Danıştay 12. Daire, somut delillerle desteklenmeyen istihbari bilgilere dayalı güvenlik soruşturması olumsuzluğu nedeniyle sözleşmeli er adayının sözleşme feshinin hukuka aykırı olduğu yönündeki kararı onadı.
Özet: Sözleşmeli er adayının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle feshedilen sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkta, mahkeme; davacı hakkında elde edilen istihbari mahiyetteki bilgilerin dayanağını oluşturan hukuken denetlenebilir rapor, tutanak, ses veya görüntü kaydı çözümlemesi, fotoğraf veya mahkumiyet hükmü gibi somut bilgi ve belgelerin bulunmadığı, dolayısıyla güvenlik soruşturması sonucunun teyidini sağlayabilecek delillerin sunulmadığı hallerde, yalnızca istihbari nitelikte kalan ve somut destekten yoksun bilgilere dayanarak tesis edilen sözleşme feshi işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2024/691Karar No : 2025/5528 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İzmir Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında sözleşmeli er adayı olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükmü uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapıldığı, yapılan güvenlik soruşturması sonucunda davacının babası ile ilgili istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği görülmekle birlikte, elde edilen istihbari mahiyette bilgilerin dayanağını oluşturan ve hukuken denetlenebilirliğini sağlayacak rapor, tutanak, ses veya görüntü kaydı çözümlemesi, fotoğraf, mahkumiyet hükmü gibi bilgi ve belgelerin bulunmadığı, bir başka ifadeyle davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun teyidini sağlayabilecek herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı; bu durumda, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak alınan istihbari nitelikte kalan ve somut bilgi ve belgelerle desteklenmeyen hukuken denetlenebilir ve teyit edilebilir olmayan bilgi ve belgelere göre tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında sözleşmeli er adayı olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasında; "...(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun ''Kaynak'' başlıklı 3. maddesinin sözleşmeli erlik için aranan niteliklerin sıralandığı üçüncü fıkrasının (f) bendinde; "Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak; güvenlik soruşturmasının sonucunun henüz gelmediği hallerde arşiv araştırması olumlu sonuçlanmış olmak." hükmüne yer verilmiş; "Sözleşmenin idarece feshi" başlıklı 6. maddesinde ise, sözleşmeli er adayı olma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya sözleşme süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybedenler ile güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlananların sözleşmelerinin süresinin bitiminden önce feshedileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne yer verilerek temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve son fıkrasında da herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve muhtemel kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği, kuralda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken, Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, bir başka ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.Uyuşmazlıkta, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının yapıldığı 14/05/2020 tarihinde, 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptal edilmesi sebebiyle yürürlükte bulunmadığı, 7315 sayılı Kanun'un ise henüz yürürlüğe girmediği dolayısıyla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının usul ve esaslarını belirleyen kanunî düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, kanunî dayanağı bulunmaksızın yapılan güvenlik soruşturmasına bağlı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda; 7315 sayılı Kanun hükümleri irdelenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 04/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.