Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif genel kurul kararlarının yokluk, butlan ve iptali iddialarıyla ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik istinafı ele alıyor.
Özet: Davacı, bir kooperatifin olağan genel kurul toplantısı ile bu toplantıda alınan tüm kararların, bakanlık temsilcisi bulundurulmaması, genel kurul çağrısının yasal süresine uyulmaması, karar nisabının tutanağa işlenmemesi, oylama usulündeki aksaklıklar ve temsil belgelerinin sahteliği iddiaları gibi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile kooperatif anasözleşmesine aykırılıklar barındırdığını ileri sürerek yokluğunun/mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ve iptalini talep etmiş, bu kapsamda yargılama süresince kararların yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.

T.C.
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1467
KARAR NO : 2026/963
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ................. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI : ......../.......... Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
DAVACI :
KARŞI TARAF
DAVALI :
VEKİLİ :
TEMSİLCİ :
TEMSİLCİ :
DAVANIN KONUSU :
TALEP KONUSU :
DAVA VE TALEP TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Taraflar arasındaki derdest davada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:
Davacı ....tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; davalı ........................ Kooperatifi'nin ............. tarihli olağan genel kurul toplantısı ve bu toplantıda alınan tüm kararların 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kooperatif anasözleşmesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek toplantı ve kararların yokluğunun/mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiş ve dava süresince kararların yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı, *Davalı kooperatifin Türk Ticaret Kanunu'nun 124/1. maddesi uyarınca anonim şirket türünde değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle ..................... tarihli "............. Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik" m.32/1-a hükmü uyarınca esas sözleşme değişikliği gündemi bulunan toplantılarda Bakanlık temsilcisi bulundurulmasının zorunlu olduğunu; keza 14/01/2022 tarihli "Kooperatif ve Üst Kuruluşlarının Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcisinin Nitelik ve Görevleri Hakkında Yönetmelik" uyarınca da temsilci görevlendirilmesinin zorunlu olduğunu; ancak .............. tarihli toplantıya Bakanlık temsilcisinin katılmadığını, Yönetim Kurulu Başkanı ............ ............'nun usûlüne uygun başvuruda bulunup bulunmadığının, İl Müdürlüğü ile hangi görevli arasında ne konuşulduğunun genel kurula açıklanmadığını; anılan yönetmeliklerin amir hükümleri gereği Bakanlık temsilcisi yokluğunda alınan kararların geçersiz/mutlak butlanla batıl olduğunu; *1163 sayılı Kanun'un 45/2. maddesi ve kooperatif anasözleşmesinin 28. maddesi gereği genel kurul çağrısının en az 30 gün önceden ortaklara bildirilmesi zorunluluğuna uyulmadığını, ortaklara postayla gönderilen gündem maddelerinin ellerine ulaştığı tarihten itibaren 30 günlük sürenin korunmadığını, bunun yönetim kurulu üyelerince bilerek ve kasten gerçekleştirildiğini, *Anasözleşmenin 33/2. maddesi uyarınca oylama öncesinde salonda kaç ortağın bulunduğunun (karar nisabı) genel kurul tutanağında sayısal olarak yer almadığını; bu nedenle 1., 3., 5., 6. (a-b), 7. (a-d), 9., 10., 11., 12. gündem maddelerinde alınan oy çokluğu ve oy birliği kararlarının da mutlak butlanla batıl olduğunu; bu hususta T.C. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/1291 E., 2015/8530 K. sayılı içtihadına atıfla "oy çokluğu ile alınan kararların 1163 sayılı Kanuna, anasözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırı olması" gerekçesiyle iptal edilebileceğini, *Divan Başkanlığının 1., 2., 5., 6., 7., 9., 10., 11. ve 12. gündem maddeleri oylaması öncesinde salonda bulunan ortak sayısını sayısal olarak tespit etmediğini; katılan 343 kişinin veya oylamalar sırasında salonda bulunanların tamamının aynı fikirde olduğunu gösteren hiçbir yazılı beyan bulunmadığını, bu nedenle kararların oy birliğiyle alındığının kabulünün de mutlak butlan ile tespiti gereken bir husus olduğunu, *Hazurun cetveli ekindeki 134 ortağa ait temsil belgelerinden bir kısmının, örnek olarak tamamının kooperatif ortağı ............. ............... tarafından yazılıp imzalanmış göründüğünü, imza sahiplerince doldurulmadığını; davalı kooperatifin .............. tarihli genel kurulunda verilen önergedeki imzaların sahte ve mükerrer olduğuna ilişkin ....................... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ........./........... Soruşturma sayılı dosyası bulunduğunu öğrendiğini, bu nedenle temsil belgelerinin incelenmesi hakkının kullandırılmasını talep ettiğini, *Davalı kooperatife ortak olmak için yönetim kuruluna verilmiş bir dilekçesinin bulunmadığını, ortaklar pay senetlerinde ................... tarihinde kuruluş, ................. tarihinde Ticaret Sicil Memurluğunca tescil edilen ve ....................... tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen anasözleşmenin 1. maddesinden son maddesine kadar ilan edilen davalı Kooperatife Ortak olmak istediğime dair dilekçe verdiğim ispatlanamayacak olduğundan, ortak olmadığı kooperatifin ................... tarihindeki Genel Kuruluna öağrılması Kanunlara ce Yönetmeliklere aykırı olduğundan, katılmadığı, Genel kurul toplanstııan itiraz hakkını ve belgeler mahkemece incelendikten sonra kullanacağını, davalı kooperatife yasa ve kooperatif esas sözleşmesi kapsamında ortaklık şartlarının yerine getirilip getirilmediğine dair davalı kooperatşften ................. tarihinden itibaren, tarafınca verilen dilekçeler ve Yönetim Kurulu kararları istenerek ortak olup olmadığına dair bir karar verilemsi talebinde olduğunu, Yönetim Kurulu'nun 2025 yılı çalışma raporunda "2019-2020 yılı Genel Kurul İptali" davası bulunduğunun, bu davanın ........... ........ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) ........../............ E., ......../....... K. sayılı kararıyla kabul edildiğinin ve kararın istinaf aşamasında .......BAM...... HD ........./........ E.) olduğunun yazılı olduğunu; 2019 ve 2020 yıllarına ait genel kurulların salgın nedeniyle 2021 yılında (10/07/2021 ve 17/07/2021 tarihli) yapıldığını, bu genel kurullarda alınan kararların da anılan mahkeme kararıyla mutlak butlanla batıl/yok hükmünde tespit edildiğini; bu nedenle söz konusu genel kurullarda seçilen yönetim kurulunun sonraki dönemlerde aldığı kararların da (bu arada dava konusu 29/03/2026 tarihli genel kurulun da) hukuki geçerlilikten yoksun olduğunu, Genel kurulda alınan kararlarla seçilecek yönetim kurulunun, bu kararlar doğrultusunda ortaklardan para toplayacağını ve bu paraların arsa alımı ile inşaat yapımına sarf edileceğini, alınan kararların yıllar sonra geçersizliğinin ortaya çıkmasının hukuki emniyeti ve istikrarı bozacağını, ortaklara dağıtılacak kâr paylarının da eşitlik ilkesinin ihlaline yol açacağını belirterek bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, ..................... tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılmadığını, katılmadığı için gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında karar nisabının bulunmadığını söyleme ve tutanağa geçirme, şerh koyma haklarını kullanamadığını, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki dava açma hakkını kullanarak, ortak olmadığı davalı kooperatifin ................... tarihli Genel Kurul Tutanağı'nın mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine dair iptal davası açılmasını talep ettiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen kooperatif ile davalı vekili arasında sözleşme yapılmadan, sözleşmedeki özel yetki devirleriyle ilgili yönetim kurulu kararı alınmadan, 2 yönetim kurulu üyesi imza yetkilisi tarafından imzalanan vekâletnamenin kullanılmasının ve bu vekâletnameye dayanılarak diğer avukatlara da yetki verilmesinin kooperatif anasözleşmesine ve Bakanlık iznine tabi olma kuralına aykırı olduğunu, ................. (tutanakta ..................) tarihli genel kurulda oylaması yapılan 1, 2, 5, 6, 7, 9, 10, 11 ve 12. gündem maddelerinin, 1163 sayılı Kanun'un 53., 45/2. ve 51/1. maddeleri ile anasözleşmenin 33/1. ve 33/2. maddeleri amir hükümleri kapsamında yorumsuz ve matematiksel olarak karar nisaplarının gerekçeli kararda açıklanması talebi olduğunu ileri sürerek; TALEP: 1163 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve davalı kooperatifin Bakanlık izinli anasözleşmesi hükümleri uyarınca kendisinin davalı kooperatifin ortağı olup olmadığının ve dava açma hakkının bulunup bulunmadığının tespitine karar verilmesini, Davalı kooperatifin................. tarihli genel kurul toplantısına Bakanlık temsilcisi bulunması zorunluluğuna uyulmadan alınan kararların hükümsüz olacağından Genel Kurulun iptaline karar verilmesini, Davalı kooperatifin ...................tarihli genel kurulu gündeminde 1, 2, 5, 6, 7, 9, 10, 11 ve 12. maddeleri ile alınan kararlara yönelik davanın, anasözleşmenin 33/2. maddesine ve Yargıtay içtihatlarına göre, genel kurul tutanağında karar nisapları ve her gündem maddesi oylaması öncesinde salonda bulunan ortakların sayısı yazılı olmadığından, karar nisapları belli olmayan oylamalar sonucunda alınan kararların mutlak butlan ile batıllık kararlarının tespitine dair karardan sonra iptaline karar verilmesini, Davalı kooperatiften, .............. Ticaret İl Müdürlüğü'nden ve ............. Ticaret Sicil Memurluğu'ndan .................. tarihli Genel Kurul ile ilgili belgelerin istenilmesini, Dava konusu ................... tarihli Genel Kurulda oylaması yapılan 1, 2, 5, 6, 7, 9, 10, 11 ve 12. gündem maddelerinin, 1163 sayılı Kanun'un 53., 45/2., 51/1. maddeleri ile anasözleşmenin 33/1. ve 33/2. maddeleri amir hükümleri kapsamında yorumsuz olarak matematiksel karar nisaplarının gerekçeli kararda açıklanmasını talep etmiştir.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı kooperatif vekili Av. ......... ............, cevap dilekçesinde öncelikle davanın usûlden reddi gerektiğini, öyleki davacının bizzat dava dilekçesinde "ortak olmadığım ............................. İşletme Kooperatifi..." ifadesini kullandığını, bu beyanın kooperatif ortağı olmadığı yönündeki açık ve kesin iradesini ortaya koyduğunu; 1163 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca iptal davası açma hakkının yalnızca kooperatif ortaklarına tanınmış bir dava şartı olduğunu, davacının bu nedenle aktif husumet ehliyetinden yoksun bulunduğunu, ayrıca "kendi eylemiyle çelişme yasağı" ilkesi gereği bu çelişkili talebin dinlenemeyeceğini, esasa ilişkin olarak da Bakanlık temsilcisinin toplantıya katılmamasının kooperatifin kusurundan kaynaklanmadığını; usûlüne uygun başvuru yapıldığını, temsilci ücretinin 25/03/2026 tarihinde (5.931,03 TL) ödendiğini, 1163 sayılı Kanun'un 87. maddesi uyarınca ilan edilen saatten 1 saat 45 dakika sonrasına kadar beklenildiğini ve bu sürenin sonunda toplantıya devam edilmesinin kanuna uygun olduğunu, Çağrı usûlüne ilişkin olarak .............. tarihli ............... Gazetesi ilanı ve .................... tarihli, 496 ortağa taahhütlü olarak gönderilen çağrı mektuplarının PTT kayıtlarıyla ispatlandığını, Genel kurul tutanağında 343 ortağın (209 asaleten, 134 vekâleten) hazır bulunduğunun açıkça yazılı olduğunu ve nisap iddialarının dayanaksız olduğunu, İhtiyati tedbir talebi yönünden ise HMK'nın 389. maddesindeki yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, davacının soyut iddialar dışında somut bir tehlike veya telafisi güç zarar ortaya koyamadığını, buna karşılık tedbirin kooperatifin sürekli ticari faaliyetlerini ve tüm ortakların menfaatlerini olumsuz etkileyeceğini belirterek tedbir talebinin reddini talep etmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
................ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............. tarih ve ........./........... Esas sayılı ara kararı ile; 'Kooperatiflerde genel kurul kararlarının butlanı ve iptaline ilişkin uyuşmazlıklarda, 1163 sayılı Kanun'un 98. maddesindeki yollama nedeniyle TTK'nın 445-451. maddelerinin kıyasen uygulandığı, TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra, mahkemece talep halinde dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilebileceği; bu konuda özel düzenleme bulunmadığından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden tamamlayıcı yorum yoluyla yararlanılabileceği, Tensip zaptı ile yönetim kurulu üyelerine görüş sorulduğu, yönetim kurulu üyelerince imzalanan görüşte özetle, alınan kararlara yönelik yürütmenin durdurulması hâlinde kooperatifin kurumsal yapısının, ticari itibarının ve yatırım süreçlerinin ciddi biçimde zarar göreceğinin, pay sahiplerinin bütünsel karar alma iradesinin zayıflatılacağının beyan edildiği ve davacının tedbir talebine tümden itiraz edildiği, dosya kapsamındaki mevcut deliller (genel kurulda alınan kararlar) birlikte değerlendirildiğinde, tedbir verilmemesi hâlinde davacının hak kaybına uğrayacağına dair somut bir tehlikenin ortaya konulmadığı, esas yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı, davacının somut bir tehlikenin varlığı hâlinde değişen durum ve koşullara göre yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunmasının mümkün olduğu' gerekçesi ile; "Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı .......... ............... şstinafında Kararın dayandığı "Yönetim Kurulu Görüşü" belgesinin UYAP sistemine ................ tarihinde yüklendiğini ve aynı gün onaylandığını; kararın ise bundan 22 gün önce, ............'da verildiğini; mahkemenin henüz dosyada bulunmayan bir belgeye karar tarihinde dayanmış olmasının objektif ve tarihsel bir çelişki, dolayısıyla gerekçe yokluğu/usûl hatası teşkil ettiğini, TTK m.449'da öngörülen "yönetim kurulu üyelerinin görüşü"nün, 7 kişilik yönetim kurulundan yalnızca 2 üyenin (.......... ........., ............. .................) imzasını taşıdığını ve tarihsiz olduğunu; kurul iradesinin kurul kararı alınmaksızın 2 kişinin beyanıyla yansıtılamayacağını, kendisine bu beyana karşı diyeceklerini sunma imkânı tanınmadığını, Davalı vekilinin vekâletnamesinde bu tür özel yetkilerin bulunmadığını, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35 uyarınca kooperatif-avukat arası zorunlu sözleşmenin dosyada olmadığını, bu nedenle yetkisiz vekil eliyle sunulan beyan dilekçesinin yok hükmünde sayılması gerektiğini, Kooperatifin ...................... tarihli genel kurulunda seçilen yönetim kurulu hakkında .................... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ........./....... E., ......../........ K. sayılı kararıyla mutlak butlanla batıllık kararı verildiğini, bu yönetim kurulunun sonraki yıllardaki (2022-2026) tüm işlem ve kararlarının bu nedenle sakat olduğunu ve bunun HMK m.390/3 anlamında yaklaşık ispatı sağladığını ileri sürerek ilk derece mahkemesinin ara kararının HMK m.353/1-b-2 uyarınca kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulünü istemiştir.
E) DELİLLER:
.................... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......../.......... Esas sayılı dosyası kapsamı.
F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali istemine, talep, genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması talebine ilişkindir.
Mahkemenin ..................... tarihli ara kararı ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar veriilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. Maddesi uyarınca, Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
1163 sayılı Kanunun 98. Maddesi yollamasıyla kooperatifler hakkında da uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Kararın yürütülmesinin geri bırakılması" kenar başlıklı 449. maddesinde;"Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmü düzenlenmiş olup, genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin karar, dava açıldıktan sonra ve yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilen özel geçici hukuki koruma kararı yani bir başka anlatımla özel bir ihtiyati tedbirdir.
Yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması mahkemenin takdirine bağlı olmayan yürürlüğün geri bırakılması talebi hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilebilmesinin yasal koşuludur.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; mahkemenin ....................... tarihli tensip zaptı ile, TTK'nin 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine, yönetim kuruluna görüşlerini bildirmeleri için 2 haftalık kesin süre verilmesine ve bu hususa ilişkin meşruhatlı davetiye tebliğine karar verildiği, anılan meşruhatlı davetiyelerin kooperatif temsilcisi sıfatı ile ............. ............. ile .......... .................'a ayrı ayrı ................. tarihinde tebliğ edildiği, anılan şahıslarca imzalı "....................... tarihli genel kurula karşı talep edilen yürütmeyi durdurma talebine yönelik Yönetim Kurulu görüşüdür." konulu dilekçenin ise .................... tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulduğu, ne var ki Mahkemece, yönetim kurulu görüşünün alınması yönündeki meşruhatlı davetiye henüz tebliğ edilmemişken, davacının ihtiyati tedbir talebinin esası değerlendirilerek inceleme konusu ........................ tarihli kararın verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, TTK 449. Maddesindeki usûlî prosedür, yani yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alınmak üzere davet edilmiş olmalarına ilişkin koşul henüz yerine getirilmemişken, kooperatif genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek karar bağlanması doğru olmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16/09/2013 tarih ve E.2013/12965, K.2013/15637 sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) .
Bu itibarla, İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin sair istinaf itirazlarına ilişkin olarak bu aşamada başkaca bir inceleme yapılmaksızın, kararın kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenle kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında dosyaya sunulu kooperatif yönetim kurulu görüşü değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun açılanan nedenle kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi ara kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-) Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-) Kaldırma nedenine göre, istinaf edenin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-) İstinaf eden tarafça peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep hâlinde yatırana İADESİNE,
5-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-) Dairemizce kesin olarak verilen işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
E-İmza
Üye
E-İmza
Üye
E-İmza
Katip
E-İmza
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*