Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında kur farkı hesaplamalarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı tarafın cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın istinaf incelemesini konu almakta olup; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak taraflar arasındaki ticari defter kayıtları ve mutabakatları değerlendirmiş, özellikle döviz ödemelerinin TL karşılığı hesaplamalarındaki farklılıkları davalı lehine düzelterek davacının alacağını 53.453,27 TL olarak belirlemiş ve talebi kısmen kabul etmiştir; davalı ise istinaf başvurusunda, hesap ekstrelerinin verilmemesi nedeniyle ödemeleri kontrol edemediğini, gerçek alacak miktarının bu olmadığını ve kötü niyetli olmadığını iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ... Esas, ... KararDAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..., ...DAVALI : VEKİLİ : Av. ..., DAVANIN KONUSU : İtirazın İptaliKARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas sayılı dosyasının İstinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasındaki cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğunu, davalı şirkete 14/10/2016 tarihi itibarıyla 57.435,92 TL alacağın ödenmesi için ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmediğini, yapılan icra takibine itirazın haksız olduğunu bildirerek, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ile devamına, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili tarafından davacı tarafın gönderdiği ihtarname sonrası ödemelere ilişkin belgelerin veya hesap ekstresinin istenildiğini, hesabın kontrolüne göre karşılıklı uzlaşmaya göre alacağın belirlenmesi talebinde bulunduklarını, ancak belge gönderilmediğini, USD olarak yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki kur karşılığına göre TL miktarlarının kontrol edilemediğini, ekstre göndermeyen davacının kötü niyetli olduğunu, icra takibi yapılması ve dava açılmasında hukuki yararı olmadığını bildirerek davanın reddine, davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;Mahkemece, taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari alışveriş olduğu, yazılı hesap sözleşmesi olmadığı, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre davacı şirkete olan borç bakiyesini bilebilecek durumda olduğu, 31/12/2015 tarihi itibarıyla davalı şirketin 80.312,24 TL borçlu olduğuna dair mutabakat olduğu, 14/10/2016 tarihi itibarıyla 57.435,92 TL borca ilişkin davalı tarafa gönderilen ihtarnamenin 12/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davalı şirketin davacı şirkete 53.453,27 TL bakiye borcu olduğu, işlemiş faiz talebi olmadığının belirlenmesine göre bakiye borca ilişkin olarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf talebi ile, müvekkili tarafından USD üzerinden yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki kura göre TL karşılığının kontrolü için hesap ekstreleri istemlerinin yerine getirilmediğini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, müvekkilin ödeme niyetinin açık olduğunu, icra takibindeki miktar gerçeği yansıtmadığından müvekkilinin mutabakat hedefinin gerçekleşmediğini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermediğini, karşı vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; taraflar arasında devam eden ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından cari hesap bakiyesinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme sonucu alınan bilirkişi raporuna göre; davacıya ait 2016 yılı ticari kayıt ve defterleriyle davalıya ait 2015-2016 yılı ticari kayıt ve defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırıldığı, taraf ticari defter ve kayıtlarının delil niteliğine sahip olduğu, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre 31/12/2015 yılı sonunda 80.312,20 TL borçlu olduğuna ilişkin taraflar arasında mutabakat olduğu, 2016 yılında davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından 2016 yılında yapılan tüm ödemelerin (USD, Euro, TL, banka havalesi, vadeli çek) her iki taraf ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davacı şirketin 2016 yılı defter kayıtlarına göre davalı şirketten 57.435,92 TL alacaklı olduğu, davalı taraf 2016 yılı ticari defter kayıtlarına göre yıl sonu itibarıyla davacı şirkete 53.549,27 TL borçlu olduğu, davalı tarafın 22/01/2016 tarihli (373 yev.) "Ziraat 3.000 USD" ödemesinin davacı kayıtlarında ....149,68 TL olarak yer aldığı, 21/01/2016 tarihinde Merkez Bankası USD döviz satış kurunun 3.0441 TL olmasına göre 9.132,30 TL olması gerektiği, 12/02/2016 tarihli (729 yev.) "Ziraat 20.000 USD" ödemesinin davacı defterlerinde 58.594,00 yerine 58.680,00 TL olması gerektiği, davalı lehine kur farklarına göre davacı şirketin 14/10/2016 tarihi itibariyle alacağının 53.453,27 TL olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yazılı sözleşme olmayıp cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğu, taraf ticari kayıt ve defterlerine göre davalı tarafın 53.453,27 TL bakiye borcu olduğu, davalı tarafa ihtarname gönderildiği, ticari defter ve kayıtlarına göre de davacı şirkete olan borçlarını bilebilecek durumda olduğu, davacı tarafın bakiye borca ilişkin olarak yaptığı icra takibi nedeniyle davalının icra takibine itirazının haksız olduğu, mahkemece takibe itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1.)Davalının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğinde ESASTAN REDDİNE,....)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.651,39 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 912,84 TL'nin mahsubu ile ....738,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3.)Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren ... hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/03/2018 ... Başkan ... e-imzalı... Üye ... e-imzalı... Üye ... e-imzalı... Katip ... e-imzalı