İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, konkordato talebi reddedildikten sonra alacaklının mal kaçırma endişesiyle talep ettiği ihtiyati haciz kararına, borçlunun ticaretini sekteye uğratacağı ve yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle yaptığı itirazı değerlendiren bir karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir alacaklının, konkordato başvurusunun reddedilmesi ve tüm tedbirlerin kaldırılması sonrası borçlunun mallarını kaçıracağı endişesiyle, daha önce borçlu tarafından kabul edilmiş yaklaşık 5.8 milyon TLlik pamuk bedeli alacağı için talep ettiği ve yerel mahkemece kabul edilen ihtiyati haciz kararına, borçlunun yaptığı itiraz üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemeyi konu almaktadır; borçlu itirazında, ihtiyati haczin ticari faaliyetlerini ve kredilerini durduracağını, yasal şartların oluşmadığını, yeterli malvarlığı olduğunu, borçtan kaçma niyeti olmadığını ve alacak miktarının yapılan ödeme nedeniyle hatalı olduğunu savunarak haczin kaldırılmasını istemektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/660 KARAR NO : 2026/1535T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 04.03.2026 Tarihli Ek KararNUMARASI : 2025/824 D.İş Esas 2025/825 D.İş KararDAVANIN KONUSU : İhtiyati HacizBAM KARAR TARİHİ : 23/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2026İhtiyati Haciz Kararına İtiraz eden Borçlu vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., borçlu ...A.Ş.'ne toplam 426.700 KG pamuk sattığını,bu pamukların bedellerinin ödenmediğini, borçlu şirketin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesin'de 2024/485 Esas sayılı konkordato dosyasında alınan rapor ve dava dilekçesi ekinde sunulan projede borçlu karşı taraf müvekkile 5.838.189,00 TL borçlu olduğunu kabul ve beyan ettiğini, imtiyaz durumu ve vadesine göre alacaklılar listesinde 16. sırada müvekkil ... ismi ve 5.838.189,00 TL alacaklı olduğu belirtildiğini, konkordato yargılaması neticesinde davanın reddine karar verilmiş olup, tüm tedbirlerin kaldırılarak komiserin görevinin sonlandırıldığı ilan edildiğini, müvekkilinin alacağının devam etmekte olup borç herhangi bir surette ödenmediğini, bu kapsamda tedbirler kalkmış olduğundan borçlunun mal kaçırması önünde herhangi bir engel kalmadığını, gene diğer alacaklılar tarafından icra dosyalarında alacaklılar rehin ve ipotek satış işlemlerine başlamış olup, fabrika olarak bilinen taşınmazın satılması halinde müvekkilin alacağını alma şansının kalmayacağını, bu nedenle teminatını karşılayabileceklerini ve karşı tarafça kabul edilmiş çekişmesiz miktar olan şimdilik 5.838.189,00 TL'lik alacağı için ihtiyati haciz talep etme zaruriyeti hasıl olduğunu, alacaklarının hiçbir teminata bağlı olmadığı gibi, borçlu mallarını satacağını ifade ettiğini, tedbirlerin kaldırıldığını, borçlunun icra takibinden haberdar olduğu taktirde mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden, buna mani olmak için mahkemeden borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla, 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 11/12/2025 tarih 2025/824 D.iş, 2025/825 karar sayılı karar ile ihtiyati haciz talebinin %15 teminatla kabulüne karar verilmiştir. Karşı taraf süresi içerisinde ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara itiraz etmiştir. İtiraz eden karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; Halihazırda müvekkili şirket tarafından mahkemeniz nezdinde Konkordato talebi ile açılan dava reddedilerek dosyada müvekkili şirket malvarlığı üzerindeki tedbirlerin kaldırıldığını, müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yaptığını, sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını ve müvekkilinin ticaretinin sekteye uğrayacağını, zaten zor durumda olan şirketin daha da mağdur olacağını, bilindiği gibi ihtiyati hacizde borçluya ödeme için süre tanınmamakta ve doğrudan haciz işlemlerine geçildiğini, ihtiyati haciz kararının işleme konması durumunda davacı anında müvekkilinin bankalarına bloke koyacağını ve müvekkili firmayı ticaret yapamaz hale getireceğini, diğer yandan icra takibi de likit alacağı içermediğini ve yargılama gerektiğini, icra takibi dahi incelendiğinde 426.700 kg. pamuk bedeli adı altında icra takibi yapıldığı görüleceğini, takibin ekinde yer alan ve takip metninde belirtilen sözleşmede ödenen 605.780 TL'nin pamuk karşılığı icra takibinde düşülmediğini, bu durum dahi takibin haksızlığını ortaya koyduğunu, pamuğun borsaya kayıtlı bir endüstri bitkisi olduğunu, 605.780 TL'nin ödendiği dönemde kaç kg pamuğa tekabül ettiği konusu yargılamayı gerektirdiğini, ayrıca ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını, İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmamasını, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesini, kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğini, kanun metninde açıkça belirtilen şartların hiç biri huzurda bulunan dosyada olmadığını, müvekkili şirketin borçlarını tamamıyle karşılayacağı fabrikası ve arazileri ziyadesi ile mevcut olduğunu, ihtiyati haczin satışta öncelik hakkı vermediği de göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati haczin müvekkilinin ticaretini durduracak ve onu haciz tehdidi altına sokacak ihtiyati haciz kararını anlamlandırmak mümkün olmadığını, bu itibarla, haksız yere konulan ihtiyati haczin kaldırılması isteme zorunluluğu doğduğunu, tüm bu nedenlerle iş bu itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE: "...Taraflar arasındaki ihtilaf, ihtiyati haciz kararına itiraz istemine dayanmaktadır.İtiraz dilekçesi yasal süresi içinde verilmiştir.İİK' nun 265. maddesine göre aleyhine ihtiyati haciz verilen taraf mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı nedenlere dayanarak itiraz ileri sürebilir. Öte yandan İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilme koşulları, alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmaması olarak sınırlanmıştır. İİK' nun 265/1. maddesine göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Öte yandan İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilme koşulları, alacağın muaccel olması ve alacakla ilgili rehnin bulunmaması olarak sınırlanmıştır. İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre talepe bulunananın alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesinin gerekmediği, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edildiği, başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterli olduğu, ihtiyati haciz isteyen vekilinin talep dilekçesi ekleri nazara alındığında alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispat ettiği, tüm bu sebeplerle mahkememizce 11/12/2025 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur. '' gerekçesi ile; KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-İhtiyati hacze yapılan reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Eden Borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Eden borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, borçlunun kaçma/mal kaçırma kastının bulunmadığını, kanun metninde açıkça belirtilen şartların hiç birisinin huzurda bulunan dosyada olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin borçlarını tamamıyle karşılayacağı fabrikası ve arazilerinin ziyadesi ile mevcut olduğunu, müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yaptığını, sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını ve müvekkilinin ticaretinin sekteye uğrayacağını, zaten zor durumda olan şirketin daha da mağdur olacağını, diğer yandan icra takibinin de likit alacağı içermediğini ve yargılama gerektirdiğini, icra takibi incelendiğinde 426.700 kg.pamuk bedeli adı altında icra takibi yapıldığının görüleceğini, takibin ekinde yer alan ve takip metninde belirtilen sözleşmede ödenen 605.780 TL.nin pamuk karşılığı icra takibinde düşülmediğini, bu durumun dahi takibin haksızlığını ortaya koyduğunu, pamuğun borsaya kayıtlı bir endüstri bitkisi olduğunu, 605.780 TL'nin ödendiği dönemde kaç kg pamuğa tekabül ettiği konusunun yargılamayı gerektirdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep: ihtiyati hacze itirazın reddine dair kararın kaldırılması istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan delillere göre yaklaşık ispat koşulunun oluşmuş olmasına göre karşı taraf vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2026 tarih, 2025/824 D.İş Esas ve 2025/825 D.İş Karar sayılı ihtiyati hacze yapılan reddine ilişkin olarak verilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 23/06/2026