Tahkim yargılamasında hukuki dinlenilme hakkı ihlali, hakem seçimine itiraz ve tahkim şartının icra takibine etkisi iddialarıyla hakem kararı iptali davası.
Özet: Davacı taraf, İstanbul Tahkim Merkezince verilen hakem kararlarının; hakem heyeti üyesinin davalıyla akrabalık bağı nedeniyle yasaklı olmasına rağmen yargılamaya devam etmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali, delil toplama taleplerinin reddi, tahkime elverişli olmayan konularda karar verilmesi, icra inkar tazminatı hükmü ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaması gibi kamu düzenine aykırı ve usul hataları içerdiği gerekçesiyle iptalini talep etmiş; ancak bölge adliye mahkemesi, akrabalık bağının ret sebebi oluşturmadığı, tahkim şartının icra takibine engel olmadığı ve hakem heyetinin itirazın iptali ile icra inkar tazminatı konusunda yetkili olduğu gerekçeleriyle bu talebi reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
(İlk Derece Sıfatıyla)SAYISI : 2024/6 Esas, 2025/2 KararHÜKÜM : Davanın reddi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla sözleşmede yer alan tahkim şartı nedeniyle hakem heyetine gidildiği, ancak tahkim yargılamasında hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hakem heyeti tarafından aynı konudaki davaların ve ... ve ... kararlarının dikkate alınmadığını, celbi istenen belgelerin reddedildiğini, sözleşmede tahkim şartı bulunmaktayken davalının genel haciz yolu ile takipte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, itirazın iptali davasının tahkim yargılamasına elverişli olmadığını, hakem heyetinin icra inkâr tazminatını değerlendirme yetkisi bulunmadığını, dava konusu alacağın likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, hakem heyeti tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, davalı tarafından seçilen hakem heyeti üyesi ...'ın davalının temsile yetkili yönetim kurulu üyesi ile akrabalık ilişkisi olduğunun anlaşıldığını, hakemin yasaklı olması nedeniyle çekilmesi gerekirken, yargılamada bu hususun gizlenmesi ve yargılamaya devam olunarak hüküm verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek İstanbul Tahkim Merkezi nezdindeki 23.10.2024 tarihli Hakem Heyeti kararının icrasının durdurulmasına, menfi tespit davası yönünden verilen davanın reddine ilişkin 23.10.2024 tarihli Hakem Heyeti kararının tümüyle iptaline, birleştirilen itirazın iptali davası kapsamındaki 23.10.2024 tarihli Hakem Heyeti kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısım yönünden iptaline, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/4 D. İş dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmamasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; hakem kararının iptali davalarında iptal sebeplerinin sınırlı olduğu, iptal davasının konusunu oluşturan tahkim yargılamasına ilişkin uyuşmazlığın Ek Protokol’ün yorumlanmasından ibaret olduğunu, taraflar arasındaki İkili Anlaşma’nın 16.12 hükümünde, İkili Anlaşma’dan kaynaklı veya bağlantılı her türlü uyuşmazlığın, İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim kuralları çerçevesinde çözümü kavuşturulacağının ve tahkim kurulunun üç hakemden oluşacağının kararlaştırıldığını, davacının tahkim şartının geçersizliğine veya tarafların ehliyetsizliğe ilişkin herhangi bir iddiası bulunmadığını, hakem tayini ve başkan atanması ... kurularına uygun olarak yapıldığını, davacı tarafından, tahkim yargılaması başlatılarak menfi tespit davası açıldığını, müvekkili tarafından ise, yapılan icra takibine itiraz nedeniyle, tahkim yargılaması başlatıldığını, ... Kurulu’nun kararı ile her iki dosyanın birleştirilmesine karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 439. maddesi hükümde sınırlandırılmış olan iptal sebeplerinin hiçbirinin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem heyetine başvurulan asıl dava, davacı ... Enerji Üretim A.Ş. tarafından ikame edilen Nisan-Aralık 2022 dönemlerine ilişkin olarak tahakkuk ettirilmiş kaynak bazında destekleme bedelinin fark bedellerini aşan kısımları ve ferileri açısından davalıya olmadığının tespiti; birleşen dava, davacı ... Enerji Üretim Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, iptal sebeplerinin HMK'nın 439/2 fıkrasında sınırlı sayıda düzenlendiği, davacının "b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmadığı, ç)Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar verdiği, f)Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği, g)Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığı" sebeplerine dayandığı, ancak, hakimin reddi sebebi oluşturacak şekilde yakın akrabalık bağı bulunmadığı müddetçe hakem ile taraf arasında salt akrabalık bağı bulunmasının hakemin reddini gerektirmeyeceği, tahkim sartı bulunmasının icra takibinde bulunmaya engel olmadığı, hakem kurulunun itirazın iptali davasını görebilmesinin bir sonucu olarak icra inkâr tazminatına da karar vermeye yetkili olduğu, yargılama konusu vakıalara ilişkin tarafların iddia ve savunmalarının dinlendiği ve delillerinin toplandığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, bilirkişiye başvurulması hususunda takdir yetkisinin hakemlere ait olduğu, yargılama sürecinde tarafların bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi bulunmadığı gibi bilirkişi incelemesi yapılmamasının da tarafların eşitliği ve hukuki dinlenilme hakkınının ihlali sonucunu doğurmadığı, davacının sair iptal sebepleri tahkim yargılamasına konu işin esasına yönelik olup, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve yorumunun hakeme ait olduğu, iptal davasında, hakem kararının yerinde olup olmadığı veya hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığı hususlarının değerlendirilemeyeceği, tahkim sözleşmesini imzalayan kişilerin tahkim sözleşmesi için yetkisinin bulunmadığı tahkim aşamasında ileri sürülmediği, taraflarca tahkim sözleşmesinin benimsendiğinin kabulü gerektiği, kararda kamu düzenine aykırılık tespit edilemediği, hakem kararının iptali için gösterilen sebeplerin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2.Uyuşmazlık, hakem kararının iptalini gerektirir bir hal bulunup bulunmadığı ile somut olayda hakemin reddi sebeplerinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde; davalı şirket yönetim kurulu üyesi ile taraf hakemi ... arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu, hakemin yasaklı olması nedeniyle çekilmesi gerekirken, yargılamada bu hususun gizlenmesi ve yargılamaya devam olunarak hüküm verilmesinin kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yapan Bölge Adliye Mahkemesince, hakimin reddi sebebi oluşturacak şekilde yakın akrabalık bağı bulunmadığı müddetçe hakem ile taraf arasında salt akrabalık bağı bulunmasının hakemin reddini gerektirmeyeceği, somut olayda hakem ... ile davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... arasında HMK'nın 34. maddesinde yer aldığı şekilde üçüncü derece dahil akrabalık derecesi bulunduğu iddia ve ispat edilmediği gibi davacı tarafın hakem heyetinin teşekkülü sırasında hakem heyetinin oluşumuna herhangi bir itirazı da bulunmadığı ve tahkim yargılaması sırasında HMK'nın 409. maddesi kapsamında ileri sürdüğü bir itirazı da olmadığı, hakemin tarafsızlığını yitirdiğine ve tarafların eşitliği ilkesini ihlal ettiğine dair somut bir veri bulunmadığı, ayrıca davacı tarafın bu iddiasını ilk kez iptal davasında ileri sürdüğü gerekçesiyle HMK'nın 439/2-(b) hükmüne aykırılık bulunduğuna ilişkin iptal sebebi yerinde görülmemiştir.Hakemin reddi sebeplerini düzenleyen HMK'nın 417. maddesi "1. Kendisine hakemlik önerilen kimse, bu görevi kabul etmeden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulları açıklamak zorundadır. Taraflar önceden bilgilendirilmemiş oldukları takdirde hakem, daha sonra ortaya çıkan durumları da gecikmeksizin taraflara bildirir. 2.Hakem, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadığı, taraflarca kararlaştırılan tahkim usulünde öngörülen bir ret sebebi mevcut bulunduğu veya tarafsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşullar gerçekleştiği takdirde reddedilebilir. Taraflardan birisinin kendisinin atadığı veya atanmasına katıldığı hakemi reddetmesi, yalnızca hakemin atanma tarihinden sonra öğrenilen ret sebeplerine dayanılarak yapılabilir." hükmünü haizdir. Bu düzenlemeyle, hakemin kendisiyle ilgili tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe edilmeyi haklı gösteren durum ve koşulların varlığı hususunda tarafları bilgilendirme yükümlülüğü getirilmiştir. HMK'da hakemin ret sebeplerine ilişkin özel bir düzenleme yer almadığından, hakimin reddi sebeplerinin düzenlendiği HMK'nın 36. maddesinin somut uyuşmazlık bakımından uygulama alanı bulacağının da kabulü gerekir. Buna göre; hakemin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hakemi reddedebileceği gibi hakem de bizzat çekilebilir. Bu maddenin 1-(ç) bendi ile "Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması" halinde hakimin reddi sebebinin var olduğu kabul edilmiştir.Somut olaya gelindiğinde; davalı tarafın seçtiği hakem ...'ın, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ile olan akrabalık ilişkisi (dördüncü derece yansoy hısımı) HMK'nın 417. maddesi uyarınca taraflara bildirilmediğinden, davacının ret sebebini hakemi reddettiği tarihte yani iptal davasının açıldığı tarihte öğrendiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davacının hakemin reddi talebi yönünden yöntemine ve yasal düzenlemelere uygun değerlendirme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, aksi ve yerinde görülmeyen gerekçelerle sonuca varılması doğru olmamış, hükmün, davacı yararına bozulması gerekmiştir.3.Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.