Karşılıklı boşanma davasında ilk derece ve istinaf mahkemelerinin hatalı kusur belirlemesi sonucu erkek lehine hükmedilen tazminatın eşit kusur ilkesiyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Bu karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesi tarafından kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu bulunarak erkek lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ve bu kararın bölge adliye mahkemesince kısmen onanması üzerine, yapılan temyiz incelemesinde yüksek mahkeme, toplanan deliller ve belirlenen kusurlar doğrultusunda tarafların evlilik birliğinin sarsılmasında eşit kusurlu oldukları sonucuna vararak, eşit kusurlu eşler arasında tazminat talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, kusur belirlemesi ile erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönünden bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş, bozma kapsamı dışındaki diğer itirazları ise reddetmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/8906 E.  ,  2026/5415 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1776 E., 2025/923 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/758 E., 2023/940 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve çocuk için hükmedilen nafakaların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, velâyet ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince "kadının, erkeğin eşinin ailesi ile görüşmek istemediği, ailesine saygısız, kaba davrandığı, eşinin babasının hastalığında yanında olmadığı, vefatında baş sağlığı dahi dilemediği, erkeğin ise, arkadaşlarının yanında kadın eş için ruh hastası, şizofren, manyak gibi hakaretler ettiği, her ne kadar bunları söylerken erkek eşin ortamda olmasa bile arkadaşları yanında onu rencide edici davrandığı, tarafların 2020 yılı ağustos ayından bu yana ayrı yaşadıkları, bu süreçte erkeğin müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığı sadece arada sırada bir miktar para gönderdiği", bu suretle erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulüne, velâyetin anneye tevdiine, erkek yararına maddî ve manevî tazminat takdirine, çocuk yararına 3.000,00 TL tedbir, 3.600,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiş, tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kararın gerekçesine yönelik tarafların istinaf başvurusu kabul edilerek kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden olumlu olumsuz hüküm kurulmadığından bu yönden yeniden esas hakkında hüküm tesisine, sair yönlerden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, yukarıda sınırlandırıldığı şekilde taraflarca temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlara göre birliğin sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davalı karşı davacı erkek yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, erkeğin maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde erkek lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadının vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-karşı davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.