Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, benzer markalar arasında karıştırılma ihtimali iddiaları üzerine TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davası kararı.
Özet: Davacı, uzun yıllardır kullandığı ve geniş tanınırlığa sahip "..." markasıyla tescilli ürünleri olduğunu, davalının 30. sınıfta tescil ettirmek istediği "..." markasının, görsel ve işitsel olarak kendi markalarına aşırı benzerlik gösterdiğini ve tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığını ileri sürerek, davalı markasının tescilini sağlayan kararın iptalini ve ilgili sınıf için hükümsüzlüğünü talep etmiş; davalı firma ise markaları arasında telaffuz, okunuş veya görünüm açısından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimali olmadığını ve müktesep hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, önceki idari kararın da markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı yönünde olduğunu belirtmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/91 Esas - 2026/149

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/91
KARAR NO : 2026/149
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkilinin 2008 yılında kurulduğunu, 28 Nisan 2008 tarihinde ... markasıyla ilk marketini açtığını, ... markasıyla “....” konseptinde işletilen zincir marketlerinde; müşterilerine düşük fiyatlarla kaliteli gıda ve tüketim malzemeleri sunduğunu, ... tarafından 2009 yılının en fazla marka tesciline sahip ulusal firması unvanı ile ödüllendirildiğini, müvekkilinin “...” ibareli markalarını uzun zamandan beri ticaret hayatında kullanmakta olduğunu ve ... nezdinde koruma altında olduğunu, davalı şirketin 24.11.2022 tarihinde "..." ibareli markasının 30. sınıfta ibareli marka başvurusunun ilanına yapılan itirazın ... kabul edildiğini ancak davalının ... nezdinde yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvuru hakkındaki ret kararının kaldırıldığını, davalıya ait "..." markası ise müvekkilinin "...” markasının yazılış ve işitsel benzerliğinin çok yüksek olduğunu, bıraktığı toplu intiba ya da seri marka izlenimi vermekten kaynaklandığını, müvekkiline ait markaların “...” olduğunu, itiraza konu markada yer alan “....” olarak değiştirilmesi ve “-...” ibaresinin eklenmesi ile farklılık yaratmadığını, tüketiciler nezdinde dava konusu markalar birebir aynı şekilde görülüp aynı şekilde telaffuz edileceğini, davalının tescil başvurusunda bulunduğu 30. sınıfın müvekkil markaları ile sınıf benzerliği oluşturması sebebiyle davalı başvurusundan çıkatılması gerektiğini belirterek ... ...’nın 31.12.2024 tarih ve ... sayılı kararının 30. sınıf yönünden iptaline ve ... başvuru numaralı markanın bahsi geçen sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin “... esas unsurlu markalar üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, dava konusu ... markası da bu markaların devamı niteliğinde olduğunu, ... ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, davacının ... markası ile müvekkilinin ... ibareli markanın aynı işletmeye ya da aynı ekonomik-idari kaynağa ait olduğu zannı tüketici de oluşma ihtimali ve karıştırılma ihtimali olmayacağını, Zira ... ve ... kelimeleri arasında gerek telaffuz gerek okunuş ve gerekse görünüm olarak benzerlik bulunmadığını, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin oluşmayacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
Davalı firmanın ... sayılı başvuru markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı , ... ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; hükümsüzlük talebi açısından yukarıda belirtilen mesnet marka ile dava dilekçesinde geçen ... marka açısından davalı firmanın başvuru markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı diğer yönden cevap dilekçesinde davacının kullanım ispatına konu edilen ... sayılı marka açısından dosyaya sunulan delil ve belgelere göre SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 06/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 05/03/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu ... numaralı "..." ibareli başvuruya konu marka ile itiraz mesnet ... sayılı "..." ibareli marka arasında bütünsel izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış ve başvuru hakkında verilen ret kararı yerinde görülmemiştir.
Sayılan nedenlerle başvuru sahibi adına yapılan itirazın kabul edilmesi ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması gerekmiştir.
KARAR; İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ... ( ...-... )
Mahkememize sunulan 24/11/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "
A) ... KARAR İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN; Davaya konu ... sayılı “...” ibareli davalı marka başvurusu ile davacının davaya mesnet gösterdiği “...” markalarının benzer olduğu;
Davalı başvurusu kapsamında yer alan 30. Sınıftaki TÜM MALLAR” bakımından taraf markalarının emtia listelerinin birebir aynı olduğu, Bu nedenle markalar arasında işbu mallar itibariyle SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali BULUNDUĞU;
B) HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN; Davaya konu ... sayılı“ ...” ibareli davalı marka başvurusu ile davacının ... sayılı “...” ibareli markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, bununla birlikte davaya konu olan markanın 30. Sınıftaki TÜM mallar bakımından birebir aynı olduğu ve markalar arasında SMK 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunduğu, Ancak davaya mesnet olan davacının ... sayılı ... ibareli markalarının davanın açılış tarihi itibariyle (05.03.2025) kullanıma ilişkin sunduğu belgelerin ciddi kullanım olabilecek nitelikte olmadığı dikkate alındığında SMK 19/2 hükmü kapsamında kullanımın ispatlanamadığı, bu nedenle aynı SMK’nın m. 25 uyarınca hükümsüzlük nedeni BULUNMADIĞI" şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatına tabi olmayan ( ... ) sayılı " ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden dava konusu edilen markanın kapsamında olan 30.ncu sınıftaki tüm mallar davacı markasının kapsamında da aynen yer aldığı bilirkişi raporu sayfa 2-3 de karşılaştırma tablosunda görüleceği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının kullanım ispatına tabi olmayan ( ... ) sayılı " ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının ( ... ) sayılı " ..." ibareli tescilli markası arasında 30.ncu sınıftaki mallarda işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Diğer yönden davacının diğer itiraz mesnedi markası olan ... sayılı " ..." ibareli tescilli markası açısından SMK 19/2 maddesine göre kullanım ispatı yerine getirilmediğinden itiraz mesnedi sayılamayacağı;
Ancak bu durum diğer tescilli markanın kullanım ispatına tabi olmadığından ve bu marka açısından var olan iltibası ortadan kaldırmadığından sonuca etkisi olmadığı;
Neticeden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1- Davanın KABULÜNE
2- Dava konusu ... ... sayılı ... kararının iptaline
3- Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... 'ya müzekkere yazılmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 15.865,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 06/04/2026
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır