Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında ağır yaralanan davacıların yüksek maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada verilen ihtiyati haciz kararına itirazın istinaf incelemesi.
Özet: Ağır yaralanmalı bir trafik kazası sonrası açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince davalıların mal varlığına 4.800.000 TL tutarında ihtiyati haciz konulması ve bu hacze yapılan itirazın reddedilmesi kararına karşı davalılar tarafından yapılan istinaf başvurusu ele alınmakta olup, davalılar ihtiyati haczin hukuki dinlenilme hakkı ihlali, koşullarının oluşmaması, taşkınlığı ve teminatsızlığı gerekçeleriyle kaldırılmasını talep etmektedirler.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:02/03/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:16/12/2025 (Ara Karar)
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ:03/04/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 13/08/2024 tarihinde ışıklı kavşakta ... plakalı motosiklet ile kırmızı ışıkta durmakta olduğu sırada davalılar ...'in ... plakalı ve ...'nın ... plakalı aracının kavşakta birbirleri ile çarpışması ve araçların savrulması sonucu kırmızı ışıkta bekleyen müvekkillerine çarpması ile müvekkillerinin ağır bir şekilde yaralanmış olduklarını, kaza nedeniyle birçok ameliyatlara maruz kaldıklarını, vücutlarının birçok yerlerinde hasar kaldığını, kaza sonucu engellilik durumlarının ve davacıların sürekli ve geçici iş göremezliklerinin meydana geldiğini, davacıların kalan ömürlerindeki yaşam kalitesinin büyük oranda düştüğünü, davacıların işbu kaza nedeniyle hem maddi hem de manevi olarak zarar görmüş olduklarını, yaşanan kaza nedeniyle ızdıraplı tedavi süreçleri, psikolojik yıpranmalar, gelecek kaygıları, davacıların kusursuz oluşları, davalı gerçek kişilerin tam kusurları tümü birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL geçici iş göremezlik, 1.499.500 TL sürekli iş göremezlik/efor kaybı olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, yine ... için manevi tazminat olarak 2.000.000,00 TL'nin davalı sürücü ..., ... ve işleten/malik ..., ... ve İMMS sigortacısı ... Sigorta Anonim Şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500 TL geçici iş göremezlik, 299.500 TL sürekli iş göremezlik/efor kaybı olmak üzere toplam 300.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, yine ... için manevi tazminat olarak 1.000.000,00 TL'nin davalı sürücü ..., ... ve işleten/malik ..., ... ve İMMS sigortacısı ... Sigorta Anonim Şirketinden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, dava miktarıyla sınırlı olarak davalıların menkul-gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalılar ... ve ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin tüm malvarlıkları üzerine tedbir konulduğunu, müvekkillerinin toplam malvarlığının davacıların talep ettiği miktarın çok üzerinde olduğunu, konulan tedbirlerin taşkın haciz niteliğinde olduğunu, bu nedenle müvekkilleri yönünden malvarlıkları üzerine konulan tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ... ve ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; davanın esasına, mahkemece verilen ara kararın tümüne itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince 04/11/2025 tarihli ara kararı ile; "... ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından dosyaya sunulan belgelerin kanaat verici belge niteliğinde olduğu, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz için koşulların oluştuğu" gerekçesiyle "davacıların ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; 4.800.000 TL alacak üzerinden davalı ... (...), davalı ... ... (...), davalı ... (...) ve davalı ... (...)'nın borca yetecek miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Davalıların itirazı üzerine ilk derece mahkemesince 16/12/2025 tarihli duruşmada itirazın reddine karar verilmiş, aynı tarihli ara kararı ile; "verilen tedbir kararının dosyada mevcut delil durumuna ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle "itirazın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
16/12/2025 tarihli ara karara karşı, davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinde belirtilen tedbir kararının verilmesi şartlarının yargıya konu olayda gerçekleşmediğini, dava değerinin 4.800.000 TL olduğu dosyada teminatsız şekilde müvekkillerin toplam 20.000.000,00 TL'lik malvarlığı değerlerine tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı müvekkillerin ticaret ile uğraştığını ve tedbir kararlarının müvekkillerin ticari hayatını olumsuz etkilediğini, davalı konumunda üç adet sigorta şirketi ve müvekkiller dışında iki şahıs daha bulunduğunu, 7 adet davalının bulunduğu dosyada tahsil kabiliyeti konusunda herhangi bir şüphe olmadığını, 3 sigorta şirketinin teminat limitlerinin yüksek olduğunu, tahsilata ilişkin hiçbir şüphenin söz konusu olmadığını, İcra İflas Kanunu'nun 257/1. maddesinde belirtilen ihtiyati haciz şartlarının olayda vadesi geçmiş bir borç bulunmadığından ve müvekkillerin sabit bir ikametgahları olup mal kaçırma saiklerinin de bulunmadığından gerçekleşmediğini, yine İİK'nın 281/2 maddesinde belirtildiği üzere hakimin iptale konu tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklıların talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğini ancak teminat gerekip gerekmediği ve miktarını hakimin takdir edeceğini düzenlediğini, ayrıca davalı 3 adet sigorta şirketinin poliçe limitlerinin davacı tarafın taleplerini karşıladığını, dosyada mevcut bir teminat varken müvekkillerin malvarlığı üzerine tedbir şerhi işlenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas Sayılı dosyasının 16/12/2025 tarihli ara kararının kaldırılarak itirazları doğrultusunda müvekkillerin malvarlığı üzerinde uygulanan tedbirlerin kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise tedbirin sadece dava değerine yetecek malvarlığı üzerinde uygulanmasını talep ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ... ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesindeki hiçbir şarta uymadığını, kararla teminat yatırılmaksızın davalı müvekkillerin tüm malvarlığına haciz konulacağını, davalı müvekkillerin ticaretle uğraştığını, dosyada üç adet sigorta şirketi ve müvekkilleri dışında iki şahıs daha olmak üzere yedi davalının bulunduğunu, müvekkillerin kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, tahsil kabiliyeti konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığını, üç sigorta şirketinin teminat limitlerinin yüksek olduğunu ve tahsilata ilişkin hiçbir şüphenin söz konusu olmadığını ifade etmiş, İİK'nın 257/1. ve 281/2. maddelerinde ihtiyati haciz şartlarının sınırlı ve belirli olduğunun düzenlendiğini, somut olayda davalı müvekkillerin henüz borçlu sıfatını almadığını, aleyhlerine yapılan bir icra takibi veya borçlu olduğunu gösterir bir kıymetli evrak ya da adi bir evrakın bulunmadığını, müvekkillerin ikametgah sahibi olduğunu (mahkemenin UYAP sistemi üzerinden sorgulayabileceğini), üç adet sigorta şirketinin poliçe teminatlarının toplamının 10.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, müvekkillerin kaçak göçek olmadığını, mal kaçırmadığını veya kaçırmaya teşebbüs etmediğini, tüm bu durumlar ortadayken teminatsız olarak davalı müvekkillerin tüm malvarlığına ihtiyati haciz uygulanmasının anlaşılamaz olduğunu, verilen karardan ivedilikle dönülmesi gerektiğini, kararın yetki yönünden usulüne uygun olsa da teminat ve şarta taalluk eden yönleri cihetiyle tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine, uyuşmazlık ise; mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz, nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nın 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz, yaklaşık ispat yeterlidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 28/11/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında "Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğunu" belirtmiş ve manevi tazminat istemli davalarda salt manevi tazminatın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna işaret etmiştir.
Açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK'nın 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Olay 13/08/2024 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu aşamada zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Davacıların maddi, manevi tazminata ilişkin alacağını dava dilekçesine ekli belgeler ile trafik kazası tespit tutanağı içeriğiyle yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir.
Ancak, somut dosya incelendiğinde; 13/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle dosyadaki kayıtlara göre davacılar ... ve ... 'ın yaralandığı, kaza tespit tutanağına göre davalı tarafın kusurlu olduğu sabit ise de dosyada henüz yargılamanın tamamlanmadığı, davacıların yaralanmasının kapsamına ilişkin tedavi evraklarının sunulmadığı, davacıların yaralanması nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat bakımından eldeki davanın açıldığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza nedeniyle gördüğü zarar bir arada değerlendirildiğinde yargılamanın henüz sonuçlanmamış olması da dikkate alınarak yaklaşık ispat koşulu sağlanan ihtiyati haciz talebi bakımından 2.600.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ilk derece mahkemesince talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ölçülülük ilkesiyle uyumlu olmayacak şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Tüm bu nedenlerle; davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... ... vekili istinaf istemlerinin ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesinin 16/12/2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılarak davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... vekilinin ihtiyati hacze itirazının kısmen kabulüyle; Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 04/11/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına; ihtiyati haciz talebinin 2.600.000,00 TL yönünden kısmen kabulü ile davacılar tarafından bu miktarın %15'i oranında teminat yatırılması halinde davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 2.600.000,00 TL'yi karşılayacak miktarda ihtiyati haciz konulmasına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜYLE; ilk derece mahkemesinin ... Esas sayılı derdest dosyası üzerinden verilen 16/12/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm oluşturulmasına,
Buna göre;
2-Davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... ... vekilinin ihtiyati hacze itirazlarının KISMEN KABULÜYLE; davacıların ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; davalı ... (...), davalı ... ... (...), davalı ... (...) ve davalı ... (...) adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacağı üzerine 2.600.000,00 TL'nin %15'i oranında belirlenen 390.000,00 TL teminatın ihtiyati haciz kararının davacı tarafa tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde mahkeme veznesine yatırılması halinde 2.600.000,00 TL'yi karşılayacak miktarda İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
3-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karardan itibaren 10 gün içinde ihtiyati haciz kararının icrasının istenmemesi halinde verilen ihtiyati haciz kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı hususunun işbu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Kararın infazı için gerekli yazışma ve tebligat işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
5-Davalılar ... ve ... ile davalılar ... ... ve ... ... tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa İADESİNE,
6-Davalıların istinaf başvurusu için yaptığı yargılama masraflarının ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda DEĞERLENDİRİLMESİNE,
7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA;
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 02/03/2026
...