Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçunda, suç tarihinden sonra kesinleşen önceki ilam nedeniyle tekerrür hükmünün kaldırılması suretiyle mahkumiyet kararının düzeltilerek onanması.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında, tekerrür hükümlerinin uygulanması için esas alınan önceki ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka bir hükmün bulunmadığı tespit edildiğinden, tekerrür uygulamasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün tekerrüre ilişkin kısmının çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/4258 E.  ,  2026/9218 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/239 E., 2025/551 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Mahkemenin, dosyadan el çektikten sonra 14.10.2025 tarihli ek karar ile sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükmün değiştirilmesine dair verdiği ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
UYAP sisteminden yapılan kontrolde tekerrüre esas alınan Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli 2014/461 Esas, 2014/207 Karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 31.10.2014 tarihinde kesinleştiğinden tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydında tekerrüre esas teşkil edebilecek başka bir ilamının da mevcut olmaması karşısında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden tekerrüre ilişkin kısım çıkarılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.