Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği ve tehlikeli madde bulundurma mahkumiyetini, bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisini aşması sebebiyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli madde bulundurma ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kanunda belirlenen bozma yetkilerini aşarak dosyayı tekrar göndermesi yerine, CMK 280/1-g maddesi uyarınca kendisinin duruşma açıp yeniden hüküm kurması gerektiği halde hatalı bir usulle karar verdiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden veya düzelterek reddeden kararını usulden bozmuş ve dava dosyasının, usulüne uygun şekilde yeniden değerlendirilerek hüküm kurulması için Bölge Adliye Mahkemesine geri gönderilmesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2025/5470 E.  ,  2026/2442 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/112 E., 2025/164 K.
İLK DERECEMAHKEMESİ : Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/224 E., 2024/451 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma,Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme
HÜKÜMLER : 1-) TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 221/4-son. 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet,
2-) TCK'nın 174/1-2, 62/1, 52/2-4, 53, 58/9. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-) 6136 Sayılı Kanunun 13/1, 3713 Sayılı Kanunun 5/1,TCK 62/1, 52/2-4, 53, 58/9. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlerle münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek;
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçlarından yapılan yargılama sonucunda, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2024 tarih ve 2023/301 esas, 2024/29 sayılı kararı ile sanık hakkında anılan suçlardan mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.03.2024 tarih ve 2024/268 esas, 2024/292 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2024 tarih ve 2024/224 esas, 2024/451 sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusunun ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 06.03.2025 tarih ve 2025/112 esas, 2025/164 sayılı kararı ile tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurulması ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin anılan kanun hükümlerine aykırılık oluşturduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye talebinin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.