Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada, fırın düğmesi tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı gerekçesiyle tescilinin iptal kararının incelenmesi.
Özet: Davacı bir şirket, fırın düğmesi tasarımının mevcut benzer ürünlere dayanarak yenilik ve ayırt edicilik vasfını yitirdiği gerekçesiyle tescilini reddeden ve hükümsüzlüğüne karar veren idari işlemin iptalini talep ederken, tasarımının orijinal olduğunu iddia etmiş; davalı kurum ve itirazcı şirket ise tasarımın önceki bir ürüne birebir benzediğini ve bu nedenle tescil şartlarını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkeme de uyuşmazlığın tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği üzerine odaklandığını belirtmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/327 Esas - 2025/135

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARARTÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/327
Karar No : 2025/135
....
Dava : Tasarım İle İlgili ... Kararının İptali
Dava Tarihi : 23/07/2024
Karar Tarihi : 09/04/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 09/04/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Tasarım İle İlgili ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin.... nolu tescil için davalı Kuruma başvurduğunu, davalı şirketin .... Sayılı itirazı ile ... sıra numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne haksız şekilde karar verildiğini, müvekkili şirketin üretmiş olduğu fırın düğmesi ile davalı şirketin üretmiş olduğu fırın düğmesi arasında pek çok farklılık bulunmakta olduğunu ifade ederek, ... ...'nın 19/07/2024 tarih ve .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevabında özetle;.... sayılı kararının iptali talebiyle açılan davanın mesnetsiz olduğunu, müvekkil kurum ... tarafından yapılan incelemede, davaya konu tasarımlar ile redde mesnet alınan tasarımların genel izlenim itibariyle benzer olduğu, davaya konu tasarımın ayırt edici olmadığının belirlendiğini, Kurum tarafından alınan kararın usul ve hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; müvekkilinin metal ve plastik enjeksiyonu ile beyaz eşya parçaları üreten, sektörde kırk yıldan fazla süredir faaliyeti ile köklü ve tanınmış bir şirket olduğunu, .... sayılı kararının hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirketçe davacının müvekkili ürünlerini üretmesi üzerin.... Değişik İş dosyası marifetiyle, 07.02.2020 günü delil tespiti yaptırıldığını, davacı firma yetkilisince müvekkilinin Faydalı Model belgeli ürünlerinin birebir taklitlerinin üretildiğinin açık biçimde ikrar edildiğini, D.iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda tecavüzün tespit edildiğini, davacının hukuka aykırı haksız üretimi ve satışları sebebiyle, müvekkilince sınai mülkiyet kanunu ile türk ticaret kanunu haksız rekabet hükümleri kapsamında korunan haklarını ihlal eden davacı şirkete karşı tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması amacıyla .... sayılı dosyasında, akabinde ise..... dosyasında tazminat davası açıldığını, birleştirme vasıtası ile bilahare yeni kurulan.... dosyasına sunulan Raporlarda müvekkilinin Faydalı Modelini aynen taklit edildiğininin ortaya konduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici vasfının olmadığını, müvekkilinin ... başvuru numaralı tasarımının, başvurucudan çok daha önce piyasaya sunduğunu, müvekkilinin.... ... kararı ile hükümsüz kılındığını, ..... sayılı dosyası kapsamında alınan rapor ile davacı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığının ortaya konduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının ... sıra numaralı; tasarım başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Davanın konusunun, davacı yanca ... sayı ile gerçekleştirildiği “...” tasarımın 11/04/2023 tarihinde başvuru konusu edildiği, başvurunun 24/05/2023 tarihinde ve 413 sayılı Resmi Tasarımlar Bülteni’nde ilanına karar verildiği, ilana karşı davalının önceki tarihli internet sitesi (.... görsellerine dayanarak itirazda bulunduğu, ... tarafından davaya konu .... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiği, işbu karara karşı davacının itirazda bulunduğu, .... ...'nın 19/07/2024 tarih ve .... sayılı kararı ile davacı taraf itirazlarının nihai olarak reddine karar verildiği ve süresinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
SMK’ya göre “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür” (SMK md. 55/1). Maddede bahsi geçen görünüm sadece gözle görülüp fark edilen görünüm olmayıp, insanın beş duyusu ile algılayıp farkına varabileceği ve maddede “her türlü bütün” olarak tanımlanan görsellerdir. Yine aynı Kanunun 56/1 maddesi gereğince, bir tasarımın tescil edilebilmesi için “yenilik” ve “ayırt edici nitelik” kriterlerini taşıması gerekmektedir. “Yenilik” kriteri madde 56/4’de “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır. “Ayırt edici nitelik” kriteri ise madde 56/5’de “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir” şeklinde tanımlanmıştır. Ayırt edici niteliğe ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus, “bilgilenmiş kullanıcı” kavramıdır. Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Bilgilenmiş kullanıcı olarak tespit edilen kişilerin birer uzman olmadıkları kabul edilmekte; aksine daha önce ilgili tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olması gerekmektedir. Gerçekten de bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün doğası, görünümü ve teknik olarak sahip olduğu zorunlu özellikleri hakkında bilgi sahibi olan ve başka bir deyişle ürün hakkında uzman kadar olmasa da temel düzeyde bilgi sahibi olan kişidir. Bu bağlamda bilgilenmiş kullanıcının her somut olay için ayrı ayrı tespit edilmesi gerekir. Bilgilenmiş kullanıcılar birer uzman olmayacakları için tasarımın detaylarındaki küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir.
Somut olay için de bilgilenmiş kullanıcıyı emtianın geniş kitleler tarafından kullanıldığı veya satın alındığı varsayımından hareketle, setüstü ocak/fırın satın almaya niyeti olan veya satın alımı gerçekleştirmiş deneyimli ve bilgi sahibi tüketiciler ve beyaz eşya satış elemanları olarak değerlendirilmiştir. Bu kişi uzman değildir, ihtiyacı doğrultusunda farklı seçenekleri gözeten ve tercihte bulunacak birisidir.
Yine aynı Kanunun 56/6 maddesinde “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” ifadesi geçmektedir. “Seçenek özgürlüğü” ibaresiyle kastedilen, tasarımcının tasarımına ayırt edici nitelik kazandırabilmesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup, kişiden kişiye değişmez. Bir tasarım ne kadar seçenek özgürlüğü taşıyorsa, o kadar hukuki korumayı hak eder. Bir başka ifadeyle seçenek özgürlüğü, tasarımın uygulandığı ürünün işlevini yerine getirebilmesi için zorunlu olan tasarım unsurları dışında tasarım unsurlarının bulunması demektir. Seçenek özgürlüğü yoksa tasarımın korunması zaten mümkün değildir ki bu husus 6769 sayılı Kanunun 58/4-b-c maddelerinde, teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesi için zorunlu unsurların koruma kapsamı dışında kalması olarak açıkça ifade edilmektedir.
Değerlendirmeye geçilmeden önce tasarım hakkına konu ürün olan, fırın düğmesi tasarımları bakımından tasarımcının seçenek özgürlüğünün de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tür tasarımda seçenek özgürlüğü çerçevesini işlevsellik ve kullanıcı memnuniyeti açısından çeşitli unsurları belirler. Düğme tasarımında farklı işlevlerin (örneğin, sıcaklık ayarı, pişirme modu, zamanlayıcı) kullanıcıya farklı kombinasyonlarla sunulması esastır. Hem temel kullanıcılar için sade bir arayüz hem de ileri düzey kullanıcılar için detaylı ayar seçenekleri sunulur. Düğmelerin boyutu, dokunsal hissiyatı ve yerleşimi, farklı kullanıcı gruplarının rahat kullanabileceği şekilde tasarlanmalıdır. Düğmelerin kullanıcıya dokunsal geri bildirim (örneğin, bir klik hissi) veya görsel işaretlerle (örneğin, ışık göstergeleri) bilgi vermesi, seçim özgürlüğünü belirler. Kullanıcıların hangi ayarda olduklarını kolayca anlamalarını sağlayacak sembol, renk veya ışık kodlaması elzemdir. Farklı renk, malzeme veya kaplama seçenekleri sunarak, kullanıcıların cihazlarını mutfak tasarımına veya kişisel zevklerine uyarlamasına imkân verilmesi seçenek özgürlüğü kapsamındadır. Bilirkişi heyetince bilirkişi raporunda sunulan emsal piyasa ürünleri ele alındığında bu tür tasarımlarda seçenek özgürlüğünün oldukça geniş olduğu değerlendirilmiştir.
Tasarıma konu ürünler bileşik ürün vasfındadır. Bu haliyle biliglenmiş kullanıcı ancak düğmeleri fırına eklemlenmiş haliyle deneyimleyecektir. O halde deneyimlenecek olan elle tutulan kulp ile fırın/ocak gövdesini kapatacak olan rozet olacaktır. Normal kullanımda tasarımların görünmeyen kısımlar korumaya tabi değildir var olan farklılık oluşturmayacaktır.
Davacının davaya konu ... numaralı tesciline bakıldığında, silindir halde çevirme kulbu, kulp ön yüzünde merkeze yakın bir noktadan başlayan ve çepere doğru sonlanan düz çizgi halde ayar işareti ve silindir etrafında rozet kenar halkası bulunmaktadır. Mesnet ürünlere bakıldığında aralarında aynı özelliğe sahip ürünlerin olduğu anlaşılmıştır. Mesnet üründe silindirik yapıda bir kulp olup kenarı az pahlı ve kulp ön yüzünde merkeze yakın bir noktadan başlayan ve çepere doğru sonlanan düz çizgi halde ayar işareti bulunmaktadır. Rozet tüm kulbu çerçevelemekte ve az bir bombeye sahiptir. Mesnet ürünün silindir üzerinde ve normal kullanımda gözükecek olan kaydırmazlık çizgilerine sahiptir. Bu çizgiler davacı yanca eklenen bir fazlalık değildir. Genel bir değerlendirme yapıldığında pahlı yapı ve çizgiler bir fark oluşturmaz, zira; ... numaralı tescilde eksiltme olarak yer almaz ve tescilde temel tasarı kurgusunun korunduğu; neticede, ... numaralı tescilin mesnet ürünler karşısında genel izlenim itibari ile bilgilenmiş kullanıcı gözünden yeni ve ayırt edici olmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede; bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Davacının davaya konu ... numaralı tescilin mesnet ürünler karşısında genel izlenim itibari ile bilgilenmiş kullanıcı gözünden yeni ve ayırt edici olmadığı, ... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2025
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır