İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, klinker üretim tesisi eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, istirdat ve tazminat davalarında silo patlaması sonrası kusur ve sorumluluk tespiti.
Özet: Davacı yüklenici şirket, davalı işveren şirketle imzaladığı klinker üretim tesisi ve silo yapım sözleşmesi kapsamında, kendisine verilen projelere ve temin edilen malzemelere uygun olarak işi tamamlayıp geçici kabul tutanağını imzaladıktan yaklaşık altı ay sonra farin silosunda meydana gelen patlama sonrası, davalının yokluğunda yaptırdığı tespitlerle tüm kusuru kendisine yüklemesi, ard germe sistemi gibi önemli proje değişikliklerini kendisinin sorumluluğu dışında tutması, tesisin ruhsatsız işletildiğinin tespit raporunda yer almasına rağmen davalının uzman bilirkişi tespiti tekliflerini reddetmesi ve haksız yere 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunu tahsil etmesi üzerine, teminat mektubunun tahsilatının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile tahsil edilen bedelin iadesini talep etmektedir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1204 Esas
KARAR NO : 2025/951
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İstirdat(Tahsil Edilen Teminat Mektubundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2019
Birleşen İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/556 Esas Sayılı Dosyasında
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2019
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İstirdat(Tahsil Edilen Teminat Mektubundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Asıl dava dosyasında davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 17.12.2015 tarihinde 5.000 ton/ gün kapasiteli klinker üretim tesisi ve çimento öğütme, depolama ve paketleme tesisi, 2 adet klinker silosu, 1 adet bozuk klinker silosu, 1 adet ihracat silosu, 1 adet homojene farin silosu ve 2 adet çimento silosu, inşaat ve yapı çeliği işleri eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkilinin bu yapıların işçiliğini başka bir anlatımla uygulamacılığını üstlendiğini, müvekkilinin yapıların imalatlarını ve montajlarını tamamlayarak davalıya teslim edeceğini, müvekkilinin sözleşmeyi ifa süresinde gerekli olan hazır beton ve inşaat demiri teminini davalının üstlendiğini, aynı zamanda eser sözleşmesine konu olan taşınmazların projelerinde mal sahibi sıfatı ile davalının üstlendiğini, müvekkili şirketin inşaatın ve sözleşmenin bütün aşamalarında yalnızca uygulamacı olup, işçiliği üstlendiğini, inşaatın tüm aşamalarında projeye uygunluğunu planlayan davalının periyot ve süreçlere uygunluğunu denetlediğini ve kontrol ettiğini, kaldı ki taşeron firmalar ile anlaşarak tüm süreç boyunca daha sıkı denetimde bulunduğunu, raporlar düzenlettiğini, şartnamenin 3.4.12 maddesinde açıkça yapı denetim onayı alınmadan beton dökülemeyeceğinin yazılı olduğunu, yapılan inşa faaliyeti sırasında aynı zamanda projeleri de yapan firma olan... Mühendislik.. Şirketinin müşavir firma olarak iş yapmaya devam ettiğini, kayar kalıpla yapılan her beton dökümü işlemi için .... Şirketinin projeye uygunluk ve inşa faaliyeti için onay verdiğini, müvekkilinin bu onay sonrasında beton dökerek bir üste çıktığını, müvekkili ile ilk görüşmeler yapıldığında davalının yetmiş metrelik ard germesi olan bir silo yapacağını kendisine bildirdiğini, art germe işlemini ise bir başka şirketin yapacağının bildirildiğini, bu inşaat işinin müvekkilinin kapsamında olmadığını, daha sonra müvekkiline inşaat öncesi verilen projede ard germe işleminin iptal edildiğinin fark edildiğini, bunun üzerine bu durum sorulduğunda bu yükseklikte bir silo için zorunlu olmadığı cevabını aldığını, müvekkilinin bugüne kadar onlarca silo yaptığını, özellikle yüksek silolarda ard germenin silo üzerindeki basıncı aldığını ve dayanaklılığını artırdığını, bu sebeple ard germenin önemli olduğunu, ancak iş verenlerin ekonomiklik bazen bu işlemi uygulamadıklarını, müvekkilinin bu konunun önemini belirterek ilk sözleşme haline sadık kalınmasının daha uygun olacağını belirttiğini, ancak sözleşme ekinde verilen şartname ve çizimlerden ard germe işleminden vazgeçildiğinin anlaşıldığını, bu aşamada yapılan proje toplantılarında müvekkilinin bunun sebeplerinin ekonomik olduğunu anladığını, müvekkilinin uygulamacı olarak kendisine verilen projeler üzerinden eseri yaptığını ve bunu yaparken de yine kendisine verilen malzemeleri kullandığını, 21.09.2018 tarihinde imzalanan geçici kabul tutanağı ile yapının sahibine teslim edildiğini, yaklaşık 6 ay sonra 01/04/2019 tarihinde farin silosunun 25-30 metreleri arasında bir patlama meydana geldiğini, patlamanın akabinde davalı tarafın, 17.04.2019 tarihli müvekkiline bu durumu bildirir bir ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin cevaben 26.04.2019 tarihli ihtarname ile bir toplantı yapılarak alanında uzman kişilerce tespit yaptırılıp, hasarın miktarını ve kusurları belirleme teklifi sunduğunu, ancak davalı taraftan bir cevap alamamakla birlikte, davalı tarafça yokluklarında... Sulh Hukuk Mahkemesinin... değişik iş ve...değişik iş karar sayılı dosyasında keşif yaptırıldığını, keşif sonucunda tamamen müvekkilinin kusurlu olduğu algısının oluşturulmaya çalışıldığını, tespit raporunun j maddesinde farin silosunun yapı kullanım ruhsatının alınmadığının dolayısıyla işletme ruhsatının da alınmadığının tespit edilmiş olup, ruhsat alınmaksızın davalının faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından, davalıya 21.09.2020 vade tarihli 1.112.764,12 TL bedelli teminat senedi ve 17.12.2015 tarihli eser sözleşmesinin 22. maddesi gereğince 30.11.2018 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli ... teminat mektubu verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde uzman bilirkişilerce tespit yaptırma, rapor alma tekliflerinin kabul görmediğini, görüşmeden 3 gün sonra tüm kusurun müvekkilinde olduğunun iddia edilerek, dayanaktan yoksun, hiçbir geçerliliği bulunmayan haksız sebepler ile hukuka ve sözleşmeye aykırı olarak 2.000.000,00TL değerindeki teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrildiğini, bu işlemle müvekkilinin ticari itibarına zarar verildiğini, bunun üzerine arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının veya görevlendirdiği .... Şirketinin kontrolü ve onayı olmaksızın bir cm bile beton dökülmediğini, inşaat yapılmadığını, bu konunun teknik şartnamenin 3.4.12 maddesinde düzenlendiğini, teknik şartnamenin 3.7.11 maddesinde ise projelere göre yapılan kalıpların beton dökümüne başlamadan önce mal sahibi tarafından kontrol edileceğinin, uygun olması durumunda beton dökülebileceğinin belirtildiğini, bu kapsamda alınmış olunan bu onayların beton döküm onay formları olarak yazıya da geçirildiğini, inşaata mal sahibinin onayı ile devam edildiğini, bir aksama ya da yanlış uygulama söz konusu olmadan, inşaat durmadan sürecin tamamlandığını, malzemelerin, projelerin, izinlerin davalı tarafça verildiği, kontrollerin davalı tarafça yapıldığı bir inşaatın tamamlanmasından 6 ay kadar sonra meydana gelen bir patlamada sadece uygulama işini yerine getirmiş olan müvekkilinin kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, farin silosunun 70 metre yapılacağının ve ard germe işinin uzman firma aracılığıyla yapılacağının bildirilmesinden sonra müvekkilinin uyarısına rağmen ard germe işleminden vazgeçildiğinin müvekkiline bildirildiğini, ilerleyen süreçte davalının, müvekkiline farin silosunun 90 metre olarak yapılmasını bildirip bunun için proje verdiğini, müvekkilinin, davalıya uyarılar yaparak statik hesaplamalarının değişeceğini belirterek sağlıklı bir proje olmadığını bildirdiğini, davalının tüm projelerin bu şekilde revize edildiğini ve tasdik edileceğini, bu konunun kendilerinin sorumluluğunda olduğunu ve müvekkilinin uygulamacı olması sebebiyle işini yapmasını söylediğini, inşaat ruhsatı alınırken idareye sunulmuş olan projelerin, başlangıçta ruhsat alınan projeler ile sonuç olarak ortaya konan yapının ne kadar farklı olduğunun görüleceğini, farin silosunda kazanın meydana geldiği tarihte davalı tarafın siloyu yapı kullanım ruhsatı almadan kullandığını, proje revizelerinin yapılmamış, değişiklikler ve statik projenin revizelerinin işlenmemiş olduğunu, bu durumun sonucu olarak davalı tarafın işletme ruhsatı da mevcut değil iken farin silosunu kullanmaya başladığının ortaya çıktığını, farin silosunu yasal olarak kullanma hakları mevcut değilken, kullanmış olmalarına rağmen bir de işlerinin aksamış olduğunu ve kazanç kaybı yaşadıklarını sebep göstererek yoksun kaldıklarını iddia ettikleri kazançları talep ettiklerini, davalının sürekli olarak hukuka uygun olmayan ve usulsüz şekilde müvekkili üzerinde baskı yapmaya çalıştığını ve para talep ettiğini bildirmiş, davacıların, davaya konu 21.09.2020 vade tarihli 1.112,764,13 TL bedelli keşidecisi müvekkili, lehdarı davalı olan teminat amaçlı verilen bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasına, davalı tarafından paraya çevrilen teminat mektubu sebebiyle 2.000.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı ....Şirketi vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Aydın İli... İlçesinde bir çok üniteden oluşan çimento fabrikası yatırımında bulunduğunu, bu ünitelerden biri olan yüksekliği 90 m, çapı 21 m olan farin silosunda delinme şeklinde 01.04.2019 tarihinde bir kaza yaşandığını, farin silosunun, fabrika kompleksinin diğer bütün proje işlerini eser sözleşmesi ile yapan .... Şirketi tarafından yapıldığını, projenin müteahhitlik işinin ise yine fabrika kompleksinde birçok üniteyi ve diğer siloları yapan ... Şirketi tarafından eser sözleşmesi ile 17.05.2017 tarihinde üstlenildiğini, farin silosunun ... Şirketi tarafından tamamlanıp 21.09.2018 tarihi itibariyle geçici kabulünün yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, 01.04.2019 tarihinde farin silosunun gövdesinde, içinde mamül olduğu halde, yaklaşık 25-30m. yükseklikte, yaklaşık 35-40 m2 genişliğinde delik açıldığını ve silo içerisindeki mamülün açılan delikten boşaldığını, bu olay nedeniyle fabrikanın 78 gün boyunca durmak zorunda kaldığını, yaşanan olay nedeniyle davalıların haberdar edildiğini, kendilerinden yetkililerin geldiğini, ancak sonrasında alınması gereken eylemde herhangi bir şekilde davalıların olmadığını, sonrasında 17.04.2019 tarihinde ihtar çekilerek durumun ayrıntılı bir şekilde anlatıldığını, en geç bir hafta içerisinde silonun tamiratına başlanılmaması halinde kendilerince yaptırılarak, bedelinin davalılardan tahsil edileceğinin bildirildiğini, davalı ... Şirketinin olayın sebebinin kendilerinin olmayıp, hiçbir kusurlarının bulunmadığını bildiren bir ihtarname çektiğini, hasarın onarılması konusunda herhangi bir girişimde bulunmadıkları gibi kusurlarını da üstlenmediklerini, yaşanan olayın bilimsel sebebinin anlaşılması için Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı İnşaat Mühendisliği Bölümünde görevli üç öğretim görevlisinin olayın hemen akabinde incelemelerde bulunduğunu, beton ve demirden numuneler alarak laboratuvar sonuçlarını da değerlendirdiklerini ve 30.11.2019 tarihinde kesin bir rapor verdiklerini, raporda özellikle uygulama konusunda davalılardan ... A.Ş.'ye yönelik ağır kusur ve hatalı uygulamalar bulduklarını,... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş dosyasından yapılan tespitte müteahhit firmanın ağır kusurunun tespit edildiğini,... Sulh Hukuk mahkemesinde ... değişik iş dosyasından ise meydana gelen hasarla birlikte ortalığa yayılan farin tozunun çevredeki makine aksamına, elektronik sisteme ne zarar verdiği ve bunların giderimi için ne kadar masraf yapılması gerektiği hususunda bir tespit yapıldığını, bilirkişiler kusur ve zararın tespitinde isabetli sonuçlara ulaşsalar da, zararın kompleks ve birçok kalemden oluşan fiyatlandırmasında eksik tespitlerde bulunduklarını, yapılan tespitlerden sonra hemen tamirata başlanılsa da, onarımın kazadan 78 gün sonra 18.06.2019 tarihinde bitirilebildiğini ve silonun kullanıma alındığını, davalı ... Şirketi ile yapılan eser sözleşmenin 12. maddesinde geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek 24 aylık süre için ... Şirketi tarafından müvekkiline yapılan işle ilgili garanti verildiğini, 19. maddesinde ise akde aykırılık halinde doğrudan ve dolaylı zararlardan ve cezai şart bedelinden müteahhidin sorumluluğunun açıkça kabul edildiğini, davalı ..... Şirketi ile yapılan eser sözleşmesinin 2. maddesinde geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek 12 aylık süre için .... Şirketi tarafından garanti verildiğini, bu süre dolmaksızın zararın meydana geldiğini, sözleşmenin 17. maddesinde akde aykırılık halinde doğrudan ve dolaylı zararlardan ve cezai şart bedelinden müteahhidin sorumluluğunun açıkça kabul edildiğini, hasarın tazmini için yabancı para üzerinden yapılan ödemelerin TL karşılığının 6.280.760 TL, delinen yerden boşalan farinin neden olduğu farin silosuna yakın fabrikanın başka ünitelerindeki makine ve elektrik aksamında meydana gelen zarar nedeniyle yapılan masrafların 765.732 TL, delinme nedeni ile oluşan kirliliğinin temizlik, nakliye ve benzeri giderlerin 232.684 TL ve meydana gelen hasar nedeniyle fabrikanın durmasının neden olduğu zararın 6.938.100 TL olduğunu, bu zararlara yurt dışından yapılan bağlantılar nedeniyle zamanında yapılamayan teslimatların, anlaşılan ve dönmek zorunda kalan gemilerin demoraj kayıplarının, müşteri kayıplarının, ağır döviz kredisi yükü altında faaliyet kazancı ile ödenemeyen ve bu krediyi çevirebilmek için pahalı bir şekilde tekrar alınan rotatif kredilerin müvekkiline getirdiği yükün dahil olmadığını, davalılarca, bilirkişiler tarafından yapılan tespitler görmezden gelinerek itiraz edilmesi, çektikleri ihtarlara olumsuz yanıt verilmesi ve arabuluculuk görüşmesinde olumsuz hareket edilmesi nedeniyle zararlarının bir kısmının karşılanması adına davalı ... Şirketine ait 2.000.000 TL değerinde teminat mektubunu riskin gerçekleşmesi nedeni ile nakde çevirmek zorunda kaldıklarını, 20.11.2019 tarihi itibariyle 14.217.276 TL tutarında doğrudan ve dolaylı zararları için temerrüt ihtarı çektiklerini, TBK'nun 49, 471, 472 ve 475. maddeleri uyarınca davalıların, dava konusu zararlardan sorumluluğunun bulunduğunu bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla doğrudan ve dolaylı tüm zararlarının, şimdilik 400.000 TL kısmının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Asıl dava dosyasında davalı ....Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin,... ilçesinde yaptığı yatırımın, birçok üniteden oluşan bir kompleks şeklinde olup, bu ünitelerden biri olan farin silosunun yüksekliğinin 90 m, çapının 21 m olup, fabrika kompleksinin diğer bütün proje işlerini eser sözleşmesi ile yapan... Mühendislik Müşavirlik A.Ş. tarafından yapıldığını, projenin müteahhitlik işinin ise yine fabrika kompleksinde birçok üniteyi ve diğer siloları yapan ... İnşaat.. Şirketi tarafından eser sözleşmesi ile 17.05.2017 tarihinde üstlenildiğini ve ... Şirketi tarafından tamamlanarak 21.09.2018 tarihi itibariyle geçici kabulünün yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, 01.04.2019 tarihinde farin silosunun gövdesinde, içinde mamül olduğu halde, yaklaşık 25-30 m yükseklikte, yaklaşık 35-40 m2 genişliğinde delik açıldığını ve silo içerisindeki mamülün açılan delikten boşaldığını, çimento fabrikasının önemli bir ünitesinde yaşanan bu olay nedeniyle 78 gün boyunca fabrikanın durmak zorunda kaldığını, davalıların olaydan haberdar edildiğini, kendilerinden yetkililerin geldiğini, ancak sonrasında alınması gereken eylemde herhangi bir şekilde davalıların olmadığını, bunun üzerine 17.04.2019 tarihinde ihtar çekilerek durumun ayrıntılı bir şekilde anlatıldığını ve en geç bir hafta içerisinde silonun tamiratına başlanılmaması halinde kendilerince yaptırılarak, bedelinin davalılardan tahsil edileceğinin bildirildiğini, davalı ... Şirketinin olayın sebebinin kendileri olmadığı, hiçbir kusurlarının bulunmadığını bildiren bir ihtarname çekerek hasarın onarılması konusunda herhangi bir girişim bir tarafa, kusurunu da üstlenmediğini, olayın bilimsel sebebinin anlaşılması için Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığı, İnşaat Mühendisliği Bölümünde görevli üç öğretim görevlisinin olayın hemen akabinde incelemeler yaparak ve olayın ilk haftasında beton ve demirden numuneler alarak laboratuvar sonuçlarını da değerlendirip 30.11.2019 tarihinde kesin bir rapor verdiklerini, raporda özellikle uygulama konusunda davalı ... Şirketine yönelik ağır kusur ve hatalı uygulamalar bulduklarını, olayın kök nedeni için... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... değişik iş dosyasında yapılan tespitte müteahhit firmanın ağır kusurunun tespit edildiğini,... Sulh Hukuk Mahkemesinin... değişik iş sayılı dosyasında ise meydana gelen hasarla birlikte ortalığa yayılan farin tozunun çevredeki makine aksamına, elektronik sisteme ne zarar verdiği ve bunların giderimi için ne kadar masraf yapılması gerektiği hususunda bir tespit yapıldığını, bilirkişilerin kusur ve zararın tespitinde isabetli sonuçlara ulaşsalar da, zararın kompleks ve birçok kalemden oluşan fiyatlandırmasında eksik tespitlerde bulunduklarını, tespitlerin yapılmasından ve ihtara rağmen herhangi bir eyleme geçilmemesi nedeniyle farin silosunun hemen tamiratına başlanılsa da, kazadan 78 gün sonra 18.06.2019 tarihinde bitirilebildiğini ve kullanıma alındığını, davalı ... Şirketi ile yapılan eser sözleşmenin 12. maddesinde geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek 24 aylık süre için ... A.Ş. tarafından, müvekkiline garanti verildiğini, sözleşmenin 19.maddesinde ise akde aykırılık halinde doğrudan ve dolaylı zararlardan ve cezai şart bedelinden müteahhidin sorumluluğunun açıkça kabul edildiğini, davalı ...Ş. ile yapılan eser sözleşmesinin 2. maddesinde geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek 12 aylık süre için... A.Ş. tarafından garanti verildiğini, bu süre dolmaksızın zararın meydana geldiğini, sözleşmenin 17. maddesinde akde aykırılık halinde doğrudan ve dolaylı zararlardan ve cezai şart bedelinden müteahhidin sorumluluğunun açıkça kabul edildiğini, hasarın tazmini için faz -1,faz-2 şeklinde TL, EURO, USD para birimleri ile ödemelerinin olup, bunların TL karşılığının şimdilik 6.280.760 TL olduğunu, delinen yerden boşalan farinin neden olduğu farin silosuna yakın fabrikanın başka ünitelerindeki makine ve elektrik aksamında meydana gelen zarar nedeniyle yapılan masrafların da şimdilik 765.732 TL olup, delinme nedeni ile oluşan kirliliğin temizliği, nakliyesi benzeri giderlerin 232.684 TL olduğunu, fabrikanın durmasına neden olan zararın, üretim yapılamaması nedeni ile davacının mal varlığında meydana gelen azalmanın şimdilik 6.938.100 TL olduğunu, bu zararlara yurt dışından yapılan bağlantılar nedeniyle zamanında yapılamayan teslimatlar, anlaşılan ve dönmek zorunda kalan gemilerin demoraj kayıpları, müşteri kayıpları, ağır döviz kredisi yükü altında faaliyet kazancı ile ödenemeyen ve bu krediyi çevirebilmek için pahalı bir şekilde tekrar alınan rotatif kredilerin müvekkiline getirdiği yükün dahil olmadığını, davalılarca bilirkişi raporuna itiraz edilmesi, ihtarlarla olumlu yanıt verilmemesi, arabuluculuk görüşmelerinde olumsuz davranılması nedeniyle zararının bir kısmının karşılanması için davalı ... Şirketine ait 2.000.000TL değerinde teminat mektubunun, teminat kapsamında riskin gerçekleşmesi nedeni ile birkaç hafta kala nakde çevrilmek zorunda kalındığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 14.217.276 TL tutarında doğrudan ve dolaylı zararlar için 20.11.2019 tarihi ihtarname çekildikten sonra İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında 06.12.2019 tarihinde hem davacıya karşı hem de projeyi yapan firmaya karşı tazminat davası açtıklarını, davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun hem haksız fiil, hem de sözleşmesel bir sorumluluk olup, Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 421, 472, ve 475.maddeleri uyarınca davacının, ayıplı eserin yapımında ağır kusuru bulunması nedeniyle zararlardan sorumluluğunun bulunduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı ... İnşaat...Şirketi vekili cevap dilekçesinde; İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile istirdat ve menfi tespit davası açılmış olup, davanın derdest olduğunu, her iki davanın aynı taraflar arasında ve aynı sebeple açılmış olması nedeniyle dosyanın ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, öncelikle davacının, müvekkile şirkete usulüne uygun ayıp ihbarı yapmasının zorunlu olup, aksi halde eser sözleşmesi sonunda ifa edilen yapının iş sahibi tarafından örtülü olarak kabul edildiği sonucunun ortaya çıkacağını, davacı tarafından 17.04.2019 tarihli ihtarname çekilmiş olsa da, bu ihtarnameyle ayıp ihbarının gerçekleşmediğini, ihtarname ile yalnızca olay hakkında bilgi verildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 477. maddesinin son fıkrası ve Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ...karar sayılı kararında belirtildiği üzere davacının ayıp ihbarı yapmaması nedeniyle ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, taraflar arasında 17.12.2015 tarihinde 5.000 ton/gün kapasiteli...üretim tesisi ve çimento öğütme, depolama ve paketleme tesisi, 2 adet klinker silosu, 1 adet bozuk klinker silosu, 1 adet ihracat silosu, 1 adet homojene farin silosu ve 2 adet çimento silosu, inşaat ve yapı çeliği işleri konulu eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin projenin işçiliğini, başka bir anlatımla uygulayıcılığını üstlendiğini, yapıların projelerinin ise dosyanın diğer davalısı .... Şirketi tarafından hazırlandığını, sözleşmenin ifası için gerekli olan hazır beton ve inşaat demiri temininin, davacı tarafından karşılandığını, temellerin davacı tarafından yapıldığını, müvekkiline zemin üzerinde inşaat teslim edildiğini, müvekkilinin verilen malzemelerle, verilen projelere uygun bir inşaat yaptığını, davacının çimento sektöründe 50 yıllık tecrübeli bir şirket olmasına rağmen, projeyi ard germe olmadan uygulamaya geçirdiğini, davacının olay sonrasında yaptığı açıklamada, kaza nedeniyle ciddi oranda mal kaybı olmadığını bildirdiğini, 24.05.2019 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında farin silosunda meydana gelen kazanın 2019 beklentilerini düşünüldüğü kadar çok etkilemeyeceğinin, arızaya rağmen kontratların devam ettiğinin belirtildiğini, dava dilekçesinde anlatıldığının aksine fabrikanın 78 günlük duruşa geçtiği ve bu durumun davacıya çok büyük maddi kayıplara sebep olduğu iddiasının doğru olmadığını, yapının kullanımı için henüz bir ruhsat alınmamışken farin silosunun davacı tarafından test için değil, ticari amaç için kullanılmaya başlanmasının ve bu usulsüz kullanım için zarar oluştuğu iddiası ile tazminat istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının kaza tarihinde farin silosunu yapı kullanım ruhsatı almadan, proje revizeleri yapılmadan, değişiklikler ve statik proje revizeleri işlenmeden, işletme ruhsatı mevcut değilken farin silosu kullanmaya başladığını, davacının kendi kusurundan kaynaklı oluşabilecek bir zararın müvekkilinden tazmin edilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olup, somut olayda davacının da kusurunun bulunduğunun açık olduğunu, ruhsatın alınmadığının... Sulh Hukuk Mahkemesini... değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, yasal olarak çalışması mümkün olmayan bir yapı nedeniyle fabrikanın duruşa geçtiğinin kabulünün yasal olarak mümkün olmadığını, aynı zamanda fabrikanın duruşa geçtiği iddiasıyla 2.000.000,00 TL’lik teminat mektubunun paraya çevrilmesinin de haksız olduğunu, davacı tarafın 17.04.2019 tarihli ihtarnamesine 26.04.2019 tarihli ihtarname ile cevap verdiklerini, ihtarnamede proje kapsamında kullanılmak üzere beton ve inşaat demirinin temini ile her türlü beton katkı seçimi, proje planının çizilmesi ve onaylattırılması ile yapılan imalatların kontrollerinin davacı şirkette olduğunun ve söz konusu durumun müvekkili şirketten kaynaklanmadığının belirtildiğini, yapılacak teknik incelemede, müvekkili şirkete temin edilen zeminin yapı inşaatına uygun olmadığının, zeminin yumuşaklığı nedeniyle farin silosu inşaatı sonrasında daha da zayıfladığının görüleceğini, davacının bu durumu önceden öngörmek ve müvekkiline detaylı bilgi vermek zorunda olduğunu, temel sorumluluğunun müvekkilinde olmadığını, Yargıtay kararında da böyle bir durumda müteahhitin sorumluluğunun bulunmadığının kabul edildiğini,... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/10 değişik iş sayılı dosyasında yokluklarında yapılan tespitin hüküm ifade etmediğini ve tespite itiraz ettiklerini,... Sulh Hukuk Mahkemesinin... değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespitin ise kendilerine tebliğ edilmediğini, tespit işlemine itiraz ettiklerini, şartnamenin 3.4.12. maddesinde açıkça yapı denetim onayı alınmadan beton dökülemeyeceğinin hüküm altına alındığını, inşaat süreci içerisinde kayar kalıpla yapılan her beton döküm işlemi için diğer davalı ..... Şirketinin projeye uygunluk ve inşa faaliyeti için onay verdiğini, müvekkilinin bu onay sonrasında beton dökerek bir üste çıktığını, sözleşme ve inşaat kapsamında bütün denetim, proje, malzeme gibi önemli noktaların kontrolünün davalı ..... Şirketi ile davacı şirkette bulunduğunu, bu nedenle, farin silosu yapımının her aşamasında davacı şirket tarafından yapılan kontrollerle beraber diğer davalı tarafından düzenlenen beton döküm onay formları ile müvekkili tarafından yapım işi devam ettirildiğinden davacı tarafın iddialarının aksine müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin kurulmasının ardından davalı ..... Şirketi tarafından davacı şirketin onayıyla gerçekleştirilmiş olunan projeler ve zamanla bu projeler üzerinde yapılan değişiklikler olduğunu, sözleşmenin kurulduğu zaman diliminde farin silosunun 70 metre olacağı ve ard germeli yapılacağı konusunda anlaşıldığını, işe başlanmadan farin silosunun 70 metre yapılacağı ve ard germenin yapılmayacağının müvekkiline bildirilmesi üzerine müvekkilinin, davacıyı uyardığını ve ilk planlandığı gibi projenin yapılması gerektiğini belirttiğini, ancak davacının bu uyarıya dikkate almadığını ve konuyu kapattığını, ilerleyen süreçte davacının, müvekkiline farin silosunun 90 metre olarak yapılmasını bildirip proje verdiğini, yine müvekkilinin uyarılarda bulunduğunu, statik hesaplamaların değişeceğini belirterek sağlıklı bir proje olmadığını bildirdiğini, davalının tüm projelerin bu şekilde revize edildiğini ve tasdik edileceğini, bu konunun kendilerinin sorumluluğunda olduğunu ve müvekkiline uygulamacı olması sebebiyle işini yapmasını söylediğini, gerçekleştirilmiş olunan inşaatların 21.09.2018 tarihinde imzalanan geçici kabul tutanağı ile davacıya teslim edildiğini, teslimden yaklaşık 6 ay sonra 01/04/2019 tarihinde farin silosunun 25-30 metreleri arasında bir patlama meydana geldiğini, davacıya çekilen cevabi ihtarnamede bir toplantı yapılarak alanında uzman kişilerce tespit yaptırılıp, hasarın miktarının ve kusurların belirlenmesi teklifi sunulduğunu, davacının arabuluculuk başvurusunda bulunup, görüşmeler sırasında bu konudaki teklifi kabul etmediğini, anlaşamamazlıkla sonuçlanan görüşmeden üç gün sonra davacı tarafça tüm kusurun müvekkilinde olduğununun iddia edilerek, dayanaktan yoksun, hiçbir geçerliliği bulunmayan haksız sebepler ile hukuka, sözleşmeye aykırı olarak 2.000.000,00TL değerindeki teminat mektubunu nakde çevrildiğini, davacının Ege Üniversitesinden aldığı uzman raporunun tek yanlı ve teknik objektiflikten uzak olduğunu, davacının, müvekkilinin yokluğunda sadece kusur tespitine yönelik tek yanlı rapor almasının, davacı şirketin davayı açmada kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, dosyaya sundukları uzman görüşünde yapım işi için gerekli malzemelerin davacı şirket tarafından temin edildiğinin, diğer davalı şirket tarafından verilen proje doğrultusunda hareket edildiğinin ve müvekkilinin projenin sadece uygulamacısı olduğunun, zemin ve yapıyla ilgili gerekli uyarıların davacı tarafa müvekkili tarafından yapıldığının, yapılacak bildirim için kanunda herhangi bir şekil şartı aranmadığının, ancak davacının yapım işine devam edilmesi konusunda ısrarcı olduğunun ve bu nedenle oluşan zarardan iş sahibinin sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiğini, projenin her aşamasında diğer davalı şirketin onayıyla işe devam edildiğini ve buna yönelik onay formları oluşturulduğu için aslında diğer davalı şirketin, davacı tarafın eser sözleşmesinden doğan muayene külfetini üstlendiğini ve bu şekilde inşası tamamlanan yapının, davacı tarafından kusursuz olarak kabul edilip teslim alındığını, eser sözleşmelerinde yüklenici iş sahibinin talimatları doğrultusunda ve onun kontrol ve denetiminde işin sürmesi halinde iş sahibinin de yükleniciyle birlikte sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle eser sözleşmesinde kusursuz sorumluluğun bulunmadığını, davacı tarafın talimatıyla, onların temin ettiği malzemelerle ve diğer davalı şirketin onayıyla yapım işine devam eden ve... inşaatını sürdüren müvekkili şirketin ortaya çıkan zarardan kusursuz sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle hem davalı diğer şirket, hem de davacı bakımından kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması ve ardından tespit edilecek kusur oranlarına göre karar verilmesi gerektiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davalı ...... Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk sürecinin yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak gerçekleştirilmiş olması nedeniyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yönünden usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin faaliyet adresinin Ataşehir/İstanbul olup yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olması ve İzmir Mahkemelerinin yetkisiz olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı delillerinin dava dilekçesi ile birlikte tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin, sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, taraflar arasında 25.02.2015 imza tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin inşaat projeleri, mekanik, çelik, mimari, altyapı, elektrik projelerini yapmayı yükümlendiğini, tüm statik hesap ve projeleri sözleşme koşullarına ve teknik standartlara uygun olarak tanzim edip, eksiksiz ve kusursuz iş sahibine teslim ettiğini, davacının maliyetli olması nedeni ile saha kontrollük hizmetini sona erdirdiğini ve taraflar arasında tadil sözleşmesi başlıklı ek sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeyle 31.03.2017 tarihi itibarı ile müvekkilinin kontrollük hizmetinin sona erdiğini, mutabakatla bu tarihe kadar olan müvekkilinin hizmetlerinin sözleşme ve anlaşmalara uygun olarak yerine getirildiğinin kabul edildiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve anlaşmalara uygun olarak statik hesaplarını ve projelerini yaparak teslim etmiş olup, müvekkiline izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, buna bağlı olarak davacı uhdesindeki 190.000,00-TL bedelli teminat mektubunun, müvekkiline iade edildiğini, kesin hak edişin yapıldığını, müvekkilin hiçbir nam ve ad altında davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafından Üniversiteye tanzim ettirilen rapor ile mahkeme kanalı ile yaptırılan tespitlerde alınan raporların müvekkiline tebliğ edilmediğini, raporlarda müvekkilinin çizdiği projelerde bir hata bulunmadığının belirtildiğini, çalışmalar sırasında yaşanan durmaların müvekkilinin hazırladığı statik hesaplar ve projelerle ilgili olmadığının raporda proje hatasından değil projenin uygulama hatasından söz edildiğini, silodaki delinmenin de uygulamadaki hatalardan kaynaklandığının belirtildiğini, Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan raporda, bilirkişinin hesaplama yapmadan kitaptaki bilgilere göre yorumlama yaptığını, müvekkili tarafından tanzim edilen statik hesaplar ve projelerin yapı denetim firmasının denetiminden de geçmiş olup, bir kusur ve hata tespitinin yapılmadığını,... Denetim Ltd. Şti. tarafından incelenip bu nedenle onaylandığını, TBK'nın 474 ve 477. maddeleri uyarınca, müvekkilinin inşaat başlamadan projeleri teslim ettiğini, yapı denetim firmasının denetiminden geçerek uygunluk aldığını, teminat mektubunun iadesiyle müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini ve davacının yasal sürelerde bildirmediği ayıp ihbarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davaya konu meydana geldiği iddia edilen ve zarar miktarlarına itiraz ettiklerini, bu konudaki tespitlerin tek taraflı olarak yaptırıldığını, raporlarda, davacının zararın giderilmesi ya da artmaması hususunda kendisine ait kusurlardan hiçbir şekilde söz edilmediğini bildirmiş, davanın arabuluculuk sürecinin usulüne uygun gerçekleştirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi ile yetki yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Asıl dava dosyasına konu dava; davacı şirket ile davalı arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle davacı tarafça, davalı şirkete teminat amacıyla verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle teminat mektubu bedelinin iadesi ile yine teminat amaçlı olarak verildiği iddia edilen dava konusu bono nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadıklarının tespiti, birleşen dava dosyasına konu dava ise; davacı ile davalılar arasında düzenlenen eser sözleşmelerine bağlı olarak yapılan eserde 01.04.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda eserin ayıplı yapıldığı ve meydana gelen zarardan her iki davalının sorumlu bulunduğu iddiası ile davacı tarafın hasarın giderilmesi için yaptığı ödeme ve masraflar ile işin durmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı ......Şirketi vekili tarafından birleşen dosyada dava öncesi arabuluculuk sürecinin usul ve yasaya uygun yapılmaması nedeniyle müvekkili yönünden davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davacı tarafın arabuluculuğa başvurmama nedeninin red nedeni olup arabulucu tarafından sürecin usulüne uygun şekilde yürütülmemesinin davanın usulden reddi nedeni olmadığı gibi davadan önce davalı .....Şirketi tarafından bu konuda hiçbir yasal girişimde bulunulmadığı, bunun yanında arabuluculuk sonuç tutanağına göre arabulucu tarafından anlaşamama tutanağı ile sonuçlandırılan sürecin usul ve yasaya uygun yapıldığı anlaşılmakla ön inceleme duruşmasından önce davalı ......Şirketi vekilinin müvekkili yönünden bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi isteminde haklılık görülmemiştir.
Davalı ......Şirketi, birleşen dava dosyasında yetkisizlik ilk itirazında bulunmuş ise de, Birleşen dosya davacısı ... .. Şirketi ile davalı ... .. Şirketi arasında imzalanan içeriği ve varlığı uyuşmazlık konusu olmayan davaya konu 25/07/2015 tarihli sözleşmenin 27. maddesinde uyuşmazlık halinde İzmir Mahkemelerinin yetkili olacağına ilişkin yetki sözleşmesi yapıldığı, her iki tarafın tacir olup, HMK'nun 17(1).maddesi hükümleri uyarınca yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, buna göre mahkememizin yetkili olup, yetki itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davalı ... .. Şirketinin yetkisizlik itirazının ön inceleme duruşmasında reddine karar verilmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... Şirketi ile aynı esere ilişkin olarak birleşen dosya davalısı ... Şirketi ile 17.12.2015 tarihli, birleşen dosya davalısı .... Şirketi ile 25.02.2015 tarihli eser sözleşmelerinin varlığı ve içeriği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bununla birlikte asıl dava dosyasına konu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun, birleşen dosya davalısı ... Şirketi tarafından, birleşen dosya davacısı ... Şirketine garanti kapsamında verildiği tarafların kabulündedir.
Asıl ve birleşen dava dosyalarına konu davaların, aynı sözleşmelerden ve taraflar arasındaki ayna eser sözleşmesinden kaynaklandığı, buna göre HMK'nun 166.maddesinde tanımlanan şekilde davaların aynı sebeplerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün, diğerini etkileyecek nitelikte olduğu açık ve anlaşılır olmakla, birleştirme kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş ve her iki dava dosyası yönünden asıl dava dosyası üzerinde toplanan delillerden sonra birlikte yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulmuştur.
Her iki dava dosyasına konu davaların niteliği ve sonuç talepler, taraflar arasındaki eser sözleşmelerinin niteliği ve içeriği, karşılıklı iddia ve savunmalar her iki davadaki alacak ve tazminat miktarları ile davalara konu hasar ve tazminatların niteliği birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar taraflarca tanık dinlenmesi talebinde bulunulmuş ise de, uyuşmazlığın ancak alanında uzmanı bilirkişiler tarafından alınacak rapor ve dosyada toplanacak yazılı delillerle çözümlenmesinin gerekli ve yeterli olup, taraflar arasındaki ticari ilişki sürecinde yaşanan olay ve yazışmalar ve eser süreci göz önünde tutulduğunda, tanık dinlenmesinin dosyaya hiçbir katkı sağlamayacağı, yazılı deliller ve bilirkişi raporu karşısında tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı gibi tanık dinlenmesini gerektirir yargılamaya ve hükme etki edecek içerikte uyuşmazlık konularının bulunmadığı göz önünde tutularak, dosyanın sürüncemede kalmaması, gereksiz usul işlemleri yapılmaması açısından ve usul ekonomisi gereği tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan ve bildirilip mahkememizce toplanan tüm deliller ve yazılı belgeler toplandıktan sonra, davaya konu farin silo hasarının 01.04.2019 tarihinde meydana gelmesinden sonra eser sahibi ... Şirketi tarafından 78 günlük içinde hasarın onartılmasından sonra fabrikanın üretime ve çalışmaya devam ettiği, bilirkişi incelemesine ilişkin ara karar tarihinin 28.09.2020 olması nedeniyle aradan geçen uzun zaman dilimi ve hasarın giderildiği göz önünde tutulduğunda, hasarın oluştuğu yer ve çevresinde HMK'nun 288(1).maddesi uyarınca hakimin bizzat duyu organları yardımıyla inceleme yaparak bilgi sahibi olmasını gerektirecek verilerin bulunmaması nedeniyle yargılamanın hızı ve usul ekonomisi gereği keşif yapılmasının bir anlamının bulunmadığı, davaya konu hasarın meydana geldiği inşaatın özelliği gereği bu alanda uzman akademisyen bilirkişilerin de yer alacağı bilirkişi kurulu tarafından yerinde yapılacak incelemeler sonucunda alınacak raporla uyuşmazlığın çözümünün gerekli ve yeterli olduğu göz önünde tutularak, bilirkişi raporu alınması suretiyle dosyada toplanan tüm deliller, tarafların karşılıklı iddia ve talepleri ile uyuşmazlıkla ilgili yasal düzenlemeler ve yerleşmiş yargı kararları göz önünde tutularak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Bilirkişiler 16.08.2021 tarihli kök raporda; ... Şirketi ile .... Şirketi arasında 25.02.2015 tarihli ve ... Şirketi ile ... Şirketi arasında 17.12.2015 tarihli eser sözleşmelerinin imzalandığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/10 değişik iş sayılı dosyasında alınan İnşaat Mühendisi Bilirkişi... tarafından düzenlenen 23.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davaya konu farin silosunda 04.04.2019 tarihinde yapılan keşifte, farin silosunun yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki kısmında 7 metre genişliğinde ve 5 metre yüksekliğinde delik açıldığının görüldüğünü, delik etrafında yatayda 2’şer metrelik, düşeyde 1’er metrelik kısımda betonun kabuk şeklinde kalktığının ve donatıların ortaya çıktığının gözlemlendiğini, deliğin açılmasının 01.04.2019 tarihinde olmasına rağmen, hasar başlangıcının 27.03.2019 tarihi olduğunun fabrika çalışanlarının çektiği resimlerden anlaşıldığının, resimlerin dikkatlice incelenmesinden paspayı olarak görev yapan betonun kabuk şeklinde kalktığının, hemen arkasından yatay donatıların beton içinden sıyrılıp çıktığının anlaşıldığını, böylelikle beton ve donatıların görevlerini yapmamasından dolayı hasarın oluştuğunu, ... silosunun betonarme hesaplarının TS 6989, TS 498, ve DBYBHY 2007’ye göre yapıldığının, hesaplarda tüm etkilerin göz önüne alındığının, ancak başlangıçta yapı davranış katsayısının 4 olarak alınacağı belirtilmiş iken deprem yükü hesabında bu değerin 3 olarak alındığının, neden böyle bir değişiklik yapıldığı konusunda herhangi bir belgeye rastlanmadığının, hesaplamalar sırasında hasarlı bölgenin olduğu kısımda düşey donatı olarak Q25/10 ve yatay donatı olarak Q28/10 inşaat demirinin seçildiğinin, seçilen donatıların hesap yönünden uygun olduğunun, ancak hasar öncesi resimden de anlaşılacağı üzere donatıların yerleşiminde bazı hataların görüldüğünün, bu hataların boyuna donatıların bindirmelerinin şaşırtmalı olarak yapılması gerekirken aynı hizada yapılması olduğunun, yatay donatıların açılmasını engelleyen çirozların S şeklinde ve en fazla 50 cm aralıklarla yapılması gerekirken gelişi güzel yerleştirildiğinin, çiroz olmayan kısımlarda yatay donatıların açıldığının görüldüğünün, ayrıca yatay donatı aralığının kaynaklarda 15-20 cm olması gerektiği belirtilmesine karşılık 10 cm olarak yapıldığının, bunun sonucunda betonun donatıları kavrayamadığının ve kabuk şeklinde ayrıldığının, hasar sonrası, oluşan hasarın malzeme ile ilgili olup olmadığının tespiti için hasarlı bölgeye yakın kısımdan 15 adet karot örneği ile Q25 mm ve Q 28 mm çaplı demirlerden 3’er adet numune alınarak laboratuarda bu örnekler üzerinde test yapıldığının, alınan betonun basınç deneyleri sonucunda ortalama basınç dayanımının 44,8 Mpa olarak bulunduğunun, yapının projesinde 30Mpa olarak seçim yapıldığından betonla ilgili bir sorunla karşılaşılmadığının, demir numuneleri üzerinde yapılan deneyler sonucunda; akma sınır değeri 420 Mpa ve Çekme Sınır değeri 500 Mpa ve Çekme/akma sınır değeri olan 1,15 üzerinde sonuçlar alındığının, böylelikle demir malzemesi ile ilgili de herhangi bir soruna rastlanmadığının, farin silosunda oluşacak hasarın giderimi ile ilgili yapım maliyetinin 419.477,64 TL olarak hesaplandığının, ancak bu hesaplamada kullanılan birim maliyetlerin yeni yapılar için geçerli olduğunun, bahsi geçen farin silosunun hem özel yapı olması hem de onarım işi olması sebebiyle hesaplanan maliyetin kesin olmadığının, mal sahibi ile müteahhit arasında düzenlenen eser sözleşmesinin 12 maddesinde garanti süresinin 24 ay olarak belirtildiğinin, müteahhidin hasarı gidermek zorunda olduğunun, müteahhidin onarım işini yapmaması halinde mal sahibinin müteahhit adına söz konusu onarımnı yaptırmasının uygun olduğunun, mal sahibinin belgelemek koşuluyla hasarın giderilmesi için yapmış olduğu giderlerin gerçek maliyetin belirlenmesini sağlayacağının ve bu bedeli müteahhitten talep edebileceğinin, farin silosunun yapı kullanım izin belgesinin alınmadığının, dolayısıyla işletme ruhsatının da alınmadığının, bu yüzden farin malzemesinin maliyetinin ve fabrikanın durmasından kaynaklanan maliyet hesabının yapılamadığının, hasarın tahmini onarım süresinin 90 gün olduğunun, sonuç olarak farin silosunda oluşan hasarın başlıca nedenlerinin projede yatay donatıların ara mesafelerinin sık olması, düşey donatıların bindirme boylarının hasarlı bölgede aynı hizada olması ve perde yatay donatıları tutan çiroz demirlerinin eşit aralıklar ve tam S şeklinde döşenmemesi olarak tahmin edildiğinin, sayılan nedenlerin ortadan kaldırılmasının en başta müteahhidin sorumluluğunda olduğunun, Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’in 6.1 maddesinde müteahhidin sorumluluğunun, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 9.5 maddesinde yapı müteahhidi ve onu temsilen görevlendirilen şantiye şefinin, yapım işlerindeki kusurlardan dolayı müteselsilen sorumlu olduklarının belirtilerek, sonuç olarak, müteahhidin farin silosunda oluşan hasarı ilgili yönetmelikler ve eser sözleşmesinin 12. maddesi gereği gidermek zorunda olduğunun, gidermediği taktirde işverenin hasarı gidermek üzere yapmış olduğu harcamayı işverene ödemek zorunda olduğunun belirtildiğini,... Sulh Hukuk Mahkemesinin...değişik iş sayılı dosyasında Elektrik Mühendisi ve Makine Mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 08.08.2019 tarihli raporda özetle, ... Şirketine ait fabrikada 01.04.2019 tarihinde, farin silosunun 25. metresi ile 30. metresi arasında delik oluştuğunun, deliğin 5x5 metre boyutlarında olduğunun, delik oluştuğunda silonun içerisinin farin malzemesi ile dolu olduğunun, açılan delikten farinin fabrika içerisine dağıldığının, farinin çok ince bir malzeme olduğundan tüm makine, motor ve ekipmanların içerisine sirayet ettiğinin, bu yüzden makine motor ve ekipmanlara zarar verdiğinin, bu zararın giderimi için zaman, emek ve para harcandığının, makine, motor ve ekipmanlarda oluşan hasarların giderilmesi için ... Şirketinin makine, motor ve ekipmanlar satın aldığı firmalarla işbirliğine gittiğinin, bu amaçla elektriksel ekipmanların satın alındığı ABB firması ile, ... cihazlarının satın alındığı ... firması ile, homojene silonun teknolojik projesini ve ekipmanlarını veren ... ile, döner fırın konusunda... firması ile, farin değirmeni ile kömür değirmeninin satın alındığı ... firması ile, kantarların satın alındığı... firması ile çalışma yapıldığının, bu çalışmaların 03.06.2019 tarihine kadar devam ettiğinin, fabrikanın 15.06.2019 tarihinde sonra eski bölümünün devreye alındığının, farin deposunun delindikten sonra fabrikanın tekrar çalışır duruma getirilmesi için yapılan harcama tutarının 326.808 Euro olduğunun belirtildiğini, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr.... Doç. Dr. ... ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen 30.10.2019 tarihli teknik raporda özetle, hasar gören silonun dış yüzeylerine sepetli vinç, iç yüzeylerine ise silo iç hacminde kurulmuş olan iş iskelesi vasıtasıyla ulaşılarak yapılan gözlemde; hasar görerek açılan bölgede sıyrılmış haldeki çelik donatıların, kabuğun dış tarafına bakan yüzünde enine Q28/10, boyuna Q25/10 şemasına sahip olduğunun, yatay çembersel donatı boylarının 12 metre, düşey doğrultudaki donatıların ise 6 metrelik boylara sahip olduğunun görüldüğünün, silindirik silo betonunun hasar bölgesindeki kalınlığının 50 cm olduğunun, hasarın oluşması sırasında hasar bölgesindeki bir kısım iç/dış, enine/boyuna donatıların yapıdan ayrılarak aşağıya düştüklerinin gözlendiğinin, görülebilen tüm donatılarda yapılan incelemede; çekme etkisinden meydana gelmiş herhangi bir akma veya kopma davranışı izinin tespit edilemediğinin, diğer bir deyişle çelik donatıların kopmadan/parçalanmadan münferit lokal bütünlüklerini korudukları, uygulama projesindeki hesap prensiplerine göre silo içinde tutulan farin malzemesinin neden olduğu yatay yük tesirinde çekme davranışı sergilemesi öngörülen enine donatıların bu davranışı yeterli düzeyde gerçekleştiremediğinin değerlendirildiğinin, hasar oluşması sırasında hasarlı bölgede yapılan gözlemlerde, beton pas payı tabakasının betonarme taşıyıcı sistemden kabuk halinde koparak düşmüş olduğunun görüldüğünün, böyle bir durumda donatıları açık hale gelmiş olan iç ve dış yüzeylerde gerçekleştirilen sayımlarda, iç ve dış donatıları birbirine bağlayan ve çiroz diye adlandırılan çelik elemanların bir metrekarelik alanda ortalama 3-5 adet olduklarının belirlendiğinin, ancak söz konusu çirozların kabuk yüzey alanında düzenli bir dağılım sergilemediğinin, paspayı tabakası dökülmüş olan 2x2,5 = 5 m2’lik alanda mevcut çiroz sayısının 26 olarak tespit edildiğinin, m2başına düşen çiroz sayısının 5,21 adet olduğunun, bu bölüm içerisindeki daha küçük alanlarda bu sayının metrekarede 3 adede düştüğünün, özellikle yatay donatıların bindirme eklerindeki çirozların sistematik bir yaklaşımla teşkil edilmemiş olduğunun anlaşıldığının, hasar bölgesinde bir ucu açığa çıkan, diğer ucu beton kabuk içinde kalan enine ve boyuna donatılara bakıldığında, gerek boyuna donatılarda gerekse enine donatılarda yapılmış olan ve bindirme boyları 130-145 cm arasında değişen bindirme eklerinin aynı alanda birbiri ile çakıştığının dikkati çektiğinin, diğer bir deyişle betonarmenin yapısal davranış sürekliliğinin sağlanması açısından çok önemli olan ve ‘şaşırtmalı’ olarak da anılan bindirme eklerinin yerlerinin belirlenmesinde bu hususun özenle dikkate alınmadığının değerlendirildiğinin, esasen böyle bir çakışmanın olmasının silonun diğer bir çok noktasında da benzer çakışmaların olabileceğini kuvvetle muhtemel hale getirdiğinin, keza genelde tam boy (12 m – 6 m) çelik donatı kullanıldığından tekrarlı bir döngü ile bu durumun oluşmasının olağan olduğunun, dıştan yapılan gözlemler ile değerlendirildiğinde; betonarme taşıyıcı sistemde meydana gelen hasarın genel olarak 26 metre ile 35 metre kotları arasındaki bölümde daha belirgin olmak üzere tüm silo çevresi boyunca kalınlığı 50 cm olan betonarme kabukta var olduğunun görüldüğünün, söz konusu çatlakların özellikle iç kabukta daha yoğun olduğunun gözlendiğinin, bununla birlikte iç kısma bakan silo yüzeylerinde dış yüzeye nazaran daha pürüzlü olduğunun, iş iskelesinden silonun aynı kotunda siloyu çepeçevre dönen ve soğuk derz olarak adlandırılan izlerin mevcut olduğunun da görüldüğünün, diğer bir deyişle iç yüzeylerde görülen kırılma, kabarma ve çatlama tipindeki hasarların olduğu bölgelerin dış yüzeyinde bu boyutlarda deformasyon ve hasar görülmediğinin, bu nedenle siloda oluşan hasarın öncelikle iç kabukta başlayarak geliştikçe dış kabuğa sirayet ettiğinin değerlendirildiğinin, bu aşamada diğer bölgelerde önemle dikkate alınabilecek gözlemsel hasarların tespit edilemediğinin, silo içerisindeki ve dışındaki hasar bölgesi civarında yapılan ilk yüzeysel gözlemlerde pas payı tabakasının genel olarak 50 mm mertebesinde olduğunun gözlendiğinin, ancak özellikle iç hacimde bir kısım hasar noktalarında yapılan detaylı ölçümlerde pas payı tabakasının yer yer 50 mm’den daha küçük değerlere sahip olduğunun ölçüldüğünün, keza betonarme kabuk yapısında oluşan ve çelik donatı ile beton arasındaki aderansın tam olarak gerçekleşmediği izlenimi veren böyle bir durumda pas payı kalınlıklarının önemli bir konu olduğunun aşikar olduğunun, bu amaçla öncelikle, betonarme elemanlar içindeki çelik donatıyı hasarsız yöntemle belirleyebilme özelliğine sahip olan cihaz ile hızlı tarama yapıldığının, bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda silo kabuğunun iç yüzeydeki bir çok noktada pas payı kalınlığının 20-30 mm mertebelerinde olduğunun tespit edildiğinin, bilahare söz konusu düşük değerli noktaların mekanik yöntemle noktasal olarak açıldığının ve bu bölgelerde pas payı kalınlığının 20-30 mm kalınlığında olduğunun teyit edildiğinin, burada belirtilen pas payı değerinin, beton içindeki demirin üst yüzeyi ile kabuk yüzeyi arasındaki mesafe olduğunun, orijinal uygulama projesine göre bu değerin en az 50 mm olması gerektiğinin, pas payı değerlerinin düşük olmasında betonarme kabuğun kayar kalıp yöntemi ile imalatı aşamasında oluşan kusurların önemli bir pay sahibi olduğunun değerlendirildiğinin, silo hasarı ile ilgili olarak hasarın oluşmasında önemli bir etkenin imalat ile ilgili birden çok yapısal olumsuzluğun bir araya gelmesi olduğunun, hem iç hem dış yüzeyde enine ve boyuna çelik donatılara ait bindirme eklerinin dar bir alan içerisinde yoğunlaşması, bunun sonucunda pas payı tabakası ile iç beton arasında donatı oranının artması, çelik çiroz elemanlarının yetersiz ve/ya düzensiz olması, bununla birlikte pas payı tabakasının öngörülenden ve hatta gerekli olandan daha küçük değerlerde olması kusurlarının aynı anda söz konusu olduğu dikkate alındığında, böyle bir hasarın tetiklenebilmesi için gerekli elverişsiz koşulların kolaylıkla oluşabileceği sonucunu ön plana çıkardığının, diğer bir önemli hususun, inceleme konusu hasarın oluşmasındaki asli tesirlerin, üstten silo içerisine doldurulan ve alttan boşaltılan farin malzemesinden dolayı oluşan düşey ve yatay yüklerden kaynaklandığının, farin silosunda meydana gelen hasara müteakiben mevcut beton dayanımının belirlenmesi amacıyla 22 m ile 39 m arasında değişen çeşitli kotlarda yer alan çekirdek betonundan 75 mm çapında ve 75 mm yüksekliğinde 20 adet karot numunesi alındığının, bu numuneler üzerinde gerçekleştirilen eksenel basınç testleri sonucunda dayanım değerleri ortalamasının 44,18 MPa olduğunun tespit edildiğinin, bu sonuçlara göre beton basınç dayanımı açısından projede öngörülen C30/37 sınıfı karışıma uygun olduğunun anlaşıldığının, benzer şekilde silonun hasar bölgesinden alınan 25 mm ve 28 mm çapındaki donatılardan alınan 3’er adet numune çekme deneyine tabi tutulduğunun, bu numunelerin çekme dayanımlarının 596 MPa ile 647 MPa arasında değiştiğinin saptandığının, bu donatıların uygulama projesinde öngörülen S420a sınıfı çelikten beklenen akma ve çekme dayanımı kriterlerini sağladığının, hasara uğrayan silonun onarımı için ilk aşamada hasar bölgesindeki gevşek, taşıyıcılık özelliğini kaybetmiş çelik ve beton parçalarının mekanik yöntemlerle temizlenmesi gerektiğinin, bu esnada düşük kapasiteli darbeli kırıcılar ve donatıyı kesmek için çelik kesicilerin kullanılabileceğinin, bu çalışmalar sırasında oluşabilecek depreme karşı ve gerekse onarım çalışmaları sırasında kullanılacak olan düşey çelik I profilleri ile destek yapılması gerektiğinin, bu aşamadan sonra hasar bölgesindeki deliğin çevresinde uygun olmayan gevşek/kabarmış elemanların temizlenebileceğinin, bu esnada güçlü darbeye sahip kullanıcıların kontrollü olarak kullanılmasının mümkün olduğunun, tüm bu işlemler tamamlandığında hasar bölgesindeki kabuğun yaklaşık 1/3’lük bölümünün açıkta kalacağının anlaşıldığının, daha sonra kabukta eksilen donatıların tekrar uygulama projesine göre tamamlanması gerektiğinin, bu kapsamda gerekli dayanım koşullarını sağlamak kaydıyla kaynaklı, manşonlu ve bindirmeli veya karma yöntemlerin kullanılabileceğinin, donatı imalatı tamamlanmış olan delik bölgesinin içeriden ve dışarıdan yapılacak çelik kalıplar kullanılması kaydı ile uygun bir beton ile kapatılması gerektiğinin, kullanılacak betonun özel olarak dizayn edilmesi ve aşağıdan başlamak kaydı ile kademeli betonun dökülmesi gerektiğinin, bu esnada eski beton ile yeni beton arasında yapışmayı sağlayacak aderans arttırıcı katkı malzemesi kullanılması ve betonun kürünü alabilmesi amacıyla parafin esaslı malzeme ile korunması hususuna dikkat edilmesinin gerekeceğinin, bu beton onarımının bitmesinden sonra silonun farin malzemesinden kaynaklanacak olası yüklere karşı güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun, güçlendirme yapıldıktan sonra dahi silonun daha düşük dolum kapasitelerinde kullanılmasının uygun olacağının, bu denli büyük boyutlardaki bir betonarme silonun güçlendirilmesi amacıyla farklı yöntemlerin mevcut olduğunun, bunların içinden farklı kombinasyonların da kullanılabileceğinin, güçlendirme için hangi yaklaşımın tercih edileceği konusunda bir çok faktörden bahsetmenin mümkün olduğunun, bu çalışmada yapılacak olan güçlendirme uygulamasında, kesilen imalat sürecinin en kısa sürede tekrar başlatılması ve maliyetin ana belirleyici faktör olduğunun, günümüz piyasa koşulları da dikkate alındığında, yapılan tespitler ve mukayeseli değerlendirmeler sonucunda kısmen gerdirilmiş çelik konstrüksiyon kuşaklar ile güçlendirme yapılması yönteminin belirlendiğinin, yöntemde silo kabuğu dışında üst katlara çıktıkça aralığı artan çelik levhalardan mamul, kendi içinde cıvatalı birleşimler ile bağlanan parçalı kuşaklar, silindirik silo boyunca teşkil edilmesi gerektiğinin, bu çelik kuşakların silo içerisinde farin malzemesinden kaynaklanacak yükün yaklaşık 2/3’ünü karşılayabilecek özellikte dizayn edildiğininin, ilerleyen süreçte çelik kuşakların montajlarının tamamlanmasını müteakip kademeli olarak ard germe işlemine dair uygulamaların gerçekleştirildiğinin, güçlendirilen silo yapısının elverişsiz yükler tesirindeki yapısal davranışının ilerleyen zaman içerisinde özellikle mevsim dönüşlerinde olmak üzere dikkatle takip edilmesi gerektiğinin, sonuç olarak... Çimento Fabrikasına ait homojenizefarin silosu yapısında 01.04.2019 tarihinde meydana gelen ve siloyu kullanılmaz hale getiren delik hasarına müteakip, söz konusu hasarın incelenmesi, değerlendirilmesi ve silonun tekrar kullanılabilir hale getirilebilmesi amacıyla bir dizi kapsamlı çalışma yapıldığının, silo yapısında meydana gelen hasarın esas itibariyle, betonarme kabukta mevcut olan çelik donatılar ile betonun öngörülen bütüncül davranış sergileyememiş olmalarından kaynaklandığının anlaşıldığının, betonarme kabuğun bir çok bindirme noktasındaki pas payı tabakası kalınlığının uygulama projesinde kabul edilen değerin altında kalması, çiroz elemanlarının yetersiz ve düzensiz olması, enine ve boyuna çelik donatılardaki bindirme noktalarında tekniğine uygun şaşırtmalı uygulama yapılmamış olmasının hasarın oluşumunda başlıca etken olduğunun değerlendirildiğinin, hasarlı silo yapısının kullanılabilmesi için öncelikle delik hasarının onarılması uygulamasının tekniğine uygun olarak gerçekleştirildiğinin, onarılmış durumu da dikkate alınarak mevcut silo yapısı üzerinden gerçekleştirilen deneysel ve teorik tetkikler sonucu, silonun güvenle kullanılabilmesi için yapısal güçlendirmenin zorunlu olduğunun, alternatif yöntemler içerisinden dış kabukta teşkil edilecek kısmi ardgermeli çelik kuşaklama yöntemi ile daha pratik, ekonomik ve efektif olarak güçlendirilebileceğinin değerlendirildiğinin ve söz konusu güçlendirme yönteminin uygulanarak silonun kullanıma hazır hale getirildiğinin bildirildiğini, ... Şirketi tarafından, .... Şirketi ile ... Şirketine 17.04.2019 tarihli ihtarname keşide ederek 01.04.2019 tarihinde meydana gelen hasarı bildirip, en geç 1 hafta içinde eyleme geçilmesini talep ettiğini, ... Şirketinin 26.04.2019 tarihli cevabi ihtarnamesinde, eserdeki ayıp iddiasını kendisinden kaynaklanmadığının, yapım süresince kontrol görevinin işverene ait olduğunun, iki yıl boyunca herhangi bir itiraz ileri sürülmeksizin işlerin tamamlandığının, ihtarnamenin ayıp ihbarı teşkil etmediğinin, sözleşmedik edimlerinin ve yükümlülüklerin eksiksiz olarak yerine getirildiğinin, gerekli tespit ve incelemelerin gerçekleştirilmesinin akabinde gerekli teknik desteğin sağlanabileceğinin bildirildiğini, farin malzemesinin özellikleri gereği sirayet ettiği mekanik ve elektriksek aksamı, sistem içinde yer alan bilezikli asenkron motorlarda arıza ve yanmaya sebep olabileceğini, bu yüzden farin malzemesinin fabrika alanına akmasından sonra fabrikanın duruşa geçtiğini, fabrikadaki tüm mekanik ve elektrikli cihazların temin edildiği firmalar ile temasa geçilerek, bu firmalardan gerekli incelemelerin yapılmasının talep edildiğini, tesisatların kontrolü ve bakımı için ilgili firmalardan hizmet alındığını, alınan hizmet bedeli ile dosyaya sunulan faturaların düzenlendiğini, bakım ve onarımlarda kullanılan bazı malzemelerin fabrikada bulunan malzemelerden kullanılması nedeniyle faturalarda yer almadığını, dava dosyası içerisinde ilgili işin projesi ve hesap raporunun bulunmaması nedeniyle proje kusuru olup olmaması ile ilgili herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığını, yüklenici ... Şirketinin dilekçesinde kendisine ayıplı mal verildiği, ayıplı yer gösterildiği ve yapı kullanım belgesi alınmayan, zemini problemli ruhsatsız bir yer üzerine yapı yapıldığı iddialarında bulunmasına rağmen inşaat devam ederken idareye herhangi bir itirazına yönelik belgenin dosya içerisinde yer almadığını, davaya konu kaza üzerinden geçen zaman nedeniyle dava dosyası içerisinde yer alan teknik raporlar ve bilirkişi raporlarının incelenerek değerlendirme yapıldığını, Prof.Dr....'nun, Medeni Hukuk-Borçlar Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olması ve teknik bilirkişi sıfatı bulunmaması nedeniyle raporunun değerlendirilmeye alınmadığını, 21.09.2018 tarihli geçici kabul tutanağında yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunun ve geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızların bulunmadığının görüldüğünün belirtildiğini, dosya içerisinde farin silosu inşaatı ile ilgili hesap raporu, statik analiz bilgisi ve/veya betonarme proje bulunmadığını, ancak ilgili dosyada detaylı şekilde hazırlanmış teknik raporlar ve bilirkişi raporu bulunduğunu, meydana gelen hasarın nedenlerini ortaya koyabilmek adına bu raporların detaylı bir şekilde incelendiğini, bu raporlara göre silonun mevcut durumu için statik analizler yapıldığının ve uygulama projesinde gösterilen donatılar ile silonun güvenli olduğunun gösterildiğinin anlaşıldığını, silo inşaatında kullanılan beton ve donatı numunelerinden alınan örnek sonuçlarına göre kullanılan malzemelerde herhangi bir sorunun olmadığının tüm rapor sonuçlarında belirtildiğini, yapılan mikro incelemede sıkıştırma probleminin de olmadığının raporda bildirildiğini, sonuç olarak dava dosyasında herhangi bir hesap raporu olmaması, üç öğretim üyesinin teknik raporunda donatıların yeterli olduğunun vurgulaması ve yapılan gözlemlerde yapısal hasara neden olabilecek çeşitli kusurların bulunduğuna ilişkin teknik raporlar ve bilirkişi raporunda belirtilmesine bağlı olarak meydana gelen hasarın işçilik ve uygulama hataları nedeniyle oluşma olasılığının yüksek olduğu kanısına varıldığını, projedeki donatı aralıklarının yönetmelik açısından uygun olduğunu, projede hatalar veya eksiklikler bulunduğuna dair müteahhit firmanın herhangi bir itiraz yazısına rastlanmadığını, geçici kabul tutanağına göre her iki tarafın yapılan imalatların sözleşmeye uygun olarak tamamlandığını kabul ettiğini, yerinde inceleme yapılarak mevcut proje, tamirat ve güçlendirme projeleri görülmediğinden faturalar ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığını, ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin yasal defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğunu ve defter ve kayıtların birbirini teyit ettiğini, mali anlamda herhangi bir uyumsuzluğun bulunmadığını, ... Şirketinin, ... Şirketinden aldığı dava konusu teminat mektubunu nakde çevirdiğini, ... Şirketinin keşidecisi olduğu 03.12.2018 keşide tarihli, 21.09.2020 vade ve ödeme tarihli 1.112.764,13.TL bedelli "bedeli nakden alınmıştır” ibareli senedin ... Şirketi kayıtlarında yer almadığını, inşaat hasarları ile ilgili olarak daha önce hazırlanmış teknik raporlarda belirtilen hususlar değerlendirildiğinde meydana gelen hasarın işçilik ve uygulama hataları nedeniyle oluşma olasılığının yüksek olduğunu, bu nedenle farin silosu yapım müteahhidi ... Şirketi ile tesisin proje ve saha kontrollük hizmetlerini üstlenen yapı denetim firması olan .... Şirketinin oluşan hasardan sorumlu olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’ isimli listenin 27. maddesi uyarınca kusur oranı ve yüzdesinin saptanmadığını, ... Şirketinin hizmet satın aldığı şirketlere yaptığı ödemelerin dava tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine göre 619.441,97 TL olarak hesaplandığını, bu miktardaki zarardan ... Şirketi ile .... Şirketinin sorumlu olabileceklerini bildirmişler, raporun asıl ve birleşen dosya kapsamına, usul ve yasaya, hükme ve denetime elverişli nitelikte sunulmaması sebebiyle taraflarca yapılan itirazların da göz önünde tutularak ve raporda eksiliği görüldüğü bildirilen belgelerin temini konusunda yazılan müzekkere cevabının alınmasından sonra bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş, ara kararında tüm bilirkişilerden birlikte rapor alınmasına karar verildiğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen diğer bilirkişiler katılmaksızın yalnız öğretim üyesi bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor sunulmuş, öğretim üyesi bilirkişilerin sundukları 29.06.2022 tarihli 1. ek raporda; farin silosu yapısının yapısının denetim şirketi ve belediye tarafından onaylı ruhsat projelerinin mahkemeye teslim edildiğini, yerinde yapılan incelemeye göre inşa edilen silo yapısının onaylı betonarme projesinden yapı yüksekliğinin onaylı projede 77.7m iken yerinde 90m, yapım ve tasarım tekniği açılarından farklı olduğunun belirlendiğini, cd ortamında farin silosuna ait onaysız başka bir hesap raporu daha sunulduğunu, yerinde yapılmış olan silo yapısının boyut açısından onaysız olan proje ile uyumlu olduğunu, farin silosunun onaylı mimari ve statik-betonarme projelerine uygun olarak yapılmadığını, beton döküm onay formlarında ... ve .... Şirketlerinin imzasının görüldüğünü, farin silosu için yapı kullanma izin belgesinin 05.11.2019 tarihinde düzenlendiğini, bu belgede 77.7 m olan yüksekliğin, 90 m olduğunun tespit edildiğini, buna göre silosunun yüksekliğinin yapı kullanma izin belgesinde belirtilen yükseklikten daha fazla olduğunu, ayrıca onaylı projede ard germeli olan silonun, ard germesiz olarak yapıldığının belirlendiğini, su nedenle farin silosunun yapısının onaylı mimari ve statik-betonarme projelerine uygun olarak yapılmadığını, olay tarihinden uzun süre geçmesi nedeniyle patlamanın gerçekleştiği andaki silo içerisinde olan farin miktarını belirlemenin ve hasara etkisinin tespitinin mümkün olmamakla birlikte dosyadaki raporlar dikkate alındığında dolum miktarının yüzde yüzün altında olarak belirlenmesi nedeniyle patlamanın gerçekleştiği zamanda silonun yüzde yüz dolulukta olmadığının anlaşıldığını, yerinde yapılan incelemede silonun temelinde herhangi bir üniform oturma, farklı oturma, zemin taşıma gücünün aşılması gibi bir olaya dair belirti gözlemlenmediğini, buna göre zemin ve temel sistemi açısından yapıda herhangi bir sorun bulunmadığı kanaati oluştuğunu, inceleme yapıldığı andaki haliyle silonun güçlendirilmiş olduğunu, herhangi bir aderans kaybına yönelik bir tespit yapılmadığını, kaza sonrasında alınan beton örneğinin kimyasal analiz raporunun dosyaya sunulmadığını, yatay donatıların projede sıklık aralığı yönünden donatı seçimi ve yerleşiminin tamamen statik hesaplar sonucuna göre belirlenen bir durum olup, projede donatı aralıklarının yapılan hesaplamalar nedeniyle sık olabileceğini, ancak uygulama sırasında bir sorun çıkması durumunda uygulayıcının bunu yazılı olarak iletmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması için başvuru da bulunması gerektiğini, eklerin şaşırtmalı olarak yapılmasının, inşaat tekniğinin bir gereği olup, yapım müteahhidinin bu gerekliliği sağlamasının zorunlu olduğunu ve proje müellifi olan .... Şirketininde bu konuda uyarı yapması gerektiğini, projede ard germe kullanılması veya kullanmaması, proje müellifinin yapmış olduğu analizler sonucunda elde ettiği sonuçlara göre tercihi olup, yapılan proje, yürürlükteki standart ve yönetmeliklere uygun olduğu sürece nedeninin araştırılmasına gerek bulunmadığını, bununla birlikte farin silosunun yapı denetim şirketi ve belediye onaylı betonarme projesinde ard germeli olarak yapılmasının öngörüldüğünü, yapının onaylı projelerine uygun olarak yapılmasının mevzuat gereğince zorunlu olduğunu, ancak yerinde yapılan incelemede siloda ard germe uygulamasının yapılmadığının tespit edildiğini, proje ile inşası tamamlanan silonun uyumsuzluğu temel problem olarak görülmekte olup, mekanik aksamdan gelen yüklerin bu tip bir deformasyona neden olmayacağı kanaati oluştuğunu, silo yapısında ekstra yük oluşturacak herhangi bir önemli eklenti görülmediğini, yapıda yakın zaman önce beton aşındırma özelliğinde olan kimyasal su ile dolu su deposu patlaması gibi bir olay yaşanmasına ilişkin bir bilgi ya da belgeye rastlanmadığını, müteahhittin sözleşme ile kararlaştırılan nitelikte inşaatı yapmak, tam ve ayıpsız olarak iş sahibine teslim etmekle yükümlü olduğunu, buna aykırı davranış halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 475(3).maddesi hükmü uyarınca iş sahibi, aşırı masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteyebileceğini, bu nedenle eğer müteahhittin projede bir eksiklik görmesi halinde eksikliği proje müellifine bildirmesinin fen ve mühendislik kurallarına göre gerekli düzeltmelerin yapılmasını istemesi gerektiğini, düzeltmeyi yapmayan müteahhittin imalattan sorumlu olduğunu, onaylı betonarme projede gösterilen çiroz detayının, farin silosunun projesinin, yapıldığı tarihte yürürlükte olan Deprem Yönetmeliğine uygun olduğunu, hasarın soğuk derz nedeni ile meydana geldiğine yönelik kesin bir tespite rastlanmadığını, 25.12.2015 tarihli yapı ruhsatına göre... Denetim Ltd.Şti'nin, 27.10.2016 tarihli yapı ruhsatına gör...Denetim Ltd.Şti'nin ...Firması ve 10.03.2017 tarihli yapı ruhsatına göre ... Denetim Ltd.Şti'nin yetkili Yapı Denetim Firması olduğunun görüldüğünü, 05.03.2019 2019 tarihli yapı kullanım belgesinde ise ... Denetim Ltd.Şti'nin imzasının yer aldığını, silonun en alt ve en üst kısmında pas payı ölçümü yaptıklarını, bu ölçümlere göre paspayının yeterli olduğunun görüldüğünü, bu nedenle hasarın paspayı yetersizliği nedeni ile meydana gelmediği görüş ve kanaatine ulaşıldığını, teknik raporlar incelendiğinde, donatı eklerinin şaşırtmalı olarak düzenlenmemiş olduğunun görüldüğünü, buna göre, farin silosundaki hasarın donatı eklerinin olduğu bindirme bölgesinde meydana geldiği göz önüne alındığında silo hasarının bu bölgedeki donatı sıyrılmasına bağlı aderans kaybı nedeni ile meydana gelmiş olabileceği kanaatinin oluştuğunu, ... Şirketi ile .... Şirketi arasında imzalanan 25.02.2015 tarihli sözleşmeye göre .... Şirketinin saha uygulamasına yönelik müşavirlik hizmeti verdiğini, yasal mevzuata göre statik/betonarme hesap ve çizimlerinin doğruluğunu denetlemek ve yapımın onaylı ruhsat projesi ile uygun olarak yapımını denetleme görevinin yapı denetim şirketinin sorumluluğunda olduğunu, yapılan iş ile onaylı projenin uyumlu olmadığını, ancak uyumsuzluk ile ilgili ne müşavir firmanın, ne de yapı denetim firmalarının tuttuğu bir tutanağın dosya içerisinde yer almadığını, .... Şirketi tarafından hazırlanmış imalata yönelik hataları içeren bir raporun dava dosyasında bulunduğunu, ancak bu kusurların düzeltilip düzeltilmediği ile ilgili kanıtlayıcı bir belge görülmediğini, hataların giderilmesi görevinin müteahhit firma ve yapı denetim firmasının yasal sorumluluğunda bulunduğunu, hayatın doğal akışı içerisinde onaylı ruhsat projesi ve eklerine uygun olmayan yapım durumunu ... Şirketinin fark etmiş olmasının bekleneceğini bildirmiş, ek raporun bütün bilirkişi tarafından birlikte sunulmaması, ek raporda yalnız taraflarca yapılan teknik konulardaki itirazların öğretim görevlileri bilirkişi tarafından değerlendirilip, ek raporun asıl ve birleşen dosya kapsamına, her iki dava dosyasındaki sonuç taleplere, usul ve yasaya, hükme ve denetime elverişli olmadığı, birleşen dava dosyasındaki tazminat kalemleri yönünden hesaplamaların yapılmadığı dikkate alınarak, bilirkişi kuruluna sözleşme yorum ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişinin de katılması ile birlikte ikinci ek rapor alınmasının zorunlu bulunduğu göz önünde tutularak, ikinci ek rapor alınması yoluna gidilmiş, ancak ara kararında tüm bilirkişilerden birlikte rapor alınmasına karar verilmesine rağmen yalnız sözleşme, yorum ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından, diğer bilirkişiler iştirak etmeksizin rapor sunulmuş, sözleşme, yorum ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi 12.06.2023 tarihinde sunduğu 2. ek raporda; davaya konu senetle ilgili yapılan incelemelerde ticari defterlerde ayrıca bir kayda rastlanmadığını, senedin borç-alacak ilişkisinden kaynaklanan bir kambiyo senedi olamayacağı ve teminat senedi niteliğinde olduğu düşünülebilirse de, takdirin mahkemeye ait olduğunu, teminat mektubunun nakte çevrilmesinde haklı olabilmek için, ortada bir zararın varlığının ve zararın iş sahibinin kusurundan kaynaklanmamış olmasının gerektiğini, yapılan tespitler çerçevesinde iş sahibi ... Şirketinin meydana gelen olayda kusurunun bulunabileceğinin ve dolayısıyla teminat mektubunu nakde çevirmekte haklı olmayabileceğinin düşünülebileceğini, birleşen dosyada talep edilen tazminat miktarlarının ve tazminatlardan davalıların sorumlu bulunup bulunmadığının teknik bilirkişiler tarafından cevaplanabileceğini, bilirkişilerden ...in yurt dışına taşındığının bildirilip, diğerlerine ulaşılamadığını, bu nedenle inşaat konusunda başkaca bir inceleme ve değerlendirilme yapılamadığını, ara kararına, usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun sunulmayan, hükme ve denetime elverişli niteliği bulunmayan rapor ve ek raporlarla hüküm kurulması mümkün bulunmadığından bilirkişilerden üçüncü ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler 17.01.2024 tarihli 3. ek raporda; davaya konu sözleşmelerle ilgili ....Şirketi ile ....Şirketi arasında kurulan ticari ilişki nedeniyle ....Şirketi tarafından faturalandırılan alacakların .....Şirketi tarafından ödendiği suretiyle 2018 yılı sonu itibarıyla borç alacak ilişkisinin tamamen sıfırlandığını, yalnız ...Şirketi kayıtlarında, dava konusu teminat mektubunun ....Şirketi borcu olarak yer aldığını, dava konusu senedin ise ....Şirketi kayıtlarında kayıtlı olmadığını ve ....Şirketi yönünden bir borç kaydının bulunmadığını, ....Şirketinin kayıtları gibi ... ...Şirketi kayıtlarının da başlangıç ve bitiş tarihi olarak uyumlu olduğunu ve 2018 yılı sonunda alacak borç ilişkisinin tamamen sıfırlanarak ticari ilişkinin sona erdirildiğini, her iki şirketin yasal defterlerindeki yasal kayıtların birbirini doğruladığını, ...Şirketinin kayıtlarında davaya konu teminat mektubunun paraya çevrilerek tahsil edildiği kaydının yer aldığını, buna karşın davaya konu senet konusunda bir kayıt bulunmadığını, statik hesap raporu dosyada bulunmadığından proje ile ilgili değerlendirme yapılamadığını, ancak daha önce hazırlanmış teknik raporlarda belirtilen hususlar değerlendirildiğinde yapım müteahhidi olan ....Şirketinin ve yapı denetim firmasının oluşan hasardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, geçici kabul tutanağı ile ....Şirketi ve ....Şirketinin yapılan imalatların sözleşmeye uygun olarak tamamlandığını kabul ettiklerini, ....Şirketi tarafından faturalar sunulmuş olsa da gerek yerinde inceleme gerekse mevcut proje ve tamirat-güçlendirme projeleri görülmediğinden bu faturalar ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığını, davalıların zarardan hangi oranda ve kimin sorumluluğunun bulunduğunun belirlenemediğini, bu nedenle bir hesaplama yapılmadığını, ....Şirketi tarafından birleşen dosyadaki zararlara ilişkin sunulan faturaların ticari defter ve kayıtlarla uyumlu olduğunu, ... Silosunda meydana gelen hasar ile duran 1. Fırını 78 günlük tamirat sürecinden sonra 18.06.2019 tarihinde devreye alınması nedeniyle değerlendirmenin 78 gün üzerinden yapıldığını ve fırının günlük ortalama 5.500 - 6000 Ton/gün ... üretim kapasitesine sahip olduğu dikkate alınarak, 5000 ton üzerinden hesaplama yapıldığını, buna göre; 78 gün boyunca 390.000 Ton üretim kaybının gerçekleştiğini, hasar nedeniyle yapılan maliyet giderleri hesaplamasında amortisman giderlerine yer verilmediğini, ....Şirketinin 6.938.100 TL olarak belirlendiğini, meydana gelen hasarla ilgili sunulan toplam 6.280.760.TL lik fatura ve 238.684,00 TL lik fatura bedellerinin zararın giderilmesi için harcandığının, bunların zorunlu giderler olup olmadığının teknik yönden değerlendirilebileceğini, ancak faturaların yasal kayıtlarla uyumlu olması nedeniyle davacının bu tutarda alacaklı olacağını, ... silosunda delinme nedeniyle boşalan farinin yakındaki başka ünitelerdeki makine ve elektrik aksamında meydana getirdiği zarar nedeniyle oluşan giderler için talep edilen 765.731,97.TL lik tutara konu olup sair faturalarla desteklenen zararın teknik bilirkişilerce 619.441,97.TL olarak belirlendiğini bildirmişler, 3.ek raporun eksik değerlendirme, tespit ve hesaplamalara dayandığı, bu haliyle usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunmadığı, hükme ve denetime elverişli olmadığı dikkate alınarak, gerek tarafların itirazları gerekse eksiklikler yönünden 4.ek rapor alınması yoluna gidilmiş, bilirkişiler 16.09.2024 tarihli 4. ek raporda; 29/06/2001 tarih ve 4708 kanun numaralı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'nun 3.maddesi uyarınca, yapı müteahhidinin yapıyı projesine uygun şekilde, fen ve mühendislik kurallarına ve ruhsat ve eklerine uygun şekilde yapılması, tamamlanması ve kontrolünden 1. derece sorumlu olduğunu, müteahhit firmanın,... Mühendislik Müşavirlik A.Ş'nin hazırlamış olduğu yapı ruhsatı ekindeki Belediye ruhsat projesine aykırı ve farklı bir inşaatı yerinde inşa ettiğini, buna ilişkin detayların 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığını, oluşan hasardan onaylı projeye aykırı inşaat yapmasından dolayı ....Şirketinin sorumlu olduğunu, yapı denetimi firmasının da inşaatın fen ve mühendislik kurallarına, ruhsat ve eklerine uygun şekilde yapılması, tamamlanması ve kontrolünden 1. Derecede sorumlu olduğunu, 23.02.2017 tarihinde %10 tamamlanma seviyesinde bulunan inşaat için ... Denetim Ltd. Şti. ile yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeden sonra davaya konu inşaatın tamamlanmasına kadar tek yetkili ... Ltd. Şti. Olduğunu, bu şirketin, 15 yıl içinde meydana gelecek hasarlardan sorumluluğunun bulunması nedeniyle 4708 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davaya konu hasardan sorumlu olduğunu, ... ... A.Ş. ile... Mühendislik Müşavirlik A.Ş arasında 25.02.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeden sonra 31.03.2017 tarihinde imzalanan Tadil Sözleşmesinin 3.maddesi ile saha kontrollük hizmetleri ile ilgili ...Şirketinden alınan hizmetin sonlandırılmasına karar verildiğini, 23.02.2017 tarihinde...Şirketinin Yapı Denetim şirketi olarak göreve başlaması ve yapı kullanma izninin 05/11/2019 tarihinde alınmış olduğu birlikte değerlendirildiğinde, silonun yapım sürecinde ...Şirketinin denetim hizmet sorumluluğunun olmadığını, yapımın tamamen ... Denetim şirketi gözetiminde tamamladığını, buna ...Şirketinin silonun yapımı ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığını, ...Şirketinin statik proje açısından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Siloda hasar oluşmadan birkaç gün önce çatlaklar oluşmaya başladığına dair ifadeler bulunduğunu, bu çatlaklarla ilgili gelişmeleri ....Şirketinin ...Şirketine bildirdiğine dair ifadelerin görüldüğünü, birkaç gün sonra hasarın meydana geldiğini, buna göre hasar oluşmadan önce daha ilk çatlakların oluştuğu sırada ....Şirketinin gerekli tedbirleri almadığı kanaatine varıldığını, farin silosunun onaylı ruhsat ve projelerine aykırı yapılmış olmasından ....Şirketinin farkında olmamasının hayatın doğal akışına uygun olmadığını, siloda oluşan hasarın tamir edilerek silonun tekrardan devreye alınmasının, ayrıca hasara bağlı olarak fırınlarda, üretim sahasında meydana gelen hasarların onarımı ve temizlik ve saire için 78 gün sürenin makul bir süre olduğunu, uzman bilirkişilerin dava konusu hasarlar ve tazminatlar yönünden davalıların sorumlulukları ve hangi oranda sorumluluklarının bulunduğunun belirlenememesi nedeniyle her bir davalı yönünden hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, Birleşen dosyada ....Şirketi tarafından sunulan faturaların, defter ve kayatları ile uyumlu olduğunu, faturadaki bedellerin yapılması gerekli mutlak elzem giderler olup olmadığının teknik yönden yapılacak inceleme ve değerlendirmelerle ortaya konulabileceğini, davacı tarafça 765.731,97 TL olarak talep edilen elektronik ve mekanik tesisat hasarı için yapılan giderlerin teknik bilirkişiler tarafından 619.441,97 TL olarak belirlendiğini, ....Şirketinin 78 günlük işin durması nedeniyle önceki raporlarda da yapılan hesaplamalara göre talep edebileceği karar kaybı zararının 6.938.100 TL olduğunu, hesaplamaların teknik bilirkişiler tarafından uygun görüldüğünü, hasarın onarımı ve gideri yönünden ....Şirketi tarafından sunulan toplam 6.280.760 TL fatura tutarlarının zararın telafisi/giderimi yönünde harcanmış, kullanılmış malzemeler ve sair giderler olduğunu, teknik yönde yapılan incelemelerde faturalara konu muhtelif gider kalemlerinin bu haliyle kabulünün gerektiği ve ....Şirketinin davalılardan bu miktarda alacaklı olacağını, ... deposuna ait silodaki delinme sebebiyle oluşan kirliliğin giderilmesi, temizlik ve nakliye giderleri yönünde dosyaya ibraz edilen faturalar içeriği kırılmış kalker, ç.boru küçük kepçe çalışması, fabrika içi taşıma, saha nakliyesi, sila baş kiralaması, spektral analiz ve sair açıklamalı toplamda 232.684.TL lik fatura bedellerinin davacının fabrika sahasında oluşan kirliliğin giderilmesi, temizlik ve nakliye gideri yönünde harcanmış, kullanılmış giderlerin mutat ve mevcut hasarın giderilmesine yönelik uyumlu giderler olduğunu, bu giderlerin ....Şirketi tarafından talep edilebileceğini, ... silosunda delinme nedeniyle boşalan farinin yakındaki başka ünitelerdeki makine ve elektrik aksamında meydana getirdiği zararlar nedeniyle ....Şirketinin sunduğu 765.731,97.TL lik faturalara konu talep edebileceği zararının 619.441,97 TL olarak hesaplandığını, kar kaybı zararının ise 6.938.100 TL olduğunu, buna göre toplam zararının 14,070.985,97.TL olduğunu bildirmişler, bilirkişi rapor ve ek raporlarında, yüklenici şirketin ve yapı denetim şirketinin meydana gelen hasarda, kusurlarının bulunup iş sahibi şirketin, yapı kullanım ruhsatı almadan üretimi geçtiği ve hasardan birkaç gün önce çatlaklar meydana gelmiş olması nedeniyle bu durumu davalı ......Şirketine bildirmesine rağmen gerekli önlemleri almadığı, davaya konu eserin ruhsata aykırı olarak imal edildiğini bilmemesinin mümkün bulunmadığı kanaatine ulaşıldığının belirtilmesine rağmen ....Şirketi ile ...Şirketi ve ....Şirketlerinin, dava dışı Yapı Denetim şirketinin davaya konu hasardaki etki ve katkılarının asli ve tali nitelikte olup olmadığı, müterafik kusur halinin bulunup bulunmadığı, kusur veya müterafik kusur durumunun yapı müteahhitinin ve yapı denetim şirketinin kusurluluk durumunu ve kusurluluk oranını etkileyip etkilemediğine ilişkin tespit ve değerlendirmelerin yapılması amacıyla bilirkişilerden ek rapor alınmış, bilirkişiler 04.06.2025 tarihli 5. ek raporda; davaya konu yapının, yüksekliğinin belediye onaylı ruhsat eki projede 77.7m iken 90 m olarak yapılmış olması ve onaylı projede ard germeli iken ard germesiz olarak belediye onaylı ruhsat eki projelere aykırı olarak imal edildiğini, İmar Kanunun 28.maddesi, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un 3. Maddesi, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği 9. maddesi hükümleri gereği müteahhidin yapıyı, ruhsatı ve eki projelere uygun olarak inşa etmesinin zorunlu olduğunu, projelerde bir değişiklik yapılması durumunda tadilat projesinin hazırlanmasının, ilgili idareye sunularak tadilat yapı ruhsatı alınmasının ve sonrasında onaylı tadilat projelerine göre yapılan imalatın gerçekleştirilmesi gerektiğinin, ancak herhangi bir tadilat yapı ruhsatına rastlanmadığını, buna göre farin filosunun onaylı yapı ruhsatı ve eki projelere uygun olarak inşa edilmemesi nedeniyle yüklenici ....Şirketinin hasardan sorumlu olduğunu, ....Şirketi ile ...Şirketi arasında imzalanan 25.02.2025 tarihli sözleşmede, mimari ve teknolojik projeleri içerecek şekilde belirtilmiş olan tüm bina ve yapıların proses bilgileri de göz önüne alınarak yürürlükte olan kanun, yönetmelik ve standartlar dahilinde her türlü projelerinin kapasite ve proses garantileri verilmek suretiyle hazırlanarak anahtar teslimi yapılması ve hazırlanan projelere göre sahadaki uygulamaların kontrol edilmesinin kararlaştırıldığını, işin süresinin sözleşmenin 7.maddesinde, yapı kullanım izin belgesinin alınması ile tamamlanacağının belirtildiğini, taraflar arasında 31.03.2017 tarihinde imzalanan tadil sözleşmesinin 3. Maddesinde, ...Şirketinin saha kontrollük hizmetinin sonlandırıldığını, 23.02.2017 tarihli sözleşme ile ....Şirketinin, yapı denetim şirketi olarak görevlendirilmesi ve farin silosunun yapı kullanma izin belgesinin 05.11.2019 tarihinde verilmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, farin silosunun yapım sürecinde... firmasının resmi olarak denetim hizmet sorumluluğunun olmadığını, ilgili yasal düzenlemeler ve meydana gelen hasar tarihi ile yapı kullanma izin belgesi tarihi dikkate alındığında hasarın, ... Şirketinin sorumluluk süresi içinde meydana geldiğini, İmar Kanunun 30 ve 31.maddesi hükümleri ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 8.maddesi hükümlerine göre farin silosunun 01.04.2019 tarihinde hasar almasına rağmen yapı kullanma izin belgesinin 05.11.2019 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında farin silosunun yapı kullanım izin belgesi olmadan kullanılmaya başlanması nedeniyle ....Şirketinin farin silosunda oluşan hasarla ilgili sorumluluğunun mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Rapor ve ek raporlar ile asıl ve birleşen dava dosyalarına konu uyuşmazlık konuları, tarafların karşılıklı talepleri, davaların niteliği, dosyada toplanan tüm deliller, uyuşmazlıkla ilgili yasal düzenlemeler ve yerleşmiş yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, tarafların kök ve ek raporlarda ileri sürdükleri itirazların tamamının karşılandığı, rapor ve ek raporlarla birlikte hüküm kurulmasının mümkün bulunduğu anlaşılmakla itirazda bulunan tarafların itirazlarının reddine karar verilerek, kök ve ek raporlar ile birlikte dosyada toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi rapor ve ek raporları ile; asıl dava dosyasında davalı ve birleşen dava dosyasında davacı ....Şirketinin,... ilçesinde inşaa edeceği eserle ilgili olarak davalı ....Şirketi ile 17.12.2015 tarihli davalı ......Şirketi ile 25.02.2015 tarihli iki ayrı eser sözleşmesi yaptığı, eserin yükleniliciliğini .....Şirketinin projelendirilmesi ve saha kontrolü gibi hizmetlerin ise ...Şirketi tarafından üstlenildiği, yüklenici .....Şirketinin sözleşmenin teminatı olarak dava konu iki milyon TL bedelli teminat mektubunu iş sahibi ....Şirketine teslim ettiği, yüklenici şirketin eseri tamamlayarak 21.09.2018 tarihli geçici kabul tutanağı ile iş sahibi ....Şirketine teslim ettiği, ancak gerek ard germenin yapılmaması, gerekse daha yüksek seviyede yapılmış olması nedeniyle eserin projesine aykırı olarak imal edildiği, projeye aykırı imalatın iş sahibinin istemiyle yapıldığı gibi aksi düşünülse dahi iş sahibi ....Şirketinin bilgisi olmaksızın yapılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, iş sahibi ....Şirketi ile yüklenici ...Şirketi arasındaki sözleşme uyarınca ....Şirketi tarafından yapılan iş karşılığı sözleşme ile kararlaştırılan bedelin tamamının ....Şirketine ödenip, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının 2018 yılı itibarıyla sıfırlanarak ticari ilişkinin sona erdirildiği, iş sahibi ....Şirketinin yasal mevzuata aykırı olarak yapı kullanma izin belgesi almadan davaya konu eseri kullanmaya başlayarak üretime geçtiği, hasarın 01.04.2019 tarihinde meydana gelmesine rağmen yapı kullanım izin belgesinin yaklaşık 7 ay sonra 05.11.2019 tarihinde alındığı, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak değinildiği üzere ilgili yasal hükümler çerçevesinde davaya konu hasardan, eseri meydana getiren yüklenici ....Şirketinin tadilat projesi alınması yoluna gitmeksizin projeye aykırı imalat yapması nedeniyle sorumlu olması yanında hasar tarihinde görevli olan dava dışı... Şirketinin de sorumluluğunun bulunduğu, bunun yanında, davaya konu eserin onaylı projesine aykırı olarak yapılmasını talep eden veya bu nitelikte yapıldığını bilmesine rağmen eseri geçici kabul tutanağı ile teslim alan ve yapı kullanım izin belgesi almadan önce yasal mevzuata aykırı olarak kullanmaya başlayan ....Şirketinin TBK'nun 52.maddesi uyarınca zararı doğuran fiile razı olmak, zararın doğmasına ve artmasına etkili olmak suretiyle hasarın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun bulunduğu, davalı ......Şirketi ile ....Şirketi arasında yapılan 31.03.2017 tarihli tadil sözleşmesi ile ...Şirketinin hasar tarihinden önce saha kontrollük hizmetinin sonlandırılması nedeniyle hasar tarihi ve öncesinde tadil sözleşmesi tarihinden itibaren eserin onaylı projeye uygun imal edilip edilmediği konusunda bir sorumluluğunun bulunmaması yanında ...Şirketi tarafından çizilen ve onaylanan statik projenin yasal mevzuata ve teknik ve bilimsel verilere uygun olması nedeniyle oluşan hasardan bir sorumluluğunun bulunmadığı, buna bağlı olarak davacının birleşen davada, dava konusu ettiği zararları ile ilgili sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ....Şirketinin birleşen davada, dava konusu ettiği zararlarının fatura niteliğindeki yazılı belgelere ve oluşan hasarın niteliği ile defter ve kayıtlarına uygun olup, bilirkişilerce yapılan hesaplama ve değerlendirmelere göre davacı ....Şirketinin davaya konu hasarın onarımı konusunda yaptığı masraflar toplamının 6.280.760,00 TL, hasar nedeniyle oluşan kirliğinin ve benzeri gider için yaptığı masraflar toplamının 232.684.00 TL, elektronik ve mekanik tesisat hasarı için yapılan giderler toplamının 619.441,97 TL, hasar nedeniyle fabrikada işin durmasından kaynaklanan 78 günlük kazanç kaybının 6.938.100,00 TL olup, zararlar toplamının 14,070.985,97 TL olduğu, bu zararların tamamından ilgili yasal düzenlemelere aykırı olarak tadilat projesi yaptırmaksızın onaylı projeye aykırı eser imal etmek suretiyle yüklenici ....Şirketinin sorumlu olduğu, ancak iş sahibi ....Şirketinin izni ve bilgisi olmadan yapılan işin niteliği gereği yüklenici şirketin davaya konu eseri yapmasının mümkün bulunmadığı, bunun yanında iş sahibi ....Şirketinin yapı kullanma izni almadan eseri kullanmaya başlayarak hasarın doğmasına ve artmasında yüklenici şirket ile birlikte eşit kusurunun bulunması karşısında iş sahibi ....Şirketinin %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile yüklenici ....Şirketinin kusur sorumluluğunun yarı oranda indirilmesinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, asıl dava dosyasına konu iki milyon TL bedelli teminat mektubunun meydana gelen hasar ve bu hasar nedeniyle oluşan zararlara bağlı olarak iş sahibi tarafından paraya çevrilerek zararlarının bir bölümünün karşılanmasının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bulunması nedeniyle asıl dava dosyasında davacıların, teminat mektubu bedelinin tahsili isteminde haklılık bulunmadığı, bunun yanında asıl dava dosyasında dava konusu edilen 1.112.000,00 TL bedelli, 03.12.2018 düzenleme ve 21.09.2020 ödeme tarihli davacılar tarafından, davalı ....Şirketi lehine düzenlenen senedin, asıl dosya davacıları tarafından davalı ...Şirketi ile akdedilen eser sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak verildiği iddia edilmiş ise de, asıl dosya davalısı ....Şirketinin bu iddiayı kabul etmediği, İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasına konu senedin sözleşme kapsamında verilen senet olmadığını iddia etmesi yanında gerek asıl dosya davacısı ....Şirketi gerekse asıl dosya davalısı ....Şirketine ait defter ve kayıtlarda dava konusu senetle ilgili hiçbir kaydın yer almadığı gibi sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiğine dair hiçbir bilgi ve kaydın da bulunmadığı, icra takibine konu senedin düzenleme tarihinin ....Şirketi ile ....Şirketi arasında düzenlenen eser sözleşmesi ile uyumlu olmadığı gibi ödeme tarihinin de davaya konu hasar tarihi ile uyumlu olmadığı, bono niteliğindeki kambiyo senedinin sebepten mücerretliği ilkesi ile senet üzerinde sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiğine dair hiçbir ibarenin dahi bulunmadığı gözetildiğinde, asıl dosya davacılarının teminat senedi konusundaki iddialarını kanıtlayamadıkları, davacının birleşen dosyada dava konusu ettiği toplam zararının 14.070.985,97 TL olmasına göre %50 oranındaki müterafik kusurunun indirilmesinden sonra talep edebileceği tazminat toplamının 7.035.492,98 TL olup, asıl dava dosyasında davaya konu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunu paraya çevirmiş olması nedeniyle bu bedelin, talep ettiği tazminat tutarından mahsubu sonrasında dava tarihi itibarıyla talep edebileceği tazminat miktarının 5.035.492,98 TL olduğu, davacı vekili tarafından sonulan 28.03.2024 tarihli ıslah dilekçesinde, 12.217.276,00 TL toplam tazminat talep edilmesi nedeniyle davacı tarafın birleşen dosyada talep ettiği fazlaya ilişkin 7.181.783,02 TL tazminat talebi yönünden haklılığının bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava dosyasına ilişkin davanın reddine, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında, davalı ......Şirketi hakkındaki davanın reddine, davalı .....Şirketi hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, 5.035.492,98 TL tazminatın, davalı .....Şirkektinden alınarak davacıya verilmesine, davanın, kısmen reddi ile davacı tarafın fazlaya ilişkin 7.181.783,02 TL'lik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Asıl dava dosyasına ilişkin davanın REDDİNE,
2-Birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesini...esas sayılı dosyasında;
a)Davalı ......Şirketi hakkındaki davanın REDDİNE,
b)Davalı .....Şirketi hakkındaki davanın KISMEN KABULÜ İLE;
5.035.492,98 TL tazminatın, davalı .....Şirkektinden alınarak davacıya verilmesine,
Davanın, KISMEN REDDİ İLE;
Davacı tarafın fazlaya ilişkin 7.181.783,02 TL'lik talebinin reddine,
3-a)Asıl dosya için; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin yatırılan 53.158,23 TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 52.542,83 TL harcın istekleri halinde asıl dosya davacılarına iadesine,
b)Birleşen dosya için; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 343.974,52 TL karar ve ilam harcından. peşin yatırılan 6.831,00 TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 201.810,00 TL harcın toplam olan 208.641,00 TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 135.333,52 TL harcın birleşen dosya davalısı .....Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c)Birleşen dosya için; birleşen dosya davacısı ....Şirketi tarafından yatırılan toplam 208.641,00 TL harcın, birleşen dosya davalısı ....Şirketinden alınarak birleşen dosya davacısı ....Şirketine verilmeine,
4-a)Asıl dosya için; Asıl dosya davalısı ....Şirketi yararına AAÜT'nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 393.021,13 TL nispi vekalet ücretinin asıl dosya davacıları ....Şirketi ile ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak asıl dosya davalısı ....Şirketine verilmesine,
b)Birleşen dosya için; Davanın kabul edilen bölümü yönünden davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 527.774,65 TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosya davalısı ....Şirketinden alınarak birleşen dosya davacısı .....Şirketine verilmesine,
c)Birleşen dosya için; Davanın reddedilen bölümü yönünden birleşen dosya davalıları yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 730.172,76 TL vekalet ücretinden; 110.719,27 TL lik bölümünün birleşen dosya davacısı ....Şirketinden alınarak birleşen dosya davalısı ...Şirketine, 619.453,49 TL lik bölümünün birleşen dosya davacısı ....Şirketinden alınarak, birleşen dosya davalıları ....Şirketi ile ...Şirketine verilmesine,
5-a)Asıl dosya için; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin asıl dosya davacıları ....Şirketi ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b)Birleşen dosya için; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden 7/12 'sinin karşılığı olan 770,00 TL yargılama giderinin, birleşen dosya davacısı ....Şirketinden, 5/12'sinin karşılığı olan 550,00 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı ....Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-a)Asıl dava dosyasında; asıl dosya davacıları tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
b)Birleşen dava dosyasında; davalı ......Şirketine ilişkin olarak yapılan yargılama giderlerinin indirilmesinden sonra geriye kalan ve birleşen dosya davacısı ....Şirketi tarafından yapılan; 44,40 TL başvurma harcı, 228,00 TL yirmi beş adet elektronik tebligat gideri, 465,45 TL yedi adet müzekkere ve posta gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti giderinden oluşan toplam 6.237,85 TL yargılama giderinden 5/12'sinin karşılığı olan 2.599,10 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı ....Şirketinden alınarak birleşen dosya davacısı ....Şirketine verilmesine, 7/12'sinin karşılığı olan 3.638,75 TL yargılama giderinin birleşen dosya davacısı ....Şirketi üzerinde bırakılmasına,
7-Asıl ve birleşen dosyada taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avanslarının, HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Asıl dosya davacıları ve ....Şirketi - birleşen dava davalısı ... Şirketi vekili, asıl dosya davalısı - birleşen dosya davacısı ... Şirketi vekili, birleşen dosya davalı vekili ...Şirketi vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.10.2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza