesi için blokzincir alt yapısı kullanırken oyun içi ticari faaliyetlerde de kripto para birimleri kullanılmaktadır. Bu da kripto temelli yazılımlar ile oyun temelli yazılımların uygulama alanında ve tüketici profilinde kesişmeye neden olabilecektir. Dolayısıyla taraf markalarının kapsamları itibariyle aralarında benzerlik düzeyinde bir ilişki vardır.
Benzerliği tespit olunan bu emtialar arasındaki bu ilişkinin işaretler arasında iltibas ihtimali yaratıp yaratmadığı hususunun tespiti, işaretler yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın mümkün olmadığından aşağıda markaları oluşturan işaretlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI;
Markaların karıştırılma olasılığından bahsedebilmek için, mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerektiği gibi, markayı oluşturan unsurların da aynı ya da benzer olması şarttır. İki işaret arasındaki karıştırılma ihtimali, iki farklı şekilde ortaya çıkabilir. Birincisi, başvurusu yapılan markanın, daha önce tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış bir markaya benzerliği nedeniyle, tüketicinin bu markayı daha önceki markayla karıştırması ve bu nedenle satın almayı düşündüğü üründen farklı bir ürünü almasıdır. İkinci durum ise, tüketici, iki marka arasındaki farkları fark etmesine rağmen, bu markaların aynı işletmeye ya da aynı ekonomik-idari kaynağa ait olduğunu düşünebilir. Bu durumda, tüketici aslında almak istemediği bir ürünü, güvendiği önceki markayla bağlantılı olduğunu düşündüğü için satın alabilir. Bu durum, önceki tescilli veya başvurusu yapılmış markanın tüketici nezdinde oluşturduğu güvenin haksız bir şekilde kullanılmasına yol açar ve karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olur.
Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zekâ ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu marka kapsamında yer alan ve benzerliği tespit olunan mallar genel anlamda yazılım sektörüne yönelik mallar olup karma bir tüketici kitlesine hitap etmektedir. Söz gelimi Blokzincir sistemleri, .... arayüzleri, dağıtık defter uygulamaları, cüzdan yazılımları ve akıllı sözleşmeler gibi ileri düzey dijital finans çözümleri yazılım geliştiriciler, kripto yatırım danışmanları,.... teknoloji şirketleri yöneticileri gibi yüksek dikkat seviyesine ve teknik bilgiye sahip profesyoneller olabilecekken yine kripto cüzdan indirip kullanan, .... alıp satan, uygulama mağazalarından dijital cüzdan veya ödeme uygulamaları indiren, bilgisayar oyunları oynayan genel teknoloji meraklısı nihai tüketiciler de bu grupta yer almaktadır. Dolayısıyla yazılımların özgülendiği sektörler itibariyle teknoloji meraklısı herhangi bir kullanıcı, bilgisayar oyunu kullanıcıları, kripto yatırımcıları, finansal teknoloji meraklıları gibi dijital dünya kullanıcılarının tamamının ilgili tüketici olarak tespitinin mümkün olduğu, bu gruptaki tüketicilerin dikkat ve bilgi seviyesi ortalamadan çok daha yüksek teknik ve teorik bilgi sahibi kişiler olduğu ve ortalama bir tüketiciye nazaran çok daha seçici ve bilinçli şekilde tercihlerini somutlaştıran tüketiciler oldukları, bu tüketicilerin özellikle sektörel kavramlara aşinalıklarının daha üst düzey olacağı değerlendirilmiştir. Pek tabi ilgili tüketici grubunun niteliğinin yükseldiği bu gibi durumlarda, ilgili tüketicinin hiçbir hal ve koşulda yanılgı yaşamayacağı gibi bir yorumda bulunulması mümkün değildir.
Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı tarafa ait markalar arasında karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır.
.... sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır.
Markaların karşılaştırılmasında, işaretlerin görsel, sesçil (fonetik) ve kavramsal (semantik) açıdan benzer olup olmadıkları, markaları oluşturan unsurların bütünsel bir bakış açısıyla değerlendirilmesiyle tespit edilebilir. Aynı şekilde, markaların kapsadığı mal ve hizmetler açısından benzerlikleri de bir bütün olarak ele alınmalıdır. Görsel benzerlik karşılaştırılırken, markalara konu olan yazı ve işaretlerin yerleşim biçimleri, harf sırası ve yazı karakterleri gibi belirgin özelliklere dikkat edilmelidir. Sesçil benzerlik açısından, markaların ortalama tüketici kitlesi tarafından kendi dillerinde nasıl telaffuz edildiği önemlidir; özellikle markaların başlangıç kısımlarının fonetik olarak benzer sesler çıkarıp çıkarmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Kavramsal benzerliklerin karşılaştırılmasında ise, tescil kapsamındaki ortalama tüketici kitlesinin bu kelimelere kendi dillerinde anlam verip veremeyeceği dikkate alınmalıdır.
Bu genel ilkeler sonrasında taraf markaları incelendiklerinde, dava konusu başvurunun şeklinde hiçbir şekli unsur taşımayan, “...” ve “pay” kelimelerinden oluşan bir sözcük grubu markası olduğu, “...” kelimesi “ticari amaçla üretilmiş, alınır-satılır mal” anlamına gelen bir kelime olduğu gibi Yunancadaki “ötesi, sonrası, hakkında” gibi anlamlara gelen soyut anlamdaki kökeni itibariyle de bir ön ek olarak kullanılan ve kendisinin kullanımı ile oluşturulmuş ....” gibi felsefe, psikoloji – bilim alanında kullanımı bulunan sözcükler varken, metadata , ...-tag , metaverse gibi özellikle teknoloji ve dijital dünyaya yönelik kullanımları da bulunmaktadır. Dolayısıyla bahsi geçen terim farklı disiplinlerde farklı bağlamlarda kullanılan ve genellikle bir şeyin üstünde, ötesinde veya onunla ilgili olduğunu ifade eden bir anlama sahip olduğu gibi özellikle dijital çağda artık yerleşik kullanımı bulunan bir kavram olarak görülmektedir. Dava konusu markadaki “pay” kelimesi ise İngilizce “ödeme” anlamına gelmektedir. Dava konusu marka bütün olarak “... pay” şeklinde algılanacaktır.
Davalının redde mesnet markaları ise şeklindeki büyük bir “A” harfini (yatay çizgisi olmaksızın) simgeleyen düzeyde bir logo ve bu logonun merkezinde daha küçük boyutlarda yazılmış “...” kelimesi ve ayrıca
şeklinde “... + yabancı sözcük unsurları” ile oluşturulmuş markalardır. Davalının “...” ibaresi içerir markalarına eklenen “dehumanize” kelimesi İngilizce “canavarlaştırmak, insanlıktan çıkartmak” anlamlarına gelen bir kelime olup “purging of binary” ibaresi ise “ikili sistem (binary) düzeyinde temizleme, boşaltma” gibi bir anlam taşırken, her iki ibarenin de İngilizce bilen tüketiciler nezdinde dahi tamamen soyut algılar yaratacak olduğu ve bütünsel ayırt ediciliğe katkı sağlayacak ibareler olarak görülecekleri, tüketicilerin bu markaları münhasıran “...” ibaresine indirgeyerek algılamayacağı, şekil unsuru içerir markada ise şeklin bütünsel algıya katkısı mevcut olmakla birlikte tek sözcük unsurunun “...” kelimesi olmasından kaynaklı markayı “...” olarak ifade edecek olduğu,
Bu halde tespiti gereken husus taraf markaları arasında, markaların bütünsel algılarını yaratan tüm unsurlar itibariyle, ilgili tüketici grupları nezdinde, iltibas ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olup olmadığıdır.
Dava konusu ... ....markası ile davalı yanın ... Dehumanize ve ... Purging of Binary şeklindeki markaları hiçbir şekli unsur taşımayan ve ön ses olarak “...” ibaresi ihtiva eden markalar olup ek sözcük unsurları itibariyle farklılaşmışlar ise de görsel anlamda işaretler arasında salt bu ibarenin ortaklığı nedeniyle bir benzerlik mevcuttur. Ayrıca yine redde mesnet ...+.... markası ise görsel anlamda esasen dava konusu markadan farklı biçimde şekil unsuru ihtiva ederken bu şekil unsuru ile birlikte kullanılan tek sözcüğün “...” ibaresi olmasından dolayı belli düzeyde bir görsel benzerlik taşımaktadır. Yine taraf markalarının ortak olarak “...” ibaresini içermelerinden kaynaklı aralarında işitsel ve kavramsal bir benzerlik ilişkisinin de kurulması şüphesiz mümkündür. Bununla birlikte yukarıda da ifade edildiği üzere taraf markaları sahip oldukları ek sözcük unsurları ile birlikte ve bir bütün olarak anlam ifade edeceklerdir. Dolayısıyla işaretler arasında “...” kelimesinin ortak kullanımından kaynaklı bir benzerlik ilişkisi şüphesiz vardır.
Ancak “...” ibaresi yukarıda da ifade edildiği üzere birçok farklı alanda bir ön ek şeklinde kullanımı bulunan bir kavram olmakla birlikte özellikle dijital dünyada uzun yıllardır jenerik kullanımı bulunan ... data, metaveri, metatag gibi kullanımlarının yanı sıra blokzincir teknolojisi ile birlikte “metaverse” kavramının da hayatımıza girmesiyle birlikte bu kullanımı çok daha yaygın hale gelmiş bir ibaredir.
Doktrinde de kabul edildiği üzere karıştırma ihtimalinin değerlendirmesinde “markanın ayırt edicilik gücü” dikkate alınması gereken bir husus olup uygulamada “güçlü marka” – ....” ayrımı yapılmaktadır . Örneğin Yüksek Mahkeme ... ve ... markaları arasındaki bir uyuşmazlıkta “tekno” ....” ibarelerinin, kullanıldığı mal veya hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olması nedeniyle, karıştırma ihtimali bulunmadığı sonucuna varmıştır . Markalar bir bütün olarak değerlendirilirken, benzer görülen ortak unsurların markasal ayırt edicilikleri zayıf ibareler olması durumunda, zayıf ibarelerdeki ortaklıkların her durum ve koşulda markalar arasında iltibasa neden olacağının kabul edilemeyeceği, böyle bir durumda markanın önceki hak sahibinin, kendisine zayıf bir ibare tercih etmiş olması nedeniyle aynı ibareyi içerir sonraki başvurulara kimi durumlarda katlanması gerekebileceği uygulamada ve doktrinde kabul görmektedir.
Nitekim EUIPO’nun “Ayırt Edici Olmayan veya Zayıf Bileşenlerin Karıştırılma Olasılığına Etkisi” başlığını taşıyan 02.10.2014 tarihli Ortak Bildirgesinde verilen örneklerde de benzer emtialardaki “greengrow” ile ....” markalarının aralarında, ortaklığı tespit edilen unsurların varlığına rağmen, iltibas ihtimalinin bulunmayacağı belirtilmiş ve ayırt edici niteliği düşük olan bir unsuru ortak olarak içerir markalarda, karıştırılma olasılığının değerlendirilmesinde, ortak olmayan unsurların markanın bütünsel olarak oluşturduğu izlenime etkisi hususunun önem arz ettiği belirtilmiştir.
Buna göre kendisine, kullanmak istediği emtialar ile doğrudan bağlantılı veyahut ilgili mal ya da hizmetin bulunduğu sektörde ayırt ediciliği zayıf ya da ticaret hayatında genel anlamda yaygın olarak kullanımı bulunan bir işareti marka olarak seçen kimsenin, bu ibareye daha sonra eklenen ek unsurlarla oluşturulan farklı markaların varlığına katlanması gerekliliği pek çok yargı kararında kabul edilmiştir.
“Bölge Adliye Mahkemesince, .... kelimesinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliği oldukça düşük olup, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, aksinin kabulü halinde, tasviri ve vasıf bildirici veya ticaret alanında herkesin kullanımına açık ibareleri bir şekilde tescil ettiren kişilerin, bu ibarelerin başkaları tarafından kullanımına engel olmaları sonucunun doğacağı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet ...." asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı..”
Dolayısıyla özellikle tarafların tescilleri kapsamında yer alan emtialar başta olmak üzere yazılım, bilişim ve teknoloji ürünlerinde “...” ibaresinin yaygın ve yerleşik kullanımının bulunduğu, .... sicil kayıtları incelendiğinde de bu ibareyi içerir yüzlerce markanın mevcut olduğunun görülebileceği ve bu markaların birçoğunun taraflara ait markalardan önceki tarihleri de içerdikleri, dijitalleşen çağdan böyle bir ibarenin kullanımının tek başına hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağı, böylesi unsurların kullanımında ek sözcük ve şekil unsurları ile farklılaşmış markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağının kabulü gerekeceği değerlendirilmektedir. Bunun yanında, ... kelimesinin sahip olduğu anlamı ve gerek İngilizce gerekse de dilimizdeki birçok sözcükte bir ön ek olarak yaygın doğrudan mal ve hizmetlerle kavramsal bağlantısı olmasa da zaman içerisinde yaygın ve yerleşik kullanımlara konu edildiği bilinmektedir.
“Bazı kelimeler, zaman içinde yaygın olarak kullanılmaya başlar. Bunun nedenlerinden biri, sektörün veya kullanımın yeniliğidir. Hatta bu nedenle bazı yabancı kelimeler dile yerleşir ve yerine Türkçesi konulana kadar Türkçe kelimelerle birlikte kullanılmaya başlar. Öyle ki, bazen yerine gelen kelime benimsenmez ve yabancı dildeki kullanım daha yaygın bilinirliğe sahip olur. Örneğin internet kullanımının ilk olarak faaliyete geçtiği yıllarda “site barındırma” olarak karşılığı henüz bulunmayan “hosting” kelimesi, tamamen dile yerleşmiş durumdadır. Bir diğer durum da aslında başlangıçta ayırt ediciliği olduğu halde, her alanda ve sık olarak kullanılan bazı eklerin durumudur..... kısaltmasının yaygın kullanımı gibi. Diğer bir deyişle bir ibare halihazırda kullanılan bir kelime olması gerekmeden, marka algısı yaratmaktan uzak olabilecektir ve böyle bir kullanımın mümkün olması bile tesciline engeldir: “Bir işaretin başvuru sırasında mal veya hizmetleri tanımlayıcı olarak kullanılması gerekli değildir. Bu tür nedenlerle kullanılabilecek olması yeterlidir.”....
Yukarıdaki sözü edilen durum, doğrudan tanımlayıcı olmamakla birlikte tescil edilmek istenilen işaretin sıkça tercih edilirliğinden ötürü her alanın kullanımına açık kalması gerekliliğidir. Dolayısıyla, tam da ....kararında sözü edilen durumla eş bir şekilde “...” ibaresinin yukarıda örneklenen kullanımları, bu ibarenin yaygın kullanılan ve tercih edilen bir kelime olduğunu ortaya koymakta olup bu tür bir kavram kökünün tek kişinin tekeline bırakılması mümkün olmayıp bütünsel algılar/birebir kullanımların varlığının etkisi gözetilmelidir.
Nihayetinde taraf markaları kapsamındaki yazılımlar, mobil uygulamalar, blokzinciri temelli teknolojiler, kripto para cüzdanları, API sistemleri, dijital veri yönetimi yazılımları, sanal para ve dijital finans araçları gibi mallar yönünden sektörel kullanımı yaygın olan ve zayıf ayırt edici bir ibare olarak değerlendirilmesi gereken “...” ibaresinin sahip olduğu “üstünde, hakkında, ötesi” gibi soyut anlamının teknolojik ve dijital ürünlerle birleştiğinde, doğrudan o alanla ilgili temel çağrışımlar yarattığı, bu ibarenin Metaverse , metadata , metaprogramming , metatag gibi dijital ürünler/ yazılım – kodlama sektöründeki jenerik kullanımlarının yanı sıra “metaview, metalayer, metachain, metacoin, metatoken, metapurse, metawallet, metaapp” gibi onlarca teknoloji ve yazılım ürün ve hizmetinin isminde yaygın biçimde kullanıldığının basit bir araştırma ile görülebildiği, bu durumun “...” ibaresini, teknoloji ve dijital yazılım alanında sıradan ve sektörel olarak alışılmış bir ifade haline getirdiği, dolayısıyla taraf markaları arasındaki asgari düzeydeki farklılıklara, önceki marka sahibinin katlanma yükümlülüğünün bulunduğu, kaldı ki taraf markalarının ilgili tüketici grubu gözetildiğinde anılan tüketicilerin “...” ibaresinin ilgili sektördeki kullanımına da aşina olduğunun kabulü gerekeceği, başka bir ifadeyle “...” ibaresinin söz gelimi tekstil ürünlerinde, gıda sektöründe veyahut inşaat hizmetlerindeki kullanımının yarattığı markasal algının ve ayırt ediciliğinin yazılım, kripto para, blokzincir uygulamaları, bilişim ve dijital teknolojilere ilişkin ürün ve hizmetler ile aynı olmayacağı, dolayısıyla ibarenin ayırt ediciliğinin ve tüketiciye yansıttığı markasal niteliğinin her somut olayda ve emtialar özelinde ayrıca incelenmesi gerekeceği, mevcut durumda ise ihtilaf konusu emtialar özelinde, taraflara ait markaların sahip oldukları bütünsel algılarındaki farklılıkların ilgili tüketici grubunun niteliği de gözetildiğinde işaretler arasında tüketicinin yanılgı yaşamasına neden olabilecek bir sonuç doğurmayacağı,
Netice itibariyle,
Dava konusu marka başvurusu kapsamında reddine karar verilen 09. Sınıf malların ile davalı yanın redde gerekçe markaları kapsamındaki 09. Sınıf mallar arasında benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, taraf markalarının kapsamındaki emtialar yönünden “...” ibaresinin ayırt edici gücünün sınırlılığı ve yine ilgili tüketici kitlesi grubunun niteliği gözetildiğinde, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M :
Davanın kabulüne,
.... sayılı kararının İptaline,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 9.791,00.-TL
yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekili ile davalı şahıs vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19.06.2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 916,00.-TL
Bilirkişi Ücreti :8.000,00.-TL
P.P : 875,00.-TL
TOPLAM :9.791,00.-TL