Danıştay 5. Daire, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY sohbetlerine katılım ve iltisak tespitlerine dayalı OHAL Komisyonu ret kararını hukuka uygun bulan istinaf kararını onadı.
Özet: Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesinin reddi kararları Danıştay tarafından onanmıştır; Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının, özellikle ağır ceza mahkemesi kararındaki tanık beyanları ve dosyadaki diğer tespitlerle ortaya konulduğu gerekçesiyle, örgütün sohbet toplantılarına katılımı ve yapıya ait yurt ile ilgili mali faaliyetlerde yer alması gibi eylemleri göz önünde bulundurarak temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/5258Karar No : 2025/9759Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı):... Müdürlüğü / ...Vekili : Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E... K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, hiç kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı için suçlanamayacağı, Bank Asya’nın faaliyetlerinin yasal olduğu, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, üyesi olduğu belirtilen sendika hakkında terör örgütüyle bağlantısı bulunduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, bir derneğe, sendikaya veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olma, faaliyetlerine katılmanın örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, Devletin izin ve gözetiminde faaliyette bulunan kuruluşlara yapılan ödemelerin hiçbir şekilde ihraç gerekçesi olarak değerlendirilemeyeceği, Komisyon kararında bahsedilen derneğe üye olmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...K... sayılı kararında yer alan; ''....tanık M.V.A. " sanığın FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütü yapılanmasının Sivas Merkezdeki sohbetlerine gidip geldiğini, kendisinin çay içme adı altında sohbete gittiğini söylediği, Sivas Divriği'ye 2,5 saat uzaklıkta olduğundan bazı gidişlerinde bu FETÖ-PDY Silahlı Terör Örgütü yapılanmasının kasası olarak tabir edilen ... isimli 1,65 boylarında esmer Tekirdağlı olduğunu duyduğu kişiden yapıya ait inşaat halinde olan yurt ile ilgili çalışanların hakedişlerini sanığın alarak kendilerine elden teslim ettiği" şeklindeki beyanı, dosyamızın diğer sanığı N.I.'nın etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek ifadesinde "Ereğli'ye geldikten sonra şeker fabrikasında çalışan T.T. ile tanıştığını, samimi olmaları üzerine kendisini sohbetlere çağırdığını ve Z.E.'nin evine gittiklerini, Z. E.'nin sohbet grubunda sanığında olduğu" şeklindeki beyanı, T.T.'nin etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek ifadesinde "Z.E.'nin kendisiyle tanıştığını, sohbetlere davet ettiğini, başlarda gitmek istemese bile 2014-2015 yıllarında aralarındaki samimiyetin artması nedeniyle sohbetlere ara sıra gittiğini, tapuda çalışan çalışan ismini ... olarak bildiği kişininde sohbetlere geldiği.." tespitleri ile dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.Öte yandan, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğini devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle Sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden Sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Uyuşmazlıkta, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Ufuk Bayındır Sen Sendikası'na Ocak-2015-Kasım-2015 tarihleri arasında 11 ay süreyle üyelik kaydının bulunduğu belirtilmiş ise de davalı idare tarafından, davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.