İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, iletişim ve halkla ilişkiler hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında nisan ayı faturasının zımnen kabulünü inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, iletişim ve halkla ilişkiler hizmet sözleşmesinden kaynaklanan nisan ayı hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali davasına dair olup; davacı, mart ayı ödemesini alan davalının, medya planının esnek doğasını ve hizmetin gerektirdiği adaptasyonu kabul ettiğini, hizmetlerin de bu doğrultuda yerine getirildiğini savunurken, davalı taraf ise taahhüt edilen hizmetlerin çoğunluğunun yerine getirilmediğini iddia etmiş ve ilk derece mahkemesi, hizmetin niteliği, taraflar arası iletişimdeki esneklik beyanları ile davalının mart ayı faturasını ödeyerek zımni kabulünü göz önünde bulundurarak bir sonuca ulaşmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/803 KARAR NO : 2026/1069T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2020/395 KARAR NO : 2022/84 DAVA TARİHİ: 23/09/2020KARAR TARİHİ: 10/02/2022DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 09/09/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mart, Nisan ve Mayıs/2020 aylarını kapsayan 3 aylık dönem için davacı tarafından iletişim ve halkla ilişkiler hizmeti sunulması ve davalı tarafından aylık 8.500,00 TL+KDV (10.030,00 TL) ödeme yapılması hususunda tarafların anlaştıklarını, müvekkil tarafından Mart/2020 döneminde görülen hizmetler karşılığında düzenlenen faturanın davalı tarafından ödendiğini, Nisan ayında sunulan hizmetlere karşılık 30/04/2020 tarihli KDV dahil 10.030,00 TL bedelli fatura bedelinin ise ödenmediğini, bunun üzerine 08/05/2020 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'inin kullanmakta olduğu e-... adresine gönderilen e-... ile 26/05/2020 tarihine kadar ödeme yapılmasının talep edildiğini ancak ödenmediğini, davalı taraf hizmetlerin büyük çoğunluğunun yerine getirilmediğine dair iddiası gerçek dışı olmakla birlikte anlaşma konusunun stratejik iletişim danışmanlığı, halkla ilişkiler projeleri ve medya ilişkileri konularında danışmanlık olması ve söz konusu hizmetin basın ve medya ilişkileri yoluyla yürütülmesi nedeniyle gerçekleştirilecek hizmetlere yönelik kesin bir taahhüt verilmesinin imkansız olduğunu, anlaşma konusu hizmetin niteliği gereği takip süreçleri müvekkili tarafından yürütülen işlerin ne zaman basında yer bulacağının tam olarak bilinemeyeceğini, Nisan ayında ... Gazetesinde yayımlanması beklenen röportaj çalışmasının Mayıs ayında yayımlanmış olmasının da bu hususu kanıtladığını, anlaşma aşamasında taraflar arasında yürütülen müzakerelerde taslak olarak belirtilen planda yer alan hizmetlerin birebir gerçekleştirilemeyebileceği veyahut planda belirtilen ay içerisinde basında yer almayabileceğinin davalıya açık bir şekilde belirtildiğini, davalının ise bu hususları bilerek hizmet almayı kabul ettiğini, davalıya iletilen 3 aylık iletişim planı hiçbir şekilde kesin taahhüt içermediğinin ...'ye gönderilen 06/03/2020 tarihli e-...'da açık ve net bir şekilde bildirildiğini, netice itibariyle hizmet verilmesine rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı için takip başlatıldığını ancak haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptaline karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin davacı taraftan sunacağı hizmetin kapsamını belirleyen bir çalışma talep ettiğini, bu talep karşısında davacı tarafça üç aylık hizmet planı çıkarıldığını ve gerçekleştirileceğinin taahhüt edildiğini, davalının işbu hizmet planı ve kapsamına binaen ve davacı tarafın taahhüdüne güvenerek hizmet almayı kabul ettiğini, ancak taahhüt ettiği hizmetlerin büyük çoğunluğunu yerine getirmediğini, bu nedenle nisan ayı faturasının ödenmediğini, hizmeti yerine getirmeyen davacının alacağının bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; "...taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca davacı tarafından davalıya gönderilen mail ile 3 aylık medya iletişim planının davalıya sunulduğu ve bu mailde medya iletişim planında belirtilen şekilde bire bir aynı rotayı takip etmenin mümkün olmadığı, birbirine eşdeğer yayınlar ile ilerleneceğinin iletildiği ve sözleşmenin bu şekilde kurulduğu, mart ayında sunulması gereken bazı hizmetlerin bire bir sunulmadığı ancak eşdeğer yayınlarla mart ayında yapılması gereken bazı programların nisan ve mayıs ayında yapıldığı, buna rağmen davalı tarafça davacının mart ayına ilişkin düzenlemiş olduğu hizmet fatura bedelinin davalı tarafça ödendiği, davalının işbu fatura bedelin ödemekle medya iletişim planının bire bir uygulanmadığını bildiği halde fatura bedelini ödemekle bu durumu zımmen kabul ettiği, kaldı ki alınan bilirkişi raporuna göre de taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince ve verilen hizmetin niteliği itibariyle sözleşme kapsamında davacının işin doğası gereği yayın garantisi veremeyeceği ve davalıya göndermiş olduğu 05/08/2020 tarihli mail ile nisan ayında yapılması kararlaştırılan ancak çeşitli nedenlerle yapılamayan programlar ile güncellenmiş medya planlamasını hazırladığı ve davalıyı bu konuda bilgilendirdiği, yine aynı şekilde nisan ayında da sunulması planlanan hizmetlerden bir kısmının davacı tarafça yerine getirildiği bir kısmının ise bire bir yerine getirilemediği ancak yerine getirilemeyen nisan ayı hizmetleri yerine davacı tarafça nisan ayında yerine getirilmesi gereken para dergisi, soru cevap çalışması yerine "corona virüs indirim tuzağına düşmeyin" konulu ... gazetesinde röportaj yayınlandığı, yine nisan ayında yapılması gereken ... Gazetesi röportajı yerine ... Gazetesi'nde yapılan röportajın yayınlandığı, bu hali ile davacının medya iletişim ve halkla ilişkiler hususunda üzerine düşen yükümlülüklerine yerine getirdiği, davalının takip konusu fatura içeriği hizmeti almış olduğu bu hali ile fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından gerek mart gerekse nisan aylarında hizmetin gereği gibi verilmediğini, mart ayı hizmetlerinin bir kısmının nisan ayında gerçekleştirildiğini, nisan ayında ise taslak planda yer almayan başkaca hizmetler verildiğini, her ne kadar mahkemece alternatif hizmetler gözetilerek dava kabul edilmiş ise de bu hizmetin şirkete olan katkısının tartışılmadığını, verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, sözleşmeden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Davacı tarafından 25/02/2020 tarihinde Tera bilişim danışmanlık hizmetleri, faaliyetleri ile ilgili ...'ı da dahil olmak üzere iletişim faaliyetlerini yürütmek üzere aylık 8.500 TL + KDV hizmet bedeli talep edildiği davalıya bildirilmiş, hizmetin konusu "Stratejik iletişim danışmanlığı, hedef kitleye yönelik halkla ilişkiler projeleri ve medya ilişkileri konularında danışmanlık hizmeti vermek" olarak açıklanmış, devamında verilecek hizmet içeriği ana başlıklar halinde belirtilmiştir. 06/03/2020 tarihinde ise davacı tarafça mail ortamı üzerinden mart, nisan, mayıs aylarına ilişkin 3 aylık iletişim planı gönderilmiş, ayrıca "3 aylık medya iletişim planımız ektedir. Birebir aynı rotayı takip etmek mümkün olmadığı zamanlar olsa bile hep birbirine eşdeğer yayınlarla ilerleyeceğiz." şeklinde not düşülmüştür. Davalı tarafından mart ayına yönelik hizmet bedeli ödenmiştir. Nisan ayı faturası ise davalı tarafça kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesinde; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarihli 2001/1 E. 2003/1 K. Sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı kararı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 26/12/2024 tarihli 2023/1909 E. 2024/5226 K. sayılı kararları uyarınca dava konusu fatura davalı tarafça defterlerine kaydedilmediği ve yasal sürede iade edildiği için hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece mali müşavir ve basın yayın radyo iletişim uzmanı bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda teknik yönden yapılan incelemede; halkla ilişkiler ajanslarının halkla ilişkilerini yaptığı firmaların haberlerin basında yayınlanması için çalıştıkları ancak bu yayınların garantisini veremeyeceği, zira mesleğin doğası gereği bunun mümkün olmadığı, 1972 yılında kurulan ... Derneğinin yayınladığı ve bir çok derneğin imzaladığı "İletişim Ve Medya İlişkileri Yönetiminde Mesleki İlkeler" metninin 16. maddesinin "kurum/şirket yöneticileri ve iletişim profesyonelleri temsil ettiği şirkete, markaya, kuruma ait içeriği, mecraların ihtiyaç ve beklentiseni uygun bir biçimde hazırlar ve medya mensubunun değerlendirmesine sunar", 17.maddesinin "kurum/şirket yöneticileri ile iletişim profesyonelleri sunduğu içeriğin haber, ropörtaj, yorum vb olarak yayınlanmasının garantisi olmadığının bilincindedir" şeklinde olduğunu, gazetecilik ve halkla ilişkiler mesleğinin doğasından dolayı medyada yayınlanması amacı ile yapılmış bir röportajın veya basın bülteni ile duyurulmuş bir bilginin basın organlarında ne zaman yayınlanacağının bilinemeyeceği, planlanmış veya organize edilmiş bir radyo, internet veya televizyon programına konuk olarak katılımların çok çeşitli sebeplerle ertelenip iptal edilebileceği, yayıncının gündemin durumuna göre değerlendirme yaparak yayın tarihine karar verebileceği, bu nedenle halkla ilişkiler ajanslarının yayın garantisi veremeyeceği, dosya kapsamında da bu yönde bir garanti verilmediği aksine medya iletişim planının güncellenebileceği, eksikliklerin eşdeğer yayınlarla telafi edilebileceğinin davacı tarafça gönderilen 06/03/2020 tarihli e-postadan anlaşıldığı belirtilmiştir. Davalıya gönderilen taslak planda nisan ayında öngörülen yayınların; 1-...- ... program konuğu, 2-Kvkk konulu basın bülteni hazırlanması, 3-Para Dergisi soru cevap çalışması, 4-... Gazetesi röportajı hazırlanması, 5-... TV- ... programlarının yapılması olduğu, bunlardan 1, 2 ve 5 nolu programların gerçekleştirildiği, 3 ve 4 nolu yayınların gerçekleştirilemediği, gerçekleştirilemeyen bu programlar yerine davacı tarafça "Corona Virüs İndirim Tuzağına Düşmeyin" konulu davalı şirket yetkilisi ... ile yapılan röportajın ... Gazetesinde yayınlandığı, ... Gazetesinden ... tarafından davalı şirket yetkilisi ... ile yapılan röportajın 23/06/2020 tarihinde yayınlandığı, yine davalı şirket yetkilisi ...'nin ... kanalında canlı yayın konuğu olduğu, bir kısım dergilerde çeşitli haberler yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına sunulan kayıtlar, bilirkişinin sektörel değerlendirmesi, verilecek hizmetin niteliği, her ne kadar taslak program belirlenmiş ise de davacı tarafından garanti verilememesi, aksamalar ve değişiklikler olsa da netice itibariyle hizmetin verildiği kanaatine varıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve dava konusu alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, davalı vekilinin istinaf talebi yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 172,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 560,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/09/2026