Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, besi çiftliğinde sigortasız araçla meydana gelen ve çocuğun cismani zarar gördüğü kazada karayolu bağlantısı sebebiyle KTK uygulanarak davanın yeniden görülmesine karar verdi.
Özet: Bu hukuki belge, sigortasız araç sürücüsünün neden olduğu kazada ağır engellilik yaşayan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi kazanın özel mülkte gerçekleştiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kaza yerinin karayoluna bağlantısının bulunduğu ve Karayolları Trafik Kanununun uygulanması gerektiği kanaatiyle kararı bozarak dosyayı yeniden incelemeye göndermiş, bunun üzerine ilk derece mahkemesi tekrar yargılama yaparak sürücünün %50 kusurlu olduğunu ve mağdurun %98 maluliyetle ömür boyu bakıma muhtaç kaldığını tespit etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:22/01/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:28/10/2022DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:12/02/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sigortasız araç sürücüsünün sebebiyet verdiği kazada davacının cismani zarara uğradığını, geçici ve daimi iş göremezliğe maruz kaldığını, Güvence Hesabı'na yapılan müracaattan netice alınamadığını açıklayarak, fazlaya dair haklarını saklı tutularak 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00TL sürekli iş göremezlik zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yerin kara yolu ve kara yolu sayılan yerler arasında bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, aksi kanaat halinde yeni genel şartların uygulanması ve zararların ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararından müvekkilinin sorumlu olmayacağını, uygulanacak faizinde yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 31/05/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; ".... Kural olarak bir trafik kazasından bahsedebilmek için kazanın kara yolunda veya 2. madde de belirtilen şekli ile kara yolu sayılan yerde meydana gelmiş olması şarttır. Ancak bu halde 2918 sayılı yasa uyarınca ilgililerin sorumluluğuna gidilinebilinir. Somut olayda taraflara arasındaki uyuşmazlık da kazanın meydana geldiği yerin kara yolu sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava dilekçesinde kazanın besi çiftliğinde meydana gelmiş olduğu bu yerin kara yolu ile bağlantısı olduğu belirtilmiştir. Yapılan keşif sonucu düzenlenen yerel bilirkişi raporunda da kazanın besi çiftliğinde meydana geldiği, bu yerin kara yolu ile bağlantısının bulunduğu belirtilmiş ve fakat yerin kara yolu sayılıp sayılamayacağı ile ilgili mütalaa bildirilmemiştir. Mahkememizce bu konuda Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan rapor istenmiş olup gelen yazı cevabında olayın iş yaparken meydana geldiği, trafik kazası mahiyetinde olmadığı belirtilerek rapor tanzim edilemeyeceği bildirilmiştir. Kara yolu Genel Müdürlüğünden alınan 20/05/2019 havale tarihli yazı cevabında kazanın meydana geldiği yerin besi çiftliği olması ve özel mülkiyet alanı içinde kalması sebebiyle kara yolu sayılamayacağının bildirildiği görülmüştür. Gerçekten de kazanın meydana geldiği yer besi çiftliği olup özel mülk niteliğinde bulunduğundan ve bu nedenle 2918 sayılı yasanın 2.maddesinde belirtilen şekli ile kamuya açık bir niteliğinin bulunmaması ve kara yolu taşıt trafiği için faydalanılan yerlerden de olmaması sebebiyle kara yolu sayılamayacağı dolayısıyla 2918 sayılı yasa uyarınca sorumluluk için gerekli yasal şartların oluşmadığı" gerekçesi ile "davanın reddine" karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Antalya BAM 4. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "...kaza yerinin karayoluna bağlantısı bulunan yerlerden olduğu kabul edilerek KTK.nun 2. maddesi hükmü gereğince KTK'nın uygulanacağı göz önüne alınarak işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru değildir. Benzer mahiyetteki uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2019 günlü, ... esas ve ... karar sayılı ilamı da aynı minval üzeredir. HMK 353/1-a,6 maddesine göre, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda, bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.(Değişik 28.07.2020T.7251 Sy.Kanun-35.madde) Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalline gönderilmesine" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 28/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "... alınan kusur ve adli tıp kurumu raporu, aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; küçük Songül'ün 08/10/2017 tarihinde babasının kullandığı traktörün arkasına takılı olan yem karma makinesine takılarak %98 oranında maluliyete uğradığı ve ömür boyu bakıma muhtaç hale geldiği, kazada sürücünün %50 oranında, küçüğün anne ve babasının da %50 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan ... plakalı traktörün ZMMS'sinin olmadığı, bu nedenle küçük davacının uğramış olduğu geçici ve sürekli iş gücü kaybı ve tedavi ve bakım giderlerinin davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunda olduğu, bilirkişi tarafından daha yüksek oranda hesaplansa da olay tarihinde geçerli ZMMS şartlarının A.5-c maddesi gereğince güvence hesabının sorumluluk limiti olan 330.000,00.-TL ile sınırlı olduğu" gerekçesi ile "talep ile de bağlı kalınarak 130.000,00.-TL bakıcı gideri, 200.000,00.-TL tedavi gideri ve 330.000,00.-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklı tazminatın davalı güvence hesabının tazminat istemini ret tarihi olan 22/02/2018 temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı, davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yerin KTT 2. maddesi uyarınca karayolu ve karayolu sayılan yerler arasında bulunmadığından davacının talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken TRH 2010 tablosu ve iskonto oranının (teknik faiz) %1,65-%1,80 olarak dikkate alınması gerektiğini, aksi halde PMF yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosunun dikkate alınacağını, kaza tarihinin 08.10.2017-01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenmesi gerektiğini, istinafa konu edilen yargılamada; 11/10/2008 yürürlük tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında maluliyet raporu düzenlenmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihinde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'in yürürlükte olduğunu, hatalı yönetmeliği göre hesaplama yapıldığını, Adli Tıp'ın ihtimalli maluliyet raporu hazırlamış olmasının hükme esas alınma noktasında çelişkiye neden olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Sayın Mahkemenizde görülmekte olan davanın kaza tarihi, Yeni Genel Şartların Resmi Gazete de yayımlanma tarihinden sonra olduğunu bu nedenle davalının herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, bedeni zararlar kapsamında bulunmayan cenaze ve defin, yol, yemek, ulaşım, belge ve raporların temini sırasında yapılacak masraflar ile benzeri masrafların Güvence Hesabından karşılanmasının mümkün olmadığını, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin SGK'nın sorumluluğunda kaldığını, tedavi ve yol giderlerinden Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun bulunmadığını, ZMMS Genel Şartlarının A.5-b maddesinde, üçüncü kişinin kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesinin teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderini içeren teminat olduğu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı gideri tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, ancak sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olduğu ilgili teminat dolayısıyla sigorta Şirketinin ve Güvence Hesabının 2918 sayılı KTK madde 98 hükmü uyarınca sorumluluklarının sona erdiğini, sürekli sakatlık teminatının tek teminat olması sebebiyle sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri dahil olması sebebiyle, poliçe teminatının tükendiğini, Güvence Hesabı’nın sorumluluğu kaza tarihi itibariyle sakatlık hallerinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limiti ile sınırlı olduğunu, sürekli sakatlık ve bakıcı gideri tazminatının tek teminattan hükme esas tutulması gerekirken iki ayrı teminat olarak tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihinde Güvence Hesabı’nın teminat limitinin 330.000 TL ile sınırlı olduğunu, ilk derece mahkemesince bu sınır göz ardı edilerek teminat limitinin üstünde olacak şekilde 660.000 TL tazminata hükmedildiğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun hem asıl alacak ve hem de avukatlık ücreti, yargılama giderleri ve harç açısından bu limitle oranlı olarak sınırlandırılması gerektiğini, Sağlık Giderlerinin tamamından SGK’nın sorumlu olduğunu, sürekli sakatlık raporu alınıncaya kadar olan süreçte katlanılan bakıcı giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, bakıcı giderinin tazminatının brüt ücret üzerinden hesaplanması için bakıcı tutulduğunun ve SGK priminin yatırıldığının belgelenmesi gerektiğini, ayrıca bakiye ilam harcının hazineye irat kaydı şeklinde karar verilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 22/02/2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E., ... K. Sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Yapılan incelemede; ... günü Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... karayolu (... bulvarı) üzeri no : ... ... içerisinde, besi hayvanlarına yem vermek için park halinde bulunan dava dışı ... idaresindeki sigortasız ... plakalı traktörün arkasına takılı yem karma makinesine bağlı şaft mili döndüğü sırada, dönen mile ...'in takılması neticesinde dava konusu yaralamalı kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Antalya BAM 4. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı kararında bahsedilen eksikliklerin giderilmiş olmasına, kaza yerinin karayoluna bağlantısı bulunan yerlerden olduğu kabul edilerek 2918 sayılı KTKnın 2. maddesi hükmü gereğince 2918 sayılı KTK hükümlerinin uygulanmasının yerinde bulunmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet tespitinin yerleşik Yargıtay uygulaması ile kabul edilen kurumlardan birinden alınmış olması, kaza tarihine göre doğru maluliyete ilişkin yönetmeliğin kullanılması ve Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin %98 olduğunun anlaşılması nedeniyle karara esas alınmasının usule uygun olmasına, kaza tarihinde sakatlanma/ölüm teminatının ve tedavi teminatının ayrı ayrı 330.000,00 TL olması ve bakıcı giderine ilişkin talebin tedavi teminatı kapsamında olmasına, davalının poliçedeki tedavi teminatı kapsamı ile sınırlı olacak şekilde bakıcı giderinden sorumluluğunun bulunmasına, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerine hükmedilmiş olmasında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, zararın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir durumun bulunmamasına, davacının talebinin ve mahkemece hükmedilen tazminatların poliçe limitleri içerisinde olduğunun anlaşılmasına, temerrüt tarihinin doğru belirlenmiş olması da gözetilerek kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 45.084,60 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 11.271,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.813,45 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin Dairemizce YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/01/2026...