Çalışanın telekomünikasyon şirketindeki görevinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında gazetecilik olduğunun tespiti ve 2a basın sigortası koluna düzeltilmesi talebi.
Özet: Eski bir çalışanın, telekomünikasyon şirketi bünyesinde 19.02.2001 ile 31.10.2008 tarihleri arasında 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında gazeteci olarak çalıştığının tespiti ile sigorta kayıtlarının "basın sigortası kolu" olarak düzeltilmesi ve prim farklarının işverenden tahsilini talep ettiği davada, davalı işveren, şirketin telekomünikasyon hizmeti verdiğini, çalışanın görevinin (seslendirme şefi) gazetecilik faaliyeti olmadığını ve davanın hak düşürücü süreye takıldığını savunurken, diğer davalılar kendileri nezdindeki çalışmanın ve önceki kararların bağlayıcılığının ispatlanması gerektiğini ileri sürmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5037 E.  ,  2026/5128 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1300 E., 2023/137 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/340 E., 2022/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili, davalı Kurum vekili, davalılar ...ile .. Mobil Telekomünikasyon Hiz. A.Ş. vekili, davalılar .. .. Televizyon Teknik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş, .. İnternet Hizmetleri ve Pazarlama Tic. A.Ş, .. Yazılım Servis Hizmetleri Tic. A.Ş. unvanlı şirketleri temsilen TMSF vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne kabulüyle duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19.02.2002 - 31.10.2008 tarihleri arasında eski adı “..” olan davalının Haber ve Spor Müdürlüğü bünyesinde, 5953 sayılı Basın İş Kanun’a tabi gazeteci olarak çalıştığı, davalı işyeri tarafından Kuruma bildirimlerinin basın iş sigortası kolundan yapılmamış olduğu, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2008/781 Esas sayılı dosyası ve İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2008/808 Esas sayılı dosyalarında davacının çalışmalarının gazetecilik işkolunda geçtiğinin tespit edildiği iddiasıyla davacının 19.02.2002 - 31.10.2008 tarihleri arasında davalı ...Ş.’nde geçen çalışmalarının Basın İş Kanunu kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili 10.03.2015 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesini açıklayarak özetle; davacının 19.02.2001 – 31.10.2008 tarihleri arasında, davalı ve dahili davalı şirketler nezdinde sigorta kayıtlarında yer alan giriş çıkış tarihleri dikkate alınarak, 2A basın Sigortası Kolundan Sigortalanması gerektiğinin ve basın sigortasından kaynaklı prim farklarının işverenden tahsili gerektiğinin tespitine, davacının ... sigorta kaydının, davaya konu dönem için “basın sigorta kolu” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
3.Davacı vekili 03.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde maddi hata yapılarak bir yıl sonrasını yazdıkları, bu maddi hatayı düzelterek davacının 19.02.2001 - 31.10.2008 tarihleri arasındaki çalışma süresinde 2A basın Sigortası Kolundan Sigortalanması gerektiğinin ve basın sigortasından kaynaklı prim farklarının işverenden tahsili gerektiğinin tespitine, davacının ... sigorta kaydının, davaya konu dönem için “basın sigorta kolu” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı, davacının 5953 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı, bir işyerinin Basın İş Kanunu kapsamına girebilmesi için Türkiye’de yayımlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajansı olması gerektiği, davalı iş yerinin ise sadece telekomünikasyon hizmeti vermek üzere yetkilendirilmiş olduğu, dolayısıyla Basın İş Kanuna tabi bir hizmet veya faaliyet yürütmesinin mümkün olmadığı, davacının yaptığı işin gazetecilik ile ilgisinin olmadığı, davacının ajanslardan geçiler haberlerden davalı şirket ilkelerine uygun olanları seçip, davalı şirketin web sitesine aktaran ve yine abonelerine SMS veya internet yoluyla ulaştırılmasını sağlayan ekipte çalıştığı, davalı şirketteki unvanının ise ‘Seslendirme Şefi’ olduğu, davacının yaptığı işin fikir işçiliği değil, hazır gelen metinleri seslendirmekten ibaret olduğu, seslendirme işinin gazetecilik anlamında fikir ve sanat işi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının davalı şirketin ürünlerinin veya hizmetlerinin artırılmasına yönelik destek amaçlı bir pazarlama faaliyetinin içinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. ve Telsim Mobil .. Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde 4 şirketi davalı olarak göstermesine karşın yalnızca .. A.Ş. nezdinde çalıştığı açıklamasında bulunduğu, davacının hangi davalı nezdinde, hangi tarihler arasında, hangi unvanla çalıştığını belirtmesi ve ispatlamasının, gazeteci olarak çalıştığı dönemde sarı basın kartına sahip olup olmadığının incelenmesi gerektiği, davacının çalışmalarının gazetecilik iş kolunda geçtiğine yönelik İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2008/781 Esas sayılı ve İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2008/808 Esas sayılı dosyalarını delil olarak bildirdiği ancak bunun davalı şirketler tarafından bağlayıcılığının bulunmadığı, davalılar anılan davaların tarafı olmadıklarından verilen kararların davalılar hakkında uygulanabilmesinin mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işveren tarafından Kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi bildirimin yapılmadığına dair de Kuruma herhangi bir şikâyet gelmediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacı vekilinin ... sicilden terkin olunan .. İçerik İletişim Hiz. A.Ş.’ne ihya etmeyeceklerini beyan etmesi karşısında bu dahili davalı yönünden açılan davanın HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereğince usulden reddi gerektiği, 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki tabloya 10.01.2013 tarihli ve 6385 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle (16) no.lu sıra eklenerek basın ve gazetecilik mesleğinde "Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar" denilerek tekrar madde kapsamına alındığı, Kanunun açık hükmü karşısında basın mesleğinde basın kartı sahibi olmadan 5953 sayılı Kanuna tabi olarak çalışanlar ile basın ve gazetecilik iş yerlerinde 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre çalışanların kapsam dışında olduğu sonucu çıktığı, diğer bir deyişle bu hüküm karşısında her gazeteci itibari hizmet kapsamında olmadığı gibi her basın kartı sahibi de doğrudan bu kapsamda kabul edilmediği, davacının 01.10.2008 tarihi öncesinde yani 506 sayılı Kanun'un yürürlükle olduğu dönemde davalı iş yerlerinde “haber spikeri ve editör” olarak çalışmalarına dair davalı Kuruma bildirilen sigortalılığının 5953 sayılı Basın İş Kanunun tabi olduğu ve dolayısıyla 506 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesi kapsamında bulunduğu, bununla birlikte davacının 01.10.2008 tarihinden sonraki tespitini talep ettiği sürelerde de çalışmasının niteliği itibariyle 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirgin olmakla birlikte, davacının bu Kanun kapsamında olmasının koşulu basın kartı sahibi olmak ve fiilen gazetecilik yapmak olduğu her ne kadar bu hüküm Anayasa Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve E.: 2019/62, K.: 2019/98 sayılı Kararı ile iptal edilmiş ise de 11.11.2020 tarihli 7256 sayılı Kanun'un 32. maddesi yeniden “14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanların her 360 gün için 90 gün itibari hizmet süresi zammından yararlanmasına” şeklinde benzer bir düzenleme yapıldığı, Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün 07.07.2017 tarihli cevabı yazısında davacıyla alakalı herhangi bir kaydın