Şirketin geriye dönük sigorta primi teşvikinden yararlanma talebinin kurumca reddinin hukuka aykırılığı davasında, Yargıtayın esasa girilmesi yönündeki bozmalarına rağmen davanın yerel mahkemece ısrarla konusuz kaldığına karar verilmesi.
Özet: Bir şirket, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) geriye dönük sigorta primi teşvikinden yararlanma talebini, bir genelgeyi gerekçe göstererek reddetmesi üzerine dava açmış; dava sürecinde, ilk derece mahkemesi başlangıçta pasif husumet eksikliği nedeniyle davayı usulden reddetmiş, ancak yüksek mahkeme SGKnın husumet ehliyeti bulunduğunu ve esas hakkında karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur; bozma sonrası ilk derece mahkemesi davayı 5510 sayılı Kanunun ek 17. maddesi uyarınca konusuz bulmuş, fakat bu madde fıkrasının iptali üzerine yüksek mahkeme tekrar bozma kararı vererek davanın esasına girilmesini istemiştir; buna rağmen, ilk derece mahkemesi yine davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/104 E., 2022/8 K.Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı .. İçecek A.Ş.'nin 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesindeki sigorta primi teşvikinden Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 103/4.f. hükmü uyarınca yararlanma hakkına sahip olması nedeniyle 21.12.2015 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek, şirketin .. mh. .. Sk. No:../.. .. / .. adresinde kurulu bulunan ve .. Sosyal Güvenlik Merkezinde .. dosya numarası ile işlem gören işyerinde Nisan 2011 ile Ekim 2015 dönemlerinde çalışanları için geriye dönük olarak anılan sigorta prim teşvikinden yararlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurum 2015/10 sayılı genelge ile geriye doğru yararlanmanın yasaklandığı gerekçesi ile talebi reddettiği, bu nedenlerden dolayı davalı Kurumun şirketin 21.12.2015 tarihli başvurusuna istinaden, Kurum tarafından yapılan reddin hukuka aykırı olduğu ve şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenmiş Geçici 10. maddesindeki sigorta prim teşvikinden yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti ve bunu reddeden davalı Kurum cevabının ortadan kaldırılmasına ve 21.12.2015 tarihli başvurusunun hukuka uygun olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş bu davayı tespit davası olarak açmakta hukuki yararı bulunmadığı, fazla ödendiği iddia edilen prim alacağı davacı tarafça bilinebilir olduğundan alacak davası şeklinde açması gerekirken tespit talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca husumet yönünden söz konusu dönemlerde 5510 sayılı Kanun numarasıyla bildirim yapıldığı bu nedenle de 6111 sayılı Kanun numarasıyla sigorta prim teşvikinden yararlanamayacağından Kurum tarafından yapılan işlemin yasa ve usule uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARIMahkeme tarafından 04.04.2016 tarihli ve 2016/15 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararla pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin 04.04.2016 tarihli ve 2016/15 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 18.09.2018 tarihli ve 2016/10562 Esas, 2018/6676 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:"...5510 sayılı Kanunun 79. maddesinde Kurumun prim alma zorunluluğu ve ilgililerin de prim ödeme zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan prim tutarını davacıdan Kurumun tahsil ettiğine dair çekişme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, primi tahsil yetkisi ve ilgili maddedeki şartların varlığı halinde işveren hissesine düşen tutarın belirlenerek İşsizlik Sigortası Fonundan talep etme yetkisinin sadece Kurumda olduğu ve bu halde davalı Kurumun davalı sıfatına sahip olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gereğinin dikkate alınmaması ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın Ek m. 17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece Mahkemesi’ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir..."2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 29.11.2018 tarihli ve 2018/253 Esas, 2018/38 Karar sayılı kararla davanın konusuz kalması nedeniyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.3.Mahkemenin 29.11.2018 tarihli ve 2018/253 Esas, 2018/38 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 13.04.2021 tarihli ve 2019/1081 Esas, 2021/5215 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:"...Eldeki davada ise, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 5510 sayılı Yasanın ek 17. maddesinin 4. fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılması veya fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından yasal tüm şartların varlığı incelenmeli ve sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmelidir..."4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama giderlerinin Kuruma yükletilmesinin hatalı olduğu, uyuşmazlığın esasını oluşturan 2011/Mart öncesi ihaleli işlere ilişkin beş puanlık indirim talebinin ancak ihale makamının hakedişten kesinti yapıp yapmadığına dair vereceği cevaba göre şekillenebileceği, 2009/139 sayılı Genelge ve Kamu İhale Genel Tebliği m. 78.23 uyarınca, ihale konusu işlerde prim indiriminden yararlanma hususunun ihale makamının (İdare) yetkisinde olduğu, Kurumun bu noktada "bağlı yetki" ile hareket ederek ihale makamından gelecek cevaba göre işlem yapmakla yükümlü olduğu, Hazinece karşılanan bu indirimin muhatabının Hazine veya ihale makamı olması nedeniyle müvekkil Kuruma husumet yöneltilemeyeceği, Kurumun mevzuatı uygulaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine ilişkindir.1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.