11. Ceza Dairesi, halı temizleme hizmetinde güveni kötüye kullanma suçlamasında, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf olduğuna hükmederek eksik incelemeyle verilen mahkumiyet kararını bozmuştur.
Özet: Mahkeme, halı temizleme atölyesine teslim edilen halıların kaybolması veya çürümesi nedeniyle "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan verilen mahkumiyet kararını bozmuştur; zira, sunulan savunmalar ve deliller ışığında olayın hukuki bir ihtilaf niteliğinde olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı, dolayısıyla sanığın beraat etmesi gerektiği, ayrıca 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi ve adli para cezası uygulamasında da eksiklikler bulunduğu belirtilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2022/968 E.  ,  2026/4874 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/79 E., 2021/128 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanın, anne oğul olan sanıkların işletmekte oldukları halı temizleme atölyesine altı adet halı teslim ettiği ve parasını da peşin verdiği, bildirilen süre geçmesine rağmen halıların tesliminin yapılmadığı, katılanın telefonlarla ve yüzyüze yaptığı müteaddit görüşmelere rağmen halılarının iadesi hususunda netice alamadığı, en son halı temizleme yerine giderek yaptığı aramada halılarından iki küçüğünü ve de yıkanmamış vaziyette bularak geri aldığı böylelikle her iki sanığın atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda; Sanığın annesi olan halı temizleme atölyesi sahibi temyiz dışı sanık ...'nın, kuru temizleme dükkanının kendi üzerine olduğunu ve kendisi çalıştırdığını, oğlu olan sanığında yanında işçi olarak çalıştığını, o dönem çok yoğun sipariş almaları sebebiyle halılar üst üste yığıldığı için alttakilerden bazılarının çürüdüğünü, bir kısmının kaybolduğunu, katılanın halıları da çürüdüğü için bu halıları teslim edemedikleri şeklindeki savunmasının sanık, tanık ve katılanın da beyanlarıyla desteklendiği göz önünde bulundurulduğunda; taraflar arasında uyuşmazlığın hukuki ihtilaf boyutunda olduğu, unsurları oluşmayan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
a.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi
b.Sanık hakkında TCK'nın 155/2. maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının korunmasına,
30.04.2026 tarihinde karar verildi.