Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, benzerlik ve kötü niyet iddialarıyla yapılan marka tescili itirazının reddi kararının iptali ve hükümsüzlük davası.
Özet: Bir şirket, uzun süredir tescilli ve yaygın olarak kullanılan ana unsur içeren markalarıyla yüksek derecede benzerlik gösteren, karıştırılma ihtimali yaratan, kendi marka serisinin bir devamı gibi algılanabilecek ve kötü niyetle yapıldığı iddia edilen bir başvuruya ilişkin itirazının haksız yere reddedilmesine dair idari kararın iptali ve karşı tarafın markasının hükümsüzlüğü talebiyle dava açmış; itirazı reddeden idari kurum ise, ortak unsurlardaki ayırt ediciliğin zayıflığını ve tüketicilerin markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden ayrı işaretler olarak algılayabileceğini belirterek, karışıklık veya diğer nispi ret nedenlerinin oluşmadığına karar vermiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/349 Esas - 2026/146
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/349 KARAR NO : 2026/146DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 16/08/2024KARAR TARİHİ : 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkili şirket adına “...” esas unsurlu markaların yıllardır ... nezdinde tescilli olduğunu, davalı tarafın “...” markası için tescil başvurusu yaptığını, başvuruya yaptıkları itirazın ... ve ... tarafından reddedildiğini, Müvekkilinin “...” esas unsurlu markalar dahil olmak üzere başta “...” ve diğer yüzlerce tescilli markanın sahibi olduğunu, “...” ibareli markalarını uzun zamandır ticaret hayatında kullandığını, Davalının “...” ibareli markasını 9.sınıfta tescil ettirmek istediğini, davalı başvurusunun müvekkiline ait “...” ibareli markalar ile benzerliğinin çok yüksek olduğunu, “....” sayısının başvuruya hiçbir ayırt edicilik katmadığını, Davalı başvurusunun müvekkiline ait “...” ibareli markaların serisi olarak algılanacağını, karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu ve 9.sınıf emtia grupları yönünden tescilinin mümkün olmadığını, beyan ederek, ... kararının 9.sınıf yönünden iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım , SMK 6/5 Maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ünvan ve isim hakkı , SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarına dayalı yaptıkları itirazın reddi konusunda verilen ... sayılı ... Kararının iptalinin , davalı markasının ileri de tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği, başvuru markasının başvuru sahibi tarafından vazgeçilmesi alınan ... kararınına etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 20/06/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 16/08/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişi hakları ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, "..." ibaresinden oluşan başvuruda yer alan "..." ibaresinin "akıllı" anlamına geldiği ve bu ibarenin dijital verileri analiz edip doğru sonuçlara varabilen ve eyleme geçirebilen akıllı sistem, ürün, hizmet veya teknolojilere işaret edecek ticaret alanında yaygın olarak kullanımı bulunduğu ve tescili talep edilen mallar bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olduğu görülmüş ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığından eskiye dayalı kullanım gerekçeli itirazların da reddi gerekmiştir. Son olarak 6769 s. SMK'nın 6(5), 6(6) ve 6(9) maddelerine dayalı itirazın kabulüne yönelik yeterli kanaat oluşmadığından belirtilen maddelere dayalı itirazlar kabul edilmemişti.KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... ... / ...23/12/2026 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE; "Davaya konu başvuru ile davacının itiraza mesnet markalarının aynı/benzer mal/hizmetleri kapsadığı, Markalar arasında SMK 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, ...’nın ... sayılı kararının yerinde olmadığı, Davalı başvuru sahibi yargılama aşamasında marka talebinden vazgeçmiş olup, başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği, Davalının kötü niyetinin ispatlanamadığı" şeklinde ifade edilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ..." ve " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markaları arasında dava konusu edilen "9 .ncu sınıftaki tüm mallar" açısından bilirkişi raporunda sayfa 7-8-9 daki tablo ile emtia benzerliği de oluştuğu;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu"9 .ncu sınıftaki tüm mallar" için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "...." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu "..." ibareli işaret ile davacının " ...." ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Diğer yönden ise ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar var olan iltibası ortadan kaldırmadığından bilirkişi heyet raporu da benimsenerek aksi yöndeki ... kararı yanlış olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... kararının iptaline 3-Dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.175,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.602,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesineDair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 06/04/2026 Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır