Bankanın müflis şirketten olan devasa kredi alacağının iflas masasına kaydı talebi davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi, miktar ve faiz oranına dair itirazlar.
Özet: Davacı bankanın, iflas eden şirketten olan 405.061.816,00 TL tutarındaki alacağının, 139.012.100 TLlik kısmının rüçhanlı olmak üzere iflas masasına kaydı ve kabulü talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak alacağı kabul etmesi ve bölge adliye mahkemesinin bu kararı istinaf başvurusunu reddederek onaması üzerine, davalı iflas idaresinin, mahkeme kararının davacının takipteki talebini aştığı, bilirkişi hesaplamaları ve faiz oranlarının hatalı olduğu, emredici kanun hükümlerinin göz ardı edildiği gerekçeleriyle temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1423 E., 2025/1407 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2022/528 E., 2023/355 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 19.10.2016 tarihi itibariyle iflasına karar verilen davalı müflis şirketin müvekkilinden kredi kullandığını, müvekkilinin toplam 405.100.421,65 TL kredi alacağının kayıt ve kabulü için iflas masasına başvuru yapıldığını, 38.605,50 TL gayri nakit alacağının kabul edildiğini, kalan tutarın ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak reddedildiğini, müflis şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin de kesinleştiğini ileri sürerek 139.012,100 TL'si rüçhanlı olmak kaydıyla toplam 405.061.816,15 TL alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talep ettiği 405.061.816,15 TL'lik alacağın 139.012,100 TL'lik kısmının ipotekli alacak, 38.605,50 TL'sinin şarta bağlı alacak, 266.049.716,15 TL'sinin genel kredi sözleşmesine dayanan alacak kaydı olduğunu, müflis şirketin kullandığı ve kullanacağı kredileri temin etmek üzere ipotekler tesis edildiğini, 266.049.716,15 TL'lik alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığı ve yargılamayı gerektiren alacak olduğundan başvurusunun reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile müflis şirketin sunulan ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde alınan bilirkişi raporunda davacının 405.061.816,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 405.061.816,00 TL'nin (139.012,100 TL'si rüçhanlı olmak kaydıyla) davalı iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında davacı vekilinin iflas masasına yaptığı başvuruda kredi sözleşmeleri kapsamında alacaklı olduğu miktarların bildirildiği, takip dosyasından bahsedilmediği, dava dilekçesinde yine kredi sözleşmeleri belirtilerek ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe ilişkin açıklama yapıldığı, takip dosyasındaki alacakla sınırlı olarak dava açıldığının ifade edilmediği, kayıt kabule karar verilmesini talep ettiği miktarın bildirildiği anlaşılmakla davalı vekilinin davacının takip dosyasındaki talebi ile bağlı olduğu yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, davalı vekilinin faiz oranına yönelik itirazları incelendiğinde; mahkemece gerek önceki karara esas alınan bilirkişi raporunda gerekse kaldırma sonrası bilirkişi raporunda aynı oranlar esas alınarak hesaplama yapıldığı, davalı vekili önceki karara karşı sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde faiz oranına yönelik bir itiraz sunmadığı nazara alınarak iş bu istinaf sebebine itibar edilmediği, ayrıca faiz oranı taraflar arasında imzalanan sözleşme ile belirlendiği gibi müflis kayıtlarında hesaplanan alacak tutarının davacı banka kayıtlarından daha fazla olduğu, davacı vekili istinaf dilekçesinde alacağın 266.049.716,15 TL'lik kısmının reddedildiğini beyan etmiş ise de, 139.012.100,00 TL ipotek alacağı hakkında da kabul kararı verilmediğinden bu yöndeki itirazlarının yerinde görülmediği, sonuç olarak hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacı alacağının 409.045.452,94 TL olduğu anlaşılmakla, mahkemece taleple bağlı kalınarak 405.061.816,00 TL'nin davalı iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde; davacının talebinin esas alınarak hüküm tesisi gerekirken fazlaya hükmedildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde dayandığı takipte müvekkil şirketten olan asıl alacağı 64.846.831,07 TL olup, bu alacak ile alacağa ait faizler üzerinden kayıt kabule karar verilmesini talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereğince huzurdaki uyuşmazlığın 64.846.831,07 TL üzerinden incelenmesi ve bu kalem etrafında neticelendirilmesi gerekirken 66.199.207,20 TL alacak üzerinden hesaplama yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamaları ve uygulanan faiz oranlarını kabul etmediklerini, TBK'nın 88. ve 120. maddesi hükümleri emredici nitelikte olduğundan taraflar ileri sürmese de resen dikkate alınması gerektiğini, uygulanan temerrüt faizi oranının fahiş bir oran olduğunu, ayrıca iflas idaresinin red kararı verdiği kısım dikkate alındığında davanın kısmen kabulünün gerektiğini, zira iflas idaresi kararı ile alacak talebinin 266.049.716,15 TL'lik kısmının reddedildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İİK'nın 235. maddesine dayalı olarak iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı iflas idaresi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.