Çocuğun cinsel istismarı davasında hukuka aykırı delil, takdiri indirimde yetersiz gerekçe ve eksik inceleme nedeniyle istinaf kararının bozulması.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddederek sanığın mahkumiyetini onayan kararının Yargıtayca bozulmasına karar verilmiştir; çünkü dosyaya sunulan ses kaydının hukuka aykırı yollarla elde edildiği için delil olarak kullanılamayacağı, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasına dair gerekçenin yetersiz olduğu ve mağdurenin Çocuk İzlem Merkezindeki görüntülü ifadesinin yazılı metninin dosyaya eksiksiz olarak kazandırılması gerektiği gibi usul hataları saptanmış, bu nedenle dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.
9. Ceza Dairesi         2025/9017 E.  ,  2026/2732 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1177 E., 2025/1122 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atlı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin annesi ile sanık arasında husumet bulunduğuna, iddiaları destekler nitelikte somut bir delilin olmadığına, dosyaya sunulan ses kaydının hukuken delil niteliğinde değerlendirilmeyeceğine, eylem kabul edilse dahi sarkıntılık aşamasında kaldığına, sanık lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tahliyesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, lehe vekalet ücretine hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasına, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Katılan mağdure ve annesi katılan tarafından dosyaya sunulan ses kaydının temin şekli itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesine uygun olarak elde edilmeyen ve aynı Kanun'un 206/2-a ve 217/2. maddeleri kapsamında yasak delil niteliği taşımasından dolayı söz konusu kaydın hükme esas alınamayacağı belirlenmiş olup, bahse konu delil dışında dosyada yer alan diğer deliller değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda kanun maddesinde yer alan bazı tabirlerin tekrarlanması şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde, adli sicil kaydı olmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
3. Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında Çocuk İzlem Merkezinde kayda alınıp özet olarak tutanağa geçirildiğinin anlaşılması karşısında, katılan mağdurenin Çocuk İzlem Merkezinde verdiği görüntülü ifadesine ilişkin CD içeriğinin yazılı metin haline getirtilmesi gerektiğinin anlaşılması,
Karşısında istinaf başvurularının kabulü yerine, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2026 tarihinde karar verildi.