Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, marka başvurusu kısmi ve tümden ret kararlarının iptali için açılan davada iltibas ve öncelik iddiaları değerlendiriliyor.
Özet: Bu dava, davacı şirketin uzun süredir kullandığı markasının çekirdek ibaresinin tescil başvurularının, davalı şirketin itirazları üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından önce kısmen, ardından tamamen reddedilmesi kararlarının iptali talebini konu edinirken; davacı, kendi markasının daha önce tescilli olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve davalı markalarına karşı açılan hükümsüzlük davasında haklı çıktığını iddia etmekte, davalılar ise kararların markalar arası iltibas ve Kanuna uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/192 Esas - 2026/191

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/192
KARAR NO : 2026/191
DAVA : Marka ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 26/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2026 Yazım Tarihi: 13/05/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin 2010 yılından bu yana kullandığı “... ...” markasının esas unsuru olan “...” ibaresini tescil için yapmış oldukları başvuruya davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine .... kısmi ret kararı verildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazın da ... tarafından reddedildiğini, müvekkiline ait “... ...” ibareli markanın davalıların redde mesnet markalarından daha önce tescil edildiğini, markanın tüketici nezdinde öne çıkan unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin 2010 yılında kuruluşundan bu yana “...” markasını kullandığını ve çeşitli yatırımlarda bulunarak ülkemize katma değer kattığını, müvekkili şirketin yetkilisi ... ...’nin soyismini kullanarak tescil edilen “... ...” markasının davalı markalarından çok daha önce tescil edildiği halde, davalı Kurum tarafından müvekkili markasının esas unsurunun davalı adına tescil etmesine rağmen müvekkilinin yaptığı başvuruyu davalı markalarına benzer bularak reddetmesinin kabul edilemeyeceğini, itiraza dayanak olan ... tescil sayılı markanın kapsamında 25.sınıfın bulunmadığını, bu markanın başvuru aşamasında müvekkili markasının varlığı nedeniyle kısmen reddedilerek 25.sınıfın tescil kapsamından çıkarıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı markalarının hükümsüzlüğü için dava açıldığını, açılan davanın .... Mahkemesinde derdest olduğunu, anılan dosyada alınan Bilirkişi raporunda haklı olduklarının ispat edildiğini, “...” markasının yurt içinde ve yurt dışında yüksek tanınmışlığa ulaştığını, müvekkilinin marka hakkını ihlal niteliğinde olan davalı markalarının gerekçe gösterilerek reddedildiğini, müvekkili markasından haberdar olan ve marka tescili alan davalının kötü niyetli olduğunu, beyan ederek ... sayılı ... kararının iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
Davacı vekili 28/02/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; davanın tamamen ıslahı ile, işbu dilekçenin aynı zamanda yeni dava dilekçesi olduğu da dikkate alınarak; ... nın ... sayılı ... kararının da iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da her iki ... kararının iptalini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Islaha karşı cevap dilekçesinde de davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davaya konu başvuru için verilmiş bulunan iki ayrı ... kararı bulunduğunu işbu davaya konu ... kararı ile davacının başvurusunun kısmen reddedildiğini, diğer ... kararı ile davacı başvurusunun tümden reddedildiğini, davacının sadece kısmen ret kararına karşı dava açtığını, bu durumda usuli eksiklik bulunduğunu, davaya konu başvuru ile davalı markalarının esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, aynı/benzer mal/hizmetleri kapsadığını, SMK 6/1 anlamında benzerliğin gerçekleştiğini, davacının kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını Yargı içtihatlarında belirlenen müktesep hak koşullarının oluşmadığını, davacının isim hakkına ilişkin olarak ve tanınmışlığa ilişkin iddialarının Kurum tarafından SMK 6/1 kapsamında yapılan incelemede dikkate alınamayacağını, bu iddiaların hükümsüzlük davasında ileri sürülebileceğini, ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Islaha karşı cevap dilekçesinde de davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... başvuru sayılı markası hakkında ... tarafından kısmı red kararına yönelik ... nezdinde yapılan davacı tarafın itirazının nihai olarak reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, reddedilen emtialar açısından SMK 6/1 maddesine göre taraf markaları arasında iltibas ihtimali oluşup oluşmadığı, davalı firmanın ... kararının kısmen reddi konusunda verilen karara yönelik yapmış olduğu itiraz hakkında kurum tarafından verilen davalı firma itirazının kabulü ile başvurunun tümden reddine yönelik ... sayılı ... kararının davacının açmış olduğu bu davayı etkileyip etkilemeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Her iki ... kararının da 26/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da başlangıçta dava ettiği ... sayılı ... kararı açısından 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 26/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun 16/02/2024 tarihli ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...", "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
......Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile kısmi redde mesnet gösterilen markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca başvuru ile kısmi redde mesnet markaların aynı/aynı tür/benzer mal/hizmetleri kapsadıkları da tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.
Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR; İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
ISLAH suretiyle dava konusu edilen ... ...'nun 16/02/2024 tarihli ... sayılı kararında ise; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından başvurunun .... sayılı "...", " ..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca TÜMDEN REDDİ talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
“Kurul; "..." ibareli başvuru ile .... sayılı "...", " ..." ibareli itiraz gerekçesi markaları bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından yüksek düzeyde benzer markalar olarak değerlendirmiştir. Buna ilaveten, başvuru ile itiraz gerekçesi .... sayılı markaların benzer/ilişkilendirilebilir mal ve hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu sebeple, başvuru ile .... sayılı itiraz gerekçesi markalar arasında 25. Sınıfta kalan mallar bakımından da karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve itiraz haklı bulunmuştur.” gerekçesiyle İtirazın kabulüne ve başvurunun tümden reddine oybirliği ile karar verilmiştir ." şeklinde ifade edilmiştir.
5000 sayılı ... KANUNU
Madde 15/C ".... Dairesinin kararları Kurumun nihai kararlarıdır. Bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir. " hükmü,
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Kazanılmış hak kavramı, .... daha önceden tesçilli olan markanın aynısının önceki sahibine bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak yeni markayı da alabileceği düşüncesinden ortaya çıkmıştır.
Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde ifade edilmektedir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
... sayılı kararında
Davacı başvuru Markası Davalı Markaları
...
16/02/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1-Davaya konu başvuru ile davalının itiraza mesnet markalarının aynı/benzer mal/hizmetleri kapsadığı, markayı oluşturan ibarelerin aynı olduğu ve markalar arasında SMK 6/1 kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu,
2- Davacının müktesep hak iddiasına ilişkin olarak önceki markasını uzunca süredir kullandığına dair dosyada yeterli delil bulunmadığı, bu nedenle işbu dosya kapsamında sunulan delillerin incelenmesi neticesinde müktesep hak koşullarının oluşmadığı ve SMK 6/1 kapsamında verilen ... kararının yerinde olduğu,
3- Kullanım ispatına ilişkin olarak .... Mahkemesi kararının beklenip beklenmeyeceği konusunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu,
4- Mahkemede, davacının markayı uzun süredir kullandığına ilişkin kanaat oluşması halinde, davacının ... sayı ile tescilli markasının bu davaya konu başvuru açısından müktesep hak teşkil edeceği ve davacının müktesep hak iddiası değerlendirilmeden SMK 6/1 kapsamında yapılan incelemeye dayalı olarak verilen ... sayılı ... kararının hatalı olduğu,
5-Başvurunun tümden reddine dair verilen ... sayılı ... kararının kesinleşmiş olması halinde dava şartına ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin asıl davada ek rapor alınması, ıslah suretiyle yeni davasında da yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
... sayılı ... kararı yönünden ;
... davacının başvuru markasından 25.nci sınıftaki emtialar davalı firmanın itirazı üzerine davalıya ait .... ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi kararı verildiği, davacının itirazı da anılan ... kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre ;
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " .... ve .... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; her iki taraf markasının asli unsurunun ... şeklinde öne çıktığı;
Diğer yönden başvurunun kapsamında olup da reddedilen 25.nci sınıftaki malların davalılara ait mesnet markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı olduğu bilirkişi 7.nci sayfasında karşılaştırmalı olarak gösterildiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının " .... " ibareli tescilli markalı mallarından /hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Davacı tarafın önceki markası ... sayılı ... olup başvuru markası ile bütünsel olarak aynı olmadığından , yani önceki ve sonraki markaları aynı olmadığından müktesep hak koşulu oluşmayacağına kanaat getirilmiştir.
Neticeden ... sayılı kararı yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
... sayılı ... kararı yönünden ;
Davacı taraf ıslah dilekçesi ile bu kez ... sayılı kararının iptalini de talep etmektedir.
Anılan kararda davacının marka başvuru hakkında davalı firmanın itirazı üzerine "“Kurul; "..." ibareli başvuru ile .... sayılı "...." ibareli itiraz gerekçesi markaları bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımından yüksek düzeyde benzer markalar olarak değerlendirmiştir. Buna ilaveten, başvuru ile itiraz gerekçesi.... sayılı markaların benzer/ilişkilendirilebilir mal ve hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu sebeple, başvuru ile .... sayılı itiraz gerekçesi markalar arasında 25. Sınıfta kalan mallar bakımından da karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve itiraz haklı bulunmuştur.” gerekçesiyle İtirazın kabulüne ve başvurunun tümden reddine oybirliği ile karar verilmiştir ." şeklinde karar verilmiştir.
Islah ile dava konusu edilen .... sayılı sayılı ... kararının 26/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının ise yukarıda belirtilen 2 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra ... kararının iptalini 28/02/2026 tarihli ISLAH dilekçesi ile dava etmiş olup bu sürenin de resen nazara alınması gereken bir süre olduğundan hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1- ... sayılı ... kararının iptali istemli açılan davanın REDDİNE,
2- ... sayılı ... kararının iptali istemli ıslah suretiyle açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE,
3- ... sayılı ... kararının iptali istemli açılan davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4- ... sayılı ... kararının iptali istemli açılan davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5- ... sayılı ... kararının iptali istemli açılan davada AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-... sayılı ... kararının iptali istemli açılan davada AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 29/04/2026
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır