Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık davasında sanığa tebliğ edilmeyen mahkûmiyet kararını adil yargılanma hakkı ihlali nedeniyle bozarak tebligatın usulünce yapılmasını istedi.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin tespit edilmesi üzerine, adil yargılanma hakkının güvencesi olarak gerekçeli kararın kamu davasının tarafı olan sanığa da tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki yerleşik ilke çerçevesinde, yüksek mahkeme ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş; gerekçeli kararın sanığın son bilinen adresine veya MERNİS adresine tebligat ihtarlı şekilde yeniden tebliğ edilmesini, tebliğ evrakının ve oluşabilecek yeni temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesini, ek tebliğname düzenlenmesini ve dosyanın temyiz incelemesi için yeniden gönderilmesini hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6404 E.  ,  2026/9225 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/105 E., 2026/21 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma
Elazığ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2026 tarihli ve 2025/105 Esas, 2026/21 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Elazığ 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2026 tarihli ve 2025/105 Esas, 2026/21 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tarafların huzurunda verildiği; ancak verilen kararın sanık ...'e tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanık ...'e de tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) sanığa tebliği ile tebliğ- tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.