İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kefalet sözleşmesi uyarınca başkası adına ödenen kredi borcunun tahsili için açılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalının banka kredi borcuna kefil olduğunu ve eski eşine ait ipotekli taşınmazın icradan düşük fiyata satılmaması adına bu borcu şahsen 110.000 TL ödeyerek kapattığını ve ayrıca ipotek fek ücretini de karşıladığını belirtmekte; bu ödemelerin tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir. Davalı ise, borcu davacının değil, kendisinin ödediğini, davacının kefil olmadığını ve iddia edilen ödemenin yapılmış kabul edilse bile davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerince iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve bu sürenin dolduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/171 Esas
KARAR NO : 2025/1175
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2021
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
İşbu davaya yönelik ilk olarak Menderes... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonucu görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği, Mahkememizin ... Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonucu görevli mahkemenin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği ve İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası ile verilen görevsizlik kararı üzerine yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesine gönderildiği, ilgili Hukuk Dairesinin...Karar sayılı ilamı ile davaya bakmakta görevli mahkemenin İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlendiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve Mahkememiz... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılaması sonucu verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk 12.02.2025 tarihli ... Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve dosyanın mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı görülmekle, davanın yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili Menderes ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... Menderes Şubesinden çekmiş olduğu krediye karşılık müvekkilinin eski eşi... 'a ait Muğla ili, Merkez ilçesi,... parsel numarasında kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazın ...ın kredi borcuna karşılık ipotek olarak verildiğini ve müvekkilinin kredi sözleşmesine kefil olduğunu, davalının kredi borcunu ödemediğini, o süreçte müvekkilinin eski eşi üzerine olan taşınmazın satışının icradan düşük fiyata satılmaması için, haricen taşınmazın satıldığını, davalının 110.000 TL kredi borcunun müvekkili tarafından 19.01.2012 tarihinde Muğla Şubesinden...lı banka dekontu ile yatırıldığını, kredi borcunun kapanması ile ipoteğin kaldırılması içinde bankaya ipotek fek ücreti olarak 525,00 TL'nin 20.01.2012 tarihinde yine müvekkili tarafından yatırıldığını daha sonra bankadan ipoteğin kaldırıldığına dair yazı verildiğini, müvekkilinin o zamanki evlilik birliği içinde edindiği malını davalının borcu için satmak zorunda kaldığını, davalı ...'ın kullanmış olduğu kredisini kapatan müvekkiline ödeme yapmadığı gibi müvekkili tarafından başlatılan icrta takibine konu bu borca da itiraz ettiğini belirterek Menderes İcra Müdürlüğü'nün...Esas numaralı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu alcyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava emiştir.
CEVAP :
Davalı vekili Mendere.... Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gerek olayın gelişimine ilişkin açıklamaları gerekse kredi borcuna kendisinin de müteselsil kefil olduğu ve ödeme yaparak kredi borcunu kapattığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın, gerçekte bu krediyi kimin kullandığını, eski eşi ve kardeşinin, kendilerine ait bir taşınmaz üzerine, işbu kredi için neden ipotek konulmasına rıza gösterdiğini bilerek açıklamadığını ve gizlediğini, davacı tarafın, şahsen bu krediye kefil olmadığı gibi kredi borcu kendisinin ödeme yapması sebebiyle de kapanmadığını, söz konusu kredinin, 13.12.2011 tarihinde,...Bankasından gelen 110.000,00 TL’lik ödeme ile davalı müvekkil ... tarafından kapatıldığını, ayrıca davacının eski eşi ve kardeşinin, ipotek borçlusu olarak dahil olduğu krediyi, davacının ödediği iddiasının kabulü halinde dahi bu krediyi müteselsil kefil eşi ve kardeşi adına ödediğinin kabulü gerektiği, kaldı ki müvekkil adına bir ödeme söz konusu olmadığını, diğer yandan, her ne kadar dava dilekçesinde, davanın hukuki sebebine ilişkin bir açıklama yer almamakta ise de davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığını, buna karşın TBK madde 82/1 “sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar” hükmünü içerdiğini, dolayısıyla davacı tarafın böyle bir ödeme yaptığı kabul edilse bile zamanaşımı süresinin öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl olduğu, davacının ödeme yaptığı sırada kimin ne miktarda sebepsiz zenginleştiğini bildiği, bunun için ayrıca bir araştırma ve inceleme yapılmasına gerek olmadığı, dava dilekçesindeki açıklamaların bu hususun davacı tarafından en başından beri bilindiğini ortaya koyduğu, bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresinin ödeme tarihi olan 19.01.2012 tarihinden itibaren işlemeye başladığı ve takip tarihi olan 2020 ile dava tarihi olan 2021 yılları itibariyle bu sürenin çoktan dolduğunu belirterek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar aksi halde ise cevap dilekçesinde öne sürülen diğer savunmaları kapsamında reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce 25/05/2023 tarihinde "Davaya konu alacak isteğinin dayandığı hukuksal nedenin TBK 77-82 maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak için istem hakkının, 6098 Sayılı TBK un 82 inci maddesine göre, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın (mülga 818 Sayılı BK un 66. maddesinde bir yıl) her halükarda zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının hüküm altına alındığı, davaya konu olayda, kredi borcunun ödemesinin 20/01/2012 tarihinde gerçekleştirildiği dolayısıyla sebepsiz zenginleşme olgusunu bilen davacının, borcun ödendiği 20/01/2012 tarihinde yapmış olduğu ödemeyi istemesinin mümkün hale geldiği, bu durumda, davacının talep hakkının doğduğu 20/01/2012 tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, takibin açıldığı 2020 tarihinde yasada öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi tamamlandığından aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." şeklinde karar verilmiş olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarih ve... Karar sayılı ilamı ile,
"Davanın dayanağının yukarıda belirtildiği gibi genel kredi sözleşmesine dayalı kefalet sözleşmesine dayandığı, başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olacağı, TBK 146. maddesi gereğince ise aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olacağı, iş bu davada davacının 110.000,00 TL bedeli 19.01.2012 tarihinde, 525,00 TL fek ücreti bedelini ise 20.01.2012 tarihinde ödediğinin dosyaya sunulan ödeme belgelerinden anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu bedel yönünden kefalet sözleşmesi hükümlerine göre davacının yapmış olduğu ödemeye ilişkin rücuda zamanaşımı süresinin kefilin alacaklıya son ifada bulunduğu 20.01.2012 tarihinden, dava konusu takibe girişildiği 15.10.2020 tarihine değin 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı değerlendirilmiştir.
Bu itibarla yerel mahkemece işin esasına girilerek taraf delillerinin toplanmasından sonra değerlendirilmesi gerekirken alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine yönelik verilen karar isabetli görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu nedenlerle kabulü gerekmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir." ifadelerine yer verilerek dosya yeniden yargılama yapılması amacıyla mahkememize gönderilmiştir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek mahkememiz 17/07/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosya bankacılık alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 05/09/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ...'ın dava dışı T.C. ... Bankası A.Ş.'den kredi kullandığı, davacı ile birlikte davacının eski eşi olduğu beyan edilen ...ın kullandığı krediye müteselsil kefil olduğu,...'in ...simli şahısla birlikte malik oldukları Muğla/Merkez, ...i Mah.,... parsel"de kayıtlı gayrimenkul üzerinde; ...a ait başka bir gayrimenkulle birlikte 300.000,00 TL bedelle müşterek ipotek tesis edildiği, davacı tarafından davalı ...'a ait ...Menderes Şubesinde bulunan ... nolu hesaba, 19.01.20212 tarihinde ...N KREDİ KAPAMA BEDELİ OLARAK... TESLİMATI" açıklaması ile 110.000,00 TL gönderildiği, davacı tarafından T.C....Bankası A.Ş.'ye 20.01.2012 tarihinde 525,00 TL ödendiği, Menderes İcra Dairesinin... E. sayılı dosyasında yer alan işlemiş faiz kalemlerinin tam olarak doğru hesaplandığı, bu nedenle takip talebinde belirtilen asıl alacak ve işlemiş faiz kalemlerine itibar edilmesi gerektiği hususlarında görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Menderes İcra Dairesi Müdürlüğünün...Esas sayılı icra dosyası, 05/09/2025 havale tarihli bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı ile dava dışı banka arasında 18.02.2010 tarihli 15.000,00 TL limitli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi'nin düzenlendiği, davacının bu sözleşmeye 21.000,00 TL miktarında müteselsil sıfatıyla kefil olduğu, sözleşmede aynı miktarda...'in de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, istinaf ilamnda da belirtildiği üzere TBK’nın 581 ilâ 603. maddeleri arasında düzenlenen kefalet  sözleşmesiyle kefilin, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmekte olduğu, kefalet sözleşmesinde kefilin kefaletten doğan borcunu ödedikten sonra ödeme nispetinde alacaklının haklarına halef olup, asıl borçluya rücu edebileceği, buna göre kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olacağı, kefilin alacaklıya ifada bulunmasıyla kefalet borcu sona ermekle birlikte kefilin alacaklı yerine geçerek borçluyu takip etme imkânı kazanacağı, bu nedenle kanun koyucu kefilin himayesi amacıyla alacaklının asıl borç ilişkisinde sahip olduğu haklara halef olmasını ve bu şekilde asıl borçluya rücu edebilmesini öngördüğü, bu kapsamda kefilin alacaklıya halef olmasının amacının, asıl borçluya rücu hakkı oluşturduğu, kefilin alacaklının haklarına halef olmasının, bütün kefalet sözleşmeleri için mevcut olduğu, bu doğrultuda müteselsil kefilin de alacaklıya yaptığı ifa oranında alacaklının haklarına halef olacağına, kefilin alacaklının haklarına halef olmasının kanundan kaynaklanmakta olduğunu, kendiliğinden gerçekleştiğini, alacaklının haklarının kefil tarafından tatmin edildikten sonra asıl borçlu ile alacaklı arasındaki borç ilişkisinden bağımsız yeni bir alacak hakkı meydana geldiği, alacaklının haklarına halef olan kefilin borçludan rücu hakkı adı altında alacak tahsil hakkını elde edeceği dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda da davalı ...'ın dava dışı T.C.... Bankası A.Ş.'den kredi kullandığı, davacı ile birlikte davacının eski eşi olduğu beyan edilen ...'in ...ın kullandığı krediye müteselsil kefil olduğu, ...'in ... isimli şahısla birlikte malik oldukları Muğla/Merkez, ... Mah.,...parsel"de kayıtlı gayrimenkul üzerinde;...'a ait başka bir gayrimenkulle birlikte 300.000,00 TL bedelle müşterek ipotek tesis edildiği, davacı tarafından davalı ...'a ait...Menderes Şubesinde bulunan ... nolu hesaba, 19.01.20212 tarihinde "...'IN KREDİ KAPAMA BEDELİ OLARAK ... TESLİMATI" açıklaması ile 110.000,00 TL gönderildiği, davacı tarafından T.C. ... Bankası A.Ş.'ye 20.01.2012 tarihinde 525,00 TL ödendiği, Menderes İcra Dairesinin...E. sayılı dosyasında yer alan işlemiş faiz kalemlerinin tam olarak doğru hesaplandığı, bu nedenle takip talebinde belirtilen asıl alacak ve işlemiş faiz kalemlerine itibar edilmesi gerektiği hususlarında görüş bildirildiği davacı kefil tarafından davalı lehine ödenen kredi borcu miktarı uyarınca davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulü ile davalı tarafın itirazının iptaline ile takibin devamına, alacağın likit ve hesaplanabilir olup davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Menderes İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibine devamına,
2-Kabul edilen asıl alacak üzerinden %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken ancak adli yardım talebinin kabulü nedeniyle alınamayan 615,40-TL başvurma harcı ve 13.492,29-TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 14.107,69-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Yargılama aşamasında adli yardım kabulü nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 127,00-TL elektronik tebligat ve 1,00-TL (KEP) posta masrafı olmak üzere toplam 128,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Mahkememiz bozma öncesi .... Esas sayılı dosyasında alınan 12/12/2022 tarihli adli yardım talebinin kabul ara kararı ile yargılama masrafları için kullanılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü tarafından 19/12/2022 ve 06/08/2025 tarihinde dosyaya yatırılan toplam 5.500,00 TL suç üstü ödeneğinden artan kısmının karar kesinleştiğinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürülüğüne iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza