Yargıtay, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme mahkûmiyetini zamanaşımı nedeniyle bozup davayı düşürdü, usul eksiklikleri sonrası temyiz talebi değerlendirildi.
Özet: Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından aldığı mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz başvurusu değerlendirilmiş olup; mala zarar verme suçu bakımından hükmün yasal olarak kesinleşmiş olması nedeniyle temyiz talebi reddedilmiş, ancak hırsızlık suçu yönünden yapılan incelemede, çocuğun yaşı ve eylemine uygun ceza maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü bozularak ilgili kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2024/408 E., 2024/621 K., 2009/542 E., 2010/401 K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düşme Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2010 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk ... müdafii Av.... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/4656 Esas, 2015/7146 Karar sayılı ilamı ile, Av....'in kararı temyiz yetkisinin bulunmadığı, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesi gerektiği gerekçesiyle iade kararı verdiği, kararın Mahkemesince suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiği ve suça sürüklenen çocuğun kararı temyiz etmediği, eksikliğin giderilmesinden sonra dosyanın Av....'in temyizi yönünden Yargıtayın ilgili Ceza Dairesine gönderilmesi gerekirken gönderilmediği, suça sürüklenen çocuğun 21.03.2022 tarihli dilekçesi ile kanun yararına bozma talebinde bulunduğu, talebin kabulü ile Adalet Bakanlığının atılı suçlardan kanun yararına bozma yoluna gittiği, talebi inceleyen Dairemizin 06.11.2023 tarihli ve 2023/10707 Esas, 2023/6607 Karar sayılı kararı ile, mala zarar verme suçu yönünden, talep kabul edilerek bozma kararı verip, hırsızlık suçu yönünde ise Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2010 tarihli kararının suça sürüklenen çocuk ...'a usule uygun tebliğ edilmemesi ve kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle kanun yararına bozma isteminin reddine karar verdiği anlaşılmakla; hırsızlık suçundan kurulan hükmün henüz kesinleşmemesi sebebiyle, suça sürüklenen çocuğun öğrenmekle yapmış olduğu 21.03.2022 tarihli başvurusunun eski hale getirme ve temyiz talebi olarak değerlendirilip, istemin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;I.Suça sürüklenen çocuk hakkında 24.09.2024 tarihli kararla mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSuça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II.Suça sürüklenen çocuk hakkında 10.05.2010 tarihli kararla hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSuça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olay tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun gece vakti hırsızlık amacıyla şikâyetçinin iş yerinin camını kırıp içeri girerken kolluk tarafından yakalanması şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 35... /2. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 66/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 ay dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.05.2010 mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.