Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini istemli davada, taşınmazın arsa niteliği, değerleme yöntemleri ve kalan kısmın değer kaybı tartışmaları sonrası istinaf ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bu metin, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkini davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesinin ardından, hem davacı idarenin hem de davalı malikin tespit edilen bedele ve taşınmazın niteliğine ilişkin itirazlarının istinaf yolunda ele alınışını özetlemektedir; davacı, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ve taşınmazın tarım arazisi sayılması gerektiğini savunurken, davalı ise bedelin düşük olduğunu iddia etmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek emsal karşılaştırmasıyla belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyetli olduğuna karar vererek her iki tarafın istinaf başvurularını esastan reddetmiş ve uyuşmazlık Yargıtaya taşınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/7808 E.  ,  2026/844 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/234 Esas, 2025/399 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/350 Esas, 2021/773 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 450 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilinine, yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabul edilerek hüküm kurulduğunu, oysa taşınmazın açıkça tarım arazisi durumunda olduğunu, tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, yapı ve ağaç bedellerinin fahiş olduğunu, geçit hakkı nedeniyle taşınmazın arta kalan kısmında %3 değer kaybı meydana geleceğinin bilirkişi heyetince belirtildiğini ancak geçit hakkı tesis edilen kısmın kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığının dikkate alınmadığını, taşınmazın kamulaştırma dışında kalan kısımlarının geometrik şekilleri ve alanları itibarıyla kullanıma uygun olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, davacı idareye kanuna aykırı olarak çok defa süre verildiğini, taşınmazın kalan kısmında değer kaybı meydana geldiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın tapu kaydındaki irtifak hakkının neden olacağı değer kaybını indirdikten sonra, taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen niteliklerine göre tespit edilen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğunu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz sebebi yapılamayacağına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.