Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 657 sayılı Kanunun 129. maddesi gereği son savunma hakkı eksikliği nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma kararının hukuka aykırılığını tespit ederek parasal hak talebini yeniden değerlendirmeye bırakan içtihadı.
Özet: Muğla Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasına ilişkin işlemin iptali ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada; alt mahkemeler işlemi hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve parasal hakların ödenmesine hükmetmişken, üst yargı organı, davacının usulüne uygun son savunma hakkının kullandırılmaması nedeniyle cezanın iptalini sonucu itibarıyla yerinde bulmuş, ancak idarenin usul eksikliğini tamamlayarak yeniden işlem tesis etme ihtimali bulunduğundan, parasal haklara ilişkin talebin bu aşamada karara bağlanmasının prematüre olduğuna karar vererek bu kısmı bozmuştur.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2998 E.  ,  2025/1066 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2998
Karar No : 2025/1066
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; kamu görevlilerinin gerçekleştirdikleri eylemlerin, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde yaratacağı olumsuzlukların ağırlığına göre disiplin cezası verilmesi, bir yandan kanunda suç tipi olarak belirlenmiş olan eylem ile buna karşılık verilecek ceza arasında adil bir dengenin olması, diğer yandan ise hukuksal değerlerin hiyerarşik özelliğinin zorunlu bir sonucu olarak farklı hukuksal değerleri koruyan suçlar için öngörülen cezalar arasında bir dengenin olması gerektiği, davacının fiiline karşılık gelen ceza ile cezalandırılması gerekirken eylemine karşılık gelmeyen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiili nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden (22/02/2017) itibaren her bir aya ait parasal hakka müstahak olduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 13/07/2023 tarih ve E:2018/8299, K:2023/3835 sayılı kararıyla; Temyize konu karar, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, davacıdan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının... tarih ve E... sayılı yazısı ile 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan haklarını kullanabileceği bildirilerek yazılı savunmasının istenildiği ve davacının da yazılı savunmasını sunarken Yüksek Disiplin Kurulunda avukatı ile birlikte sözlü savunma yapacağını ve tanık dinletmek istediğini beyan etmesine rağmen, Yüksek Disiplin Kurulunca yapılacak toplantıya ilişkin bildirimin toplantı tarihinden bir gün önce tebliğ edildiği, davacının bu toplantıya katılamadığı ve sözlü savunma yapamadığı, tanık dinletme talebinin ise karşılanmadığı görüldüğünden, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan haklar kullandırılarak usulüne uygun son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus sonucu itibarıyla hukuka uygun olan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmediği,
Temyize konu karar, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacı hakkında, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceğinin açık olması nedeniyle, davacının parasal hak istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer bulunmadığından; kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle,
Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçeli onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, tazminat isteminin kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 22/02/2017 tarihinden itibaren her bir aya ait parasal hakka müstahak olduğu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Bozulan kısım yönünden yapılan incelemede, idari yargı mercilerince verilen iptal kararlarının, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren hiç tesis edilmemiş gibi idari işlemi tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldıran kararlar olduğunun idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, işlemin iptaline ilişkin hukuka aykırılığın usule ya da esasa ilişkin olmasının, iptal kararının sonuçlarını ve uygulanma kabiliyetini farklı kılmayıp, aynı şekilde verildiği andan itibaren işlemi ortadan kaldırmaya yönelik hüküm ve sonuç doğurduğu,
Olayda, "davacı hakkında, 657 sayılı Kanunun 129.maddesinde yer alan hakları hatırlatılmak suretiyle son savunması alınarak, usul eksikliğinin tamamlanmasının ardından yeniden işlem tesis edilebileceği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 13/07/2023 tarih ve E:2018/8299, K:2023/3835 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Bu itibarla, mahkemece verilen iptal kararıyla, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlem tesis edildiği tarihten itibaren tüm sonuçlarıyla ortadan kalkmakta olup, idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi davacının geriye dönük mali haklarının ödenmesinin de iptal kararının zorunlu bir sonucu olduğu, bu durum karşısında, davacının fiilen çalışamamış olmasının hukuka aykırı işlemden kaynaklanması nedeniyle hukuka aykırılığı tespit edilen işlem nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, bu sürede ödenmeyen parasal haklarının, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca davalı idare tarafından tazmini gerektiği gerekçesiyle, bozulan kısım yönünden ilk kararında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuki isabetten yoksun kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/05/2025 tarihinde kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/07/2023 tarih ve E:2018/8299, K:2023/3835 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.