İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı hükmedilen 10.000 TL tazminatın yasal kesinlik sınırını aşmaması nedeniyle istinaf talebini reddetti.
Özet: Bu hukuki evrakta, ilk derece mahkemesi tarafından trafik kazasına bağlı araç değer kaybı davasında davacı lehine hükmedilen 10.000 TLlik tazminat kararına karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu değerlendirilmektedir; Bölge Adliye Mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca davanın açıldığı 2024 yılı için belirlenen 28.250 TLlik istinaf kesinlik sınırının, hükmedilen tazminat miktarından yüksek olması nedeniyle, davalının karara karşı istinaf hakkı bulunmadığına ve kararın kesin nitelikte olduğuna karar vererek, istinaf başvurusunu esastan incelemeksizin usulden reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2026/2013
KARAR NO: 2026/1276
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/12/2025
NUMARASI: 2024/360 (E) - 2025/1265 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 02/09/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazasına bağlı tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince "Açılan davanın kabulü ile davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL araç değer kaybının 21/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.
Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu davanın açıldığı 2024 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250 TL'dir.
Somut uyuşmazlıkta, hükmedilen 10.000 TL, davanın açıldığı 2024 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf dilekçesinin, HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine,
2-İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/09/2026