Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın ikrarına rağmen verilen beraat kararını hukuka aykırı bularak TCK 192/3ün uygulanmaması nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanan sanık hakkında bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararını bozarak, sanığın savcılıkta uyuşturucuyu başka bir koğuş avlusuna attığını kabul etmesinin, eylemin tamamlandığını gösterdiğini ve kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet eden bu beyanın 5237 sayılı TCKnın 192/3. maddesi uyarınca ceza indirimi sebebi olabilecekken, mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/14156 E.  ,  2026/5129 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2016/371 E., 2017/387 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi özetle; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamına göre, olay günü B-5 koğuşunda kalan hükümlü Hasan Palabıyık'ın, koğuşun bahçesine düşen suça konu uyuşturucu maddeyi ceza infaz kurumu yetkililerine teslim ettiği olayda; sanığın Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan savunmasında, söz konusu uyuşturucu maddeyi başka bir koğuşun avlusuna attıklarını ancak isabet ettiremediklerini kabul etmesi dikkate alındığında, sanığın eyleminin tamamlandığı, ancak aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi ile uygulama yapılarak sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2026 tarihinde karar verildi.