Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı KHK geçici 35. maddesiyle kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ silahlı terör örgütüyle mahrem imamlar üzerinden irtibatını HTS kayıtları ve tanık beyanlarıyla sabit bularak istinaf başvurusunun reddi kararını onadı.
Özet: Danıştay Beşinci Daire, 375 sayılı KHK uyarınca FETÖ üyeliği iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının, bu işleme ve parasal haklarının iadesi talebinin reddedilmesine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının temyizine yönelik itirazlarını usul yönünden yetersiz bularak, davacının masumiyet karinesi ve hukuka aykırılık iddialarına karşılık, ağır ceza mahkemesinin HTS kayıtları, bilirkişi raporları ve tanık ifadelerine dayanarak davacının lise döneminden itibaren FETÖ evlerine gittiği, örgütsel sohbetlere katıldığı ve askerlik döneminde mahrem imamlarla irtibatlı olduğuna dair tespitlerini detaylıca ortaya koymuştur.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/14585 E.  ,  2025/10140 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14585
Karar No : 2025/10140
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ...Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir somut gerekçe ortaya koyulmadan yanızca ceza mahkemesi kararının kesinleşmesine dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, her şeyden önce Mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve bu gerekçenin hukuka uygun olması gerektiği, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararında; " ... Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan tespitler, dosya içindeki HTS kayıtları ile HTS kayıtlarına ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunun incelemesinde; sanığın kullandığı anlaşılan ...numaralı hattın; ... numaralı telefondan 08/03/2012 ve 23/04/2012 tarihlerinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 20/07/2012 tarihinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı;... numaralı telefondan 09/11/2012 tarihinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 17/12/2012, 24/01/2013 ve 12/02/2013 tarihlerinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 18/12/2013, 21/12/2013, 25/12/2013, 28/08/2014, 04/09/2014 ve 06/11/2014 tarihinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 29/01/2014, 19/03/2014 ve 27/05/2014 tarihlerinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 12/07/2014 tarihinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 18/07/2014 tarihinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı;...numaralı telefondan 10/09/2014 tarihinde aranıldığı ve görüşme yapıldığı; ... numaralı telefondan 23/04/2012 tarihinde B.B. (...) ile ardışık olarak arandığı; ... numaralı telefondan 12/02/2013 tarihinde İ.T. (...) ile ardışık olarak arandığı; ... numaralı telefondan 29/01/2014 tarihinde E.G. (...) ile ardışık olarak arandığı;... numaralı telefondan 27/05/2014 tarihinde İş Bankası A.Ş. Genel Müdürlük (...) ile ardışık olarak arandığı; ... numaralı telefondan 28/08/2014 tarihinde ... ve ... numaraları ile ardışık olarak arandığı; ...... numaralı telefondan 04/09/2014 tarihinde E.B. (...) ile ardışık olarak arandığı tespit edilmekle mahkememizce oluşun bu şekilde gerçekleştiği, her ne kadar sanık ... aşamalardaki savunmalarında özetle, FETÖ silahlı terör örgütü ile hiç bir şekilde bağlantısının olmadığını, FETÖ silahlı terör örgütü mensupları tarafından aranmadığını beyanla üzerine yüklenen suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanıkla aralarında sanığa iftira atmalarını gerektirecek bir husumetleri bulunmayan tanıklar M.M.Ö., S.A. ve Ö.Ö.'nün müdafiileri huzurunda soruşturma aşamasında, tanık E.B.'nin mahkememizde verdikleri ifadelerinde özetle; sanığın FETÖ silahlı terör örgütü mensuplarının düzenlediği örgütsel motivasyonu ve bilinci artırıcı sohbetlere lisede gitmeye başladığını, lisede iken FETÖ silahlı terör örgütüne ait evlere giderek başka kişilerle grup oluşturduğunu, lisedeki örgüt abisinin Kadir isimli kişi olduğunu, daha sonra İstanbul'da asker olarak çalışırken ..., ..., ... ve ... isminde örgüt mensuplarına devredildiğini, kendisi gibi asker olan E.B., M.M.Ö., İ.T. ve S.A. ile grup oluşturarak adı geçen FETÖ silahlı terör örgütü içinde asker şahıslardan sorumlu mahrem imamların düzenlediği örgütsel motivasyon ve bilinci artırıcı sohbet ve toplantılara katıldığını, mahrem imamlarca sabit telefonlardan arandıklarını, mahrem imamlardan talimat alarak bu talimata göre hareket ettiklerini, aynı evde değişik dönemlerde birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, bu yöndeki beyanların birbirleriyle uyumlu ve tutarlı olduğu, müdafiileri ile birlikte sanığın farklı dönemleri ile ilgili beyanda bulunan tanıklar M.M.Ö., S.A. ve Ö.Ö. kendilerinin soruşturmaları esnasında verdikleri ifadelerini kabul etmemiş iseler de, birbirleri ile ve mahkememizde alınan ifadesinde önceki beyanlarını tekrar eden tanık E.B.'nın beyanları ile uyumlu önceki ifadelerine itibar edilmesi gerektiği; benzer soruşturmalarda etkin pişmanlıktan yararlanan örgüt mensuplarının ve tanıkların beyanlarında belirtildiği üzere; terör örgütü elebaşı Fettullah GÜLEN'in vermiş olduğu talimatların "abi-imam" olarak tabir edilen yönetici vasfını haiz sivil unsurlar vasıtası ile alt kademelerde yer alan devletin silahlı gücünü kullanmaya yetkili asker şahıslardan oluşan hücrelere gizli ve şifreli olarak iletildiğine ve bu talimatlar doğrultusunda örgüt içerisinde askeri personelden sorumlu şahısların 2012-2016 yılları arasında (15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminden sonra dahi) kamuya açık ve birbirinden bağımsız Market/Büfe/ Kırtasiye/Lokanta vb. sair işletmelerde kurulu bulunan ücret karşılığı kullanılan sabit hatları kullanmak suretiyle sorumlu oldukları askeri personel ile iletişime geçtiklerine yönelik tespitler de dikkate alındığında sanığın yukarıda belirtildiği üzere kendi kullanımındaki... numaralı hat üzerinden FETÖ silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirildiği mahrem imamlar ile irtibat halinde olduğu, sanığın sorumlu şahıslar tarafından tek taraflı olarak arandığı, yapılan görüşmelerin kısa süreli olduğu, sanığın kendisi gibi askerlerle ardışık olarak arandığı gibi, tedbir amaçlı ya da hata ile iş yerlerine ait numaraların, anlamsız numaranın ya da sanığa ait ... numaralı telefonun bir rakamı değiştirilerek elde edilen... numaralı telefon numarasının sanıkla ardışık olarak arandığı, HTS kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere sanık ...'un örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu tespit edilmekle arama sayısı, aramaların periyodik olması, konuşma süreleri, ardışık aramaya asker şahısların da dahil olması, aramalarının bir çoğunun mesai dışında yapılmış olması, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranması, iletişime dair kayıtların incelenmesinde kontörlü/ankesörlü/sabit hattan aranmanın makul görünmemesi nazara alındığında sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına ve de tanıklar M.M.Ö., S.A. ve Ö.Ö.'nün sanığı suçtan kurtarmaya yönelik kovuşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmeyerek kabul edilen tespitler karşısında sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, böylece örgüt amacını benimseyip örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, suçun maddi ve manevi unsurlarının sanık yönünden oluştuğu" yönünde beyan ve tespitlerin bulunduğu, söz konusu tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.