Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, SMK 6/1 uyarınca marka tescilinde iltibas tehlikesi bulunmadığına dair kararın iptali davasını inceliyor.
Özet: Bir marka tescil başvurusuna karşı, davacı firmanın mevcut markasıyla karıştırılma ihtimali (iltibas) bulunduğu gerekçesiyle Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi uyarınca yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine, davacı tarafından bu red kararının iptali talep edilmiştir. Davalı kurum, red kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunurken; mahkeme, taraflar arasındaki markaların görsel, işitsel ve kavramsal farklılıklarının tüketicilerde karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimali yaratıp yaratmadığı ve dolayısıyla red kararının iptalinin gerekip gerekmediği hususunu değerlendirecektir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/152 Esas - 2026/151
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/152 KARAR NO : 2026/151DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptaliDAVA TARİHİ : 14/04/2025KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Yazım Tarihi: 20/04/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı yan .... nezdinde ... başvuru numarası ile ... markasını tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu, davalının tescil başvurusuna karşılık olarak müvekkil süresi içerisinde itiraz ettiği, itirazlarının reddedildiği , Davalı yan markası ile müvekkil markasının iltibas bulunması nedeniyle davaya konu ... sayılı ... kararının iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı firmanın SMK 6/1 maddesine göre ... sayılı mesnet markasına bağlı yaptığı itirazla ilgili taraf markaları arasında karıştırılma olmadığı iltibas tehlikesi olmadığı yönünde ... tarafından verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 14/02/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 14/04/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun. ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına ... ŞİRKETİ tarafından yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, adı geçen itiraz sahibi şirket tarafından, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, "..." ibareli başvuru ile itiraz gerekçesi ... sayılı "..." ibareli markanın ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin farklılıklar içerdikleri, her ne kadar çekişme konusu markalarda ortak kelimeler bulunsa da bu kelimelerin farklı bir dizilimle markalarda yer aldığı ve farklı dizilim nedeniyle markaların bütün olarak farklı bir genel izlenime yol açtığı, şöyle ki, "..." ibaresi "...." biçiminde bir algılamaya yol açarken "..." ibaresinin "..." biçiminde algılandığı, bu suretle başvuru konusu markada anlamsal olarak vurgu "..." ibaresinde toplanırken itiraz gerekçesi markada "..." ibaresinde yoğunlaştığı düşünülmüştür. Yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde, çekişme konusu markaların bütün olarak bıraktıkları anlamsal izlenim başta olmak üzere, görsel ve işitsel olarak içerdikleri farklılıklar da göz önüne alındığında, -tüketicilerin çekişme konusu markaları, birbirinden farklı ve ilişkisiz ticari kaynaklara ait, birbirinden farklı markalar olarak algılayacakları, bu bağlamda markaların iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış, aynı yönde .... verilen karar isabetli görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir.KARAR; İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... Ön inceleme duruşması yapılıp tahkikata geçilmiş, davacı ile davalı şahıs arasında SULH protokulü düzenlemiş ise de anılan dava ... kararı iptali olduğundan sonuca etkisi olmadığı tespit edilmiş, davacı tarafın bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle bilirkişi raporu deliline dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılmasına, dosyaya sunulan sulh protokolü dava konusu ... Kararının iptali olması nedeniyle bu davayı etkilemeyeceğinden davanın konusunun var olduğunun devam ettiğine, karar verilmiştir.GEREKÇE:19/11/2025 tarihli duruşma da.... nolu ara kararları ile bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilip, davacı taraf vekiline bilirkişi ücretini ek avans olarak yatırması gerektiği konusunda ihtarda bulunulduğu, ön görülen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti ek avansının yatırılmadığı görülmekle davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması yönüne gidilerek sunulan kanıtlara göre dava sonuçlandırılmıştır.Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ...." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;Dava dilekçesinde geçen ....) ibareli davacı markası ise ... sürecinde ileri sürülmediği, anılan dava sadece ... kararı iptali davası olduğundan (hükümsüzlük değil) karşılaştırmaya esas alınmadığı ;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ...." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " .... "ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının itiraz mesnedi tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı vekili ile davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 06/04/2026 Katip .... Hakim ....E-İmzalıdır E-İmzalıdır