Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve beraat eden davacının, OHAL Komisyonu ret kararının iptali talebini reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Bir kamu görevlisi, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasının ardından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı iptal davasının idare mahkemesi ve istinaf aşamasında reddedilmesi kararına karşı temyize başvurmuştur; davacı, savunma hakkı ihlali, masumiyet karinesi, anayasaya ve kanunlara sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmediği, hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği iddialarını ileri sürerek işlemin hukuka aykırı olduğunu belirtmişse de, Yüksek Mahkeme, bölge idare mahkemesi kararını hukuka ve usule uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve davacının göreve iade talebinin reddini kesinleştirmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/7405Karar No : 2025/9904Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : Av....İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, tabii hakim ilkesine aykırı hareket edildiği, kanunilik ilkesi ve masumiyet karinesi ile özel hayata saygı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilere itibar edilemeyeceği, Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek bir davranışının bulunmadığı, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, beraat kararı ile kesinleşen ceza kovuşturması sürecindeki tanık anlatımlarının aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, tanıklar A.Ç. ve M.E.'nin beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, kaldı ki doğru kabul edilse dahi anılan beyanların 17-25 Aralık 2013 sürecinden öncesine ilişkin olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.