Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ve maddi hasar tazminatı talepli özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan dava.
Özet: Davacının, trafik kazasında sigortalı aracın kendi aracına çarpması sonucu oluşan maddi hasar ve değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından eksik ödendiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL tazminat talebiyle açtığı davada; davalı şirket, poliçe limitleri dahilinde maddi hasar ve değer kaybı ödemesi yaptığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece alınan bilirkişi raporu ise davalı sigortalısı sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunu tespit etmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ : ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili...'ın aracına 30/09/2024 tarihinde... Türk Sigorta sigortası olan sürücüsü ve maliki ... olan ... plakalı aracın çarptığını, müvekkilinin aracı... plakalı sedan model araç olduğunu, kaza neticesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'un %100 kusurlu olduğu hususu taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bunun neticesinde araçta ciddi oranda maddi hasar tespit edildiğini, araçta önemli oranda değer kaybı olduğunu, bu sebeple... Türk Sigortaya araç değer kaybının ödenmesi için başvuru yapıldığını ancak... Türk Sigorta tarafından eksik ödeme yapıldığını, emsal araçlara karşın yaklaşık 85.000,00 TL civarında değer kaybına uğradığını ve uzun bir süre boyunca aracını kullanamadığını, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar bedelinin asgari 44.643,85-TL olduğunu beyanla müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (müvekkilinin zararının tam anlaşıldığında arttırılmak üzere) şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihi olan 30/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, yargılamaya konu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından araç başına 200.000,00 TL teminat limitli trafik poliçesi kapsamında, davacı tarafa ait... plakalı aracın maddi hasarına yönelik 43.814,15 TL, değer kaybına ilişkin ise 17.500,00 TL ödendiğini beyanla davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... plakalı aracın ve... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair, ilgili kayıt ve belgeler Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 30/09/2024 günü, ... plakalı aracın ve... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.
...Türk Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve... plakalı aracın 30/09/2024 tarihli trafik kazasından dolayı hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın 13/09/2024 başlangıç ve 13/09/2025 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeler celp edilmiş, müzekkere cevabında bildirilen... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılarak ...şasi ve motor numaralı araca ait hasar kayıtları celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 01/04/2026 tarihli raporda özetle;
-Kaza olayının maddi hasarlı ve üç taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-... plakalı araç sürücüsü ... ' un meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu,
-... plakalı araç sürücüsü...' ın,
-...plakalı araç sürücüsü ...' ın,
-Kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğini, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
Dava konusu araç için 30.09.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 30.000-TL olduğu, Sigorta şirketi tarafından 17.500-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 12.500-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği rapora karşı davalı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 13/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği, ıslaha karşı davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen bakiye araç değer kaybı ve hasar zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları;30/09/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza nedeni ile davacıya ait... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 01/04/2026 tarihli raporda özetle;
-Kaza olayının maddi hasarlı ve üç taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
-... plakalı araç sürücüsü ... ' un meydana gelen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu,
-... plakalı araç sürücüsü...' ın,
-...plakalı araç sürücüsü ...' ın,
-Kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğini, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığını,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6070 Esas, 2020/3614 Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi 01/04/2026 tarihli raporunda özetle;
Dava konusu araç için 30.09.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 30.000-TL olduğu, Sigorta şirketi tarafından 17.500-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybının 12.500-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin 28/10/2013 tarihli, 2013/9624 Esas ve 2013/14505 Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç değer kaybı zararından sorumludur.
Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekilinin 13/05/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, dilekçeden birer örnek davalılara tebliğ edilmiştir.
Davanın HMK m109 gereğince kısmi alacak davası olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 26/11/2024 olduğu kabul edilmiştir.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 12.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 26/11/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 12.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağa 26/11/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 853,88-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL ve ıslah harcı 211,77-TL 'nin mahsubu ile eksik 26,71-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 211,77-TL ıslah harcı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 142,50-TL posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 6.085,07-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap edilen 12.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ...
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır