Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, üniversite hastanesi hizmet kusuru sonucu çocuk ölümü davasında fazla bulunan manevi tazminata ilişkin ısrar kararını temyizen inceliyor.
Özet: Davacılar, çocuklarının hastanede uygulanan tedavideki ağır hizmet kusuru sonucu vefat etmesi nedeniyle açtıkları manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin toplam 200.000 TL tazminata hükmetmesine karşılık, Danıştay Onuncu Dairesinin bu miktarı fahiş bularak bozma kararı vermesine rağmen ilk derece mahkemesinin ısrar kararıyla aynı miktarı onaması üzerine, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı veya tazminat miktarının fahiş olduğu yönündeki temyiz iddialarına karşı, davacıların hizmet kusurunun sabit olduğu ve hükmedilen miktarın makul olduğu savunmalarıyla hukuki süreç devam etmektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/670 E.  ,  2025/1116 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/670
Karar No : 2025/1116
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR):1- ... 2- ...
VEKİLLERİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, müşterek çocukları olan...'in, ateş ve idrarından kan gelmesi şikayetleriyle götürüldüğü Celal Bayar Üniversitesi Hastanesinde gözetim altında tutulup gereken tetkik ve tedaviler yapılmadan taburcu edildikten bir gün sonra hayatını kaybetmesinde davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacıların her biri için 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın küçüğün ölüm tarihi olan 23/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; olaya ilişkin olarak Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda sonuç olarak, "...hastada ortaya çıkan ürosepsis ve ağır hemolizin her birinin tek başına ölüme neden olabilecek düzeyde olduğu, hastalığın ilk belirtilerinin ortaya çıktığı zaman hastanın ileri tetkik ve tedavi amaçlı olarak hastanede yatırılarak izlenmesinin uygun olduğu, bu aşamada hastayı muayene eden ve ayaktan takip altına alan sorumlu araştırma görevlileri ile sorumlu uzman hekimlerin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı” yönünde görüş verildiği, söz konusu rapora göre davacıların çocuğunun ölümünde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılarak davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, davacıların her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2019/6222, K:2020/308 sayılı kararıyla; dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu, davacıların, çocuklarını kaybetmeleri nedeniyle büyük acı ve üzüntü yaşadıkları açık olmakla birlikte, duyulan ıztırap nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın yukarıda belirtilen niteliği gereği zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının (toplam 200.000,00 TL) bu haliyle fazla olduğu; İdare Mahkemesince, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak zenginleşmeye yol açmayacak ancak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının, manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacıların manevi tazminat (toplam 200.000,00 TL) taleplerinin kısmen kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, bu sebeple davanın kısmen kabulü yolundaki temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, dosya kapsamında davacıların müşterek çocuklarının hastaneye yatışı yapılarak hastanede tedavisi yapılsa bile ölüm olayının engellenememe ihtimalinin söz konusu olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun olduğu, manevi tazminat ödenmesine karar verilecek ise de hükmedilecek manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak bir tutarda olması gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, dava konusu tek çocuklarının ölümü olayında davalı idarenin ağır hizmet kusurunun olduğu, acil servise başvurduklarında hastaneye yatışının yapılarak hasta çocuklarının tedavi altına alınması gerekirken eve gönderildiği, olayda hizmet kusuru olduğu yönünde bilirkişi raporları bulunduğu, ülkedeki para değerindeki düşüş nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarının makul olduğu, kaldı ki vekalet ücreti ve diğer kesintiler nedeniyle kendilerine ödenen miktarın da fazla olmadığı, ayrıca davada maddi tazminat taleplerinin bulunmadığı da göz önünde bulundurulduğunda davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin .... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K...sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2019/6222, K:2020/308 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.