Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin, trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davasında verilen ihtiyati haciz kararına itirazın istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazasında vefat eden kişinin mirasçılarının açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesince sigorta şirketi dışındaki gerçek kişi davalıların malvarlığı üzerine 500.000 TL tutarında ihtiyati haciz konulması yönündeki ara karara karşı davalılar tarafından yapılan itirazların istinaf incelemesinde, davalılar ihtiyati haczin orantısız olduğunu, yeterli şartların oluşmadığını ve mal kaçırma tehlikesi gibi somut delillerin sunulmadığını savunmuşlardır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1331 - 2026/1388
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1331
KARAR NO : 2026/1388
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10.06.2026 (Ara Karar Tarihi)
NUMARASI : 2026/329 Esas (Derdest)
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ : Av.
ALEYHİNDE İHTİYATİ HACİZ TALEP EDİLEN
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ : Av.
3 -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz
KARAR TARİHİ : 11.09.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 14.09.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen ara karara karşı davalılar...vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili, dava dilekçesi ve ihtiyati haciz talebinde; 01.12.2023 tarihinde davalı ....'ye ait ve ... idaresindeki davalı ... ... AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan araç ile davacıların murisi ...'un yolcu olarak bulunduğu, davalı ...'a ait davalı ...'ın idaresindeki motosikletin çarpışması sonucu ...'un yaralandığı ve akabinde 22.12.2023 tarihinde vefat ettiğini, kazada her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, davacıların maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talep konuları belirlenebilir olduğu anda taleplerini arttırmak üzere davacı ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00'er TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (sigorta şirketi bakımından teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere ) sigortaya başvuru tarihi olan 21.10.2024 tarihinden diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 01.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 5.000.000,00'er TL manevi tazminatın müteveffanın abisi ... için 3.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...., ...., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, ayrıca davalıların menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıların ihtiyati haciz talebinin dosya üzerinden yapılan incelenmesi sonrasında 06.04.2026 tarihli ara karar ile; sigorta şirketi haricindeki davalılar yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kabul edilerek, “Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin davalı ... ... Şirketi yönünden reddine, Talep edilen maddi (100.000,00 TL ) ve manevi (400.000,00 TL) tazminat miktarlarına göre davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı gerçek kişiler ..., ..., ...., ....'nin (toplam 500.000,00 TL maddi ve manevi) borç ve masrafa yeter miktarda menkul ve gayri menkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 257 ve takip eden maddeleri gereğince İhtiyati Haciz Konulmasına, İhtiyati haciz isteyenin ileride haksız çıkması halinde, diğer tarafın ve üçüncü şahısların vukuu muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere HMK'nın 87. mad uyarınca alacaklı tarafça alacağın %10'u oranında nakit veya muteber bir banka teminatı alınarak icra veznesine yatırılması halinde kararın Eskişehir İcra Dairesince infazına,” karar verilmiş, ara karara aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen, ...., ... ve ...tarafından itiraz edilmiştir.
Davalı ... vekili İhtiyati Hacze İtirazında; Davalının tüm mal varlığına ihtiyati haciz konulmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, haciz tatbik edilen aracın, ihtiyati haciz kararı verilen miktarı ve ferilerini karşılayacak değerde olduğunu, buna rağmen maaşına ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, haczin orantısız olduğunu, maaş ve banka hesapları üzerindeki haczin kaldırılması gerektiğini, borçlunun hayatını idame ettirmesini engelleyen geniş kapsamlı haciz kararı verilemeyeceğini, ayrıca kesinleşmiş icra takibi olmadığını, diğer dört davalının da mal varlığına haciz konulduğundan, davalının zararının fazlası ile karşılanacağını belirterek, itirazlarının kabulü ile ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi gereğince, 500.000,00 TL için sadece araç üzerinde ihtiyati haczin baki kalmasına, diğer hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi istemiştir.
Davalılar ... ve ...vekili ayrı ayrı verdiği ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde; davacıların tedbir talebi yönünden HMK’nın 389 maddesindeki koşulların oluşmadığını, buna ilişkin somut delil de sunulmadığını, davalıların mal kaçırması gibi bir durum da olmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir ölçülü olmadığı gibi koşullarının da oluşmadığını, belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, duruşmalı olarak ihtiyati hacze yapılan itirazların incelenmesi neticesinde verilen 10.06.2026 tarihli ara karar ile; itiraz eden davalı ... vekilinin itirazının taşkın hacze, itiraz eden ...ve ...'nin itirazının ihtiyati haczin koşullarına ve taşkın hacze ilişkin olduğu, taşkın hacze ilişkin itirazın İİK’nın 261/3 maddesi kapsamında icra mahkemesince incelenebileceğinden, taşkın hacze yönelik olarak ihtiyati haciz kararına itirazın yerinde olmadığı, ihtiyati haczin koşulları açısından ise mevcut delil durumu ile yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden ihtiyati hacze yönelik itirazlar yerinde olmadığı gerekçesiyle, "ihtiyati hacze itiraz edenlerin taleplerinin ayrı ayrı reddine" karar verilmiş, ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik ara karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden davalılar ... ve ...vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden davalılar...vekili ayrı ayrı verdiği istinaf başvuru dilekçesinde; tedbirde ölçülülük kuralına aykırı olarak, tüm mal varlığı için ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların zararın araç haczi ile güvence altına alınmış iken, taşınmaz, maaş ve banka hesaplarına haczin haksız olduğunu, zarar miktarının da, yaklaşık olarak ispat edilemediğini, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde belirleneceğini, kusur oranlarının da belirlenmediğini, manevi tazminatın da hangi miktarda olacağının belirsiz olduğunu belirterek ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen ret kararının ve ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden davalı ... vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; İhtiyati haciz kararının taşkın haciz niteliğinde olduğundan kaldırılması gerektiğini, araç üzerine konulan haczin borcu karşılamaya yeterli olduğunu belirterek, araç üzerindeki haczin baki kalmasını, diğer hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İİK'nın 257.maddesi hükmüne göre:"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.
(Ek fıkra: 17.07.2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02.03.2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Borçlunun yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararları yönünden ise; İİK'nın 265. Maddesinde " Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17.7.2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.(Ek fıkra: 17.7.2003-4949/63 md.; Değişik:2.3.2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz."
Yasal düzenlemeler çerçevesinde, mahkemece yasal koşulların bulunduğu kanaati ile verdiği ihtiyati haciz kararına karşı, ancak "ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata istinaden" mahkemesine itiraz edilebilecek, mahkemece itiraz sebeplerine hasren itirazları inceleyebilecek, bu karara karşı da ancak itiraz sebepleri çerçevesinde istinaf yoluna gidilebilecektir.
Bu itibarla; 2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.
Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
İİK'nın İhtiyati haciz kararının icrası başlıklı 261. Maddesinde ise "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır." düzenlemesi ile ihtiyati haciz kararlarının uygulanma şekli düzenlenmiştir.
Dosya kapsamına göre davanın trafik kazasında ...'un vefatı nedeniyle davacı anne ve baba için destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat ve ölüm sebebiyle manevi tazminat, davacı kardeş için ölüm sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça anne ve baba için 50.000,00 TL maddi tazminat ve davacıların tamamı için 13.000.000,00 TL manevi tazminat talep ederek, bu miktar üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği ölçüde 50.000,00 TL maddi tazminat, 400.000,00 TL manevi tazminat miktarı üzerinden, davacı tarafça bu tutarın %10 lik kısmına tekabül eden teminat yatırması karşılığında ihtiyati hacze karar verilmiş, kararda ihtiyati hacze karar verilen miktar, İİK'nın 260. maddesine uygun ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gösterilmiştir.
Buna göre; davalıların ihtiyati haczin taşkın haciz olarak uygulandığına yönelik itirazlarının İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebeplerinden olmamasına, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere yönelik itirazları yönünden ise dosya kapsamına ve kaza tespit tutanağına göre; davalıların kazaya neden olan araçların sürücüsü ve işleteni olduğu, kaza tespit tutanağı, nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak belgeler bulunduğu, yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı anlaşılmakla davalıların ihtiyati hacize itirazının reddine ilişkin ara karara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalılar...vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar...vekili ve davalı ... vekilinin 10.06.2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf karar harcı ile başvuru harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.