Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, ... marka başvurusunun 30. sınıf için iltibas gerekçesiyle kısmi ret kararının iptaline ilişkin dava.
Özet: Davacı, Türk Patent ve Marka Kurumunun çikolata ürünleri (30. sınıf) için yaptığı marka başvurusunu kısmen reddeden kararının iptalini talep etmektedir; zira davacı, markasının köklü ve bilinen bir marka olduğunu, asıl unsurunun genel kullanıma açık bir ifade olduğunu ve mevcut bir markayla karıştırılma ihtimali olmadığını savunurken, Kurum ise markalar ve kapsadığı ürünler arasındaki benzerlik nedeniyle tüketicide ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle kısmi ret kararını hukuka uygun bulmuştur.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/100 Esas - 2026/91
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/100KARAR NO : 2026/91DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptaliDAVA TARİHİ : 12/03/2025KARAR TARİHİ : 09/03/2026 Yazım Tarihi: 17/03/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkili tarafından ... başvuru numarası ile “...” ibaresini 29 ve 30. Sınıflarda başvuru yapıldığını, bu başvurunun ilanına davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda ... tarafından başvurudan 30. Sınıfta yer alan malların çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara karşı ... tarafından yapılan itirazın red edildiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan Türkiye’nin ikonik markalarından biri olduğunu, çikolata sektöründe güçlü marka bilinirliğine sahip olduğunu, “....” markasının .... numarası ile tüm sınıflarda tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davaya konu olan marka başvurusunda “...” ibaresinin aynen yer alıyor oluşu gözetildiğinde, işbu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline Ait “...” ibareli markanın esas unsurunun “...” olduğunu, “...” ibareli markanın, müvekkilinin ...” ibaresini içeren seri markaların devamı niteliğinde olduğunu, “...” İbaresinin ayırt edici bir ibare olmadığını, İngilizce bir kelime olduğunu ve Türkçe anlamının ise herkes tarafından bilinen ve dolayısıyla herkesçe yaygın olarak kullanılan bir sözcük olduğundan tek bir işletmenin tekeline bırakılamayacak genel ve herkesin kullanımına açık bir kelime olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle markalar arasında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını belirterek ...’nın 12.01.2025 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı , vekil görevlendirildiği , son duruşmaya gelen vekili davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının davalı firmanın .... sayılı mesnet markaları dolayısıyla yapmış olduğu itirazı üzerine SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluştuğundan bahisle başvurudan çıkartılan 30. Sınıftaki emtialar dolayısıyla davacı itirazının nihai olarak reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 13/01/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 12/03/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; “…..Yapılan incelemede başvurunun ihtilaf konusu "..." ibaresini bağımsız konumda içermesi dikkate alınarak başvuru ile kısmi redde gerekçe olarak gösterilen markaların belirli düzeyde benzer olduğu değerlendirilmiştir. Takiben başvurunun kapsamında yer alan redde konu mallar ile aynı/aynı tür malların kısmi ret gerekçesi markaların da kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu mallar üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiş ve başvuru hakkında .... 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür. Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.” Şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ... .... 04/12/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE; "Yukarıda ayrıntılı olarak incelendiği ve değerlendirildiği üzere somut uyuşmazlık yönünden; Davaya konu olan ... sayılı “ ” ibareli marka ile davaya ve kısmi redde mesnet olan .... sayılı ibareli markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu Taraf markaların 30. Sınıfta yer alan tüm mallar bakımdan birebir aynı olması Bu kapsamda taraf markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesini gündeme geleceği, bu nedenle ... kararının bu mallar bakımından isabetli olduğu, görüş ve kanaatine ulaşıldığı, " şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davacının " ... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " .... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markalarında bilirkişi raporu sayfa 2-7 de gösterilen tabloda başvurundan çıkartılan emtiaların aynı/benzer olduğu gösterildiği;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " .... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının" .... " ibareli tescilli markalı emtialarından satın almak/yararlanmak isterken davacının " ... " ibareli başvuru markalı emtiaları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı emtialar algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Nihayetinde davanın reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/03/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır