Uyuşturucu madde bulundurma suçunda, önceden açılan kamu davasının ertelenmesi kararı varken mükerrer dava açılması üzerine verilen mahkumiyetin usulden bozulması.
Özet: Yerel mahkeme tarafından sanık hakkında aynı fiil nedeniyle mükerrer kamu davası açılması ve bu dava üzerinden mahkumiyet hükmü kurulması, CMK 223/7 maddesindeki "aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" hükmüne aykırı bulunmuştur; bu nedenle Yargıtay, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilerek, ilk erteleme kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği, ayrıca sanığın diğer dosyalarının da incelenmesi lüzumuyla hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1142 E., 2024/1319 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarihli 2017/1745 Esas ve 2020/1612 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli ve 2020/268 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesine ilişkin tebligat eksikliği giderilerek, 04.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/268 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez 21.12.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının anlaşılması üzerine ikinci kez 06.11.2024 tarihinde düzenlenen iddianame ile Kars 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/1142 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, görülerek yapılan incelemede;5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklanan ölçütlere göre, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 06.11.2024 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.