Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarından beraat eden suça sürüklenen çocuk hakkındaki istinaf ve temyiz başvurularının reddine dair Yargıtay kararı.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarıyla yargılanan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararının istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanması üzerine, katılan temsil kayyımı ve mağdure vekilinin kararın bozulması yönündeki temyiz istemleri Yargıtay tarafından incelenmiş; dosyadaki yargılama sonuçları ve oluşan inanç doğrultusunda kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle esastan reddedilerek beraat hükmü kesinleşmiştir.
9. Ceza Dairesi         2022/11976 E.  ,  2026/2736 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1830 E., 2018/355 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Temsil Kayyımın Temyiz İstemi
Özetle, cinsel istismar iddiasının yeteri kadar aydınlatılmadan Mahkeme tarafından karar verildiğine, katılan mağdurenin yönlendirmeye açık olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, katılan mağdurenin iftira atmasını gerektirir bir sebebin bulunmadığına ve ilk beyanına itibar edilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekili ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebebi içermeyen, temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Temsil Kayyımı ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekili ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Temsil Kayyımı ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan temsil kayyımı ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.