4. Asliye Ticaret Mahkemesi, TEİAŞın iletim sistemi hatalı kullanımına ilişkin ceza fatura alacak davasını, 6446 sayılı kanun değişikliği uyarınca idari yargının görevli olması sebebiyle usulden reddetti.
Özet: Davacının, sistem kullanım anlaşmasından kaynaklanan ve iletim sisteminin hatalı kullanımı nedeniyle davalıya kestiği cezai faturaların tahsili talebine ilişkin açtığı alacak davası, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa eklenen düzenleme uyarınca bu tür uyuşmazlıkların idari yargıda görülmesi gerektiği tespiti üzerine, mahkemenin yargı yolu bakımından görevsiz olduğu gerekçesiyle usulden reddedilmiş olup, davalının sözleşmeye aykırılık, kesin hüküm, uyarı şartının ihlali ve zamanaşımı itirazları mahkemece değerlendirilmemiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/711 EsasKARAR NO : 2026/442HAKİM : ... ... KATİP : ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : Av. ....DAVALI : ... - ...VEKİLİ : Av. .....DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 22/04/2022KARAR TARİHİ : 25/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 23/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili TEİAŞ ile davalı .... ...A.Ş. arasında 28.01.2004 tarihinde sistem kullanım anlaşması imzalanarak 01.02.2004 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu anlaşmanın çeşitli tarihlerde revize edildiğini, son olarak ilgili dönem itibariyle 07.06.2012 tarihli anlaşmanın imzalandığını, ihalelerle ilgili davaya konu edilen Haziran 2012 dönemi 12.926,53-TL meblağlı, Temmuz 2012 dönemi 38.779,60-TL meblağlı ve Ekim 2013 dönemi 28.256,35-TL meblağlı sistem kullanım ceza faturalarının düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, söz konusu faturaların şirket tarafından ihtarname ekinde iade edildiğini, ihtarnamelere cevap verilerek bahse konu faturaların yeniden davalı şirkete gönderildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, iletim sisteminin hatalı kullanımı nedeniyle iletim sistemine verilen zarar karşılığı düzenlenen ve davalı tarafça ödenmeyen sistem kullanım ceza fatura bedellerinin son ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı oranında faizi ve gecikme faizinin KDV'siyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iletim sistemi kullanım ceza faturalarının taraflar arasındaki sözleşmelere aykırı olarak düzenlendiğini, bu faturalara ilişkin taraflar arasında daha önce menfi tespit davaları açıldığını, Haziran 2012, Temmuz 2012 ve Ekim 2013 dönemlerine ait faturalar hakkında verilen mahkeme kararlarının kesinleştiğini ve bu hususun derdestlik ile kesin hüküm itirazlarını doğurduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilen Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması uyarınca ceza faturası düzenlenebilmesi için öncelikle uyarı yapılması ve ihlalin giderilmesi adına makul süre tanınması gerektiğini, davalı idarenin uyarı şartına riayet etmeksizin ceza faturası düzenlediğini, Yargıtay'ın emsal kararlarında da taraflar arasındaki Bağlantı Anlaşması'nın 16. maddesi gereği uyarı şartının zorunlu olduğunun ve bu şart yerine getirilmeden düzenlenen cezai şartların geçersizliğinin vurgulandığını, ayrıca talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın derdestlik, kesin hüküm ve zamanaşımı itirazları ile esastan ve usulden reddini istemiştir.DELİLLER: 1-Faturalar. 2-Sistem kullanım anlaşmasıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasında akdedilen sistem kullanım anlaşması nedeni ile davacı tarafından tanzim edilen ceza faturalarından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 25.04.2022 tarih, 2022/293 E., 2022/358 K . sayılı ilam ile "...02/12/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanunun 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre "İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak" TEİAŞ'ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanuna ek madde 3 ile "8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür." hükmü eklenmiş, 46. madde ile de kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Hukuk yargılamasında usul hükümlerinde yapılan değişiklikler (aksine geçiş ve yürürlük hükmü getirilmediği sürece) derdest davalarda derhal uygulanır. Bilindiği üzere; bir davaya hangi yargı kolunda bakılacağı konusu HMK'nın 114/1-b. maddesi gereğince dava şartıdır. HMK'nın 115/1. fıkrası gereğince anılan dava şartı yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bu açıklamalar çerçevesinde değinilen yasal düzenlemenin yürürlüğünden sonra derdest olan dosyada mahkemenin yargı yolu itibariyle davaya bakmaya görevli olmadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle HMK'nın 114/1-b. gereğince yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın 115/2. fıkrası gereğince davanın "yargı yolunun caiz olmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verilmişir. Davacı vekili tarafından İstinaf yasa yoluna başvuru üzerine ; ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2022 tarih 2022/1617 E., 2022/1448 K. Sayılı ilamı ile; “ davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK ‘nun 353/1,b,1 . maddesi gereğince “ istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararının kesinleşmesi üzerine bu defa davacı idari yargıda dava açmış olup, 4. ... 17. İdare Mahkemesi 27/10/2022 tarih ve E.2022/2125 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, Mahkememizin 25/09;2023 tarih ve E.2023/168, K.2023/603 sayılı kararı ile 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine karar verilmiştir. Sonrasında ... 17. İdare Mahkemesi 07/02/2024 tarih ve E.2022/2125, K.2024/174 sayılı kararı ile , davanın reddine karar vermiş, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 18/12/2024 tarih ve F.2024/778, K.2024/2040 sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... 17. İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen yargılama süreci tamamlandıktan sonra davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar vermiştir. Davanın yeni esasa kaydı ile bu defa ... 17. İdare Mahkemesi 12/02/2025 tarih ve E.2025/152 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle, 224/7 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından , 16/06/2025 tarih, 2025/243 E.,2025/419 K. Sayılı ilam ile “ uyuşmazlıkta: davacı .... A.Ş, adına düzenlemiş olduğu faturaların elektrik iletim sistemi yükümlülüklerinin ihlalinden kaynaklandığı, bu yönüyle bakılan davanın, özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirket tarafından özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirketten fatura alacağının tahsili amacı ile açıldığı, ihtilafın ticari ilişkiye ilişkin olduğu “ gerekçesiyle uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı merciilerinin görevine girdiği ne dair karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi kararı üzerine mahkememizce dosyanın tevdi ile dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı ile yargılamaya devam olunmuştur. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında 28.01.2004 tarihinde imzalanan Sistem Kullanım Anlaşmasının 01.02.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu anlaşmanın 29.12.2005, 12.04.2007, 30.07.2008, 15.04.2010 ve 30.06.2010 tarihlerinde revize edildi son olarak 07.06.2012 tavihli sistem kullanım anlaşmasının imzalandığı, Sistem Kullanım Anlaşması'nın “Cezai Şartlar" başlıklı 9. maddesinde ve İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminde; "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip — tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuatta uygun olmaması" şeklinde tanımlanan kuralın ihlal edildiği iddiası ile .... Tic. A.Ş.'ye tahakkuk ettirilen sistem kullanım ceza ücretine ilişkin 29.04.2013 tarih ve 181456 sayılı 12.926,53-TL, 29.04.2013 tarih ve 1081581 sayılı 38.779,60-TL, 31.10.2013 tarih, ve K360849 sayılı 28.256,33-TL olmak üzere toplam 79.962,48-TL fatura bedellerinin fatura son ödeme tarihlerinden itibaren başlatılmak üzere 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesine göre gecikme zammı ve gecikme zammı oranında işleyecek faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce öncelikle dava şartları üzerinde durulmuştur. Dava konusu faturalara yönelik açılan davalara yönelik bilgi ve belgelerin temini yoluna gidilmiştir. Dava konusu faturalar; -Haziran 2012 dönemi 29.04.2013 tarih ve 1081456 no.lu 12.926,53TL meblağlı, -Temmuz 2012 dönemi 29.04.2013 tarih ve 1081581 no.lu 38.779,60TL meblağlı, -Ekim 2013 dönemi 31.10.2013 tarih K360849 no.lu 28.256,35TL meblağlı faturalardır. ... A.Ş. tarafından TEİAŞ aleyhinde; işbu davaya da konu edilen Haziran 2012 ve Temmuz 2012 dönemi ceza faturalarının Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması hükümlerine aykırı düzenlenmesi ve sair sebeplerle davacının davalıya borcu olmadığına karar verilmesi talepli olarak 03/07/2013 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, Temmuz 2012 dönemi ile ilgili ayrı olarak açılan davada; ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/459 E. Kayıtlı dosyanın 1 numaralı celsesinde hukuki ve fiili irtibatı nedeniyle ... Asliye 13. Ticaret mahkemesinin 2013/209 esas sayılı dosyası ile HMK'nun 166 vd. birleştirilmesine karar verilmiş olup, haziran 2012 dönemi ile ilgili açılmış olan davada; ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/209E. Kayıtlı dosya ile görülen davada 2013/209 E. 2014/163 K. Sayı 09/05/2014 tarihli kararı ile; "...A-1-Esas davanın kabulü ile, 2-Davacının 29/04/2013 tarih ve Seri:I Sıra No:081456 sayılı 12.926,53 TL bedelli faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığını TESPİTİNE,... B-Birleşen (... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/456Esas sayılı davanın) reddine,..." karar vermiştir. Davacı.... A.Ş. tarafından birleşen davada verilen aleyhe karar sebebiyle yapılan temyiz başvurusu neticesinde , Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/387E. 2015/7452 K. Sayı 20/11/2015 tarihli kararı ile; kararın bozulması üzerine bu karara karşı karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/2755E. 2018/5967K. Sayı 19/12/2018 tarihli kararı ile; "...davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE..." karar vermiştir. Mahkemece 2019/18 Esasına kaydı yapılmış, 31/05/2019 tarihli duruşmada "Usul ve yasaya uygun Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına" karar verilmiştir. Bu defa ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/18E. 2019/430K. Sayı 31/05/2019 tarihli kararı ile; "... Esas davanın kabulü ile, davacının 29/04/2013 tarih ve Seri:I Sıra No: .... sayılı 12.926,53TL bedelii faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine.. Birleşen davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/826E. 2021/937K. Sayı 18/10/2021 tarihli kararı ile; "...Hukuk yargılamasında usul hükümlerinde yapılan değişiklikler derdest davalarda derhal uygulanır. Bir davaya hangi yargı kolunda bakılacağı konusu HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince dava şartıdır. HMK'nın 115/1. fıkrası gereğince anılan dava şartı yargılamanın her aşamasında (ilk derece ve istinaf mahkemeleri ile Yargıtayca) re'sen dikkate alınır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara dair uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yukarıda izah edilen Kanun değişikliği kapsamında uyuşmazlık konusu davanın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA.." karar verilmiştir.... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/707E. 2022/17K. Sayı 14/1/2022 tarihli kararı ile; "...Davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden HMK 114/1-b maddesi uyarınca yargı ylu nedeni ile usulden reddine..." karar verilmiştir. Mahkeme kararının tarafların temyiz etmemesi üzerine 05/05/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ekim 2013 Dönemi Sistem Kullanım Ceza Faturası yönünden ise; davacı Kaptan.... A.Ş. Tarafından davalı ... aleyhinde; işbu davaya da konu edilen Ekim 2013 dönemi ceza faturalarının Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması hükümlerine aykırı düzenlenmesi ve sair sebeplerle davacının davalıya borcu olmadığına karar verilmesi talepli olarak 19/12/2013 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/366 E. Kayıtlı dosya ile görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/366 E. 2016/446 K. Sayı 22/12/2014 tarihli kararı ile; "..Davanın kabulü ile; Davacının 31/10/2013 gün ve 360849 seri numaralı, 28.256,35-TL miktarlı ceza faturasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, ,..." karar vermiştir. Davalı ...'ın yerel mahkeme kararını temyiz etmesi ile , Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/7363E. 2017/1250K. Sayı ve 26.04.2017 tarihli karar ile; "...Davacı ile davalı arasında 2010 yılından bu yana devam edegelen Sistem Kullanım Anlaşması akdedilmiş olduğu, davacının 2013/Ekim ayı içerisinde, 07.06.2012 tarihli en son yapılan sözleşmenin 9. maddesindeki ihlali gerçekleştirdiği, bu ihlal için ceza faturası kesildiği, önceki dönem sözleşmelerde uyarı şartının bulunmasına rağmen 07.06.2012 tarihli son sözleşmede uyarı şartının bulunmadığı, ihlalin saptanması halinde ceza kesileceğinin kararlaştırıldığı şeklinde bir düzenlemenin olduğu, ihlalin gerçekleştiği tarihin en son tarihli sözleşmeden sonra gerçekleştiği, davalı idarenin, davalı şirkete uyguladığı ceza yaptırımının sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmasına rağmen, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeler ile kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulduğu görülmemiştir. Davacı ... A.Ş. Tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/2808E. 2019/2203K. Sayı 21.05.2019 tarihli karar ile; "...Her ne kadar Dairemizin 26.04.2017 tarihli ve 2015/7363 E. 2017/1250 K.sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının bozulmasına yazılı gerekçeler ile karar verilmiş ise de; yürürlükte olan 23.06.2008 tarihli taraflar arasındaki bağlantı anlaşmasının 16.maddesi gereği; ihlal halinde davalı tarafından uyarı yapılması şartının devam ettiği anlaşıldığından karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin anılan bozma kararının kaldırılarak, hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... A.Ş. Tarafından TEİAŞ aleyhinde "Haziran/2012 dönemine ait 29/04/2013 tarih ve 81456 numaralı, 12.926,53-TL bedelli ceza faturası işlemi yönünden ise; hukuka aykırı olduğu, ceza bedeli alacağının zamanaşımına uğradığı, taraflar arasında imzalanmış olan bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşmasının ilgili maddeleri uyarınca herhangi bir ihlal sebebiyle cezai şart uygulanabilmesi için kullanıcıya uyarıda bulunulması ve ihlalin ortadan kaldırılması için makul süre verilmesi gerektiği, davalı idarece uyarı yazısı gönderilmeden ve ihlalin giderilmesi için makul süre tanınmadan ceza faturası düzenlenmesinin taraflar arasında akdedilen bağlantıve sistem kullanım anlaşması hükümlerine aykırı olduğu, lehine bilirkişi raporları bulunduğu ileri sürülerek iptali" talepli açılan davada; ... 3. İdare Mahkemesi 2022/1217E. 2023/814K. Sayı 31/03/2023 tarihli karar ile; "Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline" Karar vermiştir.... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 2023/1278E. 2024/145K. Sayı 25/01/2024 tarihli karar ile; "...Dava konusu uyuşmazlık miktarının, yukarıda yer verilen Yasa hükmünde belirlenen miktarın (mahkeme karar tarihi esas alınarak 2023 yılı itibarıyla yeniden değerleme oranında güncellenmiş tutar olan ( 20.000,00-TL) altında kalması nedeniyle, istinaf başvurusuna konu edilen İdare Mahkemesinin kararı kesin olup, istinaf yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. ... 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2023 tarih ve E:2022/1217, K:2023/814 sayılı karara yönelik davalı tarafın istinaf başvurusunun İNCELENMEKSİZİN REDDİNE.."Kesin olarak karar vermiştir. İşbu kararın ise13/02/2024 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. .... A.Ş. Tarafından TEİAŞ aleyhinde "Temmuz/2012 dönemine ait 29/04/2013 tarih ve 81581 numaralı, 38.779,60-TL bedelli ceza faturası işlemi yönünden ise; hukuka aykırı olduğu, ceza bedeli alacağının zamanaşımına uğradığı, taraflar arasında imzalanmış olan bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşmasının ilgili maddeleri uyarınca herhangi bir ihlal sebebiyle cezai şart uygulanabilmesi için kullanıcıya uyarıda bulunulması ve ihlalin ortadan kaldırılması için makul süre verilmesi gerektiği, davalı idarece uyarı yazısı gönderilmeden ve ihlalin giderilmesi için makul süre tanınmadan ceza faturası düzenlenmesinin taraflar arasında akdedilen bağlantı ve sistem kullanım anlaşması hükümlerine aykırı olduğu, lehine bilirkişi raporları bulunduğu ileri sürülerek iptal" talepli açılan davada; ... 3. İdare Mahkemesi 2022/1219E. 2023/813K. Sayı 31/03/2023 tarihli karar ile; "Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline" karar verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 2023/1273E. 2024/169K. Sayı 31/01/2024 tarihli karar ile;"...Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile ... 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2023 tarih ve E:2022/1219, K:2023/813 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın REDDİNE.." kesin olarak karar verildiği ve söz konusu kararın 18/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı, dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirilmekle; dava konusu faturalara yönelik olarak açılan eldeki alacak davası öncesinde aynı faturalara yönelik açılan davaların kesinleştiği anlaşılmakla; dava tarafları ve dava sebeplerinin aynı olduğu ve eldeki davadan önce açılan menfi tespit davalarının eldeki dava yönünden kesin hüküm engeli teşkil ettiği kanaatine varılmakla, HMK'nun 114/ 1-i maddesi ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddine dair karar verilmiş olup davada dava şartlarının ele alınması nedeniyle bilgi ve belgelerin toplanması yoluna gidildiği ve mahkememizce tahkikata geçilmeksizin karar verildiği gözetilerek hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 7/1. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekalet ücretinin yarısı oranında vekalet ücretine hükmetmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davanın dava şartları yokluğu nedeniyle reddine 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL' harcın peşin alınan 1.365,56 TL harcın düşümü ile bakiye 633,56 TL harcın davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 7/1 maddesi uyarınca 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. ... bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır