Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil talebiyle, kooperatife muvazaalı devir iddiası, geç teslim ve iskan eksikliği kaynaklı kira ve değer kaybı tazminatı davası.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, arsanın muvazaalı şekilde davalı kooperatife devredildiği iddiasıyla tapu iptali ve tescil, geç teslim edilen taşınmazlar için kira bedeli, iskan alınmaması nedeniyle düşük fiyata satılan dairelerin zararı ve iskan masraflarının tahsili talepleriyle açılan bir asıl dava ile, aynı sözleşme kapsamında teslim edilmeyen bir depolu fırının icra yoluyla üçüncü kişiye satılması üzerine bu taşınmazın tapu iptali ve tescili istemiyle açılan birleşen davadan oluşmakta olup, davalılar sözleşmeye taraf olmadıklarını, iyi niyetli üçüncü kişi olduklarını veya taahhütlerini yerine getirdiklerini savunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/643 E., 2022/436 K. BİRLEŞEN KONYA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2019/150-10 E/K) Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2016 tarihli ve 2016/6105 E., 2016/8593 K. sayılı asıl dava yönünden yargı yeri belirlenmesine ilişkin ilamı sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen karar asıl davada davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...Müh. İnş. Ltd. Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği devir için tapuya gidildiğinde devrin rızası hilafına diğer davalı kooperatif adına yapılmasının sağlandığını, sözleşme gereği 18 adet taşınmazın 30.12.2013 tarihinde iskânı ve tapusu alınmış olarak devredilmesi gerekirken davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini, sözleşmede yer alan teslim tarihinden çok sonra belirli zaman aralıklarıyla 17 adet taşınmazın teslim edildiğini, müvekkilinin kendisine teslim edilen taşınmazların 13 tanesini sattığını, ancak iskânı alınmadığı için düşük fiyatla satmak zorunda kalarak zarar ettiğini ileri sürerek müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin feshi ile muvazaalı şekilde davalı kooperatife devredilen arsanın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması halinde halen teslim edilmeyen bir adet depolu fırınının müvekkili adına tapuda tescilini, aksi halde taşınmaz bedelinin ödenmesini, geç teslim edilen taşınmazların teslim tarihine kadar olan kira bedelinin ödenmesini, iskân alınmamasından dolayı geç teslim edilen dairelerin düşük değerle satılmasından ... zararın tahsilini, davacı müvekkil tarafından yapılan iskân masraflarının müvekkile ödenmesini talep etmiş, yargılama sırasında sözleşmenin feshi yönüyle vaki ilk talebinden vazgeçerek terditli talepleri yönüyle davaya devam etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müvekkiline teslim edilmesi gereken bir adet depolu fırının teslim edilmemesi nedeniyle açtığı asıl davada dava konusu bir adet depolu fırın hakkında tedbir kararı verildiğini, ancak tapu müdürlüğünde yaşanan aksaklılar nedeni ile dava konusu taşınmazın davalı ...'a icra yoluyla satışının gerçekleştirdiğini ileri sürerek dava konusu B blok, zemin kat, 1 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep edilmiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin eski yönetim kurulu üyelerinin yetkileri dışında işlem yapmış olmaları sebebiyle zarara uğratıldığını, müvekkili kooperatifin dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını, müvekkili kooperatif tarafından dava konusu arsanın bedeli ödenmek üzere satın alındığını, diğer davalı şirketin müvekkili kooperatifin yardımcı firması olarak görev aldığını, davacı ile diğer davalı şirketin birlikte hareket ettiğini, davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen masrafların ise diğer davalı tarafından ödeneceğinin kabul edilip imza altına alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı ile şirket yetkilileri arasında kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, o dönemde kooperatif henüz resmi olarak kurulmadığından unvanının yazılmadığını, sözleşmenin noterde okunarak imzalandığını, dolayısıyla bilgi ve rızası olmaksızın taşınmazın kooperatife devredildiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının gayrimenkullerinin 2013 yılı Ekim ayında teslim edildiğini, zamanından önce teslim edilmiş olan mülklerle ilgili olarak kira bedeli talep edilmesinin haklı bir iddia olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından taşınmazın Konya 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/11058 Esas sayılı dosyası üzerinden ihale yolu ile satın alındığını, ilgili taşınmazın tapu kaydında iş bu davaya ilişkin ve satışa çıkarılmasına engel olacak şekilde bir kayıt bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIYargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2016 tarihli ve 2016/6105 E., 2016/8593 K. sayılı asıl dava yönünden yargı yeri belirlenmesine ilişkin ilamı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;1. Asıl dava yönünden; 1.a. Davacı ile davalı şirket arasında 30.09.2010 tarihinde düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacı adına olan taşınmazın 27.01.2011 tarihli resmi senet ile davalı kooperatife devredildiği, bu suretle de arsa sahibi davacı tarafın yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı şirketin ortaklarının ... ve... olduğu, davacı tarafça yapılan tapu devrinde devir alan adına hareket edenlerin de ... ve... olduğu, yine dosya arasında bulunan 13.10.2010 tarihli imza sirkülerinde davalı kooperatifin başkanının ve başkan yardımcısının ... ve... olduğu hususları nazara alındığında davalı şirket ile davalı kooperatif arasında organik bağın olduğu, bu nedenle de sözleşmeden birlikte sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, 1.b. Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde; arsa sahibinin B bloktan toplam 18 bağımsız bölüm alacağının, arsa sahibinin mülklerini en geç 30.12.2013 tarihinde tapuları ile alacağının, inşaatın ise tamamının 30.12.2016 tarihine kadar bitirileceğinin, masrafların yükleniciye ait olacağının, süresinde inşaatının bitirilmemesi halinde her bağımsız bölüm için ödenecek kira bedelinin belirtildiği, B blok için iskânın dava tarihinden sonra alındığı, teslim tarihi de nazara alındığında teslimin süresinde yapılmadığı, alınan bilirkişi raporu kapsamında sözleşmeye göre teslim tarihi ile satış tarihi arasındaki süre için hesaplanan kira bedelinin 66.683,00 TL olduğu, sözleşme gereğince davalı yükleniciye ait olduğu halde davacı tarafından inşaat için yapılan masrafların 84.640,00 TL olduğu, iskân tarihi olan 26.06.2015 tarihinden evvel bağımsız bölümlerin satımından kaynaklanan değer düşüklüğünün de 57.750,00 TL olduğu,1.c. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre dava konusu edilen depolu fırının davacı arsa sahibine verilmesi gereken bağımsız bölümlerden olduğu, davacı tarafın iş bu talebinde sözleşme hükümleri uyarınca haklı olduğu, her ne kadar asıl davada davacı ayrıca tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş ise de, dava konusu edilen B blok, zemin kat, 1 no.lu depolu fırının yargılama esnasında 15.02.2017 tarihinde birleşen dosya davalısına devredildiği anlaşıldığından tapu iptal ve tescil yönünden asıl dosya davalılarında husumet kalmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile asıl davada yer alan tapu iptal tescil talebinin iş bu davalılar yönünden husumet yokluğundan reddine, 66.683,00 TL'nin, 57.750,00 TL'nin ve 84.640,00 TL'nin 28.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. 2. Birleşen dava yönünden; dava konusu edilen depolu fırının zemin kat, 1 no.lu bağımsız bölüm olduğu, sözleşmeye göre arsa sahibine verilmesi gereken bağımsız bölümlerden olduğu, iş bu bağımsız bölümün yargılama esnasında birleşen dava davalısına devredildiği, birleşen davalı üzerinde bulunan paylar avans niteliğinde olduğundan mülkiyet hakkını kazanmadığı, bu nedenle birleşen dosya davalısına yapılan devirde mülkiyet hakkının devredilemeyeceği, devir alan davalının da iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı birleşen dava yönünden istinaf incelemesine tabi olduğundan karara karşı süresi içinde birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2025 tarihli ve 2024/1225 E., 2025/1450 K. sayılı kararı ile; birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, birleşen dava ile sınırlı yapılan incelemede; davacı vekilince güncel tapu malikine karşı açılan işbu birleşen davanın mahkemece verilen kesin sürede açılmadığı gibi, davacı vekilinin asıl davadaki terditli talebini 3 no.lu duruşmadaki beyanı ile açıkça asli talep haline getirdiği, mahkemece verilen kesin sürede dava ikame etmemiş olması ve yenilik doğuran hak niteliğindeki işbu beyanı üzerine davacının talebinin bedele dönüştüğü, bu halde tapu iptal tescil talepli birleşen davanın reddi ile bedel yönüyle terditli talebin asıl dava dosyasında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl davada davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın müvekkili yönünden husumet yönünden tümden reddi gerektiğini, gerek müvekkil kooperatifin sözleşmede taraf olmaması gerekse bu sözleşmenin sonradan da olsa kooperatif genel kurulunda görüşülüp kabulü yönünde bir karar olmaması nedeni ile davanın dayanağı olan sözleşmenin müvekkili kooperatifi sorumluluk altına sokmayacağını, müvekkil kooperatifin dava konusu taşınmazı bedelini ödemek suretiyle satın alma yolu ile edindiğini, asıl dava davalıları arasında herhangi bir organik bağ olmadığını, her ne kadar bir dönem şirketin ve kooperatifin yöneticileri aynı kişiler ise de sonraki dönemlerde kooperatif yönetim kurulunda ciddi değişiklikler meydana geldiğini, kuruluşta yer alan ... ...ve ...ın usulsüz bir çok işlemi olduğunu, bu işlemlerden kaynaklı olarak yargılandıklarını, davacı arsa sahibinin ihtirazi kayıt koymaksızın dava konusu taşınmazları teslim tarihinden önce teslim aldığını, 3. kişilere devrettiğini, kira ve masraf bedellerine ilişkin talebin reddi gerektiğini, bilirkişi tarafından teslim tarihlerine ilişkin hatalı değerlendirme yapıldığını, davacı tarafın taşınmazların tamamını herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın kabul ettiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki uyuşmazlık asıl davada; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, tapu iptal ve tescil, terdiden davacı arsa sahibine ait olduğu iddia edilen bir adet depolu dükkâna dair tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi ile gecikme tazminatı, değer düşüklüğünden kaynaklanan tazminat, birleşen davada; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı kooperatif vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Asıl davada davalı kooperatif vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.