olmadığının bildirildiği göz önüne alındığında davacının basın kartı bulunmadığı anlaşıldığı, 01.10.2008 tarihinden itibaren basın mesleğinde basın kartı sahibi olmadan 5953 sayılı Kanun'a tabi olarak çalışanlar ile basım ve gazetecilik işyerlerinde 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre çalışanları kapsamadığı, davacının 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren çalışmalarının yukarıda belirtilen yasa ve kararname gereği tespitinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama, dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle tashihen davanın kısmen kabulü ile; davacının 01.10.2008 tarihi öncesi yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'un Ek-5 maddesi kapsamında, .. Kablo Televizyon Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş.’ne ait .. sigorta sicil numaralı iş yerinden 8 gün itibari hizmet süresi, .. İnternet Hiz. ve Paz. Tic. A.Ş.’ne ait .. sigorta sicil numaralı iş yerinden 146 gün itibari hizmet süresi, ..eli .. Servis Hiz. Tic. A.Ş.’ne ait .. sigorta sicil numaralı iş yerinden 100 gün itibari hizmet süresi, .. Telekom A.Ş.’ne ait .. sigorta sicil numaralı 56 gün itibari hizmeti süresi, .. Telekomünikasyon A.Ş.’ne ait .. sigorta sicil numaralı iş yerinden 211 gün itibari hizmet süresi, .. .. A.Ş’ne ait .. sigorta sicil numaralı iş yerinden 75 gün olmak üzere toplam 596 gün itibari hizmet süresi bildirilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 01.10.2008 sonrası çalışmalarının 5510 sayılı Kanun'un 40.maddesi kapsamında olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dahili davalı ... yönünden açılan davanın HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...Ş. vekili, davalı Kurum vekili, davalılar ...ile .. Mobil Telekomünikasyon Hiz. A.Ş. vekili, davalılar .. Kablo Televizyon Teknik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş, .. İnternet Hizmetleri ve Pazarlama Tic. AŞ, .. Yazılım Servis Hizmetleri Tic. A.Ş. unvanlı şirketleri temsilen .. vekili istinaf yoluna başvurmuşlar ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının .. .. Televizyon Teknik Hiz. San. ve Tic. A.Ş.'nde 19.02.2001 - 22.03.2001 tarihleri arasında 32 gün (8 gün itibari) hizmet süresi, . İnternet Hiz. ve Paz. Tic. A.Ş.'nde 01.11.2001 - 12.04.20 02... .08.2004 - 30.09.2005 tarihleri arasında 582 gün (146 gün itibari) hizmet süresi, .. Yazılım Servis Hiz. Tic. A.Ş.'nde 13.04.2002 - 22.05.2003 400 gün (100 gün itibari) hizmet süresi, .. Telekom A.Ş.'nde 23.05.2003 - 08.10.20 03... .12.2003 - 31.07.2004 tarihleri arasında 224 gün (56 gün itibari) hizmet süresi, .. Telekomünikasyon A.Ş.'nin ... sicil sayılı iş yerinde 09.10.2003 - 16.12.20 03... .10.2005 - 30.11.2007 tarihleri arasında davalı Kuruma bildirilen 844 gün (211 gün itıbari) hizmet süresi, .. sigorta sicil numaralı iş yerinde 01.12.2007 - 01.10.2008 tarihleri arasında 300 gün (75 gün itibari) hizmet süresi bulunduğu, tüm çalışma döneminde itibari hizmet kodundan veya fiili hizmet zammı süresine tabi hizmet kodundan herhangi bir bildirim yapılmaksızın kuruma sigorta bildirimi yapıldığı davacının toplam 596 gün itibari hizmet süresi bildirilmesi gerektiği kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin hükümle sonuçlanan alacak davalarında, davacının çalışmasının, gazetecilik iş kolunda geçtiği tespit edildiğinden bu hususun tartışma konusu yapılamayacağı, davacının tespit davası açmada hukuki yararı bulunduğundan davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, ... A.Ş yönünden yargılamanın uzamaması adına, ihya davası açmadıkları, bu nedenle vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, 01.10.2008 - 31.10.2008 arası çalışma döneminde "basın sigortalısı olarak çalıştığı ancak itibari hizmetten yararlanmaya hak kazanamadığı" yönünde hüküm kurularak, Ekim 2008 ayı yönünden de davanın kabulü gerektiğini, aksi düşünülse dahi "kimse kendi kusurundan yararlanamaz" kuralı gereğince Ekim 2008 çalışma dönemi için davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, ...'nın taraf olduğu davalarda işçi karşısında yer alması yönündeki usul hukuku düzenlemelerinin anayasaya aykırı olduğunu anayasaya aykırılığının incelenmesi için davanın Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığı, davanın kısmen reddine karar verilmesine rağmen, davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, şirketin telekomünikasyon alanı ile sınırlı olarak faaliyet gösterdiği, basın, yayın ve enformasyon alanında iştigal etmediği, Basın İş Kanunu kapsamında bir iş yeri olmadığı, seslendirme şefi olan davacının ajanslardan geçilen haberlerden .. ilkelerine uygun olanları seçip, davalı şirketin web sitesine aktaran ve yine abonelere SMS veya internet yoluyla ulaştırılmasını sağlayan ekip bünyesinde çalıştığı, seslendirme işinin, gazetecilik anlamında bir fikir ve sanat işi olarak kabul edilemeyeceği, iş sözleşmesinde de 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre çalışacağının davacının açık kabulünde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamaanaşımı, yetki ve husumet itirazlarını yineledikleri, .. İş Mahkemelerinin yetkili olduğu, Kurumun davalı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kısmen kabul kısmen ret kararı bakımından Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
4.Davalılar ...ile .. Mobil Telekomünikasyon Hiz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesine özetle; davanın zamanaşımına uğradığı, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, itibari hizmet süresinin şartlarının gerçekleşmediği, eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemeyeceği, sigortalının çalışmalarının tamamının istisnasız olarak itibari hizmet süresine eklenemeyeceği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
5.Davalılar .. Kablo Televizyon Teknik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş., .. İnternet Hizmetleri ve Pazarlama Tic. A.Ş., .. Yazılım Servis Hizmetleri Tic. A.Ş. unvanlı şirketleri temsilen .. .. Sigorta Fonu vekili temyiz dilekçesine özetle; davada, ..'ye husumet tevcih edilemeyeceği, ..'nin taraf olabileceği ve taraf olamayacağı davaların Kanunda sınırlı sayıda gösterildiği, 5411 sayılı Kanun'un 134. maddesine göre .. sadece "…bu madde hükümlerine uygun olarak tasfiye olunan şirketlerin hakim ortakları ve yöneticileri ile üçüncü şahıslar aleyhine açılan şahsi sorumluluk, iflas ve alacak davalarını kanuni halef, ceza davaları kanuni müdahil sıfatıyla" devam ettirir hüküm bulunduğu, eldeki davanın sayılan davalardan biri olmadığı, ..'nin kanuni halefiyetinin, ortaklık hakları ile yönetim ve denetimini devraldığı şirketlerin sadece alacakları ile sınırlı olduğu, zira ..'nin de tasfiye edilen .. Yazılım Servis Hizmetleri Tic. A.Ş., ...ve .. .. Televizyon Teknik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş'den (kamu) alacağını tahsile çalıştığı, ..'nin tasfiye olunan şirketlerin borç ve yükümlülüklerine muhatap olmasının, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun ruhuna ve .. .. Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmeliğin uygulama amaçlarına aykırı olduğu, üç şirketin de tasfiye sürecinin devam ettiği, dava konusu taleplerin muhatabının, .. Cad. No:.. .. .. Kat:.. ../../.. adresinde mukim .. Yazılım Servis Hizmetleri Tic. A.Ş., .. İnternet Hizmetleri ve Pazarlama Tic. A.Ş. ve .. .. Televizyon Teknik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.'nin tasfiye komisyonları olduğu, .. yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştu.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çalışmaların Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